İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/38 K.2009/55

Ceza Genel Kurulu 2009/7-38 E. , 2009/55 K.

Esas2009/38Karar2009/55Tarih10 Mart 2009Okuma6 dk · 1.271 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/38
Karar No
2009/55
Karar tarihi
10 Mart 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.271 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2009/7-38 E. , 2009/55 K.

"İçtihat Metni" İtirazname :123260 Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi Mahkemesi : ANKARA 1. Asliye Ceza Günü : 29.04.2005

Sanık hakkında 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Yasasının 3/d-1. maddesi dela¬letiyle 4/d maddesi uyarınca cezalandırılması, suça konu aracın ele geçirilmemesi nedeniyle 4926 sayılı Yasanın 4/3. maddesi gereğince aracın gümrüklenmiş değeri kadar para cezasına hükme¬dilmesine karar verilmesi istemiyle açılan kamu davasında, dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının 765 sayılı TCY’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ortadan kaldırıl¬masına ilişkin Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.04.2005 gün ve 312-294 sayılı hüküm,

Katılan vekilinin temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 20.11.2008 gün ve 3602-20378 sayı ile; Daire Üyesi O..K..’ın, sanık hakkında sonuç olarak verebilecek cezanın 10 milyar lirayı geçmeyeceği ve dolayısıyla, beraate ilişkin hükümlerin temyizine ilişkin kesinlik sınırının, düşme kararları için de uygulanması suretiyle, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki karşı oyuyla ve oyçokluğuyla onanmıştır.

Yargıtay C.Başsavcılığınca 11.02.2009 gün ve 123260 sayı ile;

Sanık hakkında hükmedilebilecek cezanın üst sınırının 5.148.00 TL olduğu, katılan idarenin suç vasfına yönelik temyizi bulunmadığı gibi, hükümde müsadereye konu eşya da bulunmadığı, verilebilecek cezanın 1412 sayılı CYUY’nın 305/2 maddesinde beraat kararları için öngörülen 10.000.00 Liralık kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesi ile itiraz yasayoluna başvurularak, Özel Daire onama kararının kaldırılıp, temyiz isteminin 1412 sayılı CYUY’nın 305/2 ve 317. maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi talep olunmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

İncelenen dosyada, zamanaşımının gerçekleştiği yönünde bir uyuşmazlık bulun¬madığı gibi, sanık hakkında hükmedilebilecek cezanın azami haddinin de 10.000.000 TL’yi aşması olanağı bulunmamaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararında, temyiz edilebilirliğin koşullarının belirlenmesine ilişkindir.

5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca, halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Yasa¬nın 305. maddesi uyarınca, ceza mahkemesince verilen hükümler temyiz yasayoluna tabidir.

Hükümler ise, 5271 sayılı Yasanın 223. maddesinde;

Beraat,

Ceza verilmesine yer olmadığı,

Mahkûmiyet,

Güvenlik tedbirine hükmedilmesi,

Davanın reddi,

Davanın düşmesi,

Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararları,

Şeklinde belirtilmiştir.

1412 sayılı Yasanın 305. maddesi uyarınca, 5271 sayılı Yasanın 223. maddesinde belirtilen hükümlerden birinin verildiği ahvalde, kural olarak bu kararlara karşı başvu¬rulabilecek yasa yolu temyizdir.

Ancak, yasa koyucu hüküm olmasına karşın bir kısım kararların kesin olduğunu belirtmek suretiyle de bu hükümlere karşı temyiz yasayoluna başvurulamayacağını, yalnızca kanun yararına bozma yoluna gidilebileceğini yine aynı maddede belirtmiş ve bunları da;

1- İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan mahkumiyet hükümleri,

2 - Yukarı sınırı on milyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,

3 - Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler,

Olarak sınırlandırmıştır.

Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, iki milyar liraya kadar (iki milyar dâhil) para cezalarına dair olan mahkûmiyet hükümleri ile yukarı sınırı on milyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlar¬dan dolayı verilen beraat hükümleri ve yasalarda kesin olduğu belirtilen hükümlerin temyiz yeteneği bulunmamaktadır.

Görüldüğü üzere, hükümlere karşı temyiz yoluna başvurulması esas, kesinlik nede¬niyle başvurulamaması ise istisnayı oluşturmaktadır.

Nitekim konu uygulamada da birçok yargı kararına intikal etmiş;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.05.2008 gün 64/107 sayılı kararında; iki milyar liraya kadar (iki milyar dâhil) para cezalarına dair olan mahkûmiyet hükümleri ile yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlar¬dan dolayı verilen beraat hükümleri ve yasalarda kesin olduğu belirtilen hükümlerin temyiz yeteneğinin bulunmadığı,

CGK’nun 28.11.1983 gün 265/385 sayılı kararında; ehliyetin geri alınması cezasının 1412 sayılı CMUY’nın 305. maddesinde temyizi kabil olmayan hükümler arasında sayılmaması nedeniyle Yargıtay denetimine tabi olduğu,

CGK’nun 05.02.1990 gün 367/6 sayılı kararında ise, ön ödeme nedeniyle verilen düşme kararlarının ön ödeme miktarının kesinlik sınırında bulunmaması halinde temyiz edilebileceği vurgulanmıştır.

Diğer taraftan 01.07.1942 gün ve 25/42 sayılı İBK’da kaçakçılık suçlarında müsadere edilen eşyanın değeri dikkate alınmak suretiyle, kesin olan hükümlerin zoralım kararına bağlı olarak temyiz edilebilecekleri belirtilmiştir.

Öğretide de, 2 milyar liraya kadar mahkûmiyet ve üst sınırı 10 milyar lira adli para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümlerinin, kesin olduğu belirtilmiş, ancak kesinlik sınırı ile ilgili olarak 5271 sayılı Yasanın 223. maddesinde sayılan diğer hükümler yönünden herhangi bir görüş serd edilmemiştir.

Kunter-Yenisey; Ceza Muhakemesi Hukuku isimli eserlerinin 11. ve müteakip basılarında “sonuçta ceza verilmediği için aynı düzeyde olan ceza davasının düşmesi kararı ile benzeri kararların da beraat kararı gibi kesin olarak verilebilmeleri yorumla kabul edilmelidir” şeklinde görüş belirtmişler ise de, 1412 sayılı Yasanın 305. maddesindeki açık düzenleme karşısında bu görüşe katılmak olanaksızdır.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, 1412 sayılı Yasanın 305. maddesi uyarınca kesin olan hükümler, 2 milyar liraya kadar (2 milyar dâhil) adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümleri ile üst sınırı 10 milyar lira adli para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat kararlarıyla sınırlı olup, 5271 sayılı Yasanın 223. maddesinde belirtilen diğer hükümler yönünden herhangi bir sınırlama getirilmemiş olduğundan, düşme kararının da beraat veya mahkûmiyet hükmüne kıyasen kesin olarak verilebilmesinin kabulü 1412 sayılı Yasanın 305. maddesine açıkça aykırılık oluşturacaktır.

Bu itibarla Özel Daire kararı isabetli olup, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul Üyesi O..K..;

Ceza Genel Kurulunca CMUK.nun 305. madde de beraat ve mahkûmiyet kararlarında bir kesinlik sınırı belirtildiği halde düşme kararı verilmesi halinde kesinlik sınırı konusunda bir miktar belirtilmemesi nedeniyle hükmün temyizi kabil olduğu görüşü kabul edilmiş ise de bu karar Genel Kurulun kendi kararları ile çelişkilidir. 16.12.1997/307-318 kararında dava ön ödeme sebebiyle ortadan kaldırıldığı halde ödenen miktar 2000 TL kesinlik sınırının üstünde olduğu için hüküm temyizi kabil görülmüştür. Bu karar gereğince de 2000 TL.nin altındakiler için verilen hükmün kesin, üstündekiler içinde temyizi kabil şeklindeki uygulama bu güne kadar devam etmiştir.

Sanık aleyhine verilebilecek mahkûmiyet kararlarında 2000 TL. kadar, sanık lehine verilebilecek beraat kararlarında 10.000 TL. gibi bir sınır konulmuşken ve bu tip kararların temyizi mümkün olmadığı halde her ikisinin arasında olan düşme kararlarında sınır kabul etmemeyi anlamak mümkün değildir. Elbetteki çoğun içinde az da kabul edilmelidir. Dört üçten büyüktür derken dördün ikiden büyük olduğunu belirtmenin anlamı var mıdır? Bu malumun ilanıdır. CMUK.nun 305.maddesinin gerekçesinde;

“Temyiz mahkemesini işgal edecek bir kıymet ve mahiyeti haiz olmayan bu küçük işler, umumi işlerin dörtte üçünü teşkil edecek kadar çoktur. Bunların tehacümü karşısında büyük işlere hasderilmesi lazım gelen zaman, çok daralmaktadır” denerek neden temyizde sınır getirildiği açıklanmıştır. Amaca uygun yorum yaptığımızda düşme kararlarında sonucu itibariyle en yakın olan beraat kararındaki 10.000 TL.lik sınırını dikkate almamız gerekir. Kunter/Yenisey/Nuhoğlu da ceza muhakemesi hukuku kitabının 1439. sahifesinde sonuçta ceza verilmediği için, ayni düzeyde olan ceza davasının düşmesi kararı ile benzeri kararların da beraat kararı gibi kesin olarak verilebilmeleri yorumu kabul edilmelidir demektedirler.

28.01.1974 gün ve 973/7-336-51 sayılı Ceza Genel Kurul kararında da benzer bir olayda verilen ortadan kaldırma kararı temyizi kabil görülmeyerek temyiz talebi reddedilmiştir.Genel Kurulun uygulaması kabul edildiğinde bir dava dosyasında sanığa verilebilecek azami cezanın 2000 lira olduğunu varsayarsak, 2000 TL.ye kadar mahkûmiyet kararı verilseydi hüküm temyizi kabil olmayacaktı.

Ancak aynı dava dosyasında sanığa hiç ceza verilmediği halde düşme kararı verilseydi hüküm temyizi kabil görülecektir. Bu sonuç hangi hukuk mantığıyla izah edilebilir?Dairemizin daha önce verdiği yüzlerce karar karşı oy düşüncesi yönündedir. 23.10.2007 gün 1576/7258 ve 509/7275 ile 02.04.2007 gün 1454/2222 sayılı kararlarında görüleceği gibi.

Bu kararlarda sanığa verilebilecek ceza 2000 TL sınırının üstünde olmasına rağmen dava zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırıldığı için dairemizce temyiz incelemesi yapılmayarak temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Çoğunluk görüşünün kabulü halinde zaten iş yükü altında boğulan Yargıtay da dosya çokluğu nedeniyle inceleme sırası beklerken zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırma kararlarının artmasından başka bir işe yaramayacaktır. Yukarıda izah edildiği gibi CMUK.nun 305. maddesi gerekçesinde de bu husus vurgulanmış olup, yılların uygulamasını bir kalemde silip atmak hem istikrarı bozacak, hem de yargıya olan güveni sarsacaktır. İzah edilen nedenlerle itiraz yerinde olduğundan kabulüne karar verilmeliydi düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.” Görüşüyle, İtirazın kabulü yönünde oy kullanmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2009 tarihinde yapılan müzakerede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/38, K. 2009/55, 10 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/38
Karar No
2009/55
Tarih
10 Mart 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/41 K.2009/52
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/43 K.2009/56
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/45 K.2009/61
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/46 K.2009/2206
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/46 K.2009/1868
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/47 K.2009/2205

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.