İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7578 K.2025/9957

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.

Esas2025/7578Karar2025/9957Tarih16 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.989 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/7578 E., 2025/9957 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/941 E., 2025/1639 K.
İlk derece mahkemesi
... 60. İş Mahkemesi
Sayısı
2024/174 E., 2025/53 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.989 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalılar vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalılar vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıların Liberya'da bulunan şantiyesinde çalışmakta iken iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedilmesi üzerine feshin geçersizliği ve işe iadesine ilişkin dava açtığını, söz konusu davanın kabulüne karar verildiğini ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, müvekkilince süresi içerisinde işe başlatılmak için başvuruda bulunulmasına rağmen davalı tarafça süresi içerisinde işe başlatılmadığını ve iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının ödenmediğini,

ilgili alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davalılar aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, takas, mahsup def'inde ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının işe iadeye ilişkin başvurusunun şartlı olduğunu ve önceki çalışma koşulları ile tamamen farklı olduğunu ve iş şartlarında değişiklik içerdiğini, davacının işe başlama iradesinin samimi olmadığını, alacağın likit nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe iade istemi ile açmış olduğu davanın kısmen kabulüne karar verilerek bu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, işe iade sonrasında davacı tarafça yasal süresi içerisinde davalılara gönderilen ihtarnamede davacının işe başlatılacağı gün ve saatin, pozisyon bilgilerinin, alacağı brüt ve net olmak üzere mali haklarının, sosyal haklarının, işyerindeki çalışma gün ve saatleri başta olmak üzere çalışma koşullarının yazılı olarak bildirilmesinin, davacı ile yazılı bir sözleşme yapılacaksa bu sözleşmenin bir örneğinin davacıya tebliğinin,

önceki uygulamaların aksine davacının muvazaalı olarak yurt dışında faaliyet gösteren şirketlerde gösterilip gösterilmeyeceğinin söylenmesinin, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin bugüne kadar yerine getirilmemesi nedeni ile yerine getirilip getirilmeyeceğinin bildirilmesinin istendiği, davalı tarafça gönderilen cevap ihtarnamesinde, başvuru ihtarnamesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, şartlı ve önceki çalışmadan farklı prosedür ve işlemleri havi olarak ileri sürülen işe başvurunun aynı şartları taşımadığından kabul edilmediğinin bildirildiğinin anlaşıldığı,

bunun üzerine davacı tarafça işe iade davasından kaynaklanan mali hakların tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde itiraz edilmesi üzerine takibin durmasına karar verildiği; ancak davacı tarafça kesinleşen işe iade kararı sonrasında davalılara usulüne uygun olarak işe iade başvurusu yapıldığı, buna rağmen davalılarca, davacının işe iade başvurusunun şartlı ve önceki çalışmadan farklı prosedür ve işlemleri içerecek şekilde yapılan başvurunun gereken şartları taşımadığı savunmasının usul ve yasaya uygun olmadığı;

alacaklar kesinleşen işe iade kararıyla sabit olup likit nitelikte bulunduğundan icra dosyasına davalılarca yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine alacak toplamının % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe iade talebiyle açtığı davada davanın kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, kesinleşen karar sonrası davacının süresinde işe başlama müracaatında bulunduğu; ancak davacının işe başlatılmadığı, davacının iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağına hak kazandığı,

davacının iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı açısından icra takibi başlattığı davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği, davalı ücretin hatalı olduğunu belirtmiş ise de işe iade davasında ücretin kesinleştiği, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizliğin olmadığı, brüt olarak hükmedilen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının takibe konulması sırasında ilgili alacakların netleştirilmesine ilişkin kesintilerin yerinde olduğu,

alacakların muaccel olduğu tarih ve takip tarihi dikkate alındığında alacakların zamanaşımına uğramadığı, davalı takas ve mahsup def'inde bulunmuş ise de takas ve mahsup edilmesi istenen ödeme konusunda bir açıklamada bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Alacağın varlığına, esasına, hesaplamalarda esas alınan ücret miktarına itirazlarının bulunmasına rağmen alacağın likit olduğu kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davacının işe iade için gönderdiği ihtarnamenin farklı ve önceki çalışma koşullarından farklı nitelikte talepler içerdiğini, yurt dışı çalışmasında var olan çalışma şartlarında değişiklik talep ettiğini, cevabi ihtarnamede bu başvurunun niçin kabul edilemeyeceğinin ayrıntılı olarak açıklandığını, davacının işe başlama hususunda samimi olmadığını, 3. Hesaplamalara esas alınan ücret miktarının hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, işe iade kararı sonrası davacının işe iade başvurusunun samimi olup olmadığı, buna göre davacının boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ile iş güvencesi tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususundadır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da belirtildiği gibi işçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı hâlde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması hâlinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir.

Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21/5 hükmüne göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da işe iade davasında karara bağlanan iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz. Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve koşulları oluşmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir.

Somut uyuşmazlıkta davacının, dava dışı ... (... Şirketi) nezdinde davalıların iş organizasyonu içerisinde altın arama faaliyetinde Liberya'da istihdam edilmekte iken iş sözleşmesinin feshi sonrasında açılan işe iade davası ile davacının davalılar nezdindeki işine iadesine karar verildiği, davacı tarafça süresi içerisinde işe iade başvurusunda bulunulduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.

Taraflar arasındaki ihtilaf davacı tarafından yapılan işe iadeye ilişkin başvurunun samimi olup olmadığına ilişkindir. Davacı tarafça yasal süresi içerisinde davalıya keşide edilen noter ihtarında "Sayın muhataplar; malumunuz olduğu üzere müvekkil adına aleyhinize ikame olunan işe iade davası sonunda müvekkil yönünden feshin geçersizliğine ve işçilerin işine iadesine karar verilmiş, bahsi geçen karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

Bahse konu yargılama süreci sonunda kurulan hükmün gereği olarak müvekkilin işe başlayacağı gün ve saatle birlikte, müvekkilin başlatılacağı pozisyon bilgisinin, başlatılacağı brüt ve net olmak üzere mali haklarının, sosyal haklarının, işyerindeki çalışma gün ve saatleri başta olmak üzere çalışma koşullarının yazılı olarak bildirilmesini, müvekkile yazılı bir iş sözleşmesi yapılacaksa sözleşmeden bir ömeğin tarafımıza tebliğini, önceki uygulamaların aksine müvekkilin muvazaalı şekilde yurt dışı menşeli başka şirketler üzerinde gösterilip gösterilmeyeceğini,

müvekkilin sosyal güvenlik hukukuna ilişkin işe giriş bildirimi ve devamı prim ödeme yükümlülüğü gibi bugüne kadar yerine getirilmeyen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmeyeceğini, müvekkilin mevzuat gereği İş-Kur aracılığıyla gönderilip gönderilmeyeceği hususunun işe başlama davetinde açıkça belirtilmesini, bu sayılan hususların bir veya birkaçının açıkça belirtilmemesi hâlinde açıklanmayan bu hususların müvekkilin aleyhine olduğunun kabul edileceğini, işe başlatılmaması hâlinde işe başlatmama tazminatı talebi başta olmak üzere tüm haklarımız saklı olmak üzere müvekkil için belirlenen ...

USD boşta geçen süre ücreti ile müvekkilin işe başlatılmaması hâlinde ilgili kararda gösterilen işe başlatmama tazminatının, işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte ... Banka'sında bulunan ... IBAN hesabına ödenmesini aksi hâlde konuya ilişkin tüm hukuki prosedürün işletilmeye devam edeceğini ihtaren bildiririm." ifadeleri yer almaktadır.

Davalı tarafça bir aylık yasal süre içerisinde keşide edilen cevabi ihtarda ise "Sayın muhatap vekilinizce gönderilen ihtamamede; '... önceki uygulamaların aksine ... müvekkilin mevzuat gereği İş-Kur aracılığıyla gönderilip gönderilmeyeceği hususunun işe başlama davetinde açıkça belirtilmesini, bu sayılan hususların bir veya birkaçının açıkça belirtilmemesi hâlinde açıklanmayan bu hususların müvekkilin lehine olduğunun kabul edileceğini, işe başlatılmaması hâlinde işe başlatmama tazminatı talebi başta olmak üzere tüm haklarımız saklı olmak üzere ...' hususları açıklanmıştır.

Öncelikle Muvazaa iddianızı haksız, mesnetsiz soyut ve gerekçesiz olmakla kabul etmiyoruz. ..., yurt dışında kurulan ve faaliyette olan yasal bir firma olmakla aleyhe hususları kabul etmemek kaydı ile.

TMK.'nun 2. maddesi ve dürüstlük kuralı çerçevesinde haklarını kötüye kullanılması yasağı gereğince, vekilinizce, şartlı ve önceki çalışmadan farklı prosedür ve işlemleri havi olarak ileri sürülen işe başvurunuz aynı şartları taşımadığından kabul etmiyoruz. ... şirketi'nin makul ve mutad şartlarda müvekkilinizce bilerek ve isteyerek bizzat iradi rızasıyla çalıştığı üzere, yurt dışı menşeili firma olmakla müvekkilinizin sosyal güvenlik hukukuna ilişkin işe giriş bildirimi ve devamı prim ödeme yükümlülüğü ve İş-Kur aracılığıyla hukuki ve fili imkansızlık,

zorlayıcı neden gereğiyle belirtilen eski çalışmayla çelişki olacak şekilde şarta bağlı ve esaslı değişiklik içeren nedenlerin ... ve Yargı Kararı gereğince sorumlu tutulan ve Liberya'da iştigal alanı bulunmayan müvekkil tarafından yerine getirilmesi söz konusu değildir. İddia edilen tazminatların USD olarak, çalışma şartlarının ise, Ülkemiz Mevzuatına göre esaslı değişiklikle talep edilmesi samimi ve dürüst olunmadığının da açık karinesidir.

