KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6719 E., 2025/8283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1086 E., 2025/1719 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 7. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/35 E., 2025/123 K.
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı firmada 05.01.2004 tarihinden iş sözleşmesinin davalı tarafından 26.03.2011 tarihinde haksız ve tazminatsız sonlandırıldığı tarihe kadar çalıştığını, davacının aylık ücretinin net 840,00 USD olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacı-karşı davalının 05.01.2004 tarihinde işe başladığını ve aralıksız çalıştığına ilişkin iddiasının doğru olmadığını, davacı-karşı davalının çeşitli defalar işyerinden ayrıldığını, ayrıldığı dönemlere ilişkin haklarını aldığını, davacı-karşı davalı tarafın herhangi bir ücret alacağının olmadığını, davacı-karşı davalının çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullandığını, yıllık izin alacağının da bulunmadığını, ulusal bayram ve genel tatil ücretine ilişkin herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı-karşı davalı hakkında “Resmî Belgede Sahtecilik, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma,
Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma" suçlarından ...
Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/413 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davalı-karşı davacı Şirketi 2.500.000,00 TL zarara uğrattığını savunarak davacı-karşı davalının davasının reddini; karşı dava taleplerinin kabulüyle davacı-karşı davalının yargılama sırasında herhangi bir alacağı doğduğu takdirde takas mahsup taleplerinin bulunduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine; karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin davalı-karşı davacı tarafından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(e) hükmüne dayanılarak feshedildiği, ...
Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2011/413 Esas, 2015/199 Karar sayılı kararı ile davacı-karşı davalının nitelikli dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği, davacının feshe konu eylemleri gerçekleştirdiğinin ceza mahkemesi kararıyla tespit edildiği, işverenliğin, işçinin usulsüz işlemlerinden kaynaklı Şirketin uğradığı zarara yönelik tazminat talebine ilişkin olarak mali müşavir bilirkişiden rapor aldırıldığı,
davalı işyeri resmî defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacının anılan suça konu davranışları nedeniyle işvereni 1.933.275,05 TL zarara uğrattığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesinin isabetli olduğu,
karşı davaya ilişkin olarak ise davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacı Şirketi usulsüz işlemlerle 1.933.275,05 TL zarara uğrattığı sabit olduğundan, davalı-karşı davacının takas mahsup talebi değerlendirilerek davacının hesaplanan ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının bu zarardan mahsubu ile bakiye alacak için taleple bağlı kalınarak karar verilmiş olmasının isabetli olduğu belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı- karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı-karşı davacı tarafça fesih gerekçesi yapılmayan bir hususa dayanarak feshin haklı olduğuna karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olmadığını, 2. Davacı-karşı davalının ücret ve izin ücreti alacaklarının reddinin hatalı olduğunu, 3. Mahkemenin davalı-karşı davacının ileri sürdüğü talep miktarı ile bağlı olduğunu, talep edilen alacağı 100.000,00 TL ile sınırlandırdığından, mahsubun da bu rakam üzerinden yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı-karşı davalının talep ettiği kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile davalı-karşı davacının takas mahsup def'ine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6719, K. 2025/8283, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama