KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/7371 E., 2025/8851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1625 E., 2025/982 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/742 E., 2022/196 K.
Karar Metni
1.153 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.12.2016-18.09.2020 tarihleri arasında davalı bünyesinde kalıpçı ustası olarak net 4.800,00 TL ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından fazla çalışma yapmasına rağmen karşılığı ücretin ödenmemesi ve sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden ödenmemesi nedenleriyle haklı olarak feshedildiğini, müvekkilinin fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına rağmen karşılığı ücretin ödenmediğini, son üç aylık ücretinin elden ödenen bakiyesinin ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 15- 16... .09.2020 tarihlerinde izinsiz ve mazeretsiz olarak işe devam etmediğini, davacıya devamsızlığına ilişkin var ise mazeretini bildirmesi için ihtarname keşide edildiğini ancak davacının ihtara cevap vermediğini, bunun üzerine iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacının bordrolarının dosyaya ibraz edildiğini, bu hâlde fazla çalışma iddiasının tanık ile ispatının mümkün olmadığını,
davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmadığını, çalışması hâlinde ücretinin ödendiğini, davacının tüm ücretinin banka kanalı ile ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının dosya kapsamı uyarınca ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, davalı iş yerinde elden ödeme uygulaması bulunduğunun beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, buna göre davacının bakiye ücret alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, davacının bakiye yıllık izin süresi bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesinin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre istinaf başvurusunun yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Tespit edilen ücretin hatalı olduğunu,
2. Giydirilmiş ücrete ilişkin iddianın ispat edilemediğini,
3. Giydirilmiş ücretin tespitinde yemek ve barınma yardımının asgari ücretin 1/4'ü olarak kabulünün dayanağının bulunmadığını, bu kabulün hatalı olduğunu,
4. Davacının çalışma süresinin hatalı tespit edildiğini, davacının fazla çalışma ücret alacağı bulunmadığını,
5. Davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığını, davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışması yapması hâlinde karşılığı ücretlerin ödendiğini,
6. Müvekkili tarafından tüm ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, davacının hak ettiği tüm ücretlerin ödendiğini,
7. İş sözleşmesi devamsızlık nedeniyle feshedilen davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde üç öğün yemek ve barınmanın davalı işveren tarafından sağlandığını iddia etmiştir. Beyanlarına başvurulan davacı tanıklarından T.V. üç öğün yemeğin ve barınmanın davalı işveren tarafından sağlandığını ifade etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda giydirilmiş ücretin tespitinde üç öğün yemek ve barınma yardımının dikkate alınması yerinde ise de yemek ve barınma yardımının parasal değerinin tespitinde afaki biçimde asgari ücretin %25'inin esas alınması hatalıdır. Dosya kapsamında yemek ve barınma bedeline ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Bu sebeple, fesih tarihindeki yemek ile barınma yardımının parasal değeri işyerinin niteliği ve davacının çalışma dönemi de belirtilerek ilgili kuruluşlardan sorulmak suretiyle tespit edilmeli, buna göre belirlenen yemek ve barınma yardımlarının parasal karşılığı giydirilmiş ücrete ilave edilmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır.
3. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma alacağının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde olan ya da işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte diğer delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar diğer delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davacının haftanın 7 günü 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığı, haftanın 3 günü çalışmasının 22.00'ye kadar devam ettiği iddia edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının 06.12.2016 - 28.06.20 17... .09.2017 - 15.02.2018 tarihleri arasında haftanın 4 günü 08.00-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile, haftanın 3 günü ise 08.00-20.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile çalıştığı, 02.10.2018- 31.08.2020 tarihleri arasında ise haftanın 4 günü 08.00-20.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile, haftanın 3 günü ise 08.00-22.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti hesaplanmış ise de yapılan değerlendirmenin dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
İddia, savunma, tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında; davacının hesaplama konusu dönemin tamamında, haftanın 4 günü 08.00-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile haftanın 3 günü ise 08.00-20.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile çalıştığının kabulü uygun olacaktır. Açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin fazla çalışma süresinin tespitine ilişkin değerlendirmesi hatalı olup kararın bu nedenle bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7371, K. 2025/8851, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama