KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/998 E., 2025/4061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1742 E., 2024/1674 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/510 E., 2024/155 K.
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.12.2017 tarihinden 14.04.2022 tarihine kadar davalının sahibi olduğu tavuk ticareti yapan işyerinde sigortalı olarak çalıştığını, çalıştığı dönem boyunca ücretinin düzenli ödenmediğini, 2022 Nisan ayında davacının davalıdan tüm alacaklarını talep etmesi üzerine işveren tarafından kendisine bir kısım belgeler imzalaması hâlinde ödemelerin yapılacağının söylenmesi üzerine belgeleri imzalamayı kabul ettiğini, müvekkilinin iradesinin davalı tarafça sakatlandığını, belgeler imzalandıktan sonra davacının alacaklarının eksik ödendiğini fark ettiğini,
arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olarak gerçekleşmediğini, son tutanak içeriğinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, tarafların ortak iradeleriyle arabuluculuk sürecinin başladığını, usulüne uygun yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde tarafların anlaşmaya vardığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iradesinin fesada uğratıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabuluculuk sürecinde davacının iradesinin fesada uğratıldığına dair delil sunulmadığı, duruşmada dinlenen davacı tanık beyanlarına göre davacının iddiasını ispat edemediği, davanın kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Davacı tanığı G.T'nin irade fesadına ilişkin beyanları değerlendirmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Anlaşma tutanağının içeriğinin gerçeği yansıtmadığını, 3. Davalının anlaşma tutanağında belirtilen tutarın ödendiğine ilişkin dekont sunmadığını, 4. Davacının üzerinden baskı kalktığı anda bu davayı açtığını, dolayısıyla eldeki davada hak düşürücü süre sorunu bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/998, K. 2025/4061, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama