İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2008/58 K.2008/71

Ceza Genel Kurulu 2008/3-58 E., 2008/71 K.

Esas2008/58Karar2008/71Tarih1 Nisan 2008Okuma7 dk · 1.479 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2008/58
Karar No
2008/71
Karar tarihi
1 Nisan 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.479 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2008/3-58 E., 2008/71 K.

LEHE OLAN KANUN HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI

SUÇUN SİLAHLA İŞLENMESİ

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 87 ]

5252 S. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ ... [ Madde 9 ]

"İçtihat Metni"

20.11.2003 tarihinde sanık F.... A......’ın bakkal dükkanında tartıştığı K.... Y........’ı tabanca ile ayaklarından vurduğundan bahisle 765 sayılı TCY nın 456/2 ve 457/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası sonunda; Siverek Asliye Ceza Mahkemesince 27.09.2005 gün ve 603-656 sayı ile; “

“..

(Sanık F.... A......’ın atılı suçu işlediği kabul edildikten sonra) 765 sayılı TCY nın 456/2. maddesi hükmüyle faile “

“iki seneden beş seneye kadar hapis cezası”

” verilebileceği hükme bağlanmıştır. Adli Tıp Kurumu raporuyla yaralanması sırasında müştekinin hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde kemik kırılmasına maruz kaldığı sabit olmuştur. Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY.ndaki karşılığı 87/3. maddesi olup bu madde uyarınca kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına neden olması halinde kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre “

“bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasına”

” hükmolunabileceği belirtilmiştir. 765 sayılı TCK nun 456/2. maddesinin ceza miktarı itibarıyla sanık lehine olduğu açıktır. Yine 5237 sayılı TCK nun 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenleri ile 765 sayılı TCK nun 59. maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerindeki indirim oranı 1/6 olup herhangi bir lehe değişiklik sözkonusu değildir. 765 sayılı TCK nun hükümleri sanık lehine olduğundan sanık F.... lehine 765 sayılı TCK hükümleri tatbik olunur.”

” şeklindeki karşılaştırmanın ardından, “

“…Sanık F.... A......’ın 765 sayılı TCK 29. maddesi gözetilerek, 765 sayılı TCK 456/2.(2 yıl), 457/1 (1/3) ve 59. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddeleri uyarınca paraya çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına…

………..teminatın infaza başlandığında iadesine, müsadereye, yargılama giderine…

…” hükmedilmiştir.

Hüküm sanık F.... A...... müdafii tarafından temyiz edildiğinde, Yargıtay 3. Ceza Dairesince 26.09.2007 gün ve 9613-6545 sayı ile; onanmış olup, onama kararına karşı da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.03.2008 gün ve 32542 sayı ile;

“…. Mahkemece sanık yönünden, işlediği sabit olan suç itibarıyla 765 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilmiş; ancak, lehe yasanın tespiti sırasında yapılan karşılaştırma 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde öngörüldüğü üzere “

“olaya uygulanmak ve ortaya çıkan sonuçları birbiriyle karşılaştırmak”

” biçiminde ve denetlenebilir ölçüyle hükümde gösterilmemiştir. Mahkeme; her iki yasa yönünden birbirleriyle kıyaslanan yasa maddelerini soyut olarak saymış olmasını lehte yasa mukayesesi için yeterli görmüştür. Uygulama bu yönüyle 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırıdır.

Diğer taraftan; hükümden sonra 5237 sayılı TCK 87/3 madde-fıkrası, 19 Aralık 2006 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 5560 sayılı Kanunla, yukarıdaki maddeyle belirlenen cezanın yarısına kadar artırılması şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin değişik haliyle, bütün olarak 5237 sayılı TCK somut olaya uygulanması halinde sanık aleyhine en fazla ½ oranında artırım yapılsa dahi 86/13-e,87/3,62 maddeleri uyarınca asgari hadden 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası tayin edilebilecektir. Ceza süresi yönünden 5237 sayılı TCK uygulaması sanık lehine sonuç yaratmaktadır.

……..Bu açıklamalara göre; uygulama 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı olduğundan ve hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 4. maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK nun 87/3. madde-fıkrası nazara alınarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan hükmün bozulması gerekirken, onanması yerinde değildir”

” şeklinde açıklama yapılarak itiraz yoluna başvurulmuştur.

Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup, düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Genel Kurul’daki inceleme sanık F.... A...... hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükme hasren yapılmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında ortaya çıkan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; 5237 sayılı TCY nın 87/3. madde ve fıkrasında 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 4. maddesiyle getirilen değişikliğin, sanık lehine yeni bir durum oluşturup oluşturmadığı ile buna bağlı olarak hükmün yeniden değerlendirme yapılması için mahalline iade edilmesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.

Dosya incelendiğinde;

20.11.2003 tarihinde sanık F.... A......’ın akli dengesi yerinde olmayan kardeşi F....’ın almış olduğu ve ezildiği anlaşılan sigara paketini değiştirmek üzere gittiği bakkal dükkanında, sigara paketini geri almak istemeyen mağdur Kenan Yükkaldıran ile tartışması ve bu tartışma sonunda, Kenan Yükkaldıran’ı tabanca ile ayaklarından vurarak dosyadaki rapora göre “

“sol ayak tibiada meydana gelen parçalı fraktür kırığının şahsın hayati fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyeceği fakat hayati tehlike geçirmesine neden olmayacağı”

” biçimde yaralaması tarzında gerçekleşen olayın sübut ve vasfının kabulüyle, olayda haksız tahrikin bulunmadığına ilişkin değerlendirme açısından Yerel Mahkeme, Özel Daire ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında her hangi bir ihtilaf bulunmadığı gibi kabul edilen oluşun dosya kapsamıyla da uyumlu olduğu belirlenmiştir.

İtiraza getirilen hususla ilgili olarak yapılan incelemede ise;

Sanık hakkında 765 sayılı Yasaya göre verilen hükümde; 765 sayılı TCY nın 456/2. maddesindeki ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapisken, mahkemece 2 yıl hapis cezasına hükmedilmiş, bu ceza suç silahla işlendiği için aynı Yasanın 457/1. maddesi gereğince 1/3 oranında artırılmış, daha sonra ise Yasanın 59. maddesi uyarınca 1/6 oranında takdiri indirim yapılmak suretiyle sonuçta 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmiş olduğu görülmektedir.

Eylemin 5237 sayılı Yasaya göre değerlendirilmesi durumunda ise iki ayrı olasılıkla karşılaşılmaktadır:

1) 19.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önceki dönemde yapılması gereken uygulama;

Belirtilen dönemde yürürlükte olduğu şekliyle 5237 sayılı Yasanın 87. maddesinin 3. fıkrası şu şekildedir. “

“Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına neden olması hâlinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

” Buna göre;

Kabul edilen eylemle, mağdurda “

“hayati fonksiyonları ağır derecede etkileyecek biçimde”

” kemik kırılması meydana geldiğine göre, verilebilecek temel ceza 5237 sayılı Yasanın 87/3. maddesi uyarınca, “

“kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre”

” 1 yıldan 6 yıla kadar hapistir. Bu suretle verilecek cezadan suçun silahla işlenmiş olması nedeniyle ayrıca artırım yapılmayacaktır. Ancak 1/6 takdiri indirim yapılabileceğinden, sanık hakkında sonuç olarak 10 ay ile 5 yıl arasında bir ceza belirlenmesi icab edecektir ki, kırığın hayati fonksiyonları ağır derecede etkileyecek nitelikte olması nedeniyle bu cezanın üst sınıra yani 5 yıla yakın olması gerekir.

2) Hüküm tarihinden sonra, fakat onama kararından önce 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın getirdiği değişiklikler sonucu oluşan durumda yapılması gereken uygulama;

5237 sayılı Yasanın 87/3. maddesinin 5560 sayılı Yasa ile değişmiş hali ise şöyledir: “

“(Değişik: 06.12.2006-5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması hâlinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.”

”

Şu durumda, 5560 sayılı Yasanın 4. maddesiyle 5237 sayılı Yasanın 87/3. maddesindeki cezalandırma sistemi değiştirildiği ve temel cezanın belirlenmesi açısından “

“yukarıdaki maddeye”

” yani 86. maddeye atıfta bulunulduğu için,

Temel ceza 5237 sayılı TCY nın 86/1. maddesine göre belirlenmelidir. Yani öncelikle 86/1. madde uyarınca 1 yıl ile 3 yıl arasında bir ceza belirlenmesi ve bu cezanın suçun silahla işlenmiş olması nedeniyle 86. maddenin 3/e fıkrasına göre yarı oranında artırılması gerekmektedir. Dolayısıyla bu suretle belirlenebilecek ceza 1 yıl 6 ay ile 4 yıl 6 ay arasında hapis olabilecektir. Son olarak ta, fiil kemik kırılmasına neden olduğundan 86. maddeye göre belirlenmiş olan 1 yıl 6 ay ile 4 yıl 6 ay arasındaki cezanın 87/3. madde uyarınca “

“kırığın hayati fonksiyonlar üzerindeki etkisi ağır olduğundan”

” yarı oranında artırılması lazımdır. Şu durumda, sanık hakkında tayin edilecek olan cezanın (takdiri indirim uygulanmadan önce) 1 yıl 6 aydan fazla olması, buna karşılık 4 yıl 9 ayı aşmaması zorunludur. Örneğin, somut olaydaki hükümde olduğu gibi alt sınırdan uygulama yapıldığında 86. maddeye göre 1 yıl 6 ay olarak tespit edilecek cezanın, 87/3. madde uyarınca “

“kırığın hayati fonksiyonlar üzerindeki ağır etkisi nedeniyle”

” en üst oranda (yarı oranında) artırılması durumunda ortaya çıkacak ceza 2 yıl 3 ay hapistir. Bu cezadan takdiri indirim nedeniyle 1/6 oranında indirim yapılması halinde ise sonuç ceza tecil ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanabilirlik sınırı olan 2 yılın altına, yani 1 yıl 10 ay 15 gün hapse kadar inebilecektir. Buna karşılık, belirtilen iki sınır arasındaki cezayı takdir etme yetkisi Özel Daire veya Ceza Genel Kuruluna değil, Yerel Mahkemeye aittir.

Şu durumda, 5237 sayılı TCY nın 5560 sayılı Yasa ile değişik 87/3. maddesi uyarınca verilebilecek sonuç ceza ile bu cezanın 2 yılın altında olması durumunda uygulanma olasılıkları beliren tecil ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin, 765 sayılı TCY gereğince verilmiş olan cezaya göre daha lehe sonuçlar doğurması ihtimali bulunduğundan; Yerel Mahkemece verilen hükmün, hüküm tarihinden sonra fakat temyiz incelemesinden önce yürürlüğe girdiği anlaşılan söz konusu Yasa değişikliğinin değerlendirilmesi mecburiyeti nedeniyle bozularak, lehe yasanın belirlenmesi açısından dosyanın Yerel Mahkemeye gönderilmesi gerekirken, onama kararı verilmesi isabetsizdir.

Kaldı ki; incelenen hükümde, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde öngörülen usule uygun olarak yapılmış bir karşılaştırmanın da bulunmadığı görülmektedir. Zira; cezanın belirlenmesi sırasında, 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümlerinin olaya ayrı ayrı uygulanması suretiyle denetime de olanak verecek şekilde somut cezaların tayin edilmesi ve lehe yasanın bulunan sonuçların karşılaştırılması suretiyle tespiti zorunluluğuna uyulmayıp, soyut norm karşılaştırması ile yetinilerek, 765 sayılı Yasanın daha lehe sonuçlar doğuracağının kabul edilmiş olması, usule ve yerleşik içtihatlara aykırıdır.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde olduğu görülen itirazının kabulü ile Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına ve dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle:

1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2-Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.09.2007 gün ve 9613-6545 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

3-Siverek Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2005 gün ve 603-656 sayılı hükmünün BOZULMASINA,

4-Dosyanın Siverek Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 01.04.2008 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2008/58, K. 2008/71, 1 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Lehe Olan Kanun Hükümlerinin Uygulanması
  4. Suçun Silahla İşlenmesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. Ceza Genel Kurulu Kararı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2008/58
Karar No
2008/71
Tarih
1 Nisan 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/60 K.2008/4451
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/60 K.2008/3621
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/61 K.2008/4465
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/62 K.2008/4466
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/64 K.2008/4333
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/65 K.2008/4315

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.