İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8903 K.2025/9835

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2025/8903Karar2025/9835Tarih11 Aralık 2025Okuma9 dk · 1.848 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/8903 E., 2025/9835 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2025/15 E., 2025/427 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.848 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışında bulunan şantiyelerinde makine süpervizörü olarak 19 73... tarihleri arasında çalıştığını, son net ücretinin saat başı 19,00 Katar Riyali (QAR) olmakla birlikte üç öğün yemek, barınma ve ısınma gibi gereksinimlerinin de işverence karşılandığını, sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmaksızın feshedilerek Türkiye’ye gönderildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunarak, davacının ... /... Şirketinde çalıştığını ve davalı Şirket açısından husumet yokluğu bulunduğunu, davacının aldığı son ücretin bordrolarda gösterilen ücret olduğunu, davacıya çalışma dönemleri sonunda ödemeler yapıldığını, davacının ibraname ve feragatname belgeleri imzaladığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

... 2. İş Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli kararıyla; toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının hizmet dökümü bilgisinde davalı Şirkete ait değişik işyerlerinde çalışmasının olduğunun görüldüğü, çalışma aralarının 10 yıldan fazla olmaması nedeniyle zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığı,

2006 tarihli ücret sözleşmesine göre aylık ücretinin 6.022 Katar Riyali olduğu (saatlik ücreti 26,76 Katar Riyali ) ancak dava dilekçesinde son olarak saat ücretinin 19,00 Katar Riyali olduğunun belirtilmesi nedeniyle taleple bağlı kalındığından saat ücretinin net 19,00 Katar Riyali olduğu ve ilave menfaatlerin aylık 545,25 Katar Riyali olduğunun kabul edildiği, davacının çalışmasının iş bitimi nedenine bağlı olarak işverenin feshi ile gerçekleştiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmış olduğu,

davacı ile yapılan hizmet sözleşmelerinin sonunda davacıya toplamda kıdem tazminatı olarak 51.877,72 Katar Riyali ve ihbar tazminatına karşılık 9.953,30 Katar Riyali ödeme yapıldığının anlaşıldığı, bu tutarların mahsubu sonucunda davacının ihbar tazminatı alacağının kalmadığı, bakiye 57.644,31 Katar Riyali kıdem tazminatı alacağının olduğu tespit edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

... 2. İş Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ...

Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 25.02.2021 tarihli kararıyla; davacının 05.01.1983 - 12.11.2010 tarihleri arasında kesintili şekilde davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde makine süpervizörü olarak çalıştığı, 16.03.2006 tarihli yurt dışı iş sözleşmesinde belirtilen ücret dikkate alınmak ve davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle tespit edilen aylık ücretin dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, yemek ve barınma bedelinin yurt dışı çalışmasına ilişkin emsal nitelikteki dosyalardaki tespitler de dikkate alınarak 150,00 USD karşılığı QAR olarak belirlenmesinde bir hatanın bulunmadığı,

davacının kesintili olarak çalıştığı, önceki dönemlerin tasfiye edilmediği, ibranamelerin miktar içermemesi sebebiyle geçerli kabul edilemeyeceği, kesintili çalışma süresi belirlenerek fesih tarihindeki kur üzerinden kıdem tazminatı tavanı da dikkate alınarak hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatından dosya içerisinde bulunan İngilizce ve Türkçe olarak düzenlenen imzalı tediye bordroları gereğince yapılan ödemeler mahsup edilerek alacak miktarının tespitinde ve brütleştirmede bir hatanın bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

...

Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 25.02.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.06.2021 tarihli ilâmı ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilmek suretiyle, davacının dava dilekçesinde yurt dışı şantiyelerinde geçen hizmeti yönünden talepte bulunduğu gözetilerek dosya kapsamına göre davacının, davalı Şirketin ... ve .../... bulunan şantiyelerinde geçtiği anlaşılan 20.01.1988-08.10.19 88... .10.1988-06.02.1991 tarihleri arasındaki çalışmalarının dışlanarak yurt dışı hizmet süresinin tereddüde mahal vermeyecek biçimde yeniden belirlenmesi,

mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun (1475 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceği hükme bağlandığından,

kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında işçinin daha önceki fasılalı çalışmalarının dikkate alınacağı, ancak her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleştiğinin ve bu dönemlerde kıdem tazminatı ödenip ödenmediğinin denetlenmesi gerektiği, işçinin iş sözleşmesinin feshinde işçilik alacaklarının ödenmediğinin belirlenmesi hâlinde en son tazminata hak kazanacak şekilde gerçekleşen feshe göre son ücret üzerinden hesaplama yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği, ihbar tazminatı bakımından ise;

mülga 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinde kıdem tazminatı yönünden getirilen düzenlemeye paralel bir düzenleme mevzuatta yer almadığından, aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan sürelerin birleştirilmesi suretiyle ihbar tazminatının hesaplanmasının mümkün bulunmadığı,

her bir çalışma dönemi için ayrı ayrı değerlendirme yapılarak iş sözleşmesinin ihbar tazminatını gerektirir biçimde sona erip ermediği belirlenip ihbar tazminatına hak kazanıldığının tespiti hâlinde söz konusu döneme ilişkin hizmet süresi ve o dönemin son ücreti üzerinden hesaplamaya gidilmesi gerektiği, dosyaya işverence renkli fotokopi olarak sunulan ödeme ve ibraname gibi belgelerin asılları getirtilerek davacı asılın beyanları alındıktan sonra işçinin imzasını taşıyan, fesihten sonra düzenlenen ve savunma ile çelişmeyen, davaya konu hakların sayıldığı ibranameler yönünden değerlendirme yapılması,

salt miktar içermemesinin ibranamenin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı, miktar içeren ibranamelerin ise makbuz olarak değerlendirilmesi gerektiği, yanı sıra davalı tarafça davacının 19.08.2005 tarihli ibranameye konu alacağının ödemesinin yapıldığı bildirilen banka hesap dökümlerinin getirtilmesi ve kararın yalnızca davalı tarafça temyiz edildiği dikkate alınarak eksiklikler tamamlandıktan sonra belirtilen esaslara göre yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

... 46. İş Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli kararı ile bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada; dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, dosya kapsamında davacının 05.01.1983- 01.02.1985, 01.02.1985-10.11.19 87... .09.1991-17.12.1992 çalışma dönemlerine ilişkin ibranamelerin ve ücret tutarını belirlemeye yönelik belge ve bilgilerin olmaması nedeniyle bu çalışma dönemlerinin kıdem tazminatı hesaplamasına dâhil edildiği,

davacının 01.03.1993-10.10.1994 dönemlerinde çalışmasına ilişkin dosya kapsamında yer alan ibranamenin 09.10.1994 tarihinde tanzim edildiği ve Yargıtayın bozma kararında geçen "İşçinin imzasını taşıyan, fesihten sonra düzenlenen ve savunma ile çelişmeyen, davaya konu hakların sayıldığı ibranamelere değer verilmelidir.

Salt miktar içermemiş oluşu ibranamenin geçersizliği sonucunu doğurmamalıdır." şeklindeki açıklamaya göre kıdem süresi hesabında bu dönem çalışmasının da dikkate alındığı, 24.11.1994-24.12.1996 dönemine ilişkin çalışmaları karşılığında dosya kapsamına göre davacıya 1996/Aralık ayı bordrosuna göre, 1.249,00 USD kıdem tazminatı, 403,00 USD iş arama tazminatı tahakkuk ettirildiğinin görülmesi ve 23.01.1997-06.10.19 97... .11.1997-11.04.1998 dönemlerine ilişkin ibranamelerin mevcut olması sebebiyle bu dönemlerin kıdem tazminatı hesabından dışlandığı,

