İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/229 K.2008/64

Ceza Genel Kurulu 2007/4.MD-229 E., 2008/64 K.

Esas2007/229Karar2008/64Tarih1 Nisan 2008Okuma7 dk · 1.396 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2007/229
Karar No
2008/64
Karar tarihi
1 Nisan 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.396 kelime·7 dk okuma·17 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2007/4.MD-229 E., 2008/64 K.

GÖREVDE YETKİYİ KÖTÜYE KULLANMA

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 257 ]

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 7 ]

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 223 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 230 ]

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 81 ]

"İçtihat Metni"

Sanığın 765 sayılı TCY.nın 230/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa'nın 257/1. maddesindeki ögelerin olayda gerçekleşmediğinden bahisle Yargıtay 4. Ceza Dairesince 31.05.2007 gün ve 4-29 sayı ile verilen beraat kararı, C.Savcısı tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay C.Başsavcılığının "bozma" istekli 01.10.2007 gün ve 1598 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanık H.... A....'un, Fatsa Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığı sırada O....

D....'ın ölümüne ilişkin soruşturmada olay yeri incelemesini bizzat kendisinin yapmadığı, ölenin kafasında muhtemelen ateşli silah mermisi giriş-çıkış deliklerinin olduğu hususunun jandarma görevlilerince kendisine bildirilmesine, 05.01.2004 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına da bu ibareleri kullanarak başlamasına rağmen, ölünün hali müsait olduğu halde, baş, göğüs ve karın bölgesini açmak suretiyle otopsiyi gerçekleştirmediği, bu sebeple ateşli silah yarasının varlığı belirlenmeden otopsiye son verildiği,

26.04.2004 tarihli fethikabir suretiyle otopsi sonrası düzenlenen 05.11.2004 tarih ve 3425 sayılı Adli Tıp Kurumu raporu ile kafadaki ateşli silah mermi çekirdeği yarası sonucu ölüm meydana geldiğinin tespiti üzerine 09.05.2004 tarihinde ek iddianamenin düzenlendiği, bu suretle görevini savsadığı iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde;

Ünye Ağır Ceza Mahkemesince 2004/38 esas sayılı dosyanın yapılan yargılamasında 14.04.2005 günlü oturumda, ara kararı ile 05.01.2004 günlü ölü muayenesi ve otopsi tutanağının içeriğinde belirtilmesine rağmen olayın vehamet ve niteliğine uygun olarak ve CYUY.nın 79 ve 81. maddelerindeki buyurucu hükme rağmen maktulün, kafa, göğüs ve karın boşluğu açılarak klasik otopsi yapılmaması nedeniyle olayın detaylarının aydınlatılmasına neden olabilecek kanıtların karartılmasına sebebiyet verecek şekilde görevi ihmal suçu işlendiğinden bahisle suç duyurulmasında bulunulmuş, durumun Adalet Bakanlığına bildirilmesi üzerine Adalet Bakanı'nca sanık hakkında soruşturma izni verilmiştir.

Soruşturma aşamasında Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/38 esas sayılı dava dosyasının onaylı örneği getirtilerek dosya içersine konmuş olup incelenmesinde;

O.... D....'ın öldürülmesi olayı ile ilgili olarak Fatsa C.Başsavcılığınca 05.01.2004 tarihinde ceset üzerinde adli muayene ve otopsi işlemi yapıldığı, ancak otopsiye katılan uzman bilirkişi cesette mermi giriş-çıkış deliği saptanmadığını beyan ettiğinden klasik otopsi işlemi yapılmadan otopsiye son verildiği;

Dinlenen tanık ve şüphelilerin anlatımları sonucunda şüphelilerden M…

…. ve M…

…. Yüksel'in kız kardeşleri olan ve eşi şehit düştüğü için 4 çocuğu ile birlikte Fatsa'da ikamet eden Hamide ile minibüsçülük yapan maktul arasında hissi ilişki olduğu yolunda köyde çıkan dedikodular nedeniyle şüpheli M…

….'nın olay gecesi otomobili ile Fatsa'ya gitmekte iken karşı yönden gelen maktul ile karşılaştıkları ve konuşmanın tartışmaya dönüşmesi neticesinde silahın kabzası ile kafasına çok sayıda darbe vurarak öldürüp kaza süsü vermek amacıyla cesedi araba içinde uçuruma yuvarladığı yolundaki ifadesine ve evinde yapılan aramada ele geçen kanlı kazağın Mehmet Yüksel'e ait olduğunun belirlenmesi nedeniyle sanık M…

