İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2003/308 K.2004/8

Ceza Genel Kurulu 2003/6-308 E., 2004/8 K.

Esas2003/308Karar2004/8Tarih20 Ocak 2004Okuma8 dk · 1.518 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2003/308
Karar No
2004/8
Karar tarihi
20 Ocak 2004
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.518 kelime·8 dk okuma·3 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2003/6-308 E., 2004/8 K.

TEMYİZ İSTEMİNDE SÜRE TAHDİDİ

TEMYİZ ŞARTLARI

647 S. CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN (MÜLGA) [ Madde 6 ]

647 S. CEZALARIN İNFAZI HAKKINDA KANUN (MÜLGA) [ Madde 4 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 491 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 522 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 523 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 59 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 315 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 317 ]

"İçtihat Metni"

Hırsızlık suçundan sanık E.... Ü.....'in TCY.nın 491/ilk, 522, 523/1, 59, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri uyarınca 85.419.360 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, bu ceza-sının ertelenmesine ilişkin Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesince 09.04.2002 gün ve 60-156 sayı ile verilen kararın üst C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, yine Şreflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesince 21.06.2002 tarihli ek karar ile; "Dosyanın Yargıtaya gönderilmek üzere hazırlıklarının yapıldığı esnada kararı temyiz eden üst Cumhuriyet Savcısının temyiz süresinin korunmasına ilişkin dilekçesinde hakim havalesi omaksızın doğrudan yazı işleri müdürü tarafından temyiz defterine kaydının yapıldığı görülmekle;

22.01.1962 tarih ve 2/1 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararı ve bu içtihatı birleştirme kararına uygun bir çok Yargıtay Daire kararında da açıkça belirtildiği üzere hakim havalesi olmadan yapılan temyiz istemlerinin reddi gerekeceği dikkate alınarak, bahse konu temyiz süresinin korunmasına ilişkin dilekçesinin hakim havalesi olmaksızın mahkememize üst C.Savcılığının temyiz süresi dolduktan geldiği anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde yapılmadığı" gerekçesiyle CYUY.nın 315. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine ka-rar verilmiştir.

Üst Aksaray C.Başsavcılığınca 21.08.2002 günlü yazı ekinde sunulan ve süre tutum dilekçesinin yasal sürede havale edilmiş örneğine göre temyiz incelemesi yapılması talebi ile gönderilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 09.10.2003 gün ve 17569-6633 sayı ile;

"Temyiz isteminin Hakim havalesi bulunmaması nedeniyle verilen 21.6.2002 gün 2002/6-156 sayılı red kararının 2.7.2002 günü tebliğ edilmesine rağmen bir haftalık yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan C.Savcısının bu konudaki isteğinin CMUK.nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak reddine" karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 12.12.2003 gün ve 147452 sayı ile;

"Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesince verilen 9.4.2002 günlü mahkûmiyet kararı 8.5.2002 günlü süre tutum dilekçesi ile ve hakim havalesi de olduğu halde Üst C.Savcılığı olan Aksaray C.Başsavcılığınca temyiz edilmiştir.

Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmeyip temyiz kartonunda bulunan süre tutum dilekçe suretinde bu durum açıkça görülmektedir.

Bizim incelememiz gereken nokta, CMUK.nun 315. maddesinde belirtilen temyiz talebinin ilk derece mahkemesince hangi hallerde reddedileceğine ilişkindir.

CMUK.nun 315/1. maddesi ilk derece mahkemesine üç halde ön incelemede bulunma yet-kisi veriyor. Bunlardan birincisi "temyiz isteğinin yasal süresinde" olup olma-dığı ve üçüncüsü, "temyiz edenin buna hakkı olup olmadığı"dır.

Dosyamızda ön inceleme sonucu verilen karar temyiz isteğinin yasal süresinde olup olma-dığı ile ilgilidir. İlk derece mahkemesine bu yetkinin verilmesi, temyiz mahkemesinin meşgul edilmesine engel olunması amacına yöneliktir. İlk derece mahkemesinin süresinde verilmiş bir temyiz dilekçesini, süresinde verilmediğinden bahisle, temyiz isteyenler için hak kaybına uğratacak biçimde reddetmesi mümkün değildir.

Diğer yandan, temyiz dilekçesi süresinde olup, ilk derece mahkemesine hitaplıdır. Yasal süresi içerisinde verilmiş bir dilekçenin, bu sürenin geçirildiğinden bahisle, başvuranın hakkını ortadan kaldırıp, sonra bu ön karara karşı 315/2. maddesinde öngörülen bir haftalık sürenin geçirildiği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi, prensipte üst yargı yoluna başvuranların haklarının kaybına ve hatalı ön kararın meşruluk kazanmasına sebebiyet verir.

