İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/85 K.2007/109

Ceza Genel Kurulu 2007/10-85 E., 2007/109 K.

Esas2007/85Karar2007/109Tarih22 Mayıs 2007Okuma6 dk · 1.275 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2007/85
Karar No
2007/109
Karar tarihi
22 Mayıs 2007
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.275 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2007/10-85 E., 2007/109 K.

ADLİ PARA CEZASI

DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ

DİĞER KANUNLARA YOLLAMALAR

İHTİYARİ BİRLEŞTİRME

TAKDİRİ İNDİRİM NEDENLERİ

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 52 ]

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 62 ]

5320 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ... [ Madde 18 ]

"İçtihat Metni"

Sanık müdafii Sanık Yahya Ö....'ün uyuşturucu ticareti suçundan 5237 sayılı Yasanın 188/3, 62/1, 52/2,4 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 6660 YTL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının ödenmesi hususunda mehil verilmesine ve taksitlendirilmesine, uyuşturucu madde elde etmek amacıyla izinsiz hint keneviri yetiştirme suçundan 2313 sayılı Yasanın 3. maddesi aracılığıyla 23/4. fıkrasının 2. cümlesi ile 5237 sayılı Yasanın 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCY'nın 53/1. maddesindeki haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmasına,

uyuşturucu maddenin 54/1-4 madde uyarınca zoralımına ilişkin olarak Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2005 gün ve 282-233 sayılı karar sanık ile müdafii tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 26.09.2006 gün ve 8347-10627 sayı ile;

"2313 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun Geçici 1 ve 30. maddeleri uyarınca, izinsiz hint keneviri yetiştirmek ile uyuşturucu madde ticareti yapmak suçlarından açılan kamu davalarının birlikte görülemeyeceği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmuştur.

Yerel Mahkeme 29.11.2006 gün ve 262-310 sayı ile,

"3005 sayılı Yasanın, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 18/1-b maddesi gereğince 01 Haziran 2005 tarihinde bütün ek ve değişiklikleriyle yürürlükten kaldırılmış olması sebebiyle, gerek uyuşturucu madde ticareti gerekse uyuşturucu madde elde etmek amacıyla izinsiz hint keneviri yetiştirme suçlarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasında yazılı yargılama usulüne tabi duruma geldikleri, ayrı bir yargılama usulüne tabi olan 1918 sayılı Kanun veya 4926 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulmuş ihtisas mahkemelerinin de bulunmadığı,

her iki suçun sanığının aynı olması nedeniyle davalar arasında 5271 sayılı CYY'nın 8/1. maddesi anlamında bağlantı mevcut olduğu ve bu nedenle her iki suça ilişkin yargılamanın birlikte görülebileceği" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "hükmün bozulması" görüşünü içeren 29.03.2007 günlü tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

İzinsiz hint keneviri yetiştirme ve uyuşturucu madde ticareti suçlarından dolayı birlikte yürütülen yargılama sonunda sanığın her iki suçtan mahkûmiyetine karar verilen olayda, Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, uyuşturucu madde ticareti suçunun yargılamasının diğer suçlara ilişkin yargılamalarla birleştirilmesinin mümkün olup olmadığı hususuna ilişkindir.

Ceza yargılamasında genel kural, açılan her dava üzerine ayrı ve devamlı bir yargılama yapılmasıdır. Ancak, uyuşmazlıklar arasında bağlantı olduğu zaman, bağlantının özelliği yüzünden bu kuraldan ayrılınabilmektedir. Ana prensipten ayrılmayı gerektiren ayrıksı hallerden biri de yargılamaların birleştirilmesidir. Yargılamaların birleştirilmesi fayda düşüncesine dayandığından, fayda varsa birleştirilmeli, fayda yoksa birleştirilmemelidir. Esasen yasamız da bu yolu tutmuş, fayda bulunup bulunmadığının her olayda araştırılmasını kural olarak hakime bırakmış, istisnaen de, yargılamaların birleştirilip birleştirilmeyeceğini kendisi tayin etmiştir. Görülüyor ki yargılamaların birleştirilmesi konusunda üç prensip düşünülebilir.

Bunlar;

a) İhtiyari birleştirme,

b) Birleştirme zorunluluğu,

c) Birleştirmeme zorunluluğu.

Konumuzu ilgilendiren yargılamaların birleştirilmemesi zorunluluğunun ceza yargılama sistemimizdeki en tipik örneklerinden birisi de, kaçakçılık suçlarının yargılamasının, diğer suçların yargılamaları ile birleştirilememesidir. Gerçekten de, 1918 sayılı Kaçakçılık Yasasının 58. maddesinde, bu Yasa hükümlerine muhalefet edenler hakkında yapılacak soruşturma ve koğuşturmanın, 3005 sayılı Yasanın birinci maddesinin (a) bendindeki mahal ve dördüncü maddesinde yazılı zaman kayıtlarına bakılmaksızın 3005 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacağı, ayrıca sanıkların duruşma sırasında diğer bir suçu olduğu anlaşılsa bile bu durumun davaların birleştirilmesine sebep oluşturmayacağı ifade edilmiştir.

Öte yandan, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Yasanın 27. maddesinde de, Türk Ceza Yasasının 403 ilâ 408 inci maddelerinde yazılı suçların, 1918 sayılı Yasa hükümlerine göre ihtisas mahkemelerince takip ve muhakeme olunacağı belirtilmiştir. O nedenle, 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 403. maddesinde düzenlenen uyuşturucu madde ticareti suçunun yargılamasının, bağlantı bulunsa dahi diğer suçlara ilişkin yargılamalarla birleştirilmesi olanaksızdır.

Daha sonra 2003 yılında 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Yasası yürürlüğe girmiş, 1918 sayılı Kaçakçılık Yasası yürürlükten kaldırılmış ise de, bir yandan 4926 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesiyle, 1918 sayılı Kaçakçılık Yasasına yapılan yollamaların 4926 sayılı Yasaya yapılmış sayılacağı, diğer yandan da 26. ve 30. maddeleriyle, kaçakçılık suçlarının yargılamasının 3005 sayılı Yasa hükümlerine göre icra edileceği,

aynı yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesinin olması halinde bu suçların yargılamalarının bir numaralı mahkemede görüleceği ve diğer suçların yargılamalarıyla birleştirilemeyeceği esasları kabul edildiği için uygulamada bir değişiklik olmamış, uyuşturucu madde suçlarına ilişkin yargılamaların diğer suçların yargılamalarıyla birleştirilmemesi zorunluluğu varlığını sürdürmüştür.

01.06.2005 tarihinde ise hem 3005 sayılı Meşhut Suçların Muhakemesi Hakkında Yasa hem de 765 sayılı Türk Ceza Yasası yürürlükten kaldırılmıştır.

Ancak, uyuşturucu madde ticareti suçu aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 188/3. maddesinde düzenlendiği ve 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 3. maddesinde de, mevzuatta 765 sayılı Türk Ceza Yasasına yapılan yollamaların 5237 sayılı Türk Ceza Yasasında bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelere yapılmış sayılacağı belirtildiği için, uyuşturucu madde ticareti suçunun yargılama yöntemine ilişkin yollamalar yönünden hiçbir yasal boşluk doğmamıştır.

Ayrıca 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Yasasının, kaçakçılık suçlarına ilişkin davaların diğer davalar ile birleştirilmemesi zorunluluğunu düzenleyen 30. maddesinde değişiklik yapılmadığı için de, yargılama kuralları yönünden bu yasadaki yönteme tabi bulunan uyuşturucu madde suçlarının diğer suçlarla birlikte görülememesi uygulaması yasal zeminde varlığını sürdürmüştür.

O bakımdan, Yerel Mahkemece direnme kararının verildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan bu yasal düzenlemelere göre, uyuşturucu madde suçlarının yargılamasının diğer suçlara ilişkin yargılamalarla birleştirilmesi olanaklı bulunmamaktadır.

Ancak direnme hükmünün Yargıtay'da incelenmesi safhasında yasalarda yeniden düzenleme yapıldığından, bu değişikliklerin mevcut hukuki sorunu etkileyip etkilemediği ve uyuşturucu madde suçlarının yargılama yönteminde değişiklik meydana getirip getirmediğinin de değerlendirilmesi gerekmektedir.

31.03.2007 gün ve 26479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Yasası, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Yasasını yürürlükten kaldırmış ise de, Geçici 1. maddesinde, diğer yasaların, gerek mülga 1918 sayılı Kaçakçılık Yasasına gerekse 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Yasasına yaptığı atıfların 5607 sayılı Yasaya yapılmış sayılacağı belirtilmiş bulunduğundan, atıf silsilesinde bir zaafiyet doğmamıştır.

5607 sayılı Yasanın 17. maddesinin 2. fıkrasında, "Bu Kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü mevcuttur. Tasarı Gerekçesinde, bu hükmün, "kaçakçılık davalarının özel ihtisası gerektirmesi" nedeniyle getirildiği açıklanmıştır. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu da, kaçakçılık davalarına o yerdeki bir numaralı asliye ve ağır ceza mahkemelerinin bakmasını kararlaştırmıştır.

Görüldüğü üzere 17. maddede, sahtecilik suçunun kamu görevlisi olanlarca veya kamu görevlisi olmayan kişilerce işlenmesi ayrımı yapılmamıştır.

Oysa, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Yasa'nın 12. maddesine göre, sadece kamu görevlileri tarafından işlenen ve Türk Ceza Yasasının 204. maddesinin 2. fıkrasına giren resmi belgede sahtecilik suçları ağır cezalık, kamu görevlisi olmayanların işlediği resmi belgede sahtecilik suçları asliye cezalıktır.

Bu durumda, 5670 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Yasasının 17. maddesindeki düzenleme ile, bir yandan 5235 sayılı Yasanın 12. maddesine yeni istisnalar getirildiği ve her ikisi de asliye cezalık suçlar olmasına karşın, bağlantılı olmaları koşuluyla, kamu görevlisi olmayan kişilerin işlediği sahtecilik suçu ile kaçakçılık suçlarının ağır cezalık suçlara dönüştürüldüğü, bir yandan da yine bağlantılı olmaları koşuluyla kaçakçılık suçları ile sahtecilik suçları bakımından yargılamaların birleştirilmesi zorunluluğu getirildiği anlaşılmaktadır.

Keza bu düzenleme ile kaçakçılık suçlarının ihtisas mahkemelerince yargılanması amaçlandığından, aralarında bağlantı bulunsa dahi, sahtecilik dışındaki diğer suçların yargılamalarının, kaçakçılık suçu yargılaması ile birleştirilemeyeceği de açıktır.

Bu itibarla, 2313 sayılı Yasanın 27. maddesinde yapılan atıf silsilesi uyarınca, gerek yerel mahkemenin hüküm verdiği tarihte, gerekse yasa yolu denetiminin yapıldığı tarihte, uyuşturucu madde ticareti suçu ile hint keneviri yetiştirme suçlarına ilişkin yargılamaların birlikte yürütülmesine yasal olanak bulunmadığından, direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle ;

1- Yerel Mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA,

2- Dosyanın yerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 22.05.2007 günü oybirliği ile tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2007/85, K. 2007/109, 22 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Adli Para Cezası
  4. Davaların Birleştirilmesi
  5. Diğer Kanunlara Yollamalar
  6. İhtiyari Birleştirme
  7. Takdiri İndirim Nedenleri
  8. Türk Milleti Adına
  9. Ceza Genel Kurulu Kararı
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2007/85
Karar No
2007/109
Tarih
22 Mayıs 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/86 K.2007/4500
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/86 K.2007/119
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/88 K.2007/4878
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/89 K.2007/5108
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/93 K.2007/5035
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/95 K.2007/5452

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.