İşe başvurunuz, aynı şartlarla olmadığından (hukuki ve fiili imkansızlık- objektif subjektif şartlarda ) usul ve yasaya aykırı olmakla kabul etmediğimizi müvekkil adına cevabi olarak saygılarımızla ihtaren bildiririz." şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.

Davacının yurt dışı çalışanı olduğu, yurt dışında faaliyet göstermek üzere kurulan Şirket nezdinde çalıştığı ve dava dışı ... Şirketi ile davacı arasında yapılan iş sözleşmesi içeriği dikkate alındığında; Liberya’da bulunan projede aynı görev ve şartlarda işe başlatılmasını talep etmesi gerekirken ihtarda yazılı talepleri ve söz konusu taleplerinden "bir veya birkaçının açıkça belirtilmemesi hâlinde açıklanmayan bu hususların müvekkilin aleyhine olduğunun kabul edileceğini" de belirtmek suretiyle işe iade talebinde bulunması, davacının işe başlama başvurusunu şarta bağladığı ve eski koşullarda işe iade başvurusunda samimi olmadığını göstermektedir.

Şöyle ki daha önce gerçek ücretin kayıtlara yansıtılmamış olduğu hususu, işe iade davasında kesinleşmiş olduğuna göre işe iade kararından sonra işverence davacının kesinleşen şartlarda işe başlatılması beklenir. Bu durumda davalı işverenin işe iade davasından önceki uygulamasını devam ettireceği varsayımı ile bu konuda açıklama yapılması şartına bağlanan işe başvuru, işe başlama iradesini net biçimde ortaya koyan samimi nitelikte bir başvuru kabul edilemez.

Ayrıca davalının aksine bir beyanı bulunmadıkça davacının belirttiği koşullarda işe başlatılıp başlatılmayacağı hususu fiilen işe başlatılmasından sonra anlaşılacak bir durumdur. Diğer yandan, yurt dışında faaliyette bulunabilmek için o ülkenin kanunlarına uygun bir şirket kurma ve işçileri bu şirket üzerinden çalıştırma zorunluluğu karşısında o şirketin hâkim ortağı olması nedeniyle işveren olarak kabul edilen davalı Şirketin bu davranışı da salt bu nedenle muvazaalı kabul edilemez. Belirtilen sebeplerle davanın reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalılar yararına müştereken takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Davacı, iş sözleşmesinin işverenin feshi sonrasında işe iade davası açmış ve davası kabul edilerek davalılardan ... Madencilik AŞ'deki (... Şirketi) işe iadesine karar verilmiştir.

Kesinleşmiş mahkeme kararı, davacının ... Şirketinde işine iade edilmesi yönündedir. Oysa davacı, iş akdinin feshi öncesinde davalı Şirket işçisi olduğu halde ... Şirketi adlı yurt dışında faaliyet gösteren Şirket adına çalıştırılmış ve ücreti de bordrolarda gerçek ücretinden düşük gösterilmiş olup bu durum kesinleşmiş Mahkeme kararıyla da sabittir.

Davacı da daha önceki çalışmasında yapılan ve Mahkeme kararıyla tespit edilen usulsüzlükler yapılmadan, Mahkeme kararına uygun şekilde işe başlatılması talebinde bulunmuştur.

Davacının Kanuna ve Mahkeme kararına uygun şekilde işe başlatılmaması hâlinde, çalışmaya başlamayacağını bildirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi kesinleşmiş Mahkeme kararına ve hukuka aykırı şekilde işe başlatılma ihtimaline binaen davacının, işverenin önceden yaptığı yanlış uygulamayı yine yapmaması için böyle bir ihtarname göndermesi olağan karşılanmalıdır. Davacı gerçekte davalılar nezdinde işe alınmasına rağmen yurt dışında kurulmuş olan ...

Şirketi üzerinde gösterilmiş ve yasal zorunluluklara aykırı olarak davacıyı İŞKUR'dan ve sosyal güvenlik haklarından bağışık şekilde çalıştırmıştır. Davacının bordro ve sözleşmelerinde görünen temel ücretinin de gerçeği yansıtmadığı kesinleşmiş Mahkeme kararıyla sabit olup davacının işe başlatılması sırasında hangi ücretten başlatılacağını ve çalışma şartlarını bilmek istemesinde de bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle, davacı işe başvurusunda samimi olup işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacaklarına hak kazanmış olduğundan ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararının onanması görüşünde olduğumdan Saygıdeğer Çoğunluğun bu husustaki bozma gerekçesine katılmamaktayım.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7578, K. 2025/9957, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Karşıoy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7578
Karar No
2025/9957
Tarih
16 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7582 K.2025/9587
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7583 K.2025/16753
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7584 K.2025/9705
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/7589 K.2025/17972
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/7590 K.2025/16844
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7590 K.2025/9911

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.