İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9266 K.2026/139

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen dava davalısı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (...) Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda…

Esas2025/9266Karar2026/139Tarih14 Ocak 2026Okuma10 dk · 2.077 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/9266 E., 2026/139 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ocak 2026
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1820 E., 2025/1899 K.
İlk derece mahkemesi
Gebze 7. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/380 E., 2023/146 K.
Mahkemesi
Gebze 7. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/109 E., 2021/215 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.077 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen dava davalısı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (...) Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Asıl dava bakımından; reddedilen ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığından, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.

Birleşen dava bakımından gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı- birleşen davada davalı ... vekili asıl dava dilekçesinde; davalının müvekkili Kurum bünyesinde yer alan ve Çevre ve ... tarafından işletilen ...

Araştırma Gemisinde 14.05.2014-15.09.2020 tarihleri arasında yağcı olarak çalıştığını, davalının iş sözleşmesini istifa ile sona erdirdiğini, davalı ile imzalanan 14.05.2020 tarihli belirli süreli iş sözleşmesinin "Diğer şartlar" başlıklı 3/(h) hükmünün “..gemiadamının belirli süreli iş sözleşmesini sözleşme süresi içinde ve 3 ay önceden bildirmeksizin haklı sebeplere dayanmayacak şekilde, kendi rızasıyla ve tek taraflı olarak feshetmesi, işe başlamaması, işi aksatması,

işi tamamen bırakması ve/veya çalıştığı ortama zarar vermesi durumunda sözleşme süresi içindeki bakiye süreyi, çalıştığı sürelerden düşülmek suretiyle Kuruma geri ödemeyi kabul eder." şeklinde olduğunu, buna göre kendilerine ödenmesi gereken bakiye süre ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı-birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.05.2014-15.09.2020 tarihleri arasında davalı ... ... Araştırma Gemisinde yağcı olarak çalıştığını, alacaklarının ödenmemesi nedeniyle 15.09.2020 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davalı ile yapılan sözleşmelerin zincirleme şekilde yapıldığını ve belirsiz süreli sözleşmeye dönüştüğünü iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, ücret, asgari geçim indirimi, yemek ücreti, makam tazminatı, temininde güçlük çekilen personel primi, başarı teşvik primi, enflasyon farkından doğan ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davacı-birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak veya kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının alacaklarının eksiksiz ödendiğini bu nedenle istifasının geçersiz olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatı hakkı olmadığını, ilave tediye ödemesinin toplu iş sözleşmesi ile düzenlendiğini ancak davacının toplu iş sözleşmesinin kapsamı dışında olduğundan bu alacağı talep hakkı olmadığını savunarak ve davanın Gebze 7. İş Mahkemesinin 2020/380 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı-birleşen dava davacısı davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işçinin 15.05.2014-15.09.2020 tarihleri arasında, gemi yağcısı meslek adı ile ... ... Araştırma Merkezi çalışanı olarak kayıtlı olduğu, işten çıkış kodunun Kod (3) (istifa) olarak bildirildiği, dosya içeriğine göre birleşen dosya davacısının davalı Kuruma ait ... ...

Araştırma gemisinde yağcı konumunda çalıştığı, çalıştığı geminin araştırma ve inceleme için özel ölçüm cihazlarıyla donatılmış araştırma gemisi olduğu, taşıma işi yapmadığı, bu doğrultuda uyuşmazlığa 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) uygulanması gerektiği, Kurum ile işçi arasında yapılan sözleşmenin niteliği itibarıyla belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğu ve yasal koşulları oluşmadığından asıl davaya konu bakiye süre ücreti alacağı talebinin reddine karar verildiği, birleşen dosya bakımından;

davalı ...'ın 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) kapsamında olduğu, bu nedenle yasal düzenleme gereğince ilave tediye ücretinin ödenmesi gerektiği, davacının fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu, feshin haklı sebebe dayandığı, bu doğrultuda kıdem tazminatının kabul edildiği ancak ihbar tazminatının reddedildiği,

bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alındığı ispatlanmayan alacakların ise reddine karar verildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile; dosya içeriğine göre davalı-birleşen dava davacısının, davalıya ait ... ...

Araştırma gemisinde 15.05.2014-15.09.2020 tarihleri arasında yağcı olarak çalıştığı, çalıştığı geminin ... işinde kullanılan bir gemi olmadığı, işçinin çalıştığı geminin bilimsel araştırma ve inceleme gemisi olduğu, İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığa 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik görülmediği, işçinin yapmış olduğu iş itibarıyla sözleşmenin belirli süreli yapılmasını gerektirecek objektif bir kriterin bulunmadığı, sözleşmenin zincirleme şekilde devam ederek yenilendiği,

dolayısıyla işçinin iş sözleşmesinin baştan beri belirsiz süreli iş sözleşmesi olarak yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, asıl dava davacısının belirli süreli sözleşmeye dayalı bakiye süre ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, kıdem tazminatının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,

