KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/7136 E., 2025/8620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1406 E., 2025/1357 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 6. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/472 E., 2023/98 K.
Karar Metni
1.341 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyize cevap dilekçesinde temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
23.06.2015-29.09.2018 tarihleri arasında kesintisiz şoför olarak 2.300,00 TL ücretle çalıştığını, Bakırköy 12. İş Mahkemesinin 2018/576 Esas sayılı dosyasında açılan işe iade davasında 2019/471 Karar sayılı kararıyla feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiğini, hükmün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/3204 Esas, 2020/258 Karar sayılı kararıyla kesinleştiğini, davacının, yasal süresi içerisinde işe başlatılması için ....
Noterliğinin 24.02.2020 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile ihtar çekildiğini, davalının ....
Noterliğinin 25.03.2020 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesinin davacıya 30.03.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, 25.03.2020 tarihinde ihtarname çekilmesi ve ihtarnamede 26.03.2020 tarihinde işe başlanmasının istenmesinin davalının kötüniyetle hareket ettiğini gösterdiğini, ilâmsız icra takibi başlatıldığını, davalının tüm borca ve fer'îlerine itiraz ettiğini, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, işlerin yoğunluğu gerekçe gösterilerek yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2020/8412 Esas sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline,
davalının icra inkar tazminatına, %20 oranında kötüniyet tazminatına ve disiplin para cezasına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının vasıflı bir eleman olmadığını, getir götür işlerini yapan şoför olarak çalıştığını, ihtiyaca göre Şirket içinde yedek parça alımı için dışarıya giden yedek parçayı teslim alan ve getiren, öğle yemeklerini şantiyeden alarak Şirket merkezine götüren bir eleman olduğunu, başka bir görev tanımı olmadığını, işe iade davasının kesinleşmesinden sonra davacının kendisinin işe başlamadığını, samimi bir işe iade talebinin olmadığını, işe gelmesi için kendisine çağrı yapıldığını, yapılan icra takibinin mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, işe başlatmama tazminatı alacağının hukuki bir dayanağı bulunmadığını,
davacının iş sözleşmesinin yaşanan ekonomik sıkıntı sebebiyle sonlandırıldığını, zorunlu hâllerde fazla çalışma yapılmış ise karşılığının bordroda işlenerek kendisine ödendiğini, haftanın bir günü haftalık izin kullandığını, yıllık izinlerinin tamamını kullandığını, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını, çalışmasının karşılığı olan tüm ücretlerinin kendisine ödendiğini, davacının tüm alacaklarının yargılamayı gerektirici nitelikte olduğu ve alacak taleplerinin tamamı yahut çoğunun hukuki dayanağı olmadığından ortada likit bir alacaktan bahsedilmeyeceğini, yol parası alacağı diye bir alacağı olmadığını,
davacıya servis hizmeti verildiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının icra takibinde istediği faiz oranından daha yüksek faiz oranı talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. Bakırköy 12. İş Mahkemesinin 2018/576 Esas, 2019/471 Karar sayılı kararı ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/3203 Esas, 2020/258 Karar sayılı kararı sonrasında yasal süresi içerisinde işe başlatılması için ....
Noterliğinin 24.02.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar çekildiği, bu ihtara karşılık davalı tarafça .... Noterliğinin 25.03.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "davacının 26.03.2020 tarihinde saat 09:00 da ...
Avcılar/İstanbul adresinde iş başı yapmak üzere hazır olması" gerektiği belirtilmiş ise de bahse konu tebligatın davacıya 30.03.2020 tarihinde ulaştığı, davalı tarafından keşide edilen ihtarname incelendiğinde söz konusu ihtarnamede davacının nerede, hangi şartlarda ve hangi ücretle çalışmaya başlayacağının da belirtilmediği, işe davetin samimi olmadığının anlaşıldığı, işverence yapılan fesih geçersiz olduğundan davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre alacağına hak kazandığı,
Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2020/8412 sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın kısmen iptaline karar verildiği, davacının yıllık ücretli izin alacağı talebinin yerinde olduğu, davacının birbirini doğrulayan tanık beyanları ve celb edilen kayıtlar içerisinde olağan çalışma süreleri dışında fazla çalışma yaptığının hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, tanık beyanları ile davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde, hafta tatillerinde çalıştığının anlaşıldığı, davalı işyerinde servis olduğu,
ayrıca iş sözleşmesinde yol ücreti verileceğine dair herhangi bir madde olmadığı tespit edilmekle davacının yol ücreti alacağı olmadığının anlaşıldığı, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatının kabul edilmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İşe iade davası sonrasında işe başlaması için çekilen ihtara rağmen davacının işe başlamadığını, davacının işe başlama iradesini ortaya koymadığını, işe başlamada samimi olmadığını, davacının ihtarname gönderdiği tarihte başka bir işyerinde çalıştığını, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
2. Davacının çalıştığı dönemdeki ücretinin hatalı belirlendiğini,
3. Davacının iş sözleşmesi de müvekkili Şirketin yaşamış olduğu ekonomik sıkıntı sebebiyle sonlandırıldığından kıdem ve ihbar tazminatın hükmedilmemesi gerektiğini,
4. Davacının yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işe iade davası sonunda işçinin başvurusu, işverenin işe daveti ile davacının işe başlatmamama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücrete hak kazanıp kazanmadığı, ihbar ve kıdem tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirtikleri dönemle sınırlandırılması gerekir.
Dairemizin yerleşik uygulamasında, davacının tanık anlatımlarına dayanarak talep edilen alacakların varlığını ispat etmek istemesi hâlinde, kendisi ile aynı dönemde çalışan tanık beyanları ile ispat külfetini gerçekleştirebileceği kabul edilmektedir. Yine, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına ihtiyatlı yaklaşılması gerekir. Bu beyanlar başkaca delillerle birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
6100 sayılı Kanun'un 25/1 hükmü şöyledir:
"Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz."
Somut olayda davacı işçi dava dilekçesinde; haftanın 6 günü çalışma saatleri 08.00-18.00 saatleri arasında olmasına rağmen işlerin yoğun olduğu dönemlerde müvekkilinin akşam çıkış saatinin daha ilerleyen saatlerde olduğunu, yoğunluğun özellikle yaz aylarında söz konusu olduğunu ve yılın 6 ayı çıkış saatinin 20.00, 21.00 saatlerine kadar sürdüğünü iddia etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda iki davacı tanığının haftanın 3 gününde 22.00'ye kadar çalışıldığı yönündeki beyanı dikkate alınarak haftalık 19,5 saat fazla çalışma hesabı yapılmış ise de bu kabule göre davacının talebinin aşıldığı, davacı tanığı R.B'nin "... ise yazın 4-5 ay 3-4 gün 20.00-21.00 kadar çalışırdı." şeklindeki beyanının gözden kaçırıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle fazla çalışma alacağı, davacı tanığı R.B'nin beyanına göre yaz döneminde 4 ay haftada 3 gün saat 20.00'ye kadar çalışma yapıldığı kabul edilerek hesaplanmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7136, K. 2025/8620, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama