İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/33 K.2013/237

Ceza Genel Kurulu 2013/8-33 E. , 2013/237 K.

Esas2013/33Karar2013/237Tarih7 Mayıs 2013Okuma7 dk · 1.301 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/33
Karar No
2013/237
Karar tarihi
7 Mayıs 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.301 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2013/8-33 E. , 2013/237 K.

YARGITAY CUMHURIYET BAŞSAVCISININ ITIRAZ YETKISI

YARGITAY CUMHURIYET BAŞSAVCILIĞINCA YAPILAN ITIRAZIN ÖNCELIKLE ÖZEL DAIRECE INCELENMESI GEREKLILIĞI

CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 312

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 308

YARGI HİZMETLERİNİN ETKİNLEŞTİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BASIN YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİ HAKKINDA KANUN (6352) Madde 99

CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 310

CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 326

"İçtihat Metni" Sanık Şakir hakkında tedavüle sahte para sürmek suçundan açılan kamu davasında eylemin sahte para kabul etmek suçunu oluşturduğu kabul edilerek lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 197/2, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 01.06.2006 gün ve 327-145 sayılı hükmün sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısınca eylemin tedavüle sahte para sürmek suçunu oluşturduğu görüşüyle sanık aleyhine temyiz edilmesine karşın Cumhuriyet savcısının temyiz istemi dikkate alınmadan dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 12.10.2010 gün ve 3507-11553 sayı ile;

"Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın piyasaya sürmek amacıyla sahteliğini bilerek aldığı parayı üzerinde bulundurma şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 197/1 madde ve fıkrası ile 765 sayılı TCK'nun 316/4 ve 318. maddelerinde tanımlanan suçları oluşturacağı ve ceza süresi itibariyle de 765 sayılı TCK'nun 316/3 ve 318. maddelerinin sanık lehine olduğu gözetilmeden, suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşülerek 5237 sayılı TCK'nun 197/2. madde ve fıkrası ile uygulama yapılması" isabetsizliğinden ceza süresi yönüyle kazanılmış hak korunmak suretiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmadan sonra mahalline giden dosyayı esasa kaydederek yeniden yargılama yapan yerel mahkeme tarafından ara kararla Cumhuriyet savcısının temyiz istemi dikkate alınmaksızın inceleme yapıldığının Özel Daireye bildirilmesi üzerine, Özel Dairece maddi hata olduğundan bahisle karar düzeltme yoluna gidilmesinin talep edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.06.2011 gün ve 161695 sayı ile; "...O yer Cumhuriyet savcısının CMUK'nun 310. maddesine uygun bir şekilde yasal süresi içerisinde açmış olduğu temyiz davası hakkında bir karar verilmesi gerektiği değerlendirilmekle, bu doğrultuda düzenlenen 'Ek Tebliğname' ile birlikte bir karar verilmesi" istemiyle karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.

Yargıtay 8. Ceza Dairesince 13.10.2011 gün ve 10462-11005 sayı ile; "...yerel Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi ile ilgili karar verilmesi yönünden, Dairemizce verilen 12.10.2010 tarih, 2008/3507 esas ve 2010/11553 sayılı kararının ortadan kaldırılması hususunda Ceza Genel Kuruluna itiraz edilip edilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına Tevdiine" karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 06.12.2011 gün ve 161695 sayı ile;

" Dosyanın incelenmesinde, 01.06.2011 tarihli hükme ilişkin esas hakkındaki mütalaasına aykırı karar verildiği anlaşılan yerel Cumhuriyet savcısının 02.06.2006 hakim havale tarihli dilekçesi ile süre tutum talebinde bulunduğu ve 31.07.2006 tarihli dilekçesi ile de mütalaası doğrultusunda sanığın eyleminin 'Tedavüle sahte para sürmek' suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanık aleyhine temyiz itirazında bulunduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımızca mahkeme hükmüne ilişkin olarak yalnız sanık müdafiinin temyiz talebi nazara alınarak tebliğname düzenlenmiş ve Yüksek Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 12.10.2010 tarihli kararı ile de hüküm yalnız sanık müdafiinin temyiz talebi doğrultusunda inceleme konusu yapılarak CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları korunmak suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

YCGK’nun 12.12.1994 gün ve 1/317-338 E.K. ve 24.6.1997 gün ve 1/195-185 E.K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, temyiz bir davadır ve temyiz incelemesi yapılabilmesi için bir temyiz davasının varlığı gerekir. 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesi uyarınca temyiz davasından söz edilebilmesi için de süresi içerisinde yapılmış bir istek koşulunun varlığı gerekmektedir.

YCGK’nun 15.10.1984 gün ve 297/820 E.K. sayılı kararında da; 'CMUK.nun 312. maddesine göre müddeti içinde verilen temyiz istidası hükmün katileşmesine mani olacaktır...

Hükmün kesinleşmesi için, kanun yoluna gidilmemesi veya gidilip geri alınması veya temyiz isteğinin ister usulden, ister esastan reddedilmesi gerekir…Yerel Cumhuriyet Savcısı hükmü sanık aleyhine temyiz etmekle hükmün kesinleşmesini önlemiştir…Bir sanık hakkında bir suçtan verilen hüküm bir bütün teşkil eder, bir noktadan kanun yoluna gidildi veya bozuldu o halde öteki noktalar kesinleşti demeye yani kısmi kesinleşmeye olanak yoktur.

Böylece kesinleşen kısım olmayınca olağanüstü yasal yola da gidilemez (Kunter No:514, s.737).. Hal böyle olunca, hata sonucu görülüp incelenmeyen Yerel Cumhuriyet Savcısının itirazlarının incelenmesi…' gerektiği karara bağlanmıştır.

Dosyada, yerel Cumhuriyet savcısının CMUK'nun 310. maddesine uygun olarak süresi içerisinde sanık aleyhine açmış olduğu bir temyiz davası mevcuttur, ancak bu dava karara bağlanmamıştır. Bu hususta bir karar verilmediği için de 5271 sayılı CMK'nun 308. maddesinde yer alan süre şartının olayda söz konusu olamayacağı değerlendirilmiş ve bu nedenlerle Yüksek Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 12.10.2010 gün ve 2008/3507 Esas 2010/11553 Karar sayılı sanık hakkındaki hükmün CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca bozulması ilamına karşı sanık aleyhine itiraz yoluna gitmek zorunluluğu doğmuştur" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.

Ceza Genel Kurulunca 10.07.2012 gün ve 667-478 sayı ile, 5271 sayılı CMK’nun 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik 308/2-3. maddesi uyarınca itiraz konusunda bir karar verilmek üzere dosya Özel Daireye gönderilmiş, ancak Özel Dairece 29.11.2012 gün ve 27273-36402 sayı ile.

"Dairemizin 13.10.2011gün, 2011/10462-11005 sayılı kararında ayrıntılarıyla açıklandığı üzere Cumhuriyet savcısının aleyhe temyiz istemi nazara alınmadan verilen 12.10.2010 gün, 2008-3507 esas ve 2010/11553 sayılı Dairemiz kararının Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için itirazda bulunması gerektiği cihetle, itirazın incelenmesi için dosyanın Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesine" şeklindeki gerekçeyle itirazın yerinde görülüp görülmediği konusunda bir karar verilmeden Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık aleyhine yapılan ve Özel Dairece incelenmeyen yerel Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkin ise de, 5271 sayılı CMK’nun 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik 308/2. maddesi uyarınca itirazın gönderildiği Özel Daire tarafından itirazın kabulü veya reddi konusunda bir karar verilmeden Ceza Genel Kurulunca değerlendirme yapılmasının mümkün olup olmadığı öncelikle değerlendirilmelidir.

Olağanüstü kanun yolları arasında yer alan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nun 308. maddesinde; " Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz" şeklinde düzenlenmiş olup, 05.07.2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile,

"(2) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.

(3) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir" şeklinde iki fıkra eklenmek suretiyle madde son şeklini almıştır. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna 6352 sayılı Kanunun 101. maddesi ile, "Ceza Muhakemesi Kanununun 308 inci maddesinde yapılan değişiklikler, bu Kanunun yayımı tarihinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunda bulunan ve henüz karara bağlanmamış dosyalar hakkında da uygulanır" şeklindeki geçici madde eklenmek suretiyle de kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Ceza Genel Kurulunda bulunan dosyalarında itiraz konusunda bir karar verilmek üzere Dairelere gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir.

5271 sayılı CMK'nun 308. maddesine 6352 sayılı Kanunla eklenen fıkralar birlikte değerlendirildiğinde; Özel Daire kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edildiğinde dosyanın itiraz konusunda bir karar verilmek üzere öncelikle Özel Daireye gönderilmesi gerekmekte olup, en kısa sürede itirazı inceleyecek olan Özel Dairenin itirazı yerinde gördüğü takdirde kararını düzeltmesi, aksi takdirde itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle itiraz konusunda bir karar verilmek üzere dosyayı Ceza Genel Kuruluna göndermesi gerekmektedir.

Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Özel Dairenin 12.10.2010 gün ve 3507-11553 sayılı bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine dosyanın gönderildiği Özel Dairece itiraz nedenlerinin yerinde olup olmadığı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, bozma kararına karşı itiraz edilmesi gerektiği görüşüyle dosya Ceza Genel Kuruluna gönderilmiş olup, 5271 sayılı CMK'nun 6352 sayılı Kanunla değişik 308. maddesi uyarınca itiraz nedenlerinin yerinde görülüp görülmediği konusunda öncelikle Özel Dairece karar verilmesi gerektiğinden, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Genel Kurul Üyesi ise;" itiraz nedenlerinin Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmesi gerektiği" düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

5271 sayılı CMK'nun 6352 sayılı Kanunla değişik 308. maddesi uyarınca itiraz nedenlerinin yerinde olup olmadığı konusunda öncelikle karar verilmesi için dosyanın

Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2013 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/33, K. 2013/237, 7 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargıtay Cumhurıyet Başsavcısının Itıraz Yetkısı
  4. Türk Milleti Adına
  5. Ceza Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/33
Karar No
2013/237
Tarih
7 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/34 K.2013/7775
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/34 K.2013/40
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/34 K.2013/13063
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2013/35 K.2013/41
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/35 K.2013/7900
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/35 K.2013/13385

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.