…..'nın 06.01.2004 tarihinde, sanık Mehmet'in ise 20.01.2004 tarihinde bu suçtan tutuklandıkları;

Sanık C.savcısı tarafından düzenlenen fezleke doğrultusunda, Ünye C.Başsavcılığının 11.02.2004 gün ve 2004/189 Hz. 2004/22 sayılı İddianamesi ile Ünye Ağır Ceza Mahkemesine sanıklar M…

…… Y…

….. ve M…

….. Y…

…. hakkında 05.01.2004 tarihinde maktul O.... D....'ı taammüden öldürme suçundan 765 sayılı TCY. 450/4, 31, 33, 40. maddeleri ile cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı;

Yargılama aşamasında 26.04.2004 tarihinde yapılan feth-i kabir sonucu cesetten alınan organlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde Adli Tıp Kurumunun 1. İhtisas Kurulu'nun 05.11.2004 tarihli raporunda, sağ temporalde 1cm çapında yuvarlak şekilli muhtemel mermi giriş deliği ve sol paryetal arkada laminaları dışa doğru kalkmış muhtemel mermi çekirdeği çıkış deliği görüldüğünden, kafatasında sağ temporalden girip, sol paryetalden çıkan bir adet ateşli silah mermi çekirdeği yarası bulunduğu, kemik kırıklarının dağılımı dikkate alındığında maktulün ateşli silah yaralanmasına bağlı kafa kemiği kırığı ve kafa içi travmatik değişimden öldüğünün belirlendiği ve bunun üzerine Yerel Mahkemece talep edilmesi nedeniyle;

Soruşturma sonunda sanıkların 04.01.2004 günü maktulü öldürme amacıyla M…

…..Y…

….l'in evinde toplandıkları, toplantıda şüphelilerden M…

……'nın oğlu Ö…

…. Y…

….. ile dayısı K…

… T…

….'in de bulunduğunun belirlenmesi üzerine, Ünye C.Başsavcılığınca 2004/189 Hz. 2004/94 sayılı Ek-iddianame düzenlenerek bu kez sanıklar M…

….. Y…

….., K…

… T…

….. ve Ö…

… Y…

…. haklarında taammüden adam öldürme suçuna iştirak ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından Ünye Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı;

Yapılan yargılama sonunda; Ünye Ağır Ceza Mahkemesince 04.10.2005 tarihinde 2004/38 esas sayılı dosyada Sanık M…

…… Y…

….'in, O.... D....'ı kasten öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCY.nın 81, 29, 62 ve 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddeleri ile neticeten 14 yıl 2 ay hapis; ayrıca 10 ay hapis 336.YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, diğer sanıklar M…

….. Y…

…., K…

… T…

….. ve Ö…

…. Y…

…..'in beraatlarına karar verildiği, kararın sanık ve katılan tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 1.Ceza Dairesince 2006/1412 esas, 2007/653 sayılı kararı ile hükmün davaya müdahaledeki eksiklik nedeniyle usul yönünden bozulduğu bu nedenle henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.

Sanık H.... A.... aşamalardaki savunmalarında, olay bildirildiğinde kolluk görevlilerine gerekli talimatları verdiğini, olay yerine gitme olanağının bulunmadığını, cesedin hastaneye getirilmesi üzerine, iki doktor eşliğinde cesedin adli muayenesini yaptıklarını, doktorların uzmanlıklarına güvendiği için onların görüşü doğrultusunda klasik otopsi yapılmasına gerek duymadığını, içinde bulunduğu koşullar çerçevesinde görevini gereği gibi yerine getirdiğini savunmuştur.

Tanık olarak dinlenen doktorlar İ...... D.... ve M...... S.... de ölü muayenesi sırasında mermi giriş ve çıkış deliği saptamadıklarını, cesedin filmlerini çektirerek, vücutta şüphelendikleri bir yeri açtıklarında bunun önceki bir yaralanmaya bağlı kireçlenme olduğunu belirlediklerini, ölüm nedenini saptadıkları için klasik otopsi yapılamasına gerek görmediklerini belirtmişlerdir.

Bu bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde;

Sanığın, adli ölüm olayında baş, göğüs ve karnın açılması suretiyle otopsi işlemi yapmadığı, bu suretle olay tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY.nın 81. maddesine aykırı davrandığı açıktır.

