İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/5 K.2009/11

Ceza Genel Kurulu 2009/16H.D-5 E., 2009/11 K.

Esas2009/5Karar2009/11Tarih3 Şubat 2009Okuma6 dk · 1.114 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/5
Karar No
2009/11
Karar tarihi
3 Şubat 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.114 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2009/16H.D-5 E., 2009/11 K.

KARARLARIN AÇIKLANMASI VE TEBLİĞ

TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇU

2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 340 ]

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 231 ]

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 232 ]

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 309 ]

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 310 ]

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 54 ]

"İçtihat Metni"

Taahhüdü ihlal suçundan sanık M.. N.. A..’ın, İİY’nın 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 1. İcra Ceza Mahkemesince 03.03.2008 gün ve 3717-852 sayı ile verilen karar yasa yollarına başvurulmadığından kesinleşmiştir.

Adalet Bakanlığınca 20.06.2008 gün ve 35451 sayı ile şikayetin bir yıllık süre gerçekleştikten sonra yapıldığı gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle yasa yararına bozma isteminde bulunulması üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 27.10.2008 gün ve 6696-6744 sayı ile;

“...Somut olaya baktığımızda, borçlunun 28.06.2005 tarihli tutanakla borcunu, 17.08.2005 tarihinde 5.740,00 YTL (740.00 YTL vekalet ücreti ile), 17.11.2005 tarihinde 5.740.00 YTL (740.00 YTL vekalet ücreti ile), 17.02.2006 tarihinde 5.740.00 YTL (740.00 YTL vekalet ücreti ile), 17.05.2006 tarihinde 5.000.00 YTL, 17.08.2006 tarihinde 5.000.00 YTL, 17.11.2006 tarihinde 5.000.00 YTL, 17.02.2007 tarihinde 5.000.00 YTL, 17.05.2007 tarihinde 4.951.44 YTL olmak üzere taksitler halinde ödemeyi taahhüt etmesine rağmen, 28.06.2005 tarihinde 32.40 YTL, 24.12.2005 tarihinde 1.000.00 YTL, 23.01.2006 tarihinde ise 2.000.00 YTL ödenme¬

¬sine karşın ödenmeyen ya da eksik ödenen taksitler için şikayette bulunulmamış, fakat son ödeme tarihi olan 17.05.2007 tarihinde yapması gereken ödemeyi de ödememesi üzerine 04.07.2007 tarihinde şikayet edildiği anlaşılmaktadır.

5358 sayılı Yasa ile getirilen değişiklikle, ‘

‘..... Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir.

Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.’ hükmünün düzenlendiği dikkate alındığında, ödenmeyen 17.05.2007 tarihli son taksitten sonra şikayetin 04.07.2007 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, İİK’nun 347. maddesinde öngörülen 3 aylık şikayet süresinin geçmediğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca İzmir 1. İcra Mahkemesinin 03.03.2008 tarih ve 2007/3717-2008/852 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.”

” gerekçesiyle yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 14.01.2009 gün ve 138635 sayı ile; Yerel Mahkemenin kısa kararında yalnızca yasa yolunun gösterildiği, yasa yolunun süresi, mercii ve şeklinin gösterilmediği, gerekçeli kararda, yasa yolunun türü, süresi ve mercii gösterilmiş ise de, gerekçeli kararın borçluya tebliğ edilmediği, dolayısıyla Yerel Mahkemenin kararında, başvurulacak yasa yolunun süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıklanmamasının, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddesine aykırı olup, bu durumda yasa yolu süresi başlamadığından kararın da kesinleşmediğinden bahisle, yasa yararına bozma isteminin bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle Özel Daire kararına itiraz etmiştir.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken hukuki uyuşmazlık, İzmir 1. İcra Ceza Mahkemesinin 03.03.2008 gün ve 3717-852 sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği, dolayısıyla bu karara karşı, yasa yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.

5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve olağanüstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma kurumu hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan istisnai bir yasa yoludur. Bu olağanüstü yasa yoluna başvurulabilmesinin ilk koşulu verilen hüküm veya kararın temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır. Karar veya hükümlere karşı başvurulacak olağan yasa yolunun bulunması halinde bu yola başvurulamaz.

Ceza Genel Kurulunun 25.04.2006 gün ve 123-127 sayılı kararında açıklandığı üzere, İcra ve İflas Yasasında kabahat olarak düzenlenen eylemler nedeniyle verilen kararlar, aynı Yasanın 353/1. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabî olacaktır. Anılan fıkradaki “

“İcra mahkemesinin bu Bap hükümlerine göre verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde, yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir.”

” şeklindeki düzenleme ile yasa koyucu, disiplin veya tazyik hapsini gerektiren eylemler nedeniyle verilen her türlü kararı itiraz yasa yoluna tâbi kılmıştır.

Öte yandan, yine Ceza Genel Kurulunun 22.11.2005 gün ve 139-139 sayılı kararında vurgulandığı üzere, İİY’nda açık bir düzenlemenin bulunmadığı hallerde, takip hukukuna ilişkin hususlarda HUYY, ceza yargılamasına ilişkin hususlarda ise CYY hükümleri uygulanacaktır.

Olağan yasa yolu denetimi yapılabilmesi için ise, yasa yoluna başvuru hakkı olanların tamamının kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmeleri yasal bir zorunluluk olup, bu husus 5271 sayılı CYY’nın “

“Kararların açıklanması ve tebliği”

” başlıklı 35. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “

“Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.”

” şeklinde belirtilmiştir.

CYY’nın 260/1. maddesinde ise yasa yollarına başvuru hakkı olanlar; “

“…Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar...”

” olarak sayılmıştır.

Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114-113; 01.05.2007 gün ve 93-104; 20.02.2007 gün ve 46-39 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere;

Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ile başvuru şeklinin açıkça belirtilmesi zorunludur.

Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 231/3, 232/6 ve 40. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından ve yapılan tebliği geçersiz kılacağından hükmün kesinleşmesini önler, kesinleşmeyen hükümler hakkında da yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamaz.

İncelenen dosyada;

Yerel Mahkemece sanığın ve davacı vekilinin yüzüne karşı açıklanan 03.03.2008 günlü kararda, “

“… itiraz yolu açık olmak üzere karar verildi”

” ibaresinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar gerekçeli kararda bu husus açıklanmış ise de, bu karar borçlu-sanığa tebliğ olunmamıştır.

Görüldüğü gibi; karara karşı başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şekli açıklanmamış, tefhim sırasında hazır bulunan sanık yanıltılmıştır. Bu nedenle kararın, yasa yoluna başvurma hak ve yetkisi bulunanlara, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi, açıklamada mutlaka itiraz yasa yoluna başvurma süresinin kendilerine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağının bildirilmesi gerekmektedir.

Tebligata rağmen itiraz yasa yoluna başvurulmaması durumunda karar kesinleşeceğinden, ancak bu ahvalde yasa yararına bozma yasa yoluna başvuru olanaklı hale gelecektir.

Kesinleşmeyen kararlara karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire bozma kararının kaldırılıp, Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteminin reddine, kararın belirtilen şerhle birlikte yasa yolu başvuru hakkı olanlara tebliğ edilerek, itiraz edip etmeyeceklerinin belirlenmesi suretiyle anılan eksikliğin giderilmesi için dosyanın Yerel Mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle,

1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2-Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 27.10.2008 gün ve 6696-6744 sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın esası incelenmeksizin, Yerel Mahkeme kararının, yasa yoluna başvurma hak ve yetkisi bulunanlara, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi, açıklamada mutlaka itiraz yasa yoluna başvurma süresinin kendilerine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle, itiraz hak ve yetkisi bulunanlara tebliğinin sağlanması için Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2009 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/5, K. 2009/11, 3 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Kararların Açıklanması Ve Tebliğ
  4. Taahhüdü İhlal Suçu
  5. Türk Milleti Adına
  6. Ceza Genel Kurulu Kararı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2009/5
Karar No
2009/11
Tarih
3 Şubat 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/5 K.2009/1183
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/6 K.2009/1105
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/6 K.2009/882
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6 K.2009/588
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2009/6 K.2009/43
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/6 K.2009/78

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.