İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/773 K.2015/284

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 106

Esas2013/773Karar2015/284Tarih15 Eylül 2015Okuma10 dk · 2.045 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2013/773 E., 2015/284 K.·Nitalikli Yağma Suçu Hükmün Aleyhe Bozulması Duruşmaya Katılma Zorunlu Müdafiilik

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Eylül 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.045 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 106

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 58

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 63

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 148

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 149

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 168

CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 326

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 307

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 150

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 188

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 289

"İçtihat Metni"Sanıklar İ.. Y.., C.. Y.. ve O.. G..'in katılan M..U..'a, sanıklar İ.. Y.., C.. Y.., E.. E.. ve C.. A..'in katılan Ç.. T..'e, sanıklar Y.. K.., O.. G.. ve C.. A..'in şikayetçi Ö.. T..'ye yönelik yağma suçundan beraatlerine, sanıklar G.. E.., Y.. K.. ve O.. G..'in katılan Ç.. T..'e, sanıklar Y.. K.., C.. A.. ve G.. E..'ün katılan M.. U..'a, sanık G.. E..'ün şikayetçi Ö..

T..'ye yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nun 106/2, 62, 53, 58 ve 63. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin, İzmir 8. Ağır Mahkemesince verilen 23.03.2010 gün ve 290-66 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı, katılan Ç.. T.. vekili ve sanıklar C.. A.., G.. E.., Y.. K.., O..

G.. müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 26.06.2012 gün ve 24351-12778 sayı ile;

"Oluş ve dosya kapsamına göre. Uşak ilinde faaliyet gösteren U. şirketinin 1991 yılında kurulduğu, 1997 yılından itibaren halka açılarak Holding olarak ticari faaliyetlerine devam ettiği, katılan M..

U..'ın 24.07.2004 tarihine kadar U..Holding Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığı, 2001 yılında ortaya çıkan ekonomik kriz sonucu holdingin ekonomik durumunun kötüye gittiği ve bu nedenle de şirketin çıkardığı nama yazılı hisse senetlerinin piyasada nominal değeri altından el değiştirmeye başladığı, bunu fırsat bilen yönetim kurulu üyeleri Y.. K.. ve C..

A..'in söz konusu senetleri değerinin altında piyasadan toplayarak holding bünyesindeki şirketlere satmaya ve bu işlemi yapmaya yetkili olan yakınan M.. U..'a hisse senetlerini alması konusunda baskı yapmaya çalıştıkları, yakınan M.. U..'ın şirketin mali krizde olduğundan bahisle hisse senedi alımına yanaşmadığı, bunun üzerine sanıklar Y.. K.. ve C.. A..'in yönetimi ele geçirmek ve hisse alımı konusunda yakınana baskı yapmak amacıyla suç örgütü lideri G..

E..'ü Uşak iline getirdikleri, holdinge hisse senedi alımını sağlamak amacıyla, 2003 yılı içerisinde sanık G.. E..'ün suç örgütü üyeleri İbrahim ve C.. Y.. ile birlikte yakınanın önünü keserek tehdit ettikleri, sanık G.. E..'ün 2004 yılında yapılan genel kurul toplantısına gelip tartışma çıkarması üzerine toplantının ertelendiği, yine yönetim kurulu başkanlık seçimi öncesinde sanık G.. ve C..'in aday olmaması konusunda yakınanı tehdit ettikleri, yakınan M..

U..'ın bu baskı ve tehditler sonucu sanıklardan hisse senedi almak zorunda kaldığı, 24.07.2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yakınan Ö.. T..'nin yönetim kurulu başkanı seçildiği, sanık G.. E..'ün bu dönemde de holdinge hisse alımı konusunda Yönetim Kurulu Başkanı'na baskı yapmaya başladığı, Yönetim Kurulu Başkanı seçildikten hemen sonra yakınan Ö..

T..'yi 'bu iş olacak, biz yapmasını biliriz' şeklinde tehdit ettiği, 2006 yılının Ekim ayında iki adamıyla birlikte yakınanın iş yerine gelerek, silahla havaya ateş edip yakınanı tehdit ettiği, tehditlere dayanamayan yakınan Ö.. T..'nin sanık G.. E..'den nominal değeri üzerinden hisse senedi alımı yapmak zorunda kaldığı ve bu baskılar nedeniyle yönetimden çekildiği, yerine 16.02.2007 tarihinde katılan Ç..

T..'ün seçildiği, katılanın da hisse alımı yapılmasına karşı çıktığı, Yönetim Kurulu Üyeleri O.. G.. ve Y.. K..'ın doğrudan ve sanık G.. E.. aracılığıyla şirket yönetimi üzerinde baskı kurmaya devam ettikleri, 2007 yılı içerisinde sanık G.. E..'ün katılanı telefonla arayarak tehdit ettiği ve 11.11.2007 tarihinde de örgüt üyeleri E.. E.. ve C.. Y..'ın suç örgütü lideri G.. E..'ün azmettirmesiyle yakınanı kasten yaraladıkları, bu cebir ve tehditler sonucu katılan Ç..

T..'ün de sanıklardan hisse alımı yapmak zorunda kaldığının kabul edilip anlaşılması karşısında; sanıkların U..

Holding Anonim Şirketinin yönetim kurulu başkanı olan yakınanları tehdit ve cebirle baskı altına alarak piyasadan nominal değerinin altında topladıkları nama yazılı holding hisse senetlerini, nominal değer üzerinden U...holding bünyesindeki şirketlere zorla satmaları şeklinde gelişen eylemlerinin yağma suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 30.11.2012 gün ve 225-321 sayı ile;

“...Yağma suçu TCK'nun 148 ve 149. maddelerinde düzenlenmiş olup, hangi hallerin yağma suçunu oluşturacağı kanunilik ilkesi gereğince TCK'nun 148. maddesinde açıkça belirtmiştir.

Buna göre yağma suçunun oluşması için öncelikle bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği veya mal varlığına büyük bir zarar verileceği belirtilerek tehdit veya cebir kullanılması, bu cebir ve tehdidin soncu olarak bir malın teslimine veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması gerekmektedir.

Somut olayda ilgili olmaması nedeniyle yağmanın senet ve belge ile ilgili kısmı tartışma konusu içerisine alınmamıştır. TCK 148’de zorla bir malın satılması ya da alınmasını sağlamak bir unsur olarak yoktur.

Bir malın zorla satılmasının sonucu olarak bir paranın ya da maddi değerin karşılık olarak alınması durumu ortaya çıkacak ise de, kanunda bu eylem açıkça yağmanın bir unsuru olarak sayılmadığını yorum yoluyla bu sonucuna ulaşılması mahkememiz çoğunluğunun kanaatine göre kanunilik ilkesinin aşılması anlamına gelir. Eylemin yağma olarak vasıflandırılması halinde TCK 168’de etkin pişmanlık hükümlerinin de nasıl uygulanacağı tartışma konusu olacaktır.

TCK 168/3. fıkrada yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösterecek kişiye yağma suçundan indirim öngörülmüştür. TCK 168/1. maddesinde sanığın pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle gidermesi halinde şartı getirmiştir. Somut olayda sanık hisse senetlerini üzerindeki yazılı değer esas alarak şirkete devretmiştir. Diğer bir anlatımla şirket kendi ihraç ettiği senetleri yine aynı değer üzerinden geri almıştır.

Dolayısıyla bu hisse senetlerini bir başka hissedara satması halinde aynı değer üzerinden satacaktır. Ya da gelir kaydı yapılırken hisse senetlerinin üzerindeki değer esas alınacaktır. Dolayısıyla şirketin uğradığı bir zarardan bahsetmek mümkün değildir.

Sanık mahkememize ceza alması ihtimalini göz önüne alarak pişmanlık gösterdiğini beyan ederek şirketin uğradığı zararı geri vermeyi teklif ettiğinde şirketin uğradığı bir zarar olmaması nedeniyle ödeyebileceği her hangi bir miktar bulunmamaktadır.

