KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6636 E., 2025/9066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3373 E., 2025/1444 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 24. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/562 E., 2024/505 K.
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.09.2012-12.09.2023 tarihleri arasında davalının Irak'ta bulunan işyerinde kamp amiri olarak 1 ay on (Irak'ta bulunulan günler) ve 1 ay off (Türkiye'de bulunulan günler) şeklinde çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinden sonra bir kısım ödemelerin yapıldığını ancak eksik olduğunu, çalışma süresi boyunca fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Irak'ta bulunan petrol sahasında 10.09.2012-25.09.2023 tarihleri arasında 28 gün çalışma 28 gün dinlenme esasına göre çalıştığını ve çalıştığı günlerde günlük ücret aldığını, davacının üst düzey yönetici yönetici olduğunu ve kendi mesaisini kendisi belirlediğinden fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğini, hafta tatillerinde çalışma yapması halinde ücretinin ödendiğini ayrıca Irak'ta cuma günleri tatil olduğundan çalışma olmadığını, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tespit edilen çalışma süresi ve ücretine göre kıdem ve ihbar tazminat alacağının hesaplandığı ve ödenenler mahsup edilerek kalan kısmın hüküm altına alındığı, davacının üst düzey yönetici olması sebebiyle fazla çalışma ücretini hak etmediği ve çalıştığı süreye göre 190 gün yıllık ücretli izin hakkı olduğu, her ne kadar davalı taraf davacının 28 gün çalışması,
28 gün yurt içinde bulunması nedeniyle yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını iddia etmiş ise de davalının da kabulünde olduğu üzere davacıya 28 gün çalışmadığı süre için herhangi bir ücret ödemesi yapılmadığı, davalının bu beyanına itibar edilemeyeceği, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tanık olarak mahkeme huzurunda verdiği beyanda aleyhine değerlendirilecek bir husus olmadığı da belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu zira davacının başka bir dosyada tanık olarak verdiği beyanında cuma günleri ve dinî bayramlarda Irak’ta çalışma olmadığını beyan ettiğini, kaldı ki davacının üst düzey yönetici olduğunu, 2. Davacının kıdem ve ihbar tazminatının eksiksiz ödendiğini, 3. Davacının tüm çalışma süresince yıllık ücretli izin kullanmadığı şeklindeki kabulün hukuka aykırı olduğunu, 4. Uygulanan indirim oranının yeterli olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının dava konusu işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta; davacının hafta tatili ücreti İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 28.05.2024 tarihli kök bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre ve davacının Irak'ta bulunduğu sürede haftanın yedi günü çalıştığının kabulü ile hesaplanmış ve Mahkemece hesaplanan bu miktar üzerinden takdiren %30 oranında indirim yapılarak hüküm kurulmuştur. Ancak davacı asılın ... 42. İş Mahkemesinin 2017/474 Esas sayılı dosyasında tanık olarak verdiği "(...)cuma günleri Irak'ta çalışma olmadığından davacının da satın alma biriminde işi olmazdı ancak sahada olduğu için çalışma süresine denk gelmiş ise ücretini alırdı." şeklindeki beyanı davacıyı bağlayıcı nitelikte olup davacının hafta tatili ücreti talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6636, K. 2025/9066, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama