İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9439 K.2026/743

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Esas2025/9439Karar2026/743Tarih3 Şubat 2026Okuma7 dk · 1.431 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/9439 E., 2026/743 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Şubat 2026
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/2277 E., 2025/3908 K.
İlk derece mahkemesi
Konya 2. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/425 E., 2025/437 K.
Mahkemesi
Konya 5. İş Mahkemesi
Sayısı
2023/213 E., 2023/339 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.431 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre birleşen davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 124.317,57 TL olup belirtilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca birleşen dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığından, davacı-birleşen davada davalı vekilinin birleşen dava yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.

Asıl davaya ilişkin olarak gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davacının temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı-birleşen davada davalı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 2008 yılından itibaren CNC operatörü olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence 29.03.2022 tarihinde haksız yere feshedildiğini, yaklaşık 3 hafta önce davacının eğitimi ve bilgisi olmadığı hâlde sırf bezdiri amacıyla görevlendirildiği ... isimli tezgahta müvekkilinin çalışma yapmakta olduğu sırada tezgahta hasar meydana geldiğini, durumun ustabaşına bildirildiğini, servisin arandığını ancak yoğunluktan dolayı servisin gelemediğini,

ertesi günü ustabaşının tezgahı tamir ettiklerini ve çalışmaya devam etmesi gerektiğini ifade etmesi üzerine çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin bu şekilde çalışmasına devam ettiği esnada, tezgahtan ses geldiğini fark etmesi üzerine;

durumu yine ustabaşıya bildirdiğini ancak servis gelinceye kadar çalışmaya devam etmesi gerektiğinin bildirildiğini, 28.03.2022 tarihinde makineyi tamir için gelen servis ekibinin tezgahtaki arızanın sebebinin arızalı bir şekilde tezgahın çalıştırılması ve tezgah tutucu takımlarının 25 kg aşmaması gerekirken 45 kg olarak çalışma yapılması yönünde tespitte bulunduğunu, bunun üzerine işyeri araç-gereçlerine zarar verdiği gerekçesiyle davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesine haksız nedenle son verildiğini, ödenmeyen ücret alacakları olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin,

ücret ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı-birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının müvekkili bünyesinde çalışırken sorumluluğu altındaki makinenin hasarlanmasına sebebiyet verdiğini ve müvekkili Şirketi zarara uğrattığını, makineye verilen zarar dolayısıyla davalının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davalının kusurlu olduğunun Konya 2. İş Mahkemesinin 2022/425 Esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini ileri sürerek maddi tazminatın işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı-birleşen davada davacı vekili cevap dilekçesinde; davacı işçinin müvekkili Şirkette çalışmakta iken sorumluluğu altındaki makinenin hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirkete ait makinenin ilk çarptırılmasından sonra yaklaşık 3 hafta gibi bir süre geçmesine rağmen davacının aynı makineyi ikinci kez çarptırdığını ve makinenin kafa içindeki dişlilerinin kırıldığını, işbu çarptırma neticesinde makinenin çalışamaz duruma geldiğini, davacının söz konusu makineyi kullanmayı gayet iyi bilmesine rağmen ihmalkar ve kusurlu davranışları neticesinde müvekkili Şirketin uğramış olduğu zararın çok yüksek olduğunu,

dünyaya ihracat yapan müvekkili Şirket için bahsedilen bu sürecin telafisi yüksek maliyetli zararlara yol açtığını, davacının iş sözleşmesinin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin "İşçinin kendi isteği ve veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi,

işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması" şeklindeki ilgili fıkrası gereği 29.03.2022 tarihi itibarıyla haklı sebeple ve tazminatsız olarak feshedildiğini, davacının hak ettiği kadar yıllık ücretli izin kullandığını, davacının müvekkili Şirkette çalıştığı süre zarfında çalışmasının karşılığı eksiksiz bir şekilde kendisine ödendiğini, fesih tarihi itibarıyla ödenmemiş ücreti bulunmadığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı bulunmadığını,

taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davacı-birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; olaydan yaklaşık 3 hafta önce herhangi bir eğitim ve bilgi verilmeden ... isimli tezgaha görevlendirildiğini, öncelikle müvekkilinin yıllardır çalışmış olduğu tezgahtan alınarak başka bir tezgaha görevlendirmesi yapılırken davalı işveren tarafından yazılı onay ve muvafakati dahi alınmadığını, tezgahın çalışması ve oluşan hasar durumu ile alakalı davacının, işvereni sürekli olarak uyardığını ve bu konuda tamirat yapılmasını hatırlattığını, defalarca servis ile görüştüğünü ve bu hususta davacının kendi üzerine düşen özen yükümülüğünü yerine getirdiğini,

işverenin işlerin yetişmesi için tezgahı bu şekilde çalışmaya zorlamasının meydana gelen hasarın gerçek nedeni olduğunu, ilgili makine ve çalışan tezgah hatasının amortismandan kaynaklı, yönetimsel ve kullanım nedeniyle ortaya çıkan hasarlar olduğunu; hasarın meydana gelmesinde davacı ve diğer işçilerin herhangi bir kusuru bulunmadığını savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fesih tarihi itibarıyla kullanmadığı ve ücreti ödenmeyen 18 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, dinlenen tanık beyanlarının ağırlıklı ortalamasına göre davacının dinî bayramlar dışındaki millî bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı ve ücretinin ödenmediğinin sabit olduğu, incelenen ücret bordrolarında davacıya ödenmeyen ücret alacağı tespit edilemediği, bu itibarla davacının ücret alacağına ilişkin talebinin reddi gerektiği, bilirkişi incelemesi ve toplanan deliller dikkate alındığında;

davacı işçinin kusurlu hareketi ile işvereni 30 günlük ücreti ile ödeyemeyecek ölçüde zarara uğratmış olduğunun sabit olduğu, davalı tarafından yapılan feshin haklı fesih kapsamında değerlendirildiği, işverenin haklı feshi söz konusu olduğundan davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporunda zarar tespiti ile davacı işçinin kusur oranına yönelik yapılan tespitler ile dosya muhteviyatında bulunan tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; kendi kusurlu hareketi sonucu işvereni 30 günlük ücreti ile ödemeyecek ölçüde zarara uğratan davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafça haklı nedenle feshedildiğinin sabit olduğu,

tüm dosya kapsamına göre davacının bakiye ücret alacağının bulunmadığı ancak denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit olunan ve Mahkemece hüküm altına alınan ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının ödendiğinin davalı işveren tarafça ispatlanamadığı ayrıca kullandırıldığı ya da karşılığının ödendiği ispatlanamayan yıllık izin süresi gözetilerek yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı-birleşen davada davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davacı müvekkilinin, arızanın meydana geldiği ... isimli tezgahta görevlendirilirken, söz konusu tezgahın çalışma sistemine ve iş güvenliğine ilişkin hiçbir eğitim ve bilgilendirme yapılmadığını, ayrıca çalışma yapılan tezgahta güvenlik unsurları dahi bulunmadığını, üstelik davacının daha öncesinde de bu makinede çalışma tecrübesinin bulunmadığının davalı yanca da bilindiğini ve bu sebeple sırf bezdiri amacıyla söz konusu tezgahta görevlendirildiğini,

2. Mevcut makinede meydana gelen hasarın nasıl gerçekleştiği belli olmadığı gibi kim tarafından gerçekleştirildiğinin de belli olmadığını, öyle ki arızanın meydana geldiği süreçte tezgahta çalışma yapan tek şahsın davacı olmadığını,

3. Mesleki yeterlilik belgesinin raporda da belirtildiği gibi zorunlu olup işverene yalnızca %60 kusur verilebilecek bir husus olmadığını, kusurun tamamının işverene ait iken son derece yanlış ve eksik tespitler ile işlem yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, işçinin meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağını,

4. İş sözleşmesinin bütün süresi içinde davacıya ödenmesi gereken ücretlerin eksik hesaplandığını ve haksız kesintiler yapıldığını, müvekkilinin ücret alacağı hususunda davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

5. Müvekkilinin yıllık ücretli izin alcağının tüm hizmet süresi üzerinden hesaplanması gerektiğini,

6. Müvekkilinin ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı hususunda eksik hüküm kurulmasının da hukuka aykırı olduğunu,

7. Feshin tamamıyla işverenin daha az ücretle yeni işçileri çalıştırmak ve kıdemli çalışanların işine son vermek amacı doğrultusunda gerçekleştirildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, feshe sebebiyet veren makine arızasındaki kusur oranı ve zarar miktarı ile buna bağlı olarak iş sözleşmesinin işverence haklı nedenle sonlandırılıp sonlandırılmadığı, yıllık ücretli izin, ücret ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

A. Birleşen Dava Yönünden

Davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Asıl Dava Yönünden

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9439, K. 2026/743, 3 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. A. Birleşen Dava Yönünden
  12. B. Asıl Dava Yönünden
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9439
Karar No
2026/743
Tarih
3 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9440 K.2026/735
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9442 K.2026/740
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/9444 K.2026/914
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/9444 K.2026/745
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/9445 K.2026/1554
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/9445 K.2026/1168

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.