bilirkişi raporu doğrultusunda ilave tediye, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı-birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı-birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. İşçi ile imzaladıkları sözleşmenin 3/(h) hükmünde öngörülen düzenleme nedeniyle asıl davada talep ettikleri alacağın reddinin hatalı olduğunu, 2. İşçinin toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında olduğunu, bu nedenle toplu iş sözleşmesinde düzenlenen ilave tediyeye hak kazanmadığını, 3. İşçinin fazla çalışma yaptığı iddiasıyla fazla çalışma ücreti alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı olduğu iddialarının mesnetsiz olduğunu, 4. İşçinin istifa ile işyerinden ayrıldığını ve kıdem tazminatı hakkı olmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; davalıya ait araştırma gemisinde çalışan davacı işçinin yaptığı işin 4857 sayılı Kanun'un mu yoksa 854 sayılı Kanun'un kapsamında mı olduğuna ilişkindir.

854 sayılı Kanun'un "Kanun kapsamı" başlıklı 1. maddesi şu şekildedir:

"Bu kanun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akti ile çalışan gemiadamları ve bunların ... hakkında uygulanır.

Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu veyahut işverenin çalıştırdığı gemiadamı sayısı 5 veya daha fazla bulunduğu takdirde birinci bent hükmü uygulanır.

Bu kanunun uygulanmasında; sandal, mavna, şat, salapurya gibi olanlar da (gemi) sayılır.

Cumhurbaşkanı, ekonomik ve sosyal gerekler bakımından bu kanun hükümlerini yukardaki bentlerin kapsamı dışında kalan gemilerle gemiadamlarına ve bunların işverenlerine kısmen veya tamamen teşmile yetkilidir.

Yukardaki bentlerde yazılı gemilerin bu kanun kapsamına alınmaları sebebiyle yapılabilecek itirazlar Çalışma Bakanlığı tarafından incelenerek karara bağlanır. Bu itirazlar kanunun uygulanmasını durduramaz."

Buna göre denizlerde, göllerde, akarsularda Türk bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde iş sözleşmesiyle çalışan gemiadamları ve bunların ... hakkında 854 sayılı Kanun'un uygulanacağı belirtilmiştir.

Ayrıca maddenin devam eden fıkrasında da gemi, belirtilen tonajda olmasa da aynı işverene ait gemilerin grostinatolarının toplamı yüz veya daha fazla olduğunda ya da işverenin çalıştırdığı gemiadamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde geminin yine 854 sayılı Kanun kapsamına gireceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan 04.07.2008 tarihli ve 30468 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 698 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye kadar Bakanlar Kuruluna, sonrasında ise Cumhurbaşkanı'na ekonomik ve sosyal koşullar gerekli kılıyorsa kapsam dışında bulunan gemileri Kanun'un uygulama alanına alma yetkisi verilmiştir.

Bu aşamada deniz iş hukukunda işçi kavramına da ayrıca değinmekte yarar vardır.

Deniz iş hukukunda işçi, 854 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre gemiadamı olarak ifade edilmektedir.

Söz konusu düzenleme "İşveren, gemiadamı, kaptan ve işveren vekilinin tarifi" başlıklı olup "Bu kanunun uygulanmasında,

A) Gemi sahibine veya kendisinin olmıyan bir gemiyi kendi adına ve hesabına işleten kimseye “işveren” denir.

B) Bir hizmet aktine dayanarak gemide çalışan kaptan, zabit ve tayfalarla diğer kimselere “gemiadamı” denir.

C) Gemiyi sevk ve idare eden kimseye veya zorunlu sebeplerle görevi başında bulunmaması hâlinde ona vekalet eden kimseye “kaptan” denir.

Ç) Kaptan veya işveren adına ve hesabına harekete yetkili olan kimseye 'işveren vekili' denir.

İşveren vekilinin bu sıfatla gemiadamlarına karşı muamele ve taahhütlerinden doğrudan doğruya işveren sorumludur." şeklindedir.

Görüldüğü üzere gemiadamının mutlaka geminin işletilmesi veya teknik sevk ve idaresinde yer alması da şart değildir. Geminin sevk ve idaresinde görev alan gemiadamlarına mürettebat denilmektedir. Kaptan, gemi zabitleri ve yardımcıları, tayfalar ve yardımcı hizmet personeli gemi mürettebatını oluşturan asıl gemiadamlarıdır. Aşçı, garson, doktor ve hemşire gibi gemide çalışan diğer kimseler ise mürettebat niteliği taşımayan gemiadamlarıdır. Bu kimselere gemiadamı sıfatı kazandıran husus iş sözleşmesi ile gemide istihdam edilmiş olmalarıdır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.03.2023 tarihli ve 2022/9-667 Esas, 2023/148 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.

