İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1544 K.2013/348

Ceza Genel Kurulu 2012/6-1544 E. , 2013/348 K.

Esas2012/1544Karar2013/348Tarih9 Temmuz 2013Okuma5 dk · 987 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/1544
Karar No
2013/348
Karar tarihi
9 Temmuz 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

987 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2012/6-1544 E. , 2013/348 K.

"İçtihat Metni" İtirazname: 2009/15918 Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi : MANİSA 1. Asliye Ceza Günü : 24.06.2008 Sayısı : 60-473

Hırsızlık suçundan açılan kamu davasında sanık S. T...'un eyleminin suç eşyasını satın alma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nun 165/1, 31/3, 62 ve 50. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis ve 200 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mağdurun 100 Lira zararının tazmin edilmesi suretiyle giderilmesi seçenek yaptırıma çevrilmesine ilişkin, Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24.06.2008 gün ve 60-473 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 29.02.2012 gün ve 3048-3495 sayı ile;

“Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi aracılığı ile 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 30.05.2012 gün ve 15918 sayı ile;

“5560, 5728, 5739 ve 6008 sayılı Yasalar ile 5271 sayılı CYY’nın 231. maddesinde gerçekleştirilen değişiklikler göz önüne alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının koşullarını şu şekilde belirlemek mümkündür:

1) Suça ilişkin koşullar;

a- Yapılan yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması,

b- Suçun, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılap Yasalarında yer alan suçlardan bulunmaması

2) Sanığa ilişkin koşullar;

a- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,

b- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,

c- Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,

d- Sanığın açıkça bu kurumun uygulanmasını kabul etmeme yönünde irade beyan etmemesi gerekmektedir.

Tüm bu koşulların bulunması halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve sanık beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır.

Her ne kadar Daire tarafından yukarıda belirtilen ilamda mahkeme kararında 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğuna uyulmadığından bahisle kararın bozulmasına karar verilmişse de;

Mahkemenin kararını incelediğimizde;

Müşteki 22.04.2008 tarihli oturumda, çalınan motorunun kullanılamaz hale geldiğini ve zararının net bir şekilde 100 TL civarında olduğunu ve karşılanmadığını belirtmiştir.

Mahkemece de verilen kısa karar ve hükümde, CMK'nın 231. maddesi net bir şekilde değerlendirilerek, sanığın herhangi bir zarar ödemesinin bulunmaması nedeniyle ve takdiren bu maddenin uygulanmamasına karar verilmiştir.

Her ne kadar sanık sabıkasız olsa da işlediği suç itibariyle müştekinin zararını karşılamadığı ve zararın miktarı da müşteki beyanından açıkça anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında; yukarıda belirtilen hukuki düzenlemeler ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun istikrar kazanan uygulamaları da göz önüne alındığında sanık hakkında CMK'nın 231. maddesi gereğince mahkemece değerlendirme yapıldığı ve zararın ödenmemesi ve takdiri sebeplerle bu maddenin uygulanmadığı açıktır. Buna göre de; Yüksek Daire’nin 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğuna uyulmadığı gerekçesi dosya kapsamına uygun düşmemektedir” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

CMK’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 15.10.2012 gün ve 16924-18249 sayı ile, itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yerel mahkeme hükmünün 5271 sayılı CMK’nun 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5-14. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin zorunlu olduğundan bahisle bozulmasının isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; öncelikle Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının süresinde olup olmadığı değerlendirilmelidir.

İncelenen dosya içeriğinden; Özel Daire bozma kararının 25.04.2012 tarihinde teslim edildiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 01.06.2012 tarihinde, "mahkemece CMK'nun 231. maddesinin uygulanmayacağı yönünde yasal ve yeterli gerekçelerle değerlendirme yapıldığı" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurularak, bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, 5271 sayılı CMK'nun olağanüstü kanun yollarının yeraldığı “Altıncı Kitap”, “Üçüncü Kısım” “Birinci Bölüm”de 308. maddede düzenlenmiştir. Anılan maddede, “Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz” hükmüne yer verilmiştir.

Bu düzenleme ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren 30 gün içinde ceza daireleri kararlarına karşı itiraz kanun yoluna başvurabileceği öngörülmüş, ancak farklı bir hüküm getirilmek suretiyle, sanık lehine itirazlarda süre aranmayacağı kuralı benimsenmiştir. Buna göre, sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde belirlenen aykırılıklarla ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tanınan ve olağanüstü bir kanun yolu olan itiraz 30 günlük süre ile sınırlandırılmış olup, bu süre Daire kararının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verildiği tarihten itibaren başlayacaktır. Süre geçtikten sonra sanık aleyhine itiraz yoluna gidilemeyecektir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca öncelikle itirazın süresinde yapılıp yapılmadığı değerlendirilecek, ön inceleme sonucunda itirazın süresinde olduğunun saptanması halinde, esasa girilip daire kararının hukuka uygun olup olmadığı saptanacak, sürenin geçtiğinin belirlenmesi durumunda ise başvuru reddedilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Yerel mahkemece sanığın mahkûmiyetine dair kurulan hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Özel Dairece hükmün CMK'nun 231/5-14. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmak üzere bozulmasına karar verilmesinden sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararının isabetli olmadığı ve mahkûmiyet hükmünün onanması gerektiği görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.

Sanık lehine bozulan hükmün onanmasına ilişkin olan ve sanık aleyhine olduğunda şüphe bulunmayan bu itirazın 5271 sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca 30 günlük süreye tabi olduğu, dosya içeriğine göre 25.04.2012 tarihinde başlayan itiraz süresi 25.05.2012 tarihinde sona erdiği halde, itiraz kanun yoluna Özel Daire ilamının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiinden 37 gün sonra olacak şekilde 01.06.2012 tarihinde başvurulduğu görülmektedir.

Bu nedenle 30 günlük kanuni süreden sonra yapılan sanık aleyhindeki itirazın Ceza Genel Kurulunca görüşülmesi mümkün değildir. Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kanunun öngördüğü 30 günlük süre içinde yapılmaması nedeniyle reddine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının süre yönünden REDDİNE, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1544, K. 2013/348, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/1544
Karar No
2013/348
Tarih
9 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1569 K.2013/21097
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1570 K.2013/339
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/1571 K.2013/8600
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1589 K.2013/349
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1596 K.2013/21084
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1601 K.2013/22172

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.