İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/333 K.2013/624

Ceza Genel Kurulu 2013/8-333 E. , 2013/624 K.

Esas2013/333Karar2013/624Tarih24 Aralık 2013Okuma5 dk · 979 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/333
Karar No
2013/624
Karar tarihi
24 Aralık 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

979 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Ceza Genel Kurulu 2013/8-333 E. , 2013/624 K.

"İçtihat Metni" Tebliğname : 2012/276660 Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi : KARŞIYAKA 5. Asliye Ceza Günü : 11.09.2012 Sayısı : 457-575

Sanıklar O. E.. ve M. M.. hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve yaralama suçuna teşebbüsten açılan kamu davasının, sanıklarının eylemlerinin bütün halinde 5237 sayılı TCK'nun 106/1-2. cümlesi kapsamında kalan tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü ile, mağdurların şikayetçi olmadıkları gerekçesiyle düşürülmesine ilişkin, Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.09.2007 gün ve 545-616 sayılı hükmün o yer Cumhuriyet savcısı tarafından eylemlerin silahlı tehdit suçunu oluşturduğu gerekçesiyle temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 13.03.2012 gün ve 13502-7945 sayı ile;

“Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; şikayetçi Z. Ş..’ın selektör yapmasına rağmen yol verilmeyen sanıkların içinde bulundukları aracın sağından geçerek yoluna devam ettiği sırada, aracının arkasından sanıkların ateş etmeleri biçimindeki eylemlerinin silahlı tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde şikayet yokluğundan davanın düşürülmesine karar verilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 11.09.2012 gün ve 457-575 sayı ile;

“Her iki sanığın olay gecesi Çiğli Bostanlı arasında bulunan Dudayev Bulvarında seyir halindeyken mağdurlar Z.Ş..ve D.

Ş..içinde bulundukları araç ile yine seyir halindeyken sellektör yapma ve yol vermeme meselesinden mağdurların araç ile sanıkların kullandıkları aracın sağından geçtikleri, bu sırada sanıkların müştekilerin aracının peşine kendi araçları ile takıldıkları ve ele geçirilemeyen silah ile müştekilerin aracının peşinden ateş ettikleri, daha sonra müştekilerin Bostanlı karakoluna sığındıkları, Bostanlı karakolundan polislerin sanıkları aramaya çıktıkları ve karakolun yakınında yakaladıkları, üstlerinde birbirlerine verdikleri tabancayı gördükleri,

yolda bulunan boş kovanın yapılan ekspertiz raporunda sanıkların üzerlerinde ele geçen silahtan atılmadığının anlaşıldığı, sanıkların üzerinde çıkan silahın ruhsatsız olması nedeniyle daha önceki kararımızda ruhsatsız silah taşımaktan mahkumiyet kararı verildiği ve kararın bu bölümünün kesinleştiği, dolayısıyla her iki sanığın yoldaki trafikte meydana gelen sürtüşme sonucunda müştekilere gözdağı ve korku vermek amacıyla peşlerinden ateş ettikleri anlaşılmış, bu eylemleri TCK'nun 106/1-2. fıkrası olarak değerlendirilmiş, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin silahlı tehdit olarak bozma ilamına uyulmamış,

eylemin silahlı tehdit olarak kabul edilebilmesi için daha önceki tarihlerdeki Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ışığında tehdit sözünün veya hareketlerinin de yapılması gerektiği, sadece aracın arkasından havaya doğru ateş edilmesi eyleminin sair tehdit olarak kabul edilmesinin gerekeceği" gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay C. Başsavcılığının 04.04.2013 gün ve 276660 sayılı “onama” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

İlk hükümde sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup inceleme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve kasten yaralama suçuna teşebbüsten açılan kamu davasında, sanıkların eylemlerinin bütün halinde 5237 sayılı TCK'nun 106/1- 2. cümlesi kapsamında kalan sair tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü ile, mağdurların şikayetçi olmadıkları gerekçesiyle düşürülmesine ilişkin hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; somut olayda sanıkların eylemlerinin TCK’nun 106/2-a. maddesinde düzenlenen silahlı tehdit suçunu mu, yoksa aynı kanunun 106/ 1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkin ise de, öncelikle sanıklar müdafiinin, sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesine ilişkin direnme hükmünü temyizinde hukuki yararının bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

İncelenen dosya kapsamından;

Sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçları ile kasten yaralama suçuna teşebbüsten kamu davası açıldığı,

Yerel mahkemece, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan cezalandırılmalarına, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve kasten yaralama suçuna teşebbüsten açılan kamu davasının ise sanıkların eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı TCK'nun 106/1-2. cümlesi kapsamında takibi şikayete bağlı olan sair tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü ile, müştekilerin şikayetçi olmadıkları gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nun 74 ve CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verildiği,

Sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, düşme kararının ise o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanıklar aleyhine temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Özel Daire tarafından sanıklar aleyhine olacak şekilde düşme kararı verilen eylemlerin 5237 sayılı TCK'nun 106/2-a maddesinde düzenlenen silahlı tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle bozulduğu,

Yerel mahkemenin ise ilk hükmünde direnerek, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nun 74 ve CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verdiği,

Direnme hükmünün sanıklar müdafii tarafından; "...sanıklar hakkında daha önce aynı mahkemece verilen kararda direnilmesine ve sanıkların cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararı usul ve yasaya aykırı bulduğumuzdan temyiz ediyor, kararın bozulmasını istiyoruz" şeklindeki gerekçeyle temyiz edildiği,

Anlaşılmaktadır.

5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesinde düzenlenen davanın düşmesi kararı mahkumiyeti önleyici sonuç doğurduğundan mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığına gibi hükümlere göre sanık lehine olan bir hüküm türüdür. Ancak kanunun 223. maddesinin birinci fırkasında sayılan hükümlerden sanık açısından en lehe olan hüküm ise hiç şüphesiz beraat kararıdır. Dolayısıyla hakkında davanın düşmesi kararı verilen sanık veya müdafiinin bu kararı, beraat kararı verilmesi gerektiği talebi ile temyiz etmelerinde hukuki yarar bulunmakta olup, bunun dışında davanın düşmesi kararını temyizde hukuki yarar bulunmamaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanıklar hakkında şikayet yokluğundan verilen davanın düşmesi kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, eylemin şikayete bağlı olmayan silahlı tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle Özel Daire tarafından bozulmasından sonra, ilk hükümde direnilerek sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesine ilişkin yerel mahkemece verilen hüküm, sanıklar müdafii tarafından; "...sanıklar hakkında daha önce aynı mahkemece verilen kararda direnilmesine ve sanıkların cezalandırılmasına karar verilmiştir" şeklindeki gerekçeyle temyiz edilmiş olup, sanıklar müdafiinin temyiz dilekçesinde sanıkların beraati talep edilmediği gibi, sanıkların cezalandırıldığından bahsedilerek sanıklar hakkında kurulan davanın düşmesi kararıyla ilgili bir hususa da yer verilmemiştir.

Bu itibarla, sanıklar müdafiince sehven yapıldığı anlaşılan ve hukuki değerden yoksun bulunan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 317. maddesi gereğince reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Genel Kurul Üyesi; "hükmün esastan incelenmesi gerektiği" görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2012 gün ve 457-575 sayılı direnme hükmüne yönelik olarak sanıklar müdafiince sehven yapıldığı anlaşılan ve hukuki değerden yoksun bulunan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2013 günü yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/333, K. 2013/624, 24 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/333
Karar No
2013/624
Tarih
24 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/334 K.2013/23727
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/334 K.2013/39115
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/335 K.2013/30102
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/335 K.2013/38974
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/335 K.2013/18761
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/335 K.2013/7708

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.