Söz konusu düzenlemelerden hareketle bir kişiye 854 sayılı Kanun'un uygulanabilmesi için; çalışanın gemiadamı olması, iş sözleşmesi ile çalışması, Türk Bayrağı taşıyan gemide çalışması, çalışılan gemi tonajının yüz ve daha yukarı olması, bağlı olduğu işverene ait birden fazla gemi söz konusu ise gemilerin toplam tonajlarının yüz ve daha yukarı olması veya işverenin çalıştırdığı gemiadamı sayısının beş veya daha fazla olması gerekir.

Diğer yandan, 4857 sayılı Kanun'un istisnai nitelikte 4. maddesi ile 854 sayılı Kanun'un 1. maddesi arasındaki ilişkinin de ortaya konulması da önem arz etmektedir.

4857 sayılı Kanun'un "İstisnalar" kenar başlıklı 4. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

"Aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz;

a) Deniz ve hava taşıma işlerinde,

Şu kadar ki;

a) Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işleri,

f) Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler,

Bu Kanun hükümlerine tabidir."

Söz konusu hüküm, istisnanın istisnasına da yer vermiştir. ... işi, 4857 sayılı Kanun kapsamında bırakılmış iken taşıma işinde taşıyanın ifa yardımcısı olarak kullandığı yükleme ve boşaltma işleri 4857 sayılı Kanun kapsamına dâhil edilmişlerdir. Dolayısıyla ... işlerini 4857 sayılı Kanun'un kapsamı dışında bırakan söz konusu hükümden hareketle ... dışındaki tüm deniz işlerinin 4857 sayılı Kanun kapsamında olduğunu kabul etmenin hukuki temeli bulunmadığı gibi böyle bir kabul, 854 sayılı Kanun'un "Kanun kapsamı" başlıklı 1. maddesine de aykırılık teşkil etmektedir.

4857 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yer alan istisnanın istisnasına dair düzenlemenin dar yorumlanması suretiyle yalnızca kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işleri ile 854 sayılı Kanun kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işlere 4857 sayılı Kanun hükümlerini uygulamak gerekir (... ..., 931 Sayılı İş Kanununun Uygulama Alanı, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 1968, Cilt 34, Sayı 1-4, s.403).

854 sayılı Kanun'un 1. maddesi kendi uygulama alanını belirlemiş olup yalnızca ticari değil, şartları taşıyan tüm gemilerdeki iş ilişkilerini bu kapsama dâhil etmiştir. Nitekim ticaret amacı gütmeyen özel yat veya kotra gibi gemiler ile deniz araçlarının da Kanun'un kapsamında sayılması gerekmektedir. Bundan başka spora, eğitim ve öğretime tahsis edilen gemilere de 854 sayılı Kanun uygulanacaktır (..., ..., Yeniden Gözden Geçirilmiş İkinci Baskı, 1994, s.80).

Sonuç olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.03.2023 tarihli ve 2022/9-667 Esas, 2023/148 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 4857 sayılı Kanun sadece ... işini kapsamı dışında bırakmış olmakla; ... işi dışında kalan ancak deniz işi niteliği taşıyan bir işin söz konusu olduğu durumlarda, ilke olarak bu işin 854 sayılı Kanun kapsamına girip girmediğinin yukarıda öngörülen kurallar çerçevesinde belirlenmesi gerekir.

Somut olayda Mahkemece ... Araştırma Gemisinin, araştırma ve inceleme için özel ölçüm cihazlarıyla donatılmış bir gemi olduğu ve ... işi yapmadığı gerekçesiyle dava konusu talepler 4857 sayılı Kanun'a göre değerlendirilmiştir.

Dosya kapsamından; davacının yağcı olarak çalıştığı, geminin Türk bayrağı taşıdığı, gemiadamı sayısının beşten fazla olduğu ve gemilerinin grostonilatosu yüzden fazla olduğu anlaşılmakta olup 854 sayılı Kanun'un 1. maddesindeki tüm koşulların mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan, araştırma gemisinde çalışan davacının da aynı Kanun'un 2. maddesi uyarınca bir iş sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kimse olması sebebiyle gemiadamı niteliğini haiz olduğu açıktır.

Bu doğrultuda Mahkemece, birleşen dava bakımından davacının 854 sayılı Kanun'a tâbi çalışan olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerekirken sadece gemide ... işi yapılmadığı gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun dikkate alınarak sonuca gidilmesi hatalıdır. Mahkemece bu husus ve davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek bir karar verilmesi için birleşen dava bakımından hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Asıl Dava Yönünden

Davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Birleşen Dava Yönünden

SONUÇ / HÜKÜM

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre birleşen davada davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9266, K. 2026/139, 14 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. A. Asıl Dava Yönünden
  12. B. Birleşen Dava Yönünden
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9266
Karar No
2026/139
Tarih
14 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9267 K.2026/136
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9270 K.2026/141
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9274 K.2026/137
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9275 K.2026/133
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9277 K.2026/134
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/9277 K.2026/210

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.