KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/693 E., 2025/3415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2610 E., 2024/2299 K.
- İlk derece mahkemesi
- Aksaray 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/159 E., 2021/287 K.
Karar Metni
695 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait işyerinde 11.06.2019 tarihinde çalışmaya başladığını, hamile olan eşinin doğum sancılarının başlaması üzerine işverenden izin alarak eşinin yanına Van/Erciş'e gittiğini, 02.01.2020 tarihinde eşinin doğum yaptığını, 08.01.2020 tarihinde de bel fıtığı ameliyatı geçirdiğini, tüm bu gelişmeleri ve iyileştikten hemen sonra işine geri döneceğini davalı Şirket yetkililerine bildirmesine rağmen iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından 17.12.2019 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, 03 (istifa) kodu ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) bildirildiğini, yapılan bu bildirimin hatalı olup gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek işten çıkış kodunun (04) olarak değiştirilmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının şantiye çalışanlarına işten ayrılarak memleketine gideceğini söylediğini, istifa dilekçesi vermesi gerektiğinin söylendiğini, ancak davacının dilekçe vermekten imtina ettiğini, davacının yıllık izne hak kazanmadığını, doğum öncesinde babalık izni hakkının da doğmadığını, izin almaksızın işten ayrılacağını beyan ederek şantiyeden ayrıldığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iş sözleşmesinin istifa nedeni ile sona erdiğine ilişkin ispat külfetinin işverene ait olduğu, yazılı istifa dilekçesi sunulmadığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Arabuluculuk dava şartının sağlanmadığını, 2. Müvekkili Şirketin davada taraf sıfatı bulunmadığını, davanın SGK ile Türkiye İş Kurumuna yöneltilmesi gerektiğini, 3. Davacının, eşinin doğumundan 45 gün önce yıllık izin hakkı doğmadan izin istemesinin haksız olduğunu, 4. Davacının ameliyat olduğu iddiasını ispat edemediğini, 5. İlk Derece Mahkemesince hatalı değerlendirme sonucu karar verdiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, SGK'ya bildirilen işten ayrılış kodunun hatalı olduğunun ve (04) olarak değiştirilmesi gerektiğinin tespitine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, davacı iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise izin almaksızın işyerinden ayrılmak suretiyle istifa ettiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince iş sözleşmesinin istifa nedeni ile sona erdiğine ilişkin ispat külfetinin işverene ait olduğu, yazılı istifa dilekçesi sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise ulaşılan sonuç dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.
Davacı taraf dava dilekçesinde, hamile olan eşinin doğum sancılarının başlaması üzerine davalı işverenden izin alarak eşinin yanına Van/Erciş'e gittiğini, 02.01.2020 tarihinde eşinin doğum yaptığını, 08.01.2020 tarihinde bel fıtığı ameliyatı geçirdiğini, tüm bu gelişmeleri ve iyileştikten hemen sonra işine geri döneceğini davalı Şirket yetkililerine bildirdiğini ancak talebinin kabul edilmediğini ileri sürmüştür. Bu durumda davacının işe devam etmediği, dava dilekçesindeki beyanı ile sabit olup uyuşmazlık, davacının işverenden izin alıp almadığı noktasındadır.
Kanun gereği verilmesi zorunlu olan izinler dışında, işçinin izin almaksızın veya izin verilmediği hâlde işyerini terk etmesi, somut olayın özelliğine göre, iş sözleşmesinin işçi tarafından eylemli feshi olarak değerlendirilebilir. Dosya kapsamında mevcut (03) kodunu içeren işten ayrılış bildirgesine göre fesih tarihi 17.12.2019'dur.
Davacı işçi eşinin doğum yaptığı 02.01.2020 tarihinden önceki dönemde, işverenden izin alarak işyerinden ayrıldığına yönelik herhangi bir delil sunmamıştır. Bu durumda iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından izinsiz ve mazeretsiz olarak, işi terk etmek suretiyle sona erdirildiği açıktır.
İlk Derece Mahkemesince iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiği kabul edilerek, işten ayrılış kodunun (04) olarak değiştirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/693, K. 2025/3415, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama