İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/113 K.2009/164

Ceza Genel Kurulu 2009/7-113 E. , 2009/164 K.

Esas2009/113Karar2009/164Tarih16 Haziran 2009Okuma6 dk · 1.159 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/113
Karar No
2009/164
Karar tarihi
16 Haziran 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.159 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2009/7-113 E. , 2009/164 K.

İDARİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMA

YASA YARARINA BOZMA İSTEMİNDE BULUNULMASI

KATILMA ISTEMI

"İçtihat Metni"Sanıkların 298 sayılı Yasanın 160/3-2, 765 sayılı TCY’nın 59. maddeleri uyarınca 2 yıl 6’şar ay hapis ve 366’şar lira adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin İ..... 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 07.03.2006 gün ve 532-95 sayılı hüküm, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 02.04.2009 gün ve 6513-5223 sayı ile;

“27.07.2004 havale tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunan müşteki M.... B....'un bu talebi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,” isabetsizliğinden Daire Üyesi H....M...’in, şikayetçinin henüz temyiz isteminin bulunmadığı bir aşamada aleyhe sonuç doğuracak şekilde bozma kararı verilemeyeceği yönündeki karşı oyuyla ve oyçokluğuyla bozulmuştur.

Yargıtay C.Başsavcılığınca 20.05.2009 gün ve 135382 sayı ile;

“Yokluğunda verilen hükmün, 09.07.2004 tarihli talimatla alınan ifadesinde şikayetçi olduğunu söyleyen ve ayrıca 23.07.2004 tarihli dilekçeyle davaya katılma talebinde bulunan fakat bu istemi karara bağlanmayan şikayetçi M....B....’a tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır. Şikayetçinin bu aşamada temyiz yasa yoluna başvurup başvurmayacağı belli değildir.

Yokluğunda verilen hükmün tebliğinden sonra, şikayetçi temyiz başvurusunda bulunduğu takdirde ve açıkça belirtmesi halinde, katılma isteği Özel Dairece öncelikle incelenip karara bağlanacaktır. Şikayetçinin temyiz inceleme isteğinde bulunmaması halinde ise, katılma istemi hakkında bir karar verilmemesi eksikliği, hükmün sadece sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi karşısında, sanıklar aleyhine sonuç doğuracak şekilde hükmün bozulmasına olanak sağlamamalıdır.

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.05.2006 gün ve 143-147 sayılı, yine 11.07.2006 gün ve 191-183 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Bu itibarla, öncelikle yokluğunda verilen hükmün şikayetçi M.....B....’a tebliğ edilmesi sağlanmalı; şikayetçi temyiz başvurusunda bulunduğu takdirde durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir,” gerekçeleri ile itiraz yasa yoluna başvurularak, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.04.2009 gün ve 6513-5223 sayılı “bozma ilamı”nın kaldırılmasına; hükmün şikayetçi M......B....’a tebliğ edilerek usulü eksikliğin giderilmesi ve sonucuna göre temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmesi talep olunmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenecek uyuşmazlık, katılma isteminde bulunan şikayetçiye hüküm tebliğ edilmeden ve onun temyiz yasa yoluna başvurusu bulunmadan, lehe temyiz üzerine, katılma istemi hakkında karar verilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

1412 sayılı CYUY’nın yürürlükte bulunduğu dönemde, usulüne uygun bir şekilde katılma istemi bulunan mağdurun istemi hakkında mahkemesince 1412 sayılı CYUY’nın 365 vd. maddeleri uyarınca olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Kovuşturma 5271 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra da sürdürülerek, 07.03.2006 tarihinde hüküm verilmiş, bu aşamada da katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gibi, yokluğunda verilen hüküm de katılma isteği karara bağlanmamış olan mağdura tebliğ edilmemiştir.

Bu itibarla 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler ve bu kapsamda, 5271 sayılı Yasanın mağdur ve şikayetçinin hakları, davaya katılma, yasa yollarına başvurma hakkını düzenleyen hükümleri ile 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın temyize ilişkin hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

5271 sayılı Yasanın mağdur ve şikâyetçinin haklarını düzenleyen 234. maddesinin 1/1-b alt bendinde, mağdur ile şikayetçinin, kovuşturma evresinde,

… Kamu davasına katılma,

… Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı yasa yollarına başvurma,

Haklarının bulunduğu belirtilip;

Maddenin son fıkrasında ise, bu hakların mağdur ve şikâyetçiye anlatılıp, açıklanacağı ve bu hususun tutanağa yazılacağı belirtilmiş,

Katılmaya ilişkin hükümlere ise, 238 ila 243. maddelerde yer verilmiştir.

Anılan Yasanın 237. maddesinde; “

“(1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.

