İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/76 K.2008/97

Ceza Genel Kurulu 2007/4.MD-76 E. , 2008/97 K.

Esas2007/76Karar2008/97Tarih6 Mayıs 2008Okuma6 dk · 1.246 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2007/76
Karar No
2008/97
Karar tarihi
6 Mayıs 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.246 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2007/4.MD-76 E. , 2008/97 K.

"İçtihat Metni" Tebliğname : 248547 Yargıtay Dairesi : Ceza Genel Kurulu Mahkemesi : YARGITAY 4. Ceza Dairesi Günü : 08.02.2007 Sayısı : 27-9

Sanık M.. K..’ın görevde yetkiyi kötüye kullanmak suçundan, 765 sayılı TCY.nın 240/1, 80 ve 59/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 5 ay 5 gün hapis, 2.916 YTL. adli para ve 1 yıl 11 ay 10 gün süreyle memuriyetten yoksun kılınma cezalarıyla cezalandırılmasına iliş¬kin Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen 08.02.2007 gün ve 27-9 sayılı hüküm, sanık mü¬dafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay C.Başsavcılığının “onama” istekli 19.03.2007 gün ve 248547 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilen dosya, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlen¬dirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanık M.. K..’ın suç tarihinde görev yaptığı Mersin 1. Sulh Hukuk Mah¬kemesinin 2005/683 esas sayılı dosyasında;

Davacı Kayseri Şeker Fabrikasının stoklarında bulunan ve ihraç edilmesi gereken (C) kotasındaki 54.000 ton şekerin (A) kotasına çevrilerek yurt içinde satışa sunulmasına ilişkin Şeker Kuruluna yapılan başvuruların sonuçsuz kalması, Ankara 10. İdare Mahke¬mesinde açtıkları davanın da reddedilerek,

temyiz üzerine Danıştay 13. Dairesinin 2005/5015 esas sayılı dosyası ile derdest bulunduğu sırada, şirket yetkililerinin 04.04.2005 tarihinde Şeker Kurulu üyeleri hakkında toplam 3.000 YTL tazminat davası açtıkları, ancak tazminat davasıyla bağlantısı bulunmamasına rağmen (C) kotası şekeri (A) kotasına çevrilmesi hususunda ihtiyati tedbir talep etmeleri üzerine,

sanığın aynı gün, talebe konu şekerin yurt içi satış bedelinin 84.780.000.000.000. lira gibi yüksek miktarda olduğunu dikkate almadan, yetkili ve görevli olmadığı ve müstaceliyet bulunmadığı halde, özellikle aleyhine tedbir istenen davalılara teb¬ligat yapılmadan sırf davacı iddiasına dayanılarak, teminat aranmaksızın davayı sonlandırıcı ve Danıştay’da görülen davayı sonuçsuz bırakacak nitelikte ihtiyati tedbir kararı verdiği,

Anılan davanın tevzide Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesine olanak sağlamak üzere, Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/607 esasına kaydı yapılan dosya ile davacısı yine Kayseri Şeker Fabrikası olan hasımsız senet ziyaı davası açıldığı bilahare bu davanın takipsiz bırakılması nedeniyle HUMY’nın 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği,

Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/742 esas sayılı dosyasında ise davacı Amasya Şeker Fabrikasının Ankara 5. İdare Mahkemesinde açtığı davanın reddedilip, temyiz istemi üzerine Danıştay 13. Dairenin 2005/5313 esas sayılı dosyasında inceleme için sıra beklemesi nedeniyle henüz derdest olmasına rağmen, Şeker Kurulu üyeleri aleyhine açılan 3.000 YTL’lik tazminat davasında;

bu davayla bağlantısı bulunmadığı halde 41.000 ton (C) kotası şekerin (A) kotasına çevrilmesi hususunda 19.04.2005 tarihinde, talep konusu şekerin yurt içi satış bedelinin 64.370.000.000.000. lira gibi yüksek miktarda olduğunu dikkate almadan, yetkili ve görevli olmadığı ve müstaceliyet bulunmadığı halde, özellikle aleyhine tedbir istenen davalılara da tebligat yapılmadan sırf davacı iddiasına dayanılarak, teminat aranmaksızın davayı sonlan¬dırıcı ve Danıştay’da görülen davayı sonuçsuz bırakacak nitelikte ihtiyati tedbir kararı verdiği,

Her iki dosyada da davalıların adreslerinde mahalle ve semt adı gösterilmediğinden tebligat yapılamadığı, nihayetinde ihtiyati tedbir kararlarının Şeker Kurumuna tebliği üzerine durumdan haberdar olunduğu, ancak bu süreçte esasen ihraç kaydı bulunan şekerlerin yurt içinde satışının gerçekleştiği, Kurumun itirazı üzerine tedbir kararlarının kaldırılmasına karar verilerek dosyaların yetkisizlikle Ankara mahkemelerine gönderildiği,

Türkiye’de şeker reji¬mini, şeker üretimindeki usul ve esaslar ile fiyatlandırma, pazarlama şart ve yöntemlerini dü¬zenlemek amacıyla çıkarılan 4634 sayılı Şeker Yasasında bu konudaki uygulamayı sağlamak, denetlemek ve sonuçlandırmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip Şeker Kurumu oluşturularak kurumun karar organı olarak Şeker Kurulu belirlenmiştir. Yine ilgili yasa ve bu yasanın 4.maddesine dayanılarak çıkarılan “Şeker Kotalarının Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik”te;

A kotası: Yurt içi talebe göre üretilen ve pazarlama yılı içinde iç pazara verilen şeker miktarını,

B kotası: A kotasının belli bir oranına tekabül eden ve güvenlik payı için bulun¬durulmak üzere üretilen şeker miktarını,

C kotası ise, A ve B kotaları dışında üretilen ve yurtiçinde pazarlanamayan şeker ile işlenmek üzere ihraç kaydıyla temin edilen şekeri, ifade etmektedir.

Kotalar arası transferler yasal koşulların gerçekleşmesine bağlı olarak Şeker Kurulu kararını gerektirmektedir. Yasanın 11. maddesi uyarınca (C) kotası şekerin, kurul kararı dışın¬da iç piyasada satılması idari para cezası ile yaptırıma bağlanmış, Danıştay Yasasının 34/c maddesinde ise Şeker Yasasından doğan uyuşmazlık¬ların Danıştay 13. Dairesinde çözüm¬leneceği hüküm altına alınmıştır.

Davacı şirketlerin tazminat ve ihtiyati tedbir talebini içeren dilekçeleri incelendiğinde, idareye yaptıkları tüm başvuruların reddedildiği açıkça anlaşılmaktadır. Buna karşın, kamu görevlisi olan yönetim kurulu üyelerinin yetkilerini kullanarak yaptıkları işlemler nedeniyle, ancak ilgili idare aleyhine dava açılabileceğine ilişkin Anayasanın 129/5. ve 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 13. maddesi hükümleri gözetilmeden, idari yargıya konu edilmesi gere¬ken davaya sulh hukuk mahkemesinde bakılarak, idari yargıdaki davaların sonuçlarını etkisizleştirecek şekilde ve idari yaptırımları bertaraf ederek uyuşmazlığın esasını çözebilecek tarzda ihtiyati tedbir kararları verilmiştir.

Sanık hakimin ihtiyati tedbir kararlarının gerekçesinde “idari yolla çözüm yolunun kapanmış olmasından” söz etmiş olması da, idari nitelikteki bir iş nedeniyle adli yargıda adeta “yürütmeyi durdurma” niteliğinde bir ihtiyati tedbir kararı verdiği bilinç ve iradesini taşıdığını ortaya koymaktadır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 101. vd. maddeleri çerçevesinde konu değerlendiril¬diğinde ise; davacılar Kayseri ve Amasya’da, davalılar ise Ankara’da ikamet ettiklerinden, Mersin Mahkeme¬lerinin bu davalara bakmakta yetkisiz olduğu açıktır. Salt ihtiyati tedbir kararı açısından incelendiğinde dahi HUMY’nın 104/2. maddesinde yer alan “ihtiyati tedbirlerin en az masrafla ve en çabuk nerede ifası mümkün ise iş bu tedbirlere o mahal mahkemesi tarafından dahi karar verilebilir” hükmünün de somut olayda uygulanması koşulları bulunmamaktadır.