Şirkete zarar olmamasına rağmen hisse senetlerinin parasını ödeyerek etkin pişmanlıktan yararlanmak istemesi halinde ise şirket bu hisse senetlerini sattığından sanığa paranın karşılığı her hangi bir hisse senedi de verememesi gibi bir durum da ortaya çıkabilecektir. Tüm bu durumlar göz önüne alındığında hisse senetlerinin ihraç edilen şirkete tehdit altında iadesinin sağlanması halinde sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu gerekçelerle mahkememiz eylemin yağma suçunu değil tehdit suçunu oluşturduğunu kabul etmiş olup, sanıklar G.. E.., İ.. Y.. ve C.. Y.. haklarında direkt olarak, sanıklar Y.. K.., C.. A.. ve O.. G.. haklarında da azmettiren sıfatı ile müşteki M.. U..’a karşı yağma suçundan dolayı dava açılmış ise de, eylemin vasıf değiştirdiği ve yağma niteliğinde olmadığı ve bir kısım sanıkların da bu eylemlere katılmadıkları..." gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de katılan Ç.. T.. vekili ile sanıklar C.. A.. ve G.. E.. müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay C. Başsavcılığının 21.11.2013 gün ve 317471 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanıklar G.. E.., Kasım Parlak, İ.. Y.., H.Ş., C.. Y.., E.. E.., Y.. K.., C.. A.., O.. G.., L. Y., N. D. hakkında suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak, yönetmek, üye olmak, örgüte yardım etmek; sanıklar N. Da. ve H. Ş. hakkında yağma; sanıklar G.. E.. ve ..P.. hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet; sanık Kasım Parlak hakkında resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarından kurulan hükümler kesinleşmiş olup direnme ve temyizin kapsamına göre, sanıklar İ.. Y.., C.. Y.., C..

A.. ve E.. E.. hakkında katılan Ç.. T..'e yönelik yağma suçundan kurulan beraat; sanıklar G.. E.., Y.. K.. ve O.. G..'in katılan Ç.. T..'e, sanıklar G.. E.. ve C.. A..'in şikayetçi M.. U..'a, sanık G.. E..'ün şikayetçi Ö.. T..'ye yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümleriyle sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar İ.. Y.., C.. Y.., C.. A.. ve E.. E.. hakkında katılan Ç.. T..'e yönelik yağma eylemlerinin sabit olup olmadığı ile sanıklar G.. E.., Y.. K.. ve O.. G..'in katılan Ç.. T..'e, sanıklar G.. E.. ve C.. A..'in şikayetçi M.. U..'a, sanık G.. E..'ün şikayetçi Ö.. T..'ye yönelik eylemlerinin nitelikli yağma suçunu mu yoksa tehdit suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkin ise de, aleyhe olan bozma kararına karşı bir kısım sanıkların beyanı alınmadan ve yüklenen suçun alt sınırı itibariyle bazı sanıkların müdafii hazır bulunmaksızın duruşma yapılıp direnme hükmü verilip verilemeyeceği hususlarının öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Yerel mahkemece, sanıkların aleyhine olan bozma kararından sonra yapılan yargılamada, duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın sanıklara ve müdafilerine tebliğ edildiği ancak sanıklar Y.. K.., G.. E.., İ.. Y.., C.. Y.. ve C.. A..'in duruşmaya katılmadıkları, bu nedenle beyanlarının alınmadığı, aynı duruşmada sanıklar O.. G.. ve C.. Y.. müdafilerinin yokluğunda hüküm kurularak direnme kararı verildiği anlaşılmaktadır.

1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup aynı kurala 5271 sayılı CMK'nun 307/2. maddesinde de yer verilmiştir. Anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.

Bu zorunluluk beraat hükmünde direnilmesi halinde de geçerlidir. Zira Ceza Genel Kurulunca yapılacak inceleme sonucunda Özel Dairenin aleyhe bozması isabetli bulunup yerel mahkeme hükmünün bozulması mümkündür. 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/3. maddesi uyarınca ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymak mecburidir.

Bu durumda sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyeceği sorulmadan beraat hükmünde direnilebileceğinin kabulü savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurabilecektir. Savunma hakkı sanığın vazgeçilmez ve en önemli hakkı olup bu hakkın sınırlanması 1412 sayılı CMUK'nun 308/8 maddesi uyarınca mutlak bozma nedenidir.

Nitekim Ceza Genel Kurulunun duraksamasız uygulamalarda ısrar edