İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/159 K.2009/206

Ceza Genel Kurulu 2009/7-159 E. , 2009/206 K.

Esas2009/159Karar2009/206Tarih29 Eylül 2009Okuma6 dk · 1.227 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/159
Karar No
2009/206
Karar tarihi
29 Eylül 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.227 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2009/7-159 E. , 2009/206 K.

"İçtihat Metni" İtirazname: 2006/180179 Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi Mahkemesi : ANTALYA 1. Ağır Ceza Günü : 17.02.2006 Sayısı : 664-74

2863 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık M. C. B. L..’in, 5237 sayılı TCY hükümleri lehe kabul edilmek suretiyle, 2863 sayılı Yasanın 68/1, 5237 sayılı TCY’nın 35/2, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 70 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluştuğundan cezasının 5237 sayılı TCY’nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, ceza süresi kadar denetim süresi belirlenmesine, nakdi teminatın karar kesinleştiğinde sanığa iadesine ilişkin, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.02.2006 gün ve 664-74 sayılı hüküm, taraflarca yasa yoluna başvurulmaması üzerine kesinleşmiştir.

Adalet Bakanlığınca, 24.07.2006 gün ve 34568 sayı ile sanığın 06.06.2003 tarihli oturuma mazeretsiz gelmemesi üzerine teminat akçesinin hazineye irat kaydına karar verildiği halde, Yerel Mahkemece 17.02.2006 tarihinde kurulan yeni hükümde bu kez teminat akçesinin, karar kesinleştiğinde iadesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle yasa yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 13.05.2009 gün ve 12513-5969 sayı ile;

“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden teminatın iadesine ilişkin bölüm hukuken geçersiz ve yok hükmünde olan Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2006 gün ve 2005/664 esas, 2006/74 karar sayılı kararının CMK’nın 309 maddesi uyarınca bozulmasına, hüküm fıkrasından ‘Nakdi teminatın karar kesinleştiğinde iadesine’ ibaresinin çıkartılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına ve hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına” karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise, 26.06.2009 gün ve 180179 sayı ile;

“Sanık hakkında 2863 sayılı Yasanın 68/1 ve 5237 sayılı TCK’nun 35/2. maddesi uyarınca belirlenen hapis cezasından 5237 sayılı Yasanın 62. maddesi gereğince yapılan indirim sonucu 1 yıl 15 gün hapis cezası yerine 1 sene 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi hukuka aykırıdır. Yine, 5237 sayılı Yasanın 51. maddesi gereğince yalnızca hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesi mümkün olmasına, adli para cezalarının ertelenmesinin olanaklı bulunmamasına rağmen; ertelemenin sadece hapis cezasını içerdiğini belirten bir ifade kullanılmaksızın her iki cezayı kapsar bir biçimde hükümlü hakkında tayin olunan cezanın ertelenmesine karar verilmesi de hukuka aykırı bulunmaktadır.

Bu nedenlerle, öncelikle dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi, tespit edilen hukuka aykırılıkla ilgili olarak yasa yararına bozma başvurusu sağlandıktan sonra istemle ilgili karar verilmesi, bunun sağlanmaması veya bu nedenle yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulmaması halinde ise belirtilen hukuka aykırılık giderilmeden yasa yararına bozmaya konu edilen hususla ilgili karar verilmesi olanaklı görülmediğinden yasa yararına bozma isteminin reddedilmesi gerekmektedir” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve saptanan hukuka aykırılıklar yönünden de yasa yararına bozma istenip istenmeyeceğinin merciine sorulduktan sonra sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, Özel Dairece hükmün yasa yararına bozma istemi üzerine incelendiği sırada, yasa yararına bozma istemine konu edilmeyen başkaca hukuka aykırılık hallerinin saptanması halinde, izlenecek yöntemin belirlenmesine ilişkindir.

Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan bu olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Yasanın 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.

Bozma sonrası yapılacak işlemler ve bu işlemleri gerçekleştirecek merciiler ile bozma kararının etkileri ise, bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrım yapılarak maddenin 4. fıkrasında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Bozma nedenleri;

5271 sayılı Yasanın 223 üncü maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, 309. maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir. Bu halde yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.

Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması halinde ise, anılan fıkranın (b) bendi uyarınca kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu halde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır.

Davanın esasını çözen mahkûmiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise, (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, “tekriri muhakeme” yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir.

4’üncü fıkranın (d) bendi gereğince bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırıl¬masını gerektirmesi halinde, cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi halinde ise bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu halde de yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip, gereken kararın doğrudan ilgili daire tarafından verilmesi gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulu’nun 14.07.2009 gün ve 163-202; 07.07.2009 gün ve 155-192; 17.07.2007 gün ve 145-172; 02.10.2007 gün ve 82-196 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, yasa yararına bozma başvurusu nedeniyle yapılan inceleme sırasında, Adalet Bakanlığının istem yazısında ileri sürülmeyen ve sonuca etkili bulunan başkaca hukuka aykırılıklar görüldüğünde, bu yönlerden de başvuruda bulunulmasını sağlamak bakımından Adalet Bakanlığına ihbarda bulunulması, ihbar üzerine başvuruda bulunulması halinde ise tüm hukuka aykırılıkların bir defada giderilmesi gerekmektedir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

İncelenen dosya içeriğine göre, Yerel Mahkemece, sanık hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı TCY’nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken, 1 yıl 15 gün hapis cezası yerine, hesap hatası sonucunda 1 sene 1 ay 15 gün hapis cezası belirlenerek fazla ceza tayin edilmiştir. Ayrıca, 5237 sayılı Yasanın 51. maddesi uyarınca, yalnızca hapis cezalarının ertelenmesi olanağı bulunup, adli para cezalarının ertelenmesinin olanaklı bulunmamasına karşın, sanık hakkında tayin olunan her iki cezayı da kapsar bir biçimde, erteleme kararı verilmiştir. Saptanan bu hususların hukuka aykırı olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır.

Bu itibarla, haklı nedenlere dayanan Yargıtay C.Başsavcılığı itirazın kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve yasaya aykırı olduğu saptanan hususlar yönünden de yasa yararına bozma başvurusu sağlandıktan sonra, sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Genel Kurul Başkanı ve bir kısım Kurul Üyesi ise. “Özel Dairece yasa yararına bozma konusu yapılan husus, hükmün esasına etkili olmayıp, daha önce irat kaydedilmesine karar verilen nakdi teminatın sehven hükümle birlikte iadesine karar verilmesinin yasaya aykırılığı saptanarak hükümden çıkartılmasına ilişkindir.

Özel Dairenin yasa yararına bozma kararı ile hükmün esasına etkili olacak şekilde, sanık hakkında herhangi bir ceza uygulaması yapılması söz konusu olmadığından, bu aşamada yasa yararına bozma konusu yapılmayan diğer hukuka aykırılıkların nazara alınmasına gerek bulunmamaktadır.

Yasaya aykırı olduğu saptanan diğer konular için daha sonra ayrıca yasa yararına bozma isteminde bulunulması olanaklı olduğundan, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir” görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.05.2009 gün ve 12513-5969 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Saptanan hukuka aykırılıkların yasa yararına bozma başvurusuna konu edilmesini sağlamak üzere, dosyanın Yargıtay 7. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.07.2009 günü yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından, 29.09.2009 günü yapılan ikinci müzakerede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/159, K. 2009/206, 29 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/159
Karar No
2009/206
Tarih
29 Eylül 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/173 K.2009/209
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/177 K.2009/210
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/181 K.2009/7166
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/188 K.2009/205
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/197 K.2009/208
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/298 K.2009/3481

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.