İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2006/137 K.2006/142

Ceza Genel Kurulu 2006/7-137 E., 2006/142 K.

Esas2006/137Karar2006/142Tarih16 Mayıs 2006Okuma6 dk · 1.205 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2006/137
Karar No
2006/142
Karar tarihi
16 Mayıs 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.205 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2006/7-137 E., 2006/142 K.

ELEKTRİK HIRSIZLIĞI

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 491 ]

"İçtihat Metni"

Sanık F…

…. E…

……'nin, elektrik hırsızlığı suçundan beraatına ilişkin Siverek Sulh Ceza Mahkemesince 29.11.2002 gün ve 414-663 sayı ile verilen kararın, katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 30.03.2006 gün ve 22810-2947 sayı ve oyçokluğu ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Daire Üyelerinden O. Koçak ile M. Mutlu ise, "27.06.2000 tarihinde abonesiz olarak elektrik kullandığı tespit edilen sanığın 17.05.2002 tarihine kadar abone olmadığı gibi hiçbir ödeme yapmaksızın eylemine devam etmek suretiyle karşılıksız yararlanma kastını ve dolayısıyla suç işleme iradesini açıkça ortaya koyduğu, piyasadan temin edilen sayaçtan geçirmenin, her türlü müdahaleye ve sayaç değiştirmeye müsait bulunduğu, denetim imkanının olmadığı,

elektriğin kullanma biçimi ve süresine göre kişilerin ödeme imkanlarının çok üzerinde tüketimde bulundukları, ödenmeyen bu bedellerin diğer abonelerin faturaları üzerine ilavesiyle, bu tür kullanmaların teşvik, faillerinin adeta korunduğu cihetle sanığın mahkûmiyeti yerine beraatına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz" görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 25.04.2006 gün ve 42465 sayı ile;

"Her ne kadar Yüksek Ceza Genel Kurulunca 03.06.1997 tarih ve 11-129/140 sayılı oy çokluğu ile verilen kararda; idarenin tespitine engel olmayacak şekilde sayaçtan geçirilerek elektrik kullanmanın hukuki nitelikte olduğu, suçun manevi unsurunun oluşmadığı belirtilmiş ise de; bu değerlendirme genel anlamda yorumlanmamalı, olayın özelliği de dikkate alınmalıdır.

Abonelik başvurusunda bulunulduğu halde işlemlerin kısa sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle sayaçtan geçirilmek ve tüketilen miktar da doğru kaydedilmek koşuluyla elektrik tüketilmesinde suçun manevi unsurunun oluşmadığı kabul edilebilirse de, bir engel bulunmamasına rağmen uzunca bir süre abonelik işlemi yaptırılmayarak idarenin denetim olanağının engellenmesi halinde suç kastının bulunmadığı söylenemez.

Kaldı ki;

Sanığın, birkaç yıldan bu yana kaçak elektrik tüketmesine rağmen, tespit tarihinden kısa bir süre önce sayaç taktırması mümkün olduğu gibi, sayacı değiştirmesi de olanaklıdır.

Sanığın suç işlemek kastı ile hareket edip etmediğinin belirlenebilmesi için, hangi tarihten itibaren tespite konu evde ikamet ettiğinin, evdeki kurulu güç ile abone olmadan takılan sayacın gösterdiği tüketim miktarı arasında orantısızlık bulunup bulunmadığının saptanması gerekir.

Yüksek 7. Ceza Dairesi ekte örneğini sunduğumuz 29.12.2005 gün ve 2004/14192 esas, 2005/22178 karar sayılı ilamı ile de benzer görüşlerle Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermiştir" görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın elektrik hırsızlığı suçundan beraatına karar verilen olayda Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanığın hangi tarihten itibaren tespit yapılan evde oturduğunun ve evdeki kurulu güç ile abonesiz sayacın gösterdiği tüketim miktarı arasında orantısızlık bulunup bulunmadığının saptanması suretiyle soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Sanık hakkında uygulanması istenen 765 sayılı TCY.nın 491. maddesinin 1. fıkrasında "Her kim, diğerinin taşınabilir malını rızası olmaksızın faydalanmak için bulunduğu yerden alırsa ..... hapsolunur" hükmü getirilmiştir. Bu hüküm aynı zamanda "hırsızlık" suçunun tanımını içermekte ve bu tanım içerisinde suçun unsurları da yer almaktadır. Buna göre;

Hırsızlık suçunun maddi konusu fail tarafından suçun üzerinde işlenebileceği "taşınabilir mal" dır. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre, ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji de taşınabilir mal sayılmaktadır. Suça konu taşınabilir eşyanın ekonomik bir değeri bulunmalıdır. Ekonomik değeri bulunan bu taşınabilir mal bir başkasına ait olmalı ve failin alması hususunda sahibinin rızası olmamalıdır.

Suçun maddi unsuru, malın bulunduğu yerden alınmasıdır. Manevi unsur ise, genel kast yanında "yararlanmak amacı" olarak belirlenen özel kasttır. Fail, bir başkasının taşınır malını rızası dışında bilerek sahiplenmek veya yararlanmak amacı ile almalıdır. Yararlanmak maddi veya manevi şekilde olabilir.

İncelenen dosya içeriğine göre;

TEDAŞ Şanlıurfa Elektrik Dağıtım Müessesesi görevlilerince 27.06.2000 gün ve 116755 sayı ile düzenlenen kaçak ceryan kullanma tespit tutanağında; S…

…. köyü, E…

….. mezrasında yapılan kontrolde, F…

…. E…

……'nin meskeninde, 2000 watt gücünde elektrik cihazlarının abonesiz kaçak olarak kullanıldığının tespit edildiği, MKE tipi, 06683889 numaralı sayacın bağlı olup endeksinin 8973 olduğu, elektriğin kesildiği ve 3 gün içinde kaçak ceryan servisine başvurması gerektiğinin bildirildiği belirtilmiştir. Tutanak sanık tarafından imzalanmamıştır.

Sanık F…

…. E…

……, TEDAŞ görevlilerinin kontrole geldiği tarihte evinin elektrik abonesinin olmadığını, sayacının takılı ve çalışır halde olduğunu, kaçak elektrik kullanmadığını beyan etmiştir.

Tutanak tanığı M…

….. E…

….., tutanağın doğru olduğunu, sanığın, sayacı takılı olmasına rağmen abone olmayarak kaçak elektrik kullandığını, sayaca müdahale tespit edilmediğini, sağlam ve çalışır vaziyette olduğunu söylemiştir.

Tutanak tanığı K…

…. Y…

….. ise, tutanağın doğru ve altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, sanığın sayacı olmasına rağmen abone olmayarak kaçak elektrik kullandığını, sayaca müdahale olmadığını, sağlam ve çalışır vaziyette olduğunu beyan etmiştir.

Yerel Mahkemece sorulması üzerine, TEDAŞ Şanlıurfa Elektrik Dağıtım Müessesesi Siverek İşletme Mühendisliğince 17.05.2002 günlü yazı ile; sanık F…

…. E…

……'nin halen abone olmadığı, tutanakla ilgili para cezasını ödemediğinin bilgisayar kayıtlarından anlaşıldığı bildirilmiştir.

Yerel Mahkemece olay mahallinde keşif yapılmasına karar verilmesine rağmen, çeşitli nedenlerle keşfe gidilemediğine dair bir çok tutanak düzenlenmiş ve 29.11.2002 günlü son oturumda, keşif yapılmasının dosyaya bir yenilik getirmeyeceğinden bahisle keşif ara kararından vazgeçilmesine ilişkin ara kararı verilmiştir.

Bütün bu bilgi ve belgeler bir arada ele alınıp değerlendirildiğinde;

Sanığın, abone olmadan kendi olanakları ile edindiği sayaçtan geçirmek suretiyle elektrik kullandığı sabit olup, bu konuda bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Hakkında kaçak elektrik kullanmak nedeniyle 27.06.2000 tarihinde tutanak düzenlenen sanığın, bu tutanak nedeniyle elektrik hırsızlığı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmasına karşın, olaydan yaklaşık iki yıl sonrasında 17.05.2002 tarihi itibariyle abonelik işlemlerini yaptırmadığı gibi, yakınan kuruma herhangi bir ödemede bulunmadığı da açıktır.

Yerel Mahkemece kovuşturma aşamasında yalnızca sanığın savunmasının alınması ve tutanak tanıklarının dinlenmesiyle yetinilmiş, olay mahallinde keşif yapılması için ara kararı verilmesine rağmen, birçok kere çeşitli nedenlerle tutanak düzenlenmek suretiyle keşif yapılmamış ve nihayet keşif ara kararından vazgeçilerek hüküm kurulmuştur.

Ceza yargılaması hukukunda vicdani kanıt sistemi benimsenmiştir. Bu sistemle ifade edilmek istenen hem kanıt serbestliği hem de kanıtların değerlendirilmesi serbestliğidir. Ceza yargılamasında somut gerçek arandığından, yargıcı bu gerçeğe götürebilecek her şey kanıt olabilir. Ancak, hükme dayanak alınan kanıtların gerçekçi, akılcı, olayı temsil edici, kanıtlayıcı ve hukuka uygun bulunmaları gerekir. Bu belirlemeler ceza yargılamasında şekli duruma değil, somut gerçeğe itibar edileceğini ortaya koymaktadır. Aksinin kabulü hak ve adalet duygularını yaralayacaktır.

O halde, hakkında elektrik hırsızlığı suçundan dava açılan sanığın, bu davanın varlığına karşılık abonelik işlemlerini yaptırmaması nazara alındığında, faydalanma kastının bulunup bulunmadığının belirlenmesi yönünden, sayacın hangi tarihte takıldığı sanıktan ve gerekirse tanıklardan sorularak saptanmalı, suç tutanağının düzenlendiği meskende keşif yapılarak, bilirkişi marifetiyle kurulu elektrik gücü ile sayaçtaki tüketim miktarının, sayacın takıldığı tarihe göre karşılaştırılması yapılmalı, sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre sanığın hukuki durumu tayin edilmelidir.

Bu itibarla haklı nedenlere dayanan Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve noksan soruşturma ile verilen Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul Üyeleri ise, "Sanığın sayaçtan geçirmek suretiyle abone olmaksızın elektrik kullanmasından ibaret eyleminde, sayaçtaki tüketim miktarına göre borcunu ödemesi mümkün olduğundan, karşılıksız yararlanma amacı bulunmamaktadır. Olay özel hukuk ihtilafından ibarettir. Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.1997 gün ve 129-140 sayılı kararında ve Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında aynı görüş benimsenmiştir. Bu nedenle Yerel Mahkemece sanık hakkında verilen beraat kararının, Özel Dairece onanması isabetli bulunduğundan, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir." görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle,

1-Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2-Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30.03.2006 gün ve 22810-2947 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

3- Noksan soruşturma ile kurulan Siverek Sulh Ceza Mahkemesinin 29.11.2002 gün ve 414-663 sayılı hükmünün BOZULMASINA,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 09.05.2006 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından, 16.05.2006 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2006/137, K. 2006/142, 16 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Elektrik Hırsızlığı
  4. …. E…
  5. Türk Milleti Adına
  6. Ceza Genel Kurulu Kararı
  7. …. E…
  8. …. E…
  9. ….. E…
  10. …. Y…
  11. …. E…
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2006/137
Karar No
2006/142
Tarih
16 Mayıs 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2006/138 K.2006/137
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/139 K.2006/6593
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2006/139 K.2006/136
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2006/140 K.2006/134
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2006/141 K.2006/140
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2006/143 K.2006/2631

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.