İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/173 K.2009/209

Ceza Genel Kurulu 2009/5-173 E. , 2009/209 K.

Esas2009/173Karar2009/209Tarih29 Eylül 2009Okuma7 dk · 1.484 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/173
Karar No
2009/209
Karar tarihi
29 Eylül 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.484 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2009/5-173 E. , 2009/209 K.

"İçtihat Metni" İtirazname :181494 Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Mahkemesi : TUZLA Sulh Ceza Günü : 29.03.2006 Sayısı : 420-65

Sanığın sarkıntılık suçundan 765 sayılı TCY’nın 421/2 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca neticeten 2.673 YTL. ağır para cezası ile cezalan¬dırılmasına ilişkin, Tuzla Sulh Ceza Mahkemesince verilen 09.02.2005 gün ve 490-32 sayılı hükmün Cumhuriyet Savcısı tarafından sanık aleyhine temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığınca 18.07.2005 gün ve 71604 sayılı yazı ile 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması için mahalline iade edilmiş, Yerel Mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda da 29.03.2006 gün ve 420-65 sayı ile,

sanığın 5237 sayılı TCY’nın 105/1 maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCY’nın 50/1-a ile 52/2 maddeleri gereğince, bir gün karşılığı 20 YTL.den adli para cezasına çevrilerek, 1.800 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

Sanık ve üst Cumhuriyet Savcısının, “Sanığın suçu sabit görülerek sanık hakkında tatbik edilen maddedeki seçenek yaptırımlardan, hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedildikten sonra, 5237 sayılı Kanunun 50/2. maddesi gereğince, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceğinin göz önünde bulundurulmaması hususu usul ve yasaya aykırıdır” gerekçesine dayanan aleyhe temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince, 16.06.2009 gün ve 13829–7387 sayı ile;

“Sanık hakkında, hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, 14.07.2004 gün ve 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik, 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince, temyizi mümkün olmadığından, sanık ve üst C.Savcısının temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine” karar verilmiştir.

Bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.07.2009 gün ve 181494 sayı ile;

“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih 2009/2-43 esas ve 2009/56 sayılı kararında da belirtildiği üzere, mahkemelerce daha ağır bir cezayı gerektirecek ve doğru uygulama yapıl¬dığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde, bu gibi hükümlerin aleyhe başvuru üzerine, temyiz denetimine konu olabileceği” görüşleriyle itiraz yasa yoluna başvurularak, Özel Daire bozma kararının kaldırılması ve esas hakkında inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Dairesine gönderil¬mesine karar verilmesi talep olunmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlen¬dirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, suç tanımında adli para cezası ile birlikte seçenek olarak öngörülen hapis cezasının, 5237 sayılı TCY’nın 50/2 maddesine aykırı olarak, adli para cezasına çevrilmesi sonucu hükmolunan 1800 YTL. adli para cezasının, temyizinin olanaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Yasanın 305. maddesi gereğince ceza mahkemelerince verilen hükümler temyiz yasa yoluna tabidir.

Hükümler ise, 5271 sayılı Yasanın 223. maddesinde;

a) Beraat,

b) Ceza verilmesine yer olmadığı,

c) Mahkûmiyet,

d) Güvenlik tedbirine hükmedilmesi,

e) Davanın reddi,

f) Davanın düşmesi,

g) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı,

şeklinde belirtilmiştir.

1412 sayılı Yasanın 305. maddesi uyarınca, yukarıda sayılan hükümlerden birinin ve¬rildiği ahvalde, kural olarak bu kararlara karşı başvurulabilecek olağan yasayolu temyizdir.

Ancak, yasa koyucu hüküm olmasına karşın bir kısım kararların kesin olduğunu belirtmek suretiyle bu hükümlere karşı temyiz yasayoluna başvurulamayacağını, yalnızca kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceğini, yine aynı maddede belirtmiş ve bunları da;

1 - İkimilyar liraya kadar (ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,

2 - Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,

3 - Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler,

olarak sınırlandırmıştır.

Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan mahkûmiyet hükümleri ile yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri ve yasalarda kesin olduğu belirtilen hükümler kesin olup, temyiz yeteneği bulunmamaktadır.

647 sayılı Yasanın yürürlükte bulunduğu dönemde işlenen suçlar yönünden, 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uygulanmak suretiyle kısa süreli hürriyeti bağ¬layıcı cezadan çevrilen para cezalarının, anılan maddenin 4. fıkrasındaki.

“Bu hük¬mün uygulan¬ması, kanun yollarına başvur¬mada engel teşkil etmez” hükmü uyarınca, miktarına bakılmaksızın temyizi olanaklı ise de, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların paraya veya maddede yazılı tedbirlere çevrilmesi yönünde 647 sayılı Yasanın 4. maddesindeki ilkelere benzer şekilde yer veren 5237 sayılı TCY’nın 50. maddesinde, “Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir” hükmüne yer verilmesine karşın, “Bu hük¬mün uygulanması,

kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez” hükmüne yer verilmemesi nede¬niyle, 5237 sayılı TCY’nın 50. maddesi uyarınca kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya seçenek olarak veya 52. madde uyarınca doğrudan hükmedilen iki milyar lira (2000 YTL.)’yı aşmayan adli para cezalarına ilişkin hükümlerin de temyizi olanaklı değildir.

Konu bir çok yargı kararına da intikal etmiş olup;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun; 10.03.2009 gün ve 43/56, 14.04.2009 gün ve 238/94 sayılı kararlarında; suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde, bu gibi hükümlerin aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği,

27.12.2005 gün ve 121/171, 29.11.2005 gün ve 123/151 sayılı kararlarda; 1412 sayılı CYUY’nın 305. maddesi uyarınca iki milyar liraya kadar para cezasına dair mahkûmiyet hükümlerinin kesin olduğu, kesin nitelikteki hükümlerin ancak kesinlik sınırını aşar nitelikle yaptırım içermek koşuluyla suç vasfına yönelik temyiz üzerine bu hususla sınırlı biçimde temyiz incelemesine konu olabilecekleri,

13.05.2008 gün ve 64/107 sayılı kararda; iki milyar liraya kadar (iki milyar dâhil) para cezalarına dair olan mahkûmiyet hükümleri ile yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri ve yasalarda kesin olduğu belirtilen hükümlerin temyiz yeteneğinin bulunmadığı;

28.11.1983 gün ve 265/385 sayılı kararda; ehliyetin geri alınması cezasının 1412 sayılı CYUY’nın 305. maddesinde temyizi kabil olmayan hükümler arasında sayılmaması nedeniyle Yargıtay denetimine tabi olduğu;

04.10.1993 gün ve 187/127 sayılı kararda, tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların, suç vasfına yönelik temyizi halinde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla Yargıtay denetimine tabi olacakları;

05.02.1990 gün ve 367/6 sayılı kararında, ön ödeme nedeniyle verilen düşme kararlarının, ön ödeme miktarının kesinlik sınırında bulunmaması halinde temyiz edilebileceği;

04.10.1993 gün ve 187-227 sayılı kararda, kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik temyiz üzerine, bu hususla sınırlı biçimde Yargıtay denetimine tabi olacakları;

01.07.1942 gün ve 25/42 sayılı İBK ise; kaçakçılık suçlarında müsadere edilen eşyanın değe¬ri dikkate alınmak suretiyle, kesin olan hükümlerin zoralım kararına bağlı olarak temyiz edilebilecekleri,

Belirtilmiştir.

5271 sayılı Yasanın 223 ve 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 305. maddeleri, yargısal kararlarda varılan ilkeler de dikkate alınmak suretiyle değerlendirildiğinde, varılan sonuçları şu şekilde özetlemek mümkündür.

1- Mahkemelerce daha ağır bir cezayı gerektirecek ve doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde, bu gibi hükümlerin aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği,

2- 5237 sayılı Yasanın 50 veya 52. maddeleri uygulanmak suretiyle hükmolunan ve başkaca herhangi bir hak kısıtlaması doğurmayan 2000 liraya kadar (2000 lira dahil) adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin kesin olacağı,

3- Müsadere kararları yönünden temyiz edilebilirliğin koşullarını belirleyen 01.07.1942 gün ve 25/42 sayılı İBK’nın, müsaderenin 5237 sayılı Yasada güvenlik tedbiri olarak öngörülmesi, güvenlik tedbirlerinin temyizi açısından ise 5271 sayılı Yasanın 223. maddesinde herhangi bir sınırlamaya yer verilmemesi nedeniyle, anılan İBK’nın halen varlığını sürdürüp sürdürmediğinin, ancak münhasıran bu konuyla ilgili yapılacak bir müzakerede değerlendirilebileceği,

4- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 gün ve 134/163 sayılı kararında da vur¬gulandığı üzere, 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uygulanmak suretiyle tayin edilen sonuç adli para cezasının miktarına bakılmaksızın, maddedeki “Bu hükmün uygulanması kanun yolla¬rına başvurmada engel teşkil etmez” düzenlemesi uyarınca temyiz yeteneğinin bulunacağı,

5- Kesin nitelikteki hükümlerin ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek koşuluyla suç vasfına yönelik temyiz üzerine, bu hususla sınırlı biçimde temyiz incelemesine konu olabilecekleri,

6- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.11.2005 gün ve 140/143 sayılı kararı uyarınca, gerek bir mahkûmiyete ek, gerekse bağımsız olarak hükmedilen güvenlik tedbirlerinin, kesin nitelikteki hükümlere de her yönüyle temyiz edilebilirlik niteliği kazandıracağı,

7- Ön ödeme nedeniyle verilen düşme kararlarında temyiz sınırının belirlenmesinde, ön ödeme miktarının dikkate alınması gerektiği,

Anlaşılmaktadır.

Somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde.

Tuzla Sulh Ceza Mahkemesince sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCY’nın 105/1. maddesi gereğince, madde metninde yer alan seçenek yaptırımlardan, hapis cezası tercih edilip belirlendikten sonra, 5237 sayılı TCY’nın 50/2. maddesine aykırı olarak, 3 ay hapis cezası adli para cezasına çevrilmek suretiyle 1800 YTL. adli para cezasına hükmedilmiş, sonuç adli para cezasının 2000 YTL.nin altında kalması nedeniyle temyiz istemi red edilmiştir.

Üst Cumhuriyet Savcısının “… sanık hakkında, tatbik edilen maddedeki seçenek yaptırım¬lardan hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedildikten sonra, 5237 sayılı Kanunun 50/2. maddesi gereğince, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği…” gerekçesine dayanan, aleyhe temyizi üzerine yapılan incelemede, doğru uygulama yapılması halinde, 5237 sayılı TCY’nın 105/1 maddesi ile belirlenen 3 ay hapis cezasının, adli para cezasına çevrilemeyeceği ve bu haliyle hükmün temyizi mümkün olacağından, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire red kararının kaldırılmasına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kısım Kurul Üyesi; Özel Daire kararında belirtilen gerekçelerle itirazın reddi yönünde, Karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle, 1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 16.06.2009 gün ve 13829-7387 sayılı red kararının KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2009 günü oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/173, K. 2009/209, 29 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/173
Karar No
2009/209
Tarih
29 Eylül 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/177 K.2009/210
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/181 K.2009/7166
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/188 K.2009/205
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/197 K.2009/208
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/298 K.2009/3481
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/367 K.2009/11418

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.