İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/522 K.2015/291

Sanık ...'ün resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 504/1, 522, 71 ve 72. maddeleri uyarınca 8 yıl 16 ay ağır hapis ve 66.198.650 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, ... Ağır Ceza Mahkemesince…

Esas2013/522Karar2015/291Tarih29 Eylül 2015Okuma8 dk · 1.507 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2013/522 E., 2015/291 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Eylül 2015
Mahkemesi
... Ağır Ceza
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.507 kelime·8 dk okuma·2 bölüm

Sanık ...'ün resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 504/1, 522, 71 ve 72. maddeleri uyarınca 8 yıl 16 ay ağır hapis ve 66.198.650 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ... sayılı hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ... sayılı kararla onanarak kesinleşmiştir.

1 Haziran 2005 tarihinde 5237 sayılı TCK'nun yürürlüğe girmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısının uyarlama talebi üzerine dosyası yeniden ele alan ... Ağır Ceza Mahkemesince ... gün ve ... sayı ile, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden uyarlama talebinin reddine, kesinleşen hükümdeki "ağır hapis cezası" ibaresinin "hapis cezası" olarak değiştirilmesine, dolandırıcılık suçu yönünden ise; hükümlünün 5237 sayılı TCK’nun 158/1-j maddesi gereğince mağdur sayısınca iki kez 2 yıl hapis ve 100 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve aynı kanunun 55. maddesi uyarınca 56.741.700 Lira ekonomik kazancın müsaderesine karar verilmiştir.

Hükmün katılan ... vekili ve hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ... sayı ile resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün onanmasına karar verilmiş, dolandırıcılık suçu yönünden ise;

“1- 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca, meydana gelen zararın fahiş oluşu nazara alınarak, yasal tanımda yer alan alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın tayini gerektiğinin gözetilmemesi,

2- 5237 sayılı TCK'nun 55. maddesi gereğince kazanç müsaderesinin, ancak suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olduğu gözetilmeden yazılı şekilde müsaderesine hükmolunması,

3- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca alt soy üzerindeki 1. fıkranın c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,

4- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince 'dolandırıcılık' suçları yönünden hükümlü hakkında 'hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının' takdir ve tayininde zorunluluk bulunması” isabetsizliklerinden bozulmuştur.

2, 3 ve 4 no lu bozma nedenlerine uyan .. Ağır Ceza Mahkemesi 1 no lu bozma nedeni yönünden ... gün ve ... sayı ile;

"...Mahkememizin sanık ... hakkında ... Bankası ve ... Bank'a karşı dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası sonunda 1995/296 Esas 1997/78 Karar sayılı ve 28.05.1997 tarihli kararı ile 765 sayılı TCK’nun 504/1, 522/1 maddeleri uyarınca hapis ve para cezalarına hükmedildiği görülmektedir. Yine kararın incelenmesinde cezanın tayininde alt sınırdan hüküm kurulduğu ve 765 sayılı TCK’nun 59. maddesinin uygulanmadığı belirlenmiştir.

Buna göre suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı kanun ile suç tarihinde uygulanan 765 sayılı TCK’nun hangisinin sanık lehine bulunduğunun tespiti bakımından suça ilişkin yasal düzenlemelerin karşılaştırılması gerekmektedir. Buna göre. 765 sayılı TCK’nun 504/1. maddesinin 5237 sayılı TCK’nda karşılığı 158/1-j maddesidir. 765 sayılı TCK’nun 522. maddesinin dolandırıcılık suçları açısından yeni TCK’nda karşılığı bulunmamaktadır.

Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan sözlükte karşılaştırma sözcüğü, kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese olarak tanımlanmıştır. Buna göre karşılaştırma ancak aynı olgular ve aynı koşullar altında olanaklıdır. Karşılaştırma yaparken farklı olgular ve değerlendirmeler getirmek 5252 sayılı yasanın 9. maddesinde düzenlemeye aykırılıktır.

Zira kesin yargı haline gelmiş bir hükümde sonra yürürlüğe giren ve lehte hükümler içeren yasaya dayalı bulunan değişiklik yargılamasında, her iki yasanın ilgili tüm hükümleri, önceki hükümde sabit kabul edilerek olaya uygulanmak suretiyle belirlenmeli, bu belirleme herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve taktir hakkının kullanılmasını gerektirmemelidir. Bu husus, ceza yargılama hukukunda 'yeniden yargılama yasağı' olarak düzenlemiştir.

Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nun hükümleri dairesinde tayin olan ceza mahkemece alt sınırdan taktir edilmiş ve taktiri indirim sebeplerini düzenleyen 59. madde uygulanmamıştır. Buna göre, karşılaştırma yapılırken 5237 sayılı TCK’nun hükümleri dairesinde kurulan hükmün de alt sınırdan belirlenmesi ve taktiri indirimi düzenleyen 62. maddesinde uygulanmaması gerekmektedir. Zira karşılaştırma eşit koşullar halinde mümkündür.

765 sayılı TCK’nda meydana gelen zararın fahiş oluşunun nazara alınarak 522. maddesi uyarınca yapılan artırmanın yeni yasa uygulamasında yasal tanımda yer alan alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi şekliyle karşılaştırılma yapılması 5252 sayılı yasanın 9. maddesine de aykırılık oluşturacaktır.

5252 sayılı yasanın 9. maddesi, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceğini düzenlemiştir. Uyarlama yargılaması yasa ile özel olarak düzenlenmiş bir yargılama olup genel yargılama kurallarının bütünüyle uygulanması söz konusu değildir. Yapılan yargılama, olay yargılaması değildir. Bu yargılamada sübut sorunu da çözümlenmemektedir.

Sadece hukuki değerlendirme yapılmaktadır. Bu değerlendirmenin de daha önceden hükmün kurulmasına esas taktir ve yöntemlerle yapılması gerekir. Önceki hükümde alt sınırdan hüküm kurulurken uyarlama sonucu olmayan bir maddenin karşılığını sağlamaya yönelik olacak şekilde bu kez alt sınırdan uzaklaşılması genel hukuk ilkeleriyle de uyuşmamaktadır. Zira ceza hukukunda en temel kurallardan biri de 'kıyas yasağı'dır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin sanık hakkında uyarlama sonucunda 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınarlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiğine ilişkin kararı, yeniden yargılama ve kıyas yasağına da aykırılık oluşturmaktadır. Uyarlama yargılamasının da amacı, önceki ve sonraki kararların birbirine denkliğini sağlamak olmayıp, tüm hükümlerin uygulanması sonucunda lehe yasanın belirlenmesidir" gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.

Bu hükmün de hükümlü ve katılan ... A.Ş. (...) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2011 gün ve 191422 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçeyle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken uyuşmazlık; uyarlama yargılamasında belirlenen temel cezanın 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesine uygun olup olmadığının tespitine ilişkin ise de, öncelikle yerel mahkeme kararının "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığı hususunun Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak ele alınması gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen ısrar kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,

c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da yeni delillere dayanmak,

d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Özel Dairece ilk hüküm, meydana gelen zararın fahiş oluşu nazara alınarak temel cezanın 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca, yasal tanımda yer alan alt ve üst sınırlar arasında tayini gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmuş, yerel mahkemece önceki kararda yer almayan. "Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan sözlükte karşılaştırma sözcüğü, kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese olarak tanımlanmıştır.

Buna göre karşılaştırma ancak aynı olgular ve aynı koşullar altında olanaklıdır. Karşılaştırma yaparken farklı olgular ve değerlendirmeler getirmek 5252 sayılı yasanın 9. maddesinde düzenlemeye aykırılıktır.

Zira kesin yargı haline gelmiş bir hükümde sonra yürürlüğe giren ve lehte hükümler içeren yasaya dayalı bulunan değişiklik yargılamasında, her iki yasanın ilgili tüm hükümleri, önceki hükümde sabit kabul edilerek olaya uygulanmak suretiyle belirlenmeli, bu belirleme herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve taktir hakkının kullanılmasını gerektirmemelidir. Bu husus, ceza yargılama hukukunda 'yeniden yargılama yasağı' olarak düzenlemiştir.

Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nun hükümleri dairesinde tayin olan ceza mahkemece alt sınırdan taktir edilmiş ve taktiri indirim sebeplerini düzenleyen 59. madde uygulanmamıştır. Buna göre, karşılaştırma yapılırken 5237 sayılı TCK’nun hükümleri dairesinde kurulan hükmün de alt sınırdan belirlenmesi ve taktiri indirimi düzenleyen 62. maddesinde uygulanmaması gerekmektedir. Zira karşılaştırma eşit koşullar halinde mümkündür.

765 sayılı TCK’nda meydana gelen zararın fahiş oluşunun nazara alınarak 522. maddesi uyarınca yapılan artırmanın yeni yasa uygulamasında yasal tanımda yer alan alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi şekliyle karşılaştırılma yapılması 5252 sayılı yasanın 9. maddesine de aykırılık oluşturacaktır.

5252 sayılı yasanın 9. maddesi, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceğini düzenlemiştir. Uyarlama yargılaması yasa ile özel olarak düzenlenmiş bir yargılama olup genel yargılama kurallarının bütünüyle uygulanması söz konusu değildir. Yapılan yargılama, olay yargılaması değildir. Bu yargılamada sübut sorunu da çözümlenmemektedir.

Sadece hukuki değerlendirme yapılmaktadır. Bu değerlendirmenin de daha önceden hükmün kurulmasına esas taktir ve yöntemlerle yapılması gerekir. Önceki hükümde alt sınırdan hüküm kurulurken uyarlama sonucu olmayan bir maddenin karşılığını sağlamaya yönelik olacak şekilde bu kez alt sınırdan uzaklaşılması genel hukuk ilkeleriyle de uyuşmamaktadır. Zira ceza hukukunda en temel kurallardan biri de 'kıyas yasağı'dır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin sanık hakkında uyarlama sonucunda 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınarlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiğine ilişkin kararı, yeniden yargılama ve kıyas yasağına da aykırılık oluşturmaktadır" şeklindeki yeni ve değişik gerekçeyle direnilerek hükümlünün ilk hükümdeki gibi cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Bu nedenle, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulmuş olması nedeniyle yeni hüküm niteliğindedir. Özel Daire denetiminden geçmeyen bu yeni gerekçenin, ilk kez Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmesi mümkün olmadığından, yerel mahkeme hükmünün Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde bulunduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ... sayılı karar direnme niteliğinde bulunmayıp yeni bir hüküm olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2015 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/522, K. 2015/291, 29 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/522
Karar No
2015/291
Tarih
29 Eylül 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/577 K.2015/28799
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/609 K.2015/290
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/692 K.2015/42994
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/749 K.2015/277
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/773 K.2015/284
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/823 K.2015/278

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.