İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2026/58 K.2026/494

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin…

Esas2026/58Karar2026/494Tarih21 Ocak 2026Okuma6 dk · 1.112 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2026/58 E., 2026/494 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2026
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2407 E., 2025/2330 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.112 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde puantör olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence 25.11.2013 tarihinde haksız nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu alacak kalemlerinin davacının çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

... 40. İş Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli kararı ile; Türk hukuku uygulanarak kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile yıllık ücretli izin alacakları hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli kararı ile; 05.02.2013- 25.11.2013 tarihleri arasındaki dönem yönünden fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmasının ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının temyiz isteminin miktardan reddine, davalı temyizi yönünden ise davacı işçinin davalının yurt dışı işyerlerinde 17.03.2008-25.11.2013 tarihleri arasında fasılalı olarak çalıştığı, 19.12.2009-03.02.2011 tarihleri arasındaki çalışma dönemi için tarafların iş sözleşmesi ile bir hukuk seçimi anlaşması yaptıkları, söz konusu çalışma dönemi hakkında Libya hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının 19.12.2009-03.02.2011 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden Libya hukukunun uygulanması gerektiği, 19.12.2009 tarihi öncesi ve 03.02.2011 sonrası çalışmalar bakımından ise Türk hukukunun uygulanması gerektiği, Libya hukukuna tâbi çalışma dönemine ilişkin alacakların Libya Medeni Kanunu'nun 698. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımına uğradığı, Türk hukuku uygulanan dönem yönünden kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarında ıslah dilekçesi ile artırılan kısımların davalı tarafın yasal süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'i nedeniyle zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının Türk hukuku uygulanan dönem bakımından zamanaşımına uğradığına dair yapılan tespitin açıkça hatalı olduğunu,

b. Davalı taraf cevap dilekçesinde dava konusu uyuşmazlığa 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini öne sürmüş olup bu hususa ilişkin usuli kazanılmış haklarının korunması gerektiğini,

c. Libya hukukunda kısmi dava ve belirsiz dava ayrımı ile ıslah diye bir kurum olup olmadığı araştırılmaksızın karar verildiğini,

d. Yargıtay tarafından içtihat değişikliğine gidilmesi olağan bir durum olmakla birlikte bu değişikliğin uygulanabilmesi için Yargıtay dergisinde veya başka yolla yayımından sonra açılacak davalara uygulanması gerektiğini,

e. Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle tamamen reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ile dava konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.

1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin bozma kararında belirtildiği üzere davacının 17.03.2008- 02.01.20 09... .07.2011-25.11.2013 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri Türk hukukuna, 19.12.2009-03.02.2011 tarihleri arasındaki çalışma dönemi ise Libya hukukuna tâbidir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılama sonunda davacının Libya hukukuna tâbi çalışma dönemine ilişkin alacak taleplerinin reddine karar verilmesi yerinde ise de Türk hukukuna tâbi çalışma dönemine ilişkin kıdem ve ihbar tazminatları bakımından yapılan değerlendirme hatalıdır.

Farklı ülke hukukuna tâbi talepler bakımından zamanaşımı def'inin değerlendirilmesine ilişkin ilke Dairemizin 28.02.2024 tarihli ve 2024/602 Esas, 2024/3802 Karar sayılı ilâmında;

"Belirtmek gerekir ki farklı ülke hukuklarına tâbi birden fazla çalışma dönemi bakımından iş sözleşmesine uygulanacak hukukun tespitinde, bu çalışma dönemleri arasındaki sürenin uzun veya kısa oluşunun herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Her bir çalışma dönemi için uygulanması gereken ülke hukuku, her hâlükârda ayrı ayrı değerlendirilerek talep edilen alacaklar tespit edilir.

Ancak tarafların farklı ülke hukukuna tâbi talepleri bakımından zamanaşımı süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı hususu, bu konuda ikili bir ayrım yapılmasını gerektirir:

Sözleşmenin sona ermesine bağlı olmayan alacaklar bakımından her ülke hukukunun öngördüğü zamanaşımı süresi, farklı çalışma dönemleri arasında geçen sürenin uzunluğu veya kısalığı dikkate alınmaksızın, o ülke hukukunun öngördüğü başlangıç tarihine göre belirlenir. Sözleşmenin sona ermesine bağlı alacaklar bakımından ise aynı sonuca varmak mümkün değildir.

Bu alacaklar bakımından, çalışma dönemleri arasında makul bir sürenin geçip geçmediği dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.

Buna göre bir ülkede çalışması sona erdikten sonra bir ay veya bir aydan daha kısa süre (makul süre) içinde başka bir ülkede çalışmaya başlamış işçinin sözleşmenin sona ermesine bağlı alacakları yönünden zamanaşımı süresinin başlangıcı, önceki çalışmaların tasfiye edilip edilmediğine bakılmaksızın, son dönem çalışmanın sona erdiği tarihe göre belirlenir.

Sözü edilen makul sürenin geçirilmiş olması durumunda ise zamanaşımı süresi, her bir çalışma döneminin bitim tarihinden itibaren başlatılmalıdır.

Şüphesiz işçinin aynı ülke hukukuna tâbi birden fazla çalışma döneminin, o ülke mevzuatında imkân tanındığı takdirde birleştirilmesi mümkündür." şeklinde açıklanmıştır. Yukarıda açıklanan ilke ve esaslar dikkate alındığında; davacı işçinin Türk hukukuna tâbi olan çalışma dönemlerinde sözleşmenin sona ermesine bağlı alacaklar yönünden zamanaşımı süresinin başlangıcının belirlenmesinde, Türk hukukuna tâbi çalışmanın sona erdiği tarih olan 25.11.2013 tarihinin esas alınması gerekmektedir.

Türk hukukuna tâbi çalışma dönemleri bakımından 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 25.10.2017 tarihinden önce, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi) uyarınca on yıllık zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımı süresinin başlangıcı kıdem ve ihbar tazminatı hakkının doğduğu tarih, yani işçi açısından iş sözleşmesinin sona erdiği tarihtir.

Buna göre kıdem ve ihbar tazminatı alacakları bakımından zamanaşımı süresi dava (29.12.2017) veya ıslah tarihi (12.06.2019) itibarıyla dolmamıştır. Bu sebeple Türk hukuka tâbi çalışma dönemlerindeki hizmet süresi ve 25.11.2013 tarihindeki ücret üzerinden davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/58, K. 2026/494, 21 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. VI. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VII. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/58
Karar No
2026/494
Tarih
21 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2026/61 K.2026/126
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2026/62 K.2026/277
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2026/65 K.2026/4
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2026/65 K.2026/320
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2026/66 K.2026/436
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2026/66 K.2026/45

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.