(2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır”

” hükmü yer almaktadır.

Katılma usulünü düzenleyen 238. maddede ise;

“(1) Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur.

(2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur.

(3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir.

(4) Sulh ceza mahkemesinde açılmış olan davalarda katılma hususunda Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaz”

” şeklinde katılma isteminin şekli ve istem üzerine yapılacak işlemler ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Yasa yollarına ilişkin genel hükümlerin yer aldığı 260. maddesinde ise; “

“… katılma isteği karara bağlanmamış, …

… bulunanlar için kanun yolları açıktır”

” hükmüne yer verilmiştir.

Olağan yasa yollarından olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için, bir temyiz davası açılmış olmalıdır. Temyiz davasının açılabilmesi için de, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 310. maddesine göre iki koşulun varlığı gereklidir.

Bunlardan ilki süre koşuludur. Usul Yasası 310 uncu maddesinde, genel kural olarak tarafların temyiz isteğinde bulunabilecekleri süreyi hükmün tefhiminden, tefhim edilmemişse, tebliğinden başlamak üzere bir hafta olarak belirlemiştir. Temyiz süresi 1412 sayılı CYUY’nın 310. maddesinin 3. fıkrasındaki ayrıksı durum hariç olmak üzere, hükmün açıklanması sırasında hazır bulunanlar yönünden bu tarihte, yokluklarında hüküm verilenler yönünden ise gerekçeli kararın tebliği tarihinde başlar.

Temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan ve uyuşmazlık konusunu da ilgilendiren ikinci koşul ise istek koşuludur. Yargılama hukukunun temel prensiplerinden olan “

“Davasız yargılama olmaz”

” ilkesine uygun olarak temyiz davası kendiliğinden açılmaz, bu konuda bir isteğin bulunması gereklidir. İstek koşulunun ise, bu konuda hak ve yetkisi olan kişilerce yerine getirilebileceği yasa gereğidir. CYUY’nın halen yürürlükte bulunan 305. maddesinin 1. fıkrasında bu kuraldan uzaklaşılmış ve bazı ağır mahkûmiyetlerde istek şartından sanık lehine vazgeçilerek, temyiz incelemesinin kendiliğinden (re’sen) yapılması kabul edilmiş ise de, onbeş yıl ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezalara ilişkin olanlar dışında kalan hükümlerde, süre ve istek koşullarına uygun temyiz davası açılmamışsa hükmün Yargıtay’ca incelenmesi olanaksızdır.

Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Şikayetçi M.....B...., davaya katılma isteminde bulunmuş ise de bu husus Yerel Mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karara bağlanmadığı gibi, yokluğunda verilen hüküm de adı geçene tebliğ edilmemiştir. Şikayetçinin, CYY’nın 260. maddesi uyarınca, katılma istemi karar bağlanmamış olan sıfatıyla hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmasına karşılık, temyiz inceleme isteğinde bulunup bulunmayacağı belli değildir.

Sanıkların cezalandırılmasına ilişkin hüküm, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmiş olup, şikâyetçinin davaya katılma isteminin karara bağlanması gerektiğinden bahisle, bu hususta bir istem olmaksızın aleyhe sonuç doğuracak şekilde hüküm bozulmuştur. Bu aşamada böyle bir bozma kararı verilemeyeceği gibi, hükmün şikâyetçi tarafından temyizi halinde de, temyiz nedeni olarak bu hususun da açıkça belirtilmesi durumunda, katılma ile ilgili istem 5271 sayılı CYY’nın 237/2. maddesi uyarınca, Özel Dairece öncelikle karara bağlanacağından yapılan bozma, bu nedenle de isabetsizdir.

O halde öncelikle, yokluğunda verilen hüküm şikayetçi M....B....’a tebliğ edilmeli, yasa yoluna başvurma isteminde bulunması halinde, temyiz dilekçesindeki nedenlere bağlı olarak Özel Dairece durumu değerlendirilerek bir karar verilmelidir.

Bu itibarla haklı nedenlere dayanan Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Kurul Üyesi itirazın reddi yönünde oy kullanmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle,

1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.04.2009 gün ve 6513-5223 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, şikayetçi M...B....’a tebligat yapılarak sonucuna göre temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2009 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/113, K. 2009/164, 16 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İdari Para Cezasıyla Cezalandırılma
  4. Yasa Yararına Bozma İsteminde Bulunulması
  5. Katılma Istemı
  6. Türk Milleti Adına
  7. Ceza Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/113
Karar No
2009/164
Tarih
16 Haziran 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/119 K.2009/158
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/123 K.2009/3305
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/124 K.2009/8780
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/126 K.2009/6441
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/127 K.2009/7524
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/128 K.2009/4293

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.