14.12.1999-30.05.2001 dönemi için dosyaya sunulan "... " başlıklı davacı imzasına havi belgeye göre davacıya 3.554,69 Suudi Arabistan Riyali (SAR) kıdem tazminatı olmak üzere toplam 9.892,19 SAR ödendiğinin anlaşıldığı, 01.03.2003-04.06.2004 dönemi çalışmasına ilişkin dosya kapsamında ibranameye rastlanmadığından bu dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alındığı, 12.02.2005-19.08.2005 dönemi çalışmasına ilişkin dosyada 19.08.2005 tarihli ibranamenin olduğu, ibranamenin miktar içermediği ancak davacı ıslak imzasına havi olduğu,

17.03.2006-11.11.2010 dönemi çalışması için dosyada tarih içermeyen ancak davacı imzasına havi "Final Settlement and Release" (Türkçe açıklaması olan) başlıklı belge ile davacıya 30.940,00 QAR kıdem tazminatı ödendiği görüldüğünden, bu ödemenin kıdem tazminatı hesabından mahsup edildiği,

buna göre davacının 05.01.1983-01.02.1985, 01.02.1985-10.11.1987, 17.09.1991-17.12.1992, 01.03.1993-10.10.1994, 24.11.1994-24.12.1996, 23.01.1997-06.10.1997, 18.11.1997-11.04.1998, 14.12.1999-30.05.2001, 1.03.2003-04.06.2004, 12.02.2005-19.08.20 05... .03.2006-11.11.2010 tarihleri arasında kıdeme esas hizmet süresinin 16... ay 19 gün olduğunun tespit edildiği, davacının kıdem tazminatına esas ücretinin fesih tarihi itibarıyla net 6.022,00 QAR, giydirilmiş brüt ücretinin 6.473,10 QAR olduğu, ücretin TL olarak 2.762,07 TL'ye karşılık geldiği,

aynı tarihte kıdem tazminatı tavanının 2.517,00 TL olduğu ve hesaplamaların kıdem tazminatı tavan tutarından yapıldığı, 01.03.1993-08.10.1994 dönemine ilişkin davacı adına imzalı bordroda görülen 2.543,00 USD ile 17.03.2006-12.11.2010 dönemine ilişkin davacı adına imzalı ibranamede bulunan 30.940,00 QAR tutarlı kıdem tazminatı ödemesi mahsup edildiğinde 22.05.2024 tarihli bilirkişi ek raporundaki hesaplama gibi davacının 54.747,65 QAR kıdem tazminatı bulunduğunun belirlenmiş olduğu, Yargıtay bozma kararı doğrultusunda her bir dönem için ayrı ihbar tazminatı hesaplaması yapıldığı,

anılan dönemler için iş sözleşmesinin ihbar tazminatını gerektirmeyecek biçimde sonlandırıldığı noktasında dosyada yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından davacının bozma sonrası alınan bilirkişi kök ve ek raporlarındaki hesaplama doğrultusunda kısa kararda ihbar tazminatına hak kazandığı yönünde hüküm verildiği ancak bozma öncesi Mahkeme kararında ihbar tazminatı talebinin reddine karar verildiği ve davacı tarafça temyiz yoluna gidilmediği anlaşılmakla iş yoğunluğuna bağlı olarak sehven ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle dosyada el çekildiğinden bu duruma değinilmekle yetinilmiş olunduğu açıklanılarak kıdem ve ihbar

tazminatları bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

... 46. İş Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli kararına karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairenin 21.11.2024 tarihli ilâmı ile. İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ilk kararında ihbar tazminatı talebinin reddedilerek 54.644,31QAR kıdem tazminatının kabulüne karar verilmiş olduğu, bu kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine ise ...

Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince 25.02.2021 tarihinde istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, bu kararın davacı vekilince temyiz edilmemesi nedeniyle ihbar tazminatının reddi yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu, İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası devam olunan yargılamada;

davacı lehine ihbar tazminatına hükmedilmesinin ve bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının son ücretinin davacı vekilinin dava dilekçesinde yer alan "saatlik ücretin 19 Katar Riyali" (aylık 4.275,00 QAR) olduğu yönündeki beyanı doğrultusunda (aylık 1.997,88TL'ye karşılık gelmektedir) hesaplama yapıldığı gözetilmeksizin, son fesih tarihinde ücretinin brüt 6.473,10 QAR karşılığı 2.563,30 TL olduğu değerlendirilerek ve kıdem tazminatı tavanı olan 2.517,00 TL üzerinden hesaplama yapılarak ilk kararda hüküm altına alınan tutarı aşacak biçimde 54.747,65 QAR kıdem tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu,

buna göre bozma kararının kapsamı dışında kalmakla kesinleşen hususlar ile ilgili olarak lehine usuli kazanılmış hak oluşan taraf aleyhine hüküm kurulmuş olması hatalı olup, bozma kararı ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle hükmün ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada 06.07.2025 tarihli bilirkişi ek raporundaki hesaplamalar doğrultusunda ihbar tazminatı reddedilmek suretiyle, kıdem tazminatı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının hizmet süresinin hatalı şekilde belirlendiğini,

b. Fesih tarihinden önce düzenlenen ibranamelere itibar edilmesinin mümkün olamayacağını, yabancı dilde düzenlenen ibraname belgelerinin hukuka uygun ve geçerli olmadıklarından tasfiyeye esas alınamayacaklarını ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının bir kısım çalışma dönemlerinin davalı ile ilgili olduğunun ve yurt dışında geçtiğinin kanıtlanamadığını,

b. Dosyaya sunulan ödeme ve ibra belgeleri ile ihbar önellerine ilişkin belgelerin dikkate alınmadığını, çalışma dönemlerinin layıkıyla tasfiye edilmediğini,

c. Davacıya yapılan ödemelere ilişkin yapılan mahsup işlemi ve kur dönüşümleri ile vekâlet ücretinin belirlenmesinde hata bulunduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, bozma ile oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilip verilmediğine ilişkindir.

1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli kararına esas alınan 22.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının hizmet süresi 16... ay 19 gün olarak belirlenmiştir. Mahkemenin 02.07.2024 tarihli gerekçeli kararında da; "Buna göre davacının 05.01.1983-01.02.1985, 01.02.1985-10.11.1987, 17.09.1991-17.12.1992, 01.03.1993-10.10.1994, 24.11.1994-24.12.1996, 23.01.1997-06.10.1997, 18.11.1997-11.04.1998, 14.12.1999-30.05.2001, 1.03.2003-04.06.2004, 12.02.2005-19.08.2005, 17.03.2006-11.11.2010 tarihleri arasında kıdeme esas hizmet süresinin 16... ay 19 gün olduğu tespit edilmiştir.” şeklinde açıklamaya yer verilerek bu kabule göre hüküm kurulmuştur.

Dairenin 21.11.2024 tarihli ilâmında ise hizmet süresine yönelik herhangi bir bozma sebebine yer verilmemiştir. Böylece İlk Derece Mahkemesinin, bozma kapsamı dışında kalan hizmet süresine yönelik kabulü bakımından, davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Şu hâlde bozma sonrasında, davacının kıdem tazminatına esas hizmet süresi 9 yıl olarak kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılan 06.07.2025 tarihli ek rapor doğrultusunda hüküm kurulması isabetsiz olup kararın bu sebeple yeniden bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8903, K. 2025/9835, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VII. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8903
Karar No
2025/9835
Tarih
11 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8904 K.2025/9562
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/8905 K.2025/17259
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8905 K.2025/9839
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8906 K.2025/8226
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8908 K.2025/10201
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8909 K.2025/10199

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.