KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6535 E., 2025/8134 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/312 E., 2025/1587 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... Batı 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/207 E., 2024/382 K.
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 29.12.2009-01.02.2022 tarihleri arasında davalı Şirket bünyesinde grafik tasarımcı olarak en son net 6.000,00 TL ücretle çalıştığını, ödenmeyen fazla çalışma ücret alacakları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davalı işveren tarafından haklı sebeplerle işten ayrılan müvekkiline kıdem tazminatı ödemesi yapılacağı vaat edilmiş ise de taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işten ayrılma sebebinin fazla çalışmalarının ödenmemesi değil, çalıştığı işyerine rakip bir şirket açarak çalıştığı işyerinden edindiği bilgilerle haksız rekabette bulunmak suretiyle daha fazla para kazanma arzusu olduğunu, işyerlerinde haftalık 45 saat çalışıldığını ve davacının yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, toplanan deliller ve denetime elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işverenlikte 29.12.2009-01.02.2022 tarihleri arasında grafik tasarımcısı olarak çalıştığı, işverence bordro hilesi yapıldığı, imzalı bordrolar ve banka kayıtları uyarınca bankaya yatırılan ücretin fazla çalışma hariç aylık ücret tutarı olduğu kanaatine varılarak davacının aylık net 6.000,00 TL ücretle çalıştığının kabul edildiği, ödenmeyen fazla çalışma alacağının bulunduğundan iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği ayrıca davacının 156 gün kullanılmamış yıllık izin hakkının da bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini, kıdem tazminatı alacağına hak kazanamadığını,
2. Ücret bordrolarının hukuka uygun tanzim edildiğini ve davacı tarafça ihtirazı kayıt konmaksızın imzalandığını, ücret bordroları ve banka kayıtlarına göre fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini,
3. Davacının ücretini belli bir rakam üzerinden sabit tutmanın en çok işveren aleyhine olduğunu, hile iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını,
4. Davacının kendi işyerini açması sebebi ile istifa ettiğini ve ihbar sürelerine de uymadığını, mazeretsiz şekilde işe gelmeyen davacının iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshine ve fazla çalışma alacağının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6535, K. 2025/8134, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama