İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/111 K.2014/303

Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanığın beraatına ilişkin, Menderes Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.06.2007 gün ve 303-368 sayılı hükmün şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 20.02.2012…

Esas2013/111Karar2014/303Tarih3 Haziran 2014Okuma6 dk · 1.295 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2013/111 E., 2014/303 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Haziran 2014
Mahkemesi
MENDERES Asliye Ceza
Günü
19.06.2007
Sayısı
303-368
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.295 kelime·6 dk okuma

Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanığın beraatına ilişkin, Menderes Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.06.2007 gün ve 303-368 sayılı hükmün şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 20.02.2012 gün ve 27555-4886 sayı ile;

"Müşteki hazine vekilinin keşifte şikâyet dilekçesini tekrar ettiğini bildirmesine karşın, dosyada davaya katılma niteliğinde bir dilekçesinin bulunmadığı görülmekle, varsa katılma dilekçesi dosyaya konularak, davaya katılma konusunda olumlu veya olumsuz karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 04.04.2012 gün ve 147284 sayı ile;

"Şikâyetçi vekilinin şikayet dilekçesinde, şüpheli hakkında kamu davası açılması ve sonucundan bilgi verilmesini talep etmesi, keşifte şikâyet dilekçesini tekrar ettiğine dair beyanı, CMK'nun 238. maddesi uyarınca sözlü katılma isteği niteliğindedir. Temyiz dilekçesinde sıfatını katılan olarak yazmak suretiyle katılma isteğini kanun yolu başvurusunda da açıkça belirtmiştir. CMK'nun 237/2. maddesindeki şartın gerçekleştiği ve katılma isteği hususunda karar verilmesi talebini içerdiği anlaşılmıştır. Katılan kurumun suçtan doğrudan zarar gördüğünün dosyadaki belgelerden anlaşılması karşısında, bu konuda yerel mahkemece yapılacak başka bir inceleme ve araştırma da bulunmamaktadır. …

8. Ceza Dairesince, hazinenin sanık hakkında açılan kamu davasına katılmasına karar verilerek, dosyanın esasına ilişkin temyiz incelemesi yapılması yerine hükmün bozulması, usul ekonomisi kurallarına aykırılık oluşturacak, yargılamayı gereksiz uzatacak ve dolayısıyla makul sürede adil yargılanma hakkını ihlal edecektir" görüşüyle itiraz kanun yoluna müracaat ederek, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve şikayetçi kurum vekilinin katılma isteği hakkında karar verilip esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın, dairesine gönderilmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece, 24.12.2012 gün ve 27195-39343 sayı ile, itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulu tarafından değerlendirilerek, açıklanan gerekçeyle karara bağlanmıştır.

Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanığın beraatına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken uyuşmazlık; soruşturma aşamasında "şüpheli hakkında kamu davası açılarak sonucundan bilgi verilmesi" isteminde bulunan, davetiyeye rağmen duruşmaya iştirak etmeyen, keşifte ise; "şikâyet dilekçemizi tekrar ederiz" diyen şikâyetçi vekilinin bu beyanlarının katılma talebi niteliğinde bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak temyiz incelemesi sırasında davaya katılması hususunda karar verilip verilemeyeceğinin belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

M.. H.. vekilinin; "şüpheliler hakkında kamu davası açılması ve sonucundan bilgi verilmesi" talebinin de yer aldığı dilekçesi üzerine yapılan soruşturma neticesinde sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kamu davası açıldığı,

Şikâyetçi vekilinin davet edildiği duruşmaya mazeret bildirmeksizin iştirak etmediği, keşfe katılarak; "şikâyet dilekçemizi tekrar ederiz" şeklinde beyanda bulunduğu,

Yerel mahkemece, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediği gerekçesiyle beraat hükmü kurulduğu, hükmün şikâyetçi kurum vekili tarafından temyiz edildiği, şikayetçi kurum sıfatının "katılan" olarak yazıldığı temyiz dilekçesinde katılma konusunda karar verilmesine ilişkin açık bir isteğin yer almadığı,

Anlaşılmaktadır.

Ceza Muhakemesi Kanununun "Kamu davasına katılma" başlıklı 237. maddesi;

"1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.

2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır",

"Katılma usulü" başlıklı 238. maddesi ise;

"1) Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur.

2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur.

3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir.

4) Sulh ceza mahkemesinde açılmış olan davalarda katılma hususunda Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaz" şeklinde düzenlenmiştir.

Anılan kanuni düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemelerinde kovuşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar; suçtan zarar gören, mağdur ya da malen sorumlu olanların, mahkemesine dilekçe vermek veya katılma istemini içeren sözlü beyanının tutanağa geçirilmesi suretiyle kamu davasına katılabilecekleri hüküm altına alınmıştır.

Kanun yolu yargılamasında katılma isteminde bulunulmasının mümkün olmadığı kural olarak benimsenmiş olmakla birlikte; CMK'nun 260. maddesinde, katılma isteği reddedilmiş ya da karara bağlanmamış olanların, kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirtilerek, böyle bir başvuru halinde ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma isteklerinin kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmesi halinde inceleme merciince incelenip karara bağlanacağı kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan tasarıda, ilk derece mahkemesince reddolunan veya karara bağlanmayan katılma isteğinin istinaf yolu başvurusunda açıkça belirtilmek şartıyla karara bağlanacağı belirtilmiş ise de, tasarının 249. maddesinin ikinci fıkrasındaki; "istinaf" ve "Bölge Adliye Mahkemesi" ibareleri, "kanun yolu" şeklinde değiştirilerek 237. madde bütünlüğü altında kabul edilmiş bulunduğundan, kanun yolu ibaresinin temyiz incelemesini de kapsadığı kabul edilmelidir.

Ceza Muhakemesi Kanununun 238. maddesinde düzenlenen katılmaya dair merasimin Yargıtay'ca yerine getirilmesinin imkânsızlığı nedeniyle, katılma isteminin temyiz merciince karara bağlanamayacağı ileri sürülebilir ise de, 238. madde; usulüne uygun bir katılma istemi üzerine ilk derece mahkemesince yapılması gereken işlemleri belirtmekte olup, 237. maddenin ikinci fıkrasındaki istisnai durumu kapsamamaktadır.

CMK'nun 237. maddesinin ikinci fıkrası hükmünün katılma istemi hakkında özel bir düzenleme getirdiği, usul ekonomisi amacı güttüğü, 238. maddede öngörülen genel usule üst derece mahkemelerinde özel istisna oluşturduğu nazara alındığında, Yargıtay'ca katılma istemi konusunda, temyiz incelemesi aşamasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmesinin mümkün bulunduğu ahvalde öncelikle Özel Dairece karar verilmeli, bu suretle makul sürede yargılanma ilkesi hayata geçirilmeli, araştırma zorunluluğunun doğduğu ahvalde bu husus bozma nedeni yapılıp sorun çözülmelidir.

Uyuşmazlık konusu bu bilgiler ışığında değerlendirildiğinde;

Şikâyetçi Hazine vekilinin başvurusu üzerine sanık hakkında soruşturmaya başlanması ve kovuşturma aşamasında da, duruşmanın devamı niteliğinde olduğu hususunda hiçbir tereddüt bulunmayan keşifte, sanıktan şikâyetçi olduğunu beyan etmesinin kamu davasına katılma istemi niteliğinde olmasına karşın, katılma konusunda mahalli mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyen olayda, temyiz dilekçesinde katılma konusunda karar verilmesi istikametinde açıkça bir isteğinin bulunmadığı, dolayısıyla temyiz incelemesi aşamasında katılma konusunda karar verilmesinin mümkün olmadığı düşünülebilir ise de;

şikâyetçi kurum vekilinin aşamalarda sanıktan şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, yerel mahkeme hükmünü temyiz edip, kanun yolunda davayı takip iradesini eylemli olarak ortaya koyduğu, bu davranışının yerel mahkemece karara bağlanmayan katılma talebinin temyiz mercii tarafından incelenerek karara bağlanmasına ilişkin istemi de kapsadığı şeklinde kabul edilmesi gerekmektedir.

Bu kabul ile yargılamaların gereksiz yere uzaması ve dolayısıyla davaların zamanaşımına uğramasının önüne geçilebilecektir. Yerel mahkeme hükmünün, katılma konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gerekçesi ile bozulması, yargılamaların gereksiz biçimde uzaması sonucunu doğuracaktır ki, bu durum.

Anayasanın 141. maddesinin dördüncü fıkrasının; "davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir" şeklindeki düzenlemesiyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesine aykırılık oluşturacaktır.

Yargıtay ilgili dairesince katılma konusunda karar verilmesi durumunda, katılan sıfatını kazanan kişinin, özellikle iddia ve delillerini bildirme haklarını kullanamayacağı, diğer taraftan Cumhuriyet savcısı, sanık ve varsa müdafii dinlenilmeden katılma konusunda karar verilerek, CMK'nun 238/3. maddesine aykırılık oluşturulup sanığın savunma hakkının sınırlandırılacağı eleştirisi getirilebilir ise de; Ceza Genel Kurulunun 28.02.2012 gün ve 294-64 sayılı kararında, Cumhuriyet savcısı, sanık ve varsa müdafiinin görüşü sorulmadan katılma kararı verilmesinin nispi nitelikte bir hukuka aykırılık olduğu ve esasa etkili bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, böyle bir durumda savunma hakkının sınırlandığından söz edilemeyecektir.

Ceza muhakemesinde mahkemelerin "maddi gerçeği araştırıp ortaya koyma ilkesi" ile CMK'nun "mağdur ile şikâyetçinin hakları" başlıklı 234. maddesinde; mağdur ile şikâyetçinin soruşturma aşamasında "delillerin toplanmasını isteme," kovuşturma evresinde ise "tutanak ve belgelerden vekili aracılığıyla örnek alma ve tanıkların davetini isteme" hakları bulunduğunun kabul edilmiş olması karşısında, katılan sıfatını kazanmadan da bu hakları kullanabileceğinden, sonuç olarak iddia ve delillerini bildirme hakkının kullanılmaması da söz konusu olmayacaktır.

Bu itibarla, itirazının kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, şikayetçi vekilinin katılma istemi konusunda bir karar verilip hükmün esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan yedi Genel Kurul Üyesi; "itirazın reddi gerektiği" düşüncesiyle karşıoy kullanmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.02.2012 gün ve 27555-4886 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, şikayetçi vekilinin katılma istemi konusunda bir karar verilip hükmün esasının incelenmesi için Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2014 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/111, K. 2014/303, 3 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/111
Karar No
2014/303
Tarih
3 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/115 K.2014/11701
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/134 K.2014/6535
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/145 K.2014/9477
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/151 K.2014/18614
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/156 K.2014/8266
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/157 K.2014/11852

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.