İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/227 K.2010/27

Ceza Genel Kurulu 2009/10-227 E. , 2010/27 K.

Esas2009/227Karar2010/27Tarih16 Şubat 2010Okuma5 dk · 917 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/227
Karar No
2010/27
Karar tarihi
16 Şubat 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

917 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2009/10-227 E. , 2010/27 K.

"İçtihat Metni" Tebliğname : 2009/227617 Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi Mahkemesi : ŞİŞLİ 6. Asliye Ceza Günü : 30.04.2009 Sayısı : 475-477

Sanık İ...Ö...’in karşılıksız çek keşide etme suçundan 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesi uyarınca 6.500.000.000 TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın daha önce aynı çek ilişkisi nedeniyle vermiş olduğu çekten dolayı Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/317 esas sayılı dosyasında yasaklama kararı verildiğinden yeniden çek yasaklama cezasının verilmesine yer olmadığına ilişkin, Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.12.2004 gün ve 276-3032 sayılı hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 02.03.2009 gün ve 9906-3148 sayı ile;

“1- 4814 sayılı Kanunla değişik 3167 sayılı Kanunun 16/4. maddesindeki her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağına ilişkin hükmü karşısında, çek hesabı açmaktan yasaklama kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Kabule göre, ağır para cezasının; 5083 sayılı Kanunun 1 ve 2, 5252 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca belirlenmesinde zorunluluk bulunması” isabetsizliklerinden bozulmuş, yerel mahkeme ise 30.04.2009 gün ve 475-477 sayı ile ilk hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de sanık müdafii, katılan ve o yer C.Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C. Başsavcılığının “bozma” istekli 28.10.2009 gün ve 227617 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca incelenmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar,

1- Sanık hakkında, müştekisi aynı olan ve karşılıksız çıkan başka bir çek yaprağı nedeniyle başka bir mahkeme tarafından çek hesabı açtırmaktan yasaklanma kararı verilmiş olması halinde, incelemeye konu bu dosyada da yasaklama kararı verilmesinin gerekip gerekmediği,

2- Hükmedilen ağır para cezası biriminin YTL ve türünün adli para cezası olarak gösterilmesi işleminin yerel mahkeme tarafından mı yoksa Özel Daire tarafından mı yapılması gerektiği,

Konularına ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden; sanığın aynı keşide tarihli (23.10.2003), aynı bankaya ait (TEB), 69447487 nolu ve 5.750.000.000 TL bedelli keşide ettiği çek yaprağının karşılıksız çıkması nedeniyle müştekisi aynı olan dosyada, Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2004 tarihinde kesinleşen 14.10.2004 gün ve 317-1734 sayılı kararıyla “bir sene müddetle bankalarda çek hesabı açtırmasının yasaklanmasına” karar verildiği saptanarak uyuşmazlık konularının değerlendirilmesine geçilmiştir.

1- İncelemeye konu bu dosyada da çek keşide etmekten yasaklama kararı verilmesinin gerekip gerekmediği;

3167 sayılı Yasanın 26.02.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4814 sayılı Yasa ile değişik 16. maddesinin 3. fıkrası; “Mahkeme, ayrıca işlenen suçun niteliğine göre bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir. Yasaklanma kararı bütün bankalara duyurulmak üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir”,

4. fıkrası ise ; “Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suç oluşturur” şeklindedir.

3167 sayılı Yasanın 16. maddesinin açıklığı karşısında, karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suç oluşturduğundan her bir suçtan dolayı da ayrıca mahkemenin bir yıldan az ve beş yıldan fazla olmamak üzere çek hesabı açtırmaktan yasaklama kararı vermesi gerekmektedir.

Aynı Yasanın 16/b-1 maddesinde bu suçun takibinin şikayete bağlı olduğu ve 3. fıkrasında ise; “Hükmün kesinleşmesinden sonra şikâyetten vazgeçildiğinde de, hüküm bütün cezaî sonuçları ile ortadan kalkar” hükmü gözönüne alındığında, şikayetten vazgeçme nedeniyle karşılıksız çekten dolayı hükmolunan cezanın bütün sonuçları ile ortadan kalkacak olması da, karşılıksız çıkan her çek yaprağı için cezaya hükmolunurken aynı zamanda çek hesabı açtırmaktan yasaklama kararı verilmesini zorunlu kılmaktadır. Aksi takdirde somut olayda olduğu gibi, başka bir mahkemeden verilen cezanın şikâyetten vazgeçme nedeniyle ortadan kalkması halinde, ortada çek hesabı açtırmaktan yasaklama kararı da kalmayacaktır.

Bunun yanında, mahkemenin yasaklama süresini 1 ila 5 yıl arasında belirlemesi konusunda takdir hakkı bulunduğuna göre, somut olayın özelliklerini gözönüne alarak karşılıksız çıkan her çek yaprağı için ayrı bir yasaklama süresi belirlemesi ve çek hesabı açtırmaktan yasaklamaya hükmetmesi gereklidir.

Ayrıca, bu tür yasaklama kararlarının farklı tarihlerde kesinleşmesi olası bulunduğundan infazı ayrı yapılacak, yasaklama kararı bütün bankalara duyurulmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirileceğinden dolayı da aynı zaman dilimini kapsayacak yasaklama kararları verilmiş olsa da bunun sanık aleyhine bir sonucu olmayacaktır.

Bu nedenle yerel mahkeme kararında bu açıdan da isabet bulunmamaktadır.

2- Hükmolunan para cezasına ilişkin uyuşmazlığa gelince;

5083 sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin para birimi Yeni Türk Lirası” olarak belirlenmiş, 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesi uyarınca 01.01.2009 tarihinden itibaren de “yeni” ibarelerinin yürürlükten kaldırılacağı hükme bağlanmış, 5252 sayılı Yasanın 5/1 maddesi ile de kanunlarda öngörülen "ağır para" cezaları, "adli para" cezasına dönüştürülmüştür.

Yargıtay Özel Daireleri tarafından duraksamasız olarak sürdürülen uygulamaya göre, bu husus tek başına bozma nedeni olarak kabul edilmemekte ve yerel mahkeme hükümleri düzeltilerek onanmakta, başkaca hukuka aykırılıklar da tespit edildiği takdirde ise bu husus bozma nedenlerine ilave edilmektedir. Zira hükümde tespit edilen bir hukuka aykırılık nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması, diğer bir hukuka aykırılık nedeniyle ise aynı hükmün bozulması olanağı bulunmadığından böyle bir uygulama aynı zamanda bir zorunluluğun sonucudur.

Bu durumda, yerel mahkemenin Özel Dairenin bozma ilamı üzerine direnme kararı verirken, hükmün temyiz edilmemesi halinde kesinleşeceği ve bu haliyle infaz edileceğini de gözeterek, para biriminde ve türünde yapılan bu değişikliği gözönünde bulundurmak suretiyle hüküm kurması gerekmektedir.

Diğer taraftan, yerel mahkemenin direnme kararından sonra yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Yasasıyla, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Yasanın yürürlükten kaldırılması ve karşılıksız çek keşide etme suçunun unsurlarında değişiklikler yapılmış olması karşısında sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

Bu itibarla, isabetsiz olan yerel mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesin 30.04.2009 gün ve 475-477 sayılı direnme hükmünün BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2010 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/227, K. 2010/27, 16 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/227
Karar No
2010/27
Tarih
16 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/228 K.2010/697
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/228 K.2010/2355
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/229 K.2010/2356
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/230 K.2010/2357
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/230 K.2010/32
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/231 K.2010/1627

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.