Hukukun şekle feda edilmesinin önüne geçilmesi gerekir. Yasanın bir haftalık süre içerisinde ön karara karşı başvuru öngörmekte gerçekte 315/1. maddede öngörü-len nedenlerden birine aykırı olmadan verilen kararlar bakımından dikkate alınmalıdır. Ön incelemeyle verilen kararların hak kaybına uğratıcı dosyayı esastan çözücü kararlar olmayıp, açıklayıcı (dekoratif) karar olduklarının kabulü gerekir.

Süresinde verilen bir temyiz dilekçesinin, haklı olmayan bir nedenle reddedilmesi ve arkasından bu ret kararına karşı başvuru süresinin geçtiğinin kabulü, temyiz mahkemesinin, usulsüz 315/1. maddesinde yer alan ön inceleme üzerine ret kararı verilebilecek hususları inceleyememesi gibi bir sonuç doğurur.

Yani burada ilk derece mahkemesinin dayandığı temyiz isteminin süresinde olmadığı şek-lindeki gerekçesi yerinde değil, zira temyiz dilekçesi süresinde verilip, hakim havalesi ile 8.5.2002 günü kayda geçmiştir. Bunun süresinde olmadığından dolayı reddedilmesinin incelenmesi yerine, bu ret kararının incelenmesi için öngörülen bir haftalık sürenin geçtiğinden bahisle istemin temyiz dışı bırakılması yerinde değildir. Yasa (315/2) temyiz edene "Yargıtaydan bu hususta bir karar verilmesi talep edebilir" demekle, Yargıtayın ilk derece mahkemesinin ön kararının içeriğinin incelenmesi gerektiği öngörülmektedir.

Olayımızda, eğer ilk derece mahkemesi, süresinde olan temyiz başvurusunu süresinden sonra diye reddetmemiş olsaydı, hepimizce de anlaşıldığı üzere Yargıtay dosyayı temyizen inceleyecekti. İlk derece mahkemesi ön kararı ile temyiz mahkemesinin yetkisini ortadan kaldırır hale getirmiştir.

Her ne kadar 315. madde bu yetkiyi ilk derece mahkemesine ver-miş ise de bu maddede yer alan hususlara aykırı olmayan başvuruları hukuka aykırı olarak reddedip, yeni ve kısa sürede kullanımını sağlayıcı bir yetkiyi ilk derece mahkemesine vermiş değildir. Zaten bu nedenledir ki yasa, 317. maddesinde de 315/1. maddede belirtilen nedenlerden biri bakımından Yargıtaya temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi vermiştir.

Temyiz süresinin geçirilip geçirilmediğinin tartışmalı olduğu hallerde ilk derece mahkemesinin istemi, asıl yetkili olan Yargıtaya bırakmak yerine, hem de hukuka aykırı takdirle hak kaybına sebebiyet vermesi kabul edilemez.

Yasanın 315/1'e göre verilen karara karşı 315/2. madde gereğince Yargıtaya başvurma yetkisi vermesi, yani ön karara kesinlik tanımayıp bir yargı yolu tanıması, temyiz mahke-mesinin ön kararın hukuka uygun olup olmadığını takdir etme yetkisinin olması demektir. İlk derece mahkemesinin temyiz istemini reddetmesi koşulları olmadığı halde, ön inceleme kararı vermesi mümkün olmadığı gibi, verdiği böyle bir kararın da hüküm ifade etmediği düşünülemez. Dolayısıyla böyle bir ön kararın tarafları ve Yargıtayı bağlaması mümkün değildir.

Nihayet eldeki dosya ile ilgili olarak, temyiz isteminin reddi yönünde çıkacak karardan sonra, başvurulabilecek bir başka etkili yargı yolu bulunmamaktadır. Zira yazılı emir yolu-nun sanığın aleyhine sonuç doğurmaması göz önünde bulundurulursa, süresinde yapılan temyiz başvurusunun yasaya aykırı olarak reddedilmesi ve bunun Yargıtayda yeniden ince-lenmesinin de kabul edilmemesi, hukukun öngördüğü yargı yolu esasının bertaraf edilmesi demektir.

Oysa hukuk, hukuka uygun olmayan, adil olmayan karar ve başvuru yollarını içinde taşımaz. Yargı yolunun benimsenmesi, hukuka aykırılıkların giderilmesi amacına yöneliktir. Dosyamızda süresinde yapılan temyiz başvurusunun reddi suretiyle bir başvuru yolu engellenmiş olmaktadır." görüşüyle itiraz yoluna başvurarak Özel Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık; üst C.Savcısının süresinde temyiz isteğinde bulunup bulunmadığının, buna bağlı olarak da temyiz incelemesi yapılmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.

İncelenen dosya içeriğine göre;

Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2002 gün ve 60-156 sayılı, sanık E.... Ü.....'in hırsızlık suçundan cezalandırılmasına ilişkin kararına karşı, üst Aksaray C.Başsavcılığınca 08.05.2002 günlü dilekçe ile temyiz süresinin saklı tutulması talebinde bulunulmuş, dilekçe aynı gün Yazı İşleri Müdürü tarafından kaleme havale edilmiştir.

Yerel Mahkemece 21.06.2002 günlü karar ile dilekçede hakim havalesi bulunmadığı ve temyiz isteminin süresinde yapılmadığından bahisle CYUY.nın 315/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiş ve bu karar 02.07.2002 tarihinde ilgili C.Savcısına PTT kanalıyla tebliğ edilmiştir.

Üst Aksaray C.Savcısı, 21.08.2002 havale tarihli dilekçe ile; "Mahkemenizin 2002/60 esas, 2002/156 karar sayılı ilamı tarafımdan temyiz edilmesine rağmen 21.06.2002 tarih ve 2002/60 esas sayılı kararıyla hakim havalesi olmadığından bahisle reddine karar verilmiş-tir. 09.04.2002 tarihinde verilen mezkur kararın 08.05.2002 tarihinde Asliye Ceza Hakimi tarafından havale edilen süre tutum dilekçesinin aslı ekte gönderilmiştir. Dosyanın temyiz incelemesi için Yüce Yargıtaya gönderilmesi kamu adına talep olunur." şeklinde talepte bulunmuştur. Dilekçe ekinde, 08.05.2002 tarihli temyiz süre tutum dilekçesinin suretinin bulunduğu, aynı tarihte Hakim tarafından dilekçenin havale edildiği anlaşılmaktadır.

Bütün bu bilgi ve belgeler bir arada ele alınıp değerlendirildiğinde;

CYUY.nın 310. maddesinin 1. fıkrasında "Temyiz talebi hükmün tefhiminden bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine yapılacak beyan-la olur..." hükmü yer almaktadır. Yargıtayda temyiz incelemesi yapılabilmesi için, bu maddede öngörülen sürede usulünce açılmış bir temyiz davasının var olması gerekir.

Yerel Mahkemenin temyizin reddine ilişkin verdiği kararının ilgili C.Savcısına PTT kanalıyla tebliğ edilmesi karşısında, yasal süre geçtikten sonra dilekçe ile yapılan başvuru ne-deniyle temyiz incelemesi yapılması olanaksızdır. Özel Dairece, CYUY.nın 317. maddesi uyarınca temyiz inceleme isteminin reddine karar verilmesi isabetlidir.

Bu itibarla Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul Başkanı ve bir kısım Kurul Üyeleri; "Üst Aksaray C.Başsavcısının 21.08.2002 havale tarihli dilekçesi, temyiz isteğinin reddine ilişkin Yerel Mahkeme kararına yönelik bir temyiz dilekçesi niteliğinde değildir. Yalnızca, süresinde hakime havale ettirildiği ileri sürülen ve Yerel Mahkemenin mahkumiyet hükmüne yönelik olan, temyiz süresinin saklı tutulmasına ilişkin 08.05.2002 tarihli dilekçe aslının sunulması ve bu dilekçe uyarınca dosyanın Yargıtaya gönderilmesi talebini içeren bir üst yazı niteli-ğindedir. Bu nedenle anılan dilekçeye bağlı olarak bir inceleme yapılması ve ortada bu-lunmayan bir temyiz isteğinin reddine karar verilmesi de olanaksızdır.

Öte yandan Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararının, süresinde her-hangi bir yasa yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleşmiş olması karşısında, bu karar yöntemince, CYUY.nın 343. maddesi uyarınca yazılı emirle bozma talebinde bulunularak ortadan kaldırılmadıkça, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazında ileri sürüldüğü gibi, üst C.Savcısının 08.05.2002 tarihli ilk temyiz başvurusuna dayalı olarak inceleme yapılması da olanaksızdır.

Bu itibarla Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve dosyanın incelenmeksizin yerine iadesine karar verilmelidir." gö-rüşüyle;

Bir kısım Kurul Üyeleri ise, "Haklı nedenlere dayanan Yargıtay C.Başsavcılığının itirazı-nın kabulüne, Özel Dairenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve Üst Aksaray C.Başsavcılığının 08.05.2002 tarihinde süresinde verilmiş temyiz dilekçesine dayalı olarak temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesine ka-rar verilmelidir." görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığının itirazının REDDİNE, dosya-nın yerine gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 30.12.2003 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından, 20.01.2004 günü yapılan ikinci müzakerede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2003/308, K. 2004/8, 20 Ocak 2004 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz İsteminde Süre Tahdidi
  4. Temyiz Şartları
  5. Ceza Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2003/308
Karar No
2004/8
Tarih
20 Ocak 2004

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2003/313 K.2004/6
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2003/314 K.2004/13
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2003/315 K.2004/9
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2003/316 K.2004/12
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2003/318 K.2004/19
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2003/735 K.2004/7

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.