KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6690 E., 2025/8212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2196 E., 2025/1291 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 52. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/201 E., 2023/147 K.
Karar Metni
1.022 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde 19.10.2009 tarihinde icra işlerinde şoför olarak çalışmaya başladığını, en son ... Adliyesinde görev yaptığını, iş sözleşmesinin 31.10.2018 tarihinde davalı tarafından haksız feshi üzerine açtıkları işe iade davasında ...
14. İş Mahkemesinin 2019/918 Esas ve 2020/670 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, bu kesinleşen karar çerçevesinde işe iade talebiyle davalı işverene başvurulduğunu, başvuruya ilişkin ihtarname 28.04.2022 tarihinde işverene tebliğ edildiği hâlde davacının işe başlatılmadığını, böylece iş sözleşmesinin işverence feshedilmiş sayıldığını, müvekkilinin geçersiz fesih tarihi olan 31.10.2018 tarihinde 3.000,00 TL civarında net ücret aldığını, ayrıca asgari geçim indirimi ve prim de aldığını,
işe iade davası sonucunda davacının işe başlatılmadığı ve bu suretle iş sözleşmesinin feshedilmiş sayıldığı 28.05.2022 tarihinde davacının ücretinin piyasa koşullarına göre çok daha yüksek olması gerektiğini, asgari ücretin bu dönemde çok arttığını, davacının tazminatları hesaplanırken güncel alabileceği ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... bünyesinde çalışan personelin görev ve yetkilerinin yönetmelik ve talimatnamelerde belli olup, davacının mesai saatleri içerisinde icra dosya satışına iştirak etmesi ve görevi olmayan işlemlere katılmasının verilen emir ve talimatlara aykırı olduğunu, davacı taraf her ne kadar yapılan işlemin hukuka aykırı olmadığını belirtse de, görevlendirildiği dosyada yapması gereken işler belli olup dosyanın bizzat takibini yaparak satış işlemine katıldığını davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından açılan işe iade davasında ...
14. İş Mahkemesinin 2019/918 Esas ve 2020/670 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının Beyoğlu 10. Noterliğinin 27.04.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işverene işe iade talebinde bulunduğu ve ihtarnamenin davalı tarafa 28.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacının davalı işveren tarafça yasal süresi içinde işe başlatılmadığı, iş sözleşmesinin haksız yere feshedildiğinin kesinleşmiş işe iade kararı ile sabit olduğu,
işe iade davası kabul edilip kesinleşen davacının işe başlama ihtarnamesine karşılık işverence işe başlatılmadığı anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacının işe başlatılmadığı tarih dikkate alınarak işçilik alacakları hesaplanmış olup davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hükmedilmesinde bir hata bulunmadığı, Mahkeme kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkeme kararında usul ve kanuna aykırılık olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, yapılan davranışın...Güçlendirme Vakfı İç Yönetmeliği'ne de aykırı olduğunu, 2. İşe iade başvurusunda samimi olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatına esas olmak üzere işe başlatılmama tarihindeki ücretinin miktarı ve ispatına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması hâlinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. İşe başlatmama tazminatının da fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanması gerekir.
İşçinin işe başlatılmaması fesih niteliğinde olduğundan, yıllık izin ücreti, ihbar ve kıdem tazminatları ile işe başlatmama tazminatı belirtilen fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanır. Ücret miktarının ispat yükü davacıda olduğundan, işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin ispat yükü de davacıya aittir. İşçinin işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin belirlenmesinde, davacı ile aynı işyerinde çalışmakta olan emsal işçi ücreti dikkate alınır.
İspat yükünün dağılımına göre, davacının kendisine emsal olabilecek işçiyi veya işçileri bildirmesi gerekir. Emsal işçinin belirlenmesinde ilk şart, bu işçinin hem geçersiz sayılan (ilk) fesih tarihinde hem de başlatmama suretiyle fesih tarihinde aynı işyerinde çalışmakta olmasıdır.
Bu özelliği taşıyan işçinin varlığı hâlinde ise emsal işçinin davacı ile eşdeğer görevde çalışıp çalışmadığı, kıdeminin davacının kıdemi ile aynı veya kıdemine yakın olup olmadığı gibi kriterler yönünden araştırma yapılmalı, bu araştırmanın sonucuna göre o işçinin emsal işçi olarak kabul edilip edilemeyeceği belirlenmelidir.
Emsal işçi ücretinin belirlenememesi yahut emsal işçinin bulunmaması, bir diğer ifade ile işçinin ispat yükünü yerine getirmemesi durumunda ise işçinin işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücretten daha fazla olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği kabul edilmelidir.
Diğer yandan işverence işyerinde çalışanların ücretlerine genel bir zam yapılması hâlinde, işçinin başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin tespitinde bu zam oranı dikkate alınır.
Somut olayda davacının işe başlatılmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlanmasıyla tespit edildiği ve Mahkemece bu ücret miktarı üzerinden hesaplanan alacakların hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Bu yöntemle ücret tespiti, yukarıda açıklanan ilke ve esaslara aykırı olup karar öncelikle bu yönüyle hatalıdır. Kabule göre de, dosya kapsamından iki kez asgari ücrete oranlama yapılmak suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmakta olup karar bu yönüyle de isabetsizdir.
Davacı, işe başlatılmadığı tarihteki güncel ücretine göre hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Bu durumda Mahkemece davacının emsal işçi ücretini ispat etmesi gerektiği göz önünde bulundurularak gerekli araştırma ve inceleme yapılmalı; emsal işçi ücretinin ve/veya işyerinde çalışanların ücretine genel bir zam uygulandığının ispat edilememesi durumunda, geçersiz fesih tarihindeki ücret, işe başlatılmama suretiyle fesih tarihindeki ücret miktarı olarak kabul edilerek sonuca gidilmelidir.
Eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6690, K. 2025/8212, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama