KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6587 E., 2025/8259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1877 E., 2025/1310 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 14. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/82 E., 2023/187 K.
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kesinleşen işe iade davası sonrasında işe başlamak amacıyla davalıya başvuruda bulunduğunu, ancak davalı tarafından işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, izin ücretinin son ay bordrosu ile ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının başvurusuna rağmen davalı tarafça işe başlatılmadığı, emsal işçi ücretinin belirlenememesi yahut emsal işçinin bulunmaması, bir diğer ifade ile işçinin ispat yükünü yerine getirmemesi durumunda işçinin işe başlatılmadığı tarihteki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücretten daha fazla olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği kabul edilmeliyse de davalının bu konuda bilirkişi raporundaki hesaplamaya karşı ayrıntılı ve net itirazının olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince işe iade kararında belirlenen temel ücret ile prim, servis ve yemek sosyal hakları olduğu kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmesinde bir hata bulunmadığı, yıllık ücretli izin alacağının ödendiğinin davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının aylık ücretinin hatalı tespit edildiğini, 2. Yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının hesaplamalara esas ücretinin belirlenmesi ile yıllık ücretli izin alacağının ispatına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Kural olarak, ücretin miktarını ispat yükü işçiye aittir. Geçersiz fesih ile işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin ispatı yönünden de bu kuraldan ayrılmayı gerektiren bir durum söz konusu değildir. İşçinin işe başlatılmadığı tarihte alması gereken ücretin miktarı o tarihte işyerinde hâlen çalışmaya devam eden emsal işci ücreti esas alınarak belirlenir. İspat yükünün dağılımına göre, davacının kendisine emsal olabilecek işçiyi veya işçileri bildirmesi gerekir.
Emsal işçinin belirlenmesinde ilk şart, bu işçinin hem geçersiz sayılan (ilk) fesih tarihinde hem de başlatmama suretiyle fesih tarihinde aynı işyerinde çalışmakta olmasıdır.
Bu özelliği taşıyan işçinin varlığı hâlinde ise emsal işçinin davacı ile eşdeğer görevde çalışıp çalışmadığı, kıdeminin davacının kıdemi ile aynı veya yakın olup olmadığı gibi kriterler yönünden araştırma yapılmalı, bu araştırmanın sonucuna göre o işçinin emsal işçi olarak kabul edilip edilemeyeceği belirlenmelidir.
Emsal işçi ücretinin belirlenememesi yahut emsal işçinin bulunmaması, bir diğer ifade ile işçinin ispat yükünü yerine getirmemesi durumunda ise işçinin başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücretten daha fazla olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği kabul edilmelidir. Dairemizin emsal kararları da bu doğrultudadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça emsal işçiye ait bordro sunulmuş Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise emsal işçi ücretinin davacının geçersiz sayılan fesih tarihindeki ücretinden de düşük olduğu gerekçesiyle geçersiz fesih tarihindeki davacı ücretinin asgari ücrete oranlanması suretiyle işe başlatılmama suretiyle fesih tarihindeki ücreti tespit edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlama suretiyle belirlenmesi isabetli değildir. Zira bu konuda ispat yükü davacıya ait olup davacı tarafça işe başlatmama tarihinde alması gereken ücrete yönelik ispat yükünün yerine getirilmediği anlaşılmakla kararın bu nedenle bozulması gerekmektedir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6587, K. 2025/8259, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama