İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/656 K.2012/222

Ceza Genel Kurulu 2012/1-656 E. , 2012/222 K.

Esas2012/656Karar2012/222Tarih5 Haziran 2012Okuma6 dk · 1.248 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/656
Karar No
2012/222
Karar tarihi
5 Haziran 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.248 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2012/1-656 E. , 2012/222 K.

"İçtihat Metni" Tebliğname : 2011/399805 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi : ÇANAKKALE Ağır Ceza Günü : 13.09.2011 Sayısı : 189-309

Kasten öldürme suçundan sanıklar M.A. ve İ. K.’in beraatına ilişkin, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.09.2002 gün ve 296-249 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık M.A. müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 19.01.2004 gün ve 561-1 sayı ile;

“Müdahiller vekilince 14.11.2000 tarihli dilekçe ile sadece sanık İ. H. S. aleyhine müdahale talebinde bulunulup, kabulüne karar verildiği, bilahare müdahiller vekilinin 17.06.2002, 16.09.2002 tarihli dilekçeleriyle sanıklar M. A. ve İ.K.'in de cezalandırılmalarını talep eylediği gözetilmeden, müdahale isteği niteliğindeki bu talepler hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmeyerek CYUY’nın 365 ve 366. maddelerine muhalefet edilmesi” isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesince 21.04.2005 gün ve 68-1023 sayı ile; sanıkların 765 sayılı TCY’nın 64/2. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 450/4. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş,

Resen temyize tabi olan hükmün sanıklar müdafileri tarafından da temyiz edilmesi üzerine Yargıtay C.Başsavcılığınca 19.09.2005 gün ve 140678 sayı ile, lehe yasa değerlendirmesi yapılması için dosyanın geri gönderilmesi üzerine yargılama yapan Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesince 11.04.2006 gün ve 423-203 sayı ile; sanıkların eylemine uyan ve lehe olan 5237 sayılı TCY’nın 38. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 82/1-a maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

Resen temyize tabi olan hükmün sanıklar müdafileri tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 24.03.2008 gün ve 7044-2247 sayı ile;

“Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulaması Hakkındaki 5320 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’nun yürürlükte olduğu dönemde verilen gıyabi tutuklama kararlarının yakalama emrine dönüşeceği ve adam öldürme suçunun CMK’nun 247 ve 248. maddelerinde öngörülen kaçaklarla ilgili katalog suçlar içersinde yer almadığı hususları dikkate alındığında; sanıkların bizzat duruşmada hazır edilerek savunmalarının alınması ve değişen suç niteliğine göre ek savunma haklarının verilmesi gerektiği gözetilmeyerek CMK’nun 193 ve 226. maddelerine aykırı davranılması” isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesince 13.09.2011 gün ve 189-309 sayı ile;

“Mahkememizce, 1412 sayılı CMUK’nun yürürlükte iken sanıkların usulüne uygun savunmalarının alınması, müdafiilerine ek savunma hakkı verilerek esas hakkında karar verilmesi, gıyabi tutuklama kararının sanıkların savunmalarının alınması amacıyla değil, verilen cezanın miktarına göre verilmesi, bu şekilde usule aykırılık bulunmaması dikkate alınarak Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.03.2008 tarihli bozma ilamına uyulmamasına karar verilmiştir” gerekçeleri ile önceki kararda direnilmiştir.

Resen temyize tabi olan bu hükmün, sanıklar müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istekli 09.04.2012 gün ve 399805 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkan¬lığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlan¬mıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

İnceleme, sanıklar M. A. ve İ. K. hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Sanıklar müdafiince hükmün duruşmalı olarak incelenmesi istemiyle temyiz yasa yoluna başvurulmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunda temyiz incelemesinin duruşmalı yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından, sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin reddiyle dosya üzerinde yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıkların savunma ve ek savunmalarının usul ve yasaya uygun olarak alınıp alınmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Çanakkale Sulh Ceza Mahkemesinin 09.03.1998 gün ve 1998/27 değişik iş sayılı kararı ile sanıklar M. A. ve İ.K.’in kasten öldürme suçuna azmettirmeden gıyaben tutuklanmalarına karar verildiği,

Gıyabi tutuklu olan sanıklar hakkında 17.10.2000 tarihinde kasten öldürme suçundan kamu davası açıldığı,

Eyüp 1. Ağır Ceza Mahkemesince 19.02.2011 tarihinde müdafii huzurunda sanıkların yüklenen suçtan savunmaları alınarak, gıyabi tutukluluklarının vicahiye çevrildiği,

Yerel mahkeme tarafından da 27.02.2001 günlü duruşmada sanıkların müdafii eşliğinde tekrar yüklenen suçtan savunmalarının alındığı,

Bozmadan sonra yargılama yapan yerel mahkeme tarafından, talimatla sanıkların bozmaya karşı diyeceklerinin sorulduğu, sanıklar hakkında 765 sayılı TCY’nın 450/4 ve 62. maddelerinin uygulanma olasılığı karşısında, 21.04.2005 günlü oturumda sanıklar müdafiine ek savunma hakkı verildiği ve sanıklar müdafiinin ek savunmada bulunduğu,

Yerel mahkemenin 21.04.2005 günlü ikinci kararı ile 765 sayılı TCY’nın 64/2. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 450/4. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilen sanıkların, verilen cezanın miktarı ve sanıkların tutuklu kaldıkları süre gözetilerek gıyaben tutuklanmalarına karar verildiği,

Yargılama devam ederken 01.06.2005 tarihinde 5271 sayılı CYY’nın yürürlüğe girmesi üzerine, 5320 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki gıyabi tutuklama kararının yakalama emrine dönüştürülmesine karar verildiği,

İddia makamının, sanıkların 5237 sayılı TCY’nın 38. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 82/1-a maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkin esas hakkındaki görüşüne karşı sanıklar müdafiinin yazılı ve sözlü savunmada bulunduğu,

Hüküm tarihi itibarıyle sanıkların yakalama emri infaz edilememiş olup, yerel mahkeme tarafından 5271 sayılı CYY’nın 247-248. maddeleri uyarınca sanıkların kaçak olduğu yönünde bir karar da verilmediği,

Anlaşılmaktadır.

Sanık hazır olmaksızın duruşma yapılamayacağı kuralını düzenleyen 5271 sayılı CYY’nın “sanığın duruşmada hazır bulunmaması” başlıklı 193. maddesinin birinci fıkrası, “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir” hükmünü amir olup, bu kuralın ayrıksı halleri ise aynı maddenin 2. fıkrasında “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir”,

194. maddenin ikinci fıkrasında; “Sanık savuşur veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmezse, önceden sorguya çekilmiş ve artık hazır bulunmasına mahkemece gerek görülmezse, dava yokluğunda bitirilebilir”,

195. maddede “(1) Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır”,

200. maddenin birinci fıkrasında, “(1) Sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilirse, mahkeme, sorgu ve dinleme sırasında o sanığın mahkeme salonundan çıkarılmasına karar verebilir”,

204. maddesinde “(1) Davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında sanık, duruşma salonundan çıkarılır. Mahkeme, sanığın duruşmada hazır bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse, oturumu yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Oturuma yeniden alınmasına karar verilen sanığa, yokluğunda yapılan işlemler açıklanır” şeklinde gösterilmiştir.

Anılan Yasanın uyuşmazlık konusunun çözümüne ışık tutan ve 1412 sayılı CYUY’nın 258. maddesine benzer şekilde düzenlenmiş olan “Suç niteliğinin değişmesi” başlıklı 226. maddesinde ise;

“1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.

2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.

3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.

4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır” düzenlemelerine yer verilmiş olup, Ceza Genel Kurulunun 29.12.1998 gün ve 321–393 sayılı kararında belirtildiği üzere; iddianamede gösterilen eylemin hukuki niteliğinin değişmesi ya da cezanın artırılmasını gerektiren hallerin, ilk defa duruşma sırasında ileri sürülmesi halinde, sanık veya müdafiine ek savunma hakkı verilmeden, sanığın iddianamede gösterilen suçun temas ettiği kanun hükmünden başkasıyla cezalandırılamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Yargılamadan kaçmaları nedeniyle haklarında yakalama emri çıkartılan sanıkların yerel mahkeme tarafından, usul ve yasaya uygun olarak daha önceden savunmalarının alınmış olması ve 5271 sayılı CYY’nın 226/4. maddesinde ek savunma hakkının sanık müdafiine de verilebileceği şeklinde düzenlemenin bulunması karşısında, yerel mahkemece, sanıklar müdafiine 765 sayılı TCY’nın 450/4 ve 5237 sayılı TCY’nın 82/1-a maddeleri uyarınca ek savunma hakkı verilmek suretiyle, sanıklar hakkında hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme gerekçesinin isabetli olduğuna ve hükmün esastan incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2011 gün ve 189-309 sayılı kararındaki direnme nedenlerinin İSABETLİ OLDUĞUNA, 2- Dosyanın, hükmün esastan incelenmesi için Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2012 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/656, K. 2012/222, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2012/656
Karar No
2012/222
Tarih
5 Haziran 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2012/657 K.2012/1958
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/658 K.2012/13662
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/658 K.2012/9334
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/658 K.2012/3964
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/658 K.2012/7158
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/658 K.2012/21832

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.