HUMY’nın 101 vd. maddelerinde ihtiyati tedbir kararının hangi hallerde verilebileceği sayılmış olup, (A) kotası şekerin (C) kotasına çevrilmesi hususu bu haller¬den hiçbirine uymadığı gibi, istisna hükmü olan 103. maddede öngörülen “tehirinde tehlike olan veya mühim bir zarar olacağı anlaşılan haller”in varlığından da söz edilemez. Zira 2003-2004 yılından itibaren davacıların kendi depolarında denetim ve korumaları altında bulunan şekerlerin derhal satışa arz edilmesinde gecikmede tehlike ve zarar unsurlarının bulunmadığı açıktır. Sanık tarafından taktir yetkisinin kullanıldığı savunulmuşsa da, hakimin taktir yetkisi kanunun imkan tanıdığı “gecikmede tehlike” ve “önemli zarar” olgularıyla sınırlı olup aksi hal taktir yetkisinin aşılmasını ve keyfiliği doğurur.

Diğer yandan davacı şirketler tarafından açılan davalar, haksız işlem nedeniyle tazminat isteğine ilişkin olup, bu davalar nedeniyle talebe ve karara konu olabilecek ihtiyati tedbirler ancak ve ancak yargılama sonucu verilecek hükmün icrasını temin amacına uygun tedbirler olabilir. Bu nedenle suça konu (C) kotası şekerin (A) kotasına çevrilmesine dair tedbir kararları ile esas dava arasında bağlantı bulunmadığı da açıktır.

Sanığın, Şeker Yasası hükümleri uyarınca ancak Şeker Kurulu Kararıyla iç piyasada satışı mümkün olabilen (C) kotası şeker hakkında, Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/683 ve 2005 742 esas sayılı dava dosyalarında, idari yargıda dava konusu edilmiş bulu¬nan bir konuda, görev ve yetkisi olmaksızın, Anayasa ve Yasa hükümlerine aykırı olarak ve gerektirici yasal koşullar oluşmadan, teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir kararları vermek suretiyle yasayla düzenlenen Türkiye Şeker Rejimine müdahalede bulunduğu,

Amasya ve Kayseri Şeker fabrikalarının toplamda 108.110.000.000.000. lira haksız kazanç elde etme¬lerine, diğer şeker fabrikalarının da haksız rekabet sonucu zarara uğramalarına sebebiyet ver¬diği ve yine idarenin para cezası gerektiren eylem nedeniyle, ceza verme olanağını ortadan kaldırarak kamu zararına neden olduğu, görevini yasalara uygun doğru ve tarafsız bir biçimde yapmadığı, bu şekilde görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunu işlediği, oluşan kamu zararı ve haksız kazanç miktarının fazlalığı gözetildiğinde eylemin gerek 765 sayılı TCY’nın 240/1.maddesi ve gerekse 5237 sayılı TCY’nın 257/1. maddesini ihlal eder nitelikte olduğu,

sanığın aynı karar altında 04.04.2005 ve 19.04.2005 tarihlerinde olmak üzere kısa aralıklarla aynı suçu iki defa işlemesinin 765 sayılı Yasanın 80 ve 5237 sayılı Yasanın 43. maddelerine uyduğu,

Özel Dairece gerek suç niteliğinin tayini, gerekse lehe yasanın saptanıp uygulan¬masında ve cezanın alt sınırın üzerinde belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu saptanmakla, sanık ve katılanların tüm temyiz itirazlarının reddi ile isabetli bulunan Özel Daire kararının onanmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1-Sanık müdafii ve katılan vekillerin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.02.2007 gün ve 27-9 sayılı kararının ONANMASINA, 3- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, tebliğnamedeki isteme uygun olarak 06.05.2008 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2007/76, K. 2008/97, 6 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2007/76
Karar No
2008/97
Tarih
6 Mayıs 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/220 K.2008/145
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/228 K.2008/96
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/244 K.2008/92
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/490 K.2008/3083
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2007/607 K.2008/5241
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/608 K.2008/6986

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.