Ancak, yasaya aykırı bu davranışın, cezai sorumluluğu gerektirip gerektirmediği öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa hükümleri, bu yasaya göre suçun sabit olduğunun saptanması halinde ise, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve Anayasanın 38. maddesinin yansımasını oluşturan, 5237 sayılı Yasanın 7/1. maddesindeki "İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanmaz." Yine aynı maddenin 2. fıkrasındaki, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise,

failin lehinde olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükümleri ve Anayasanın 90. maddesi uyarınca bir iç hukuk normu haline gelen, AİHS.nin 7. maddeleri ışığında değerlendirilmesinde yasal zorunluluk bulunmaktadır.

Somut olayda sanık C.savcısının etkin olmayan (pasif) davranışları ile 1412 sayılı Yasanın 81. maddesini ihlal ettiği saptandığından, eylemi 765 sayılı TCY.nın 230. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir.

Sanığın yukarıda anılan normlar ışığında 5237 sayılı Yasa hükümleri karşısında hukuki durumunun değerlendirilmesine gelince, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde, "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." hükmü yer aldığından öncelikle 765 sayılı Yasaya göre sabit kabul edilen eylemin, 5237 sayılı Yasaya göre suç oluşturup, oluşturmadığının belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

5237 sayılı TCY'nın, "İkinci Kitap", "Dördüncü Kısım", "Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar" başlıklı "Birinci Bölüm"ünde 257. maddesinde düzenlenen "Görevi kötüye kullanma" suçu; 765 sayılı Yasanın 240. maddesinde yer alan "görevde yetkiyi kötüye kullanma", 230. maddesindeki "görevi ihmal", 228. maddesinde düzenlen "görevde keyfi davranış" ve 212/1. maddesindeki basit rüşvet alma suçlarının karşılığını oluşturmaktadır.

5237 sayılı Yasanın 257. maddesinin 1. fıkrasında görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu; kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ve bu aykırı davranış nedeniyle, kişilerin mağduriyeti, kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız kazanç sağlanması ile oluşur.

Somut olayda; sanık tarafından yapılan soruşturma işleminde, trafik kazası olarak bildirilen olayın, cinayet olduğunun saptanması, sanıkları belirlenerek haklarında kamu davasının açılmış bulunması ve yapılan yargılama sonucunda bu sanıklardan birisinin cezalandırılmasına karar verildiği nazara alındığında, kişilerin mağduriyeti, kişilere haksız kazanç sağlama veya kamunun zarara uğramasından söz edilmesine olanak bulunmamaktadır.

Sanığa isnat edilen eylemde, 5237 sayılı Yasanın 257. maddesinde yer alan, "kişilerin mağduriyeti, kamunun zararına neden olunması veya kişilere haksız kazanç sağlama" ögelerinden hiç biri gerçekleşmediğinden, Özel Dairece, bu hususlar tartışılmak suretiyle verilen beraat kararı isabetlidir.

Bu itibarla, C.Savcısının tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan ve 5271 sayılı CYY.nın 223/2-a maddesi kapsamında tesis olunan Özel Daire beraat hükmünün onanmasına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul Üyesi K.T…

….. ise, "Somut olayda sanık, klasik otopsi işlemi yapmamakla görevinin ereklerini yerine getirmemiştir. Bu eksik işlem nedeniyle kişilerin yargıya güvenini sarsacak şekilde davrandığından, yüklenen suçun unsurları oluşmuştur" görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 31.05.2007 gün ve 4-29 sayılı hükmünün ONANMASINA,

2- Dosyanın Yargıtay 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 01.04.2008 günü tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2007/229, K. 2008/64, 1 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Görevde Yetkiyi Kötüye Kullanma
  4. Türk Milleti Adına
  5. Ceza Genel Kurulu Kararı
  6. …… Y…
  7. ….. Y…
  8. …..y…
  9. …. Y…
  10. … T…
  11. ….. Y…
  12. ….., K…
  13. … T…
  14. … Y…
  15. …… Y…
  16. ….. Y…
  17. …., K…
  18. … T…
  19. …. Y…
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2007/229
Karar No
2008/64
Tarih
1 Nisan 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/232 K.2008/2709
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/239 K.2008/86
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/246 K.2008/2057
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/249 K.2008/2139
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/256 K.2008/2147
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/283 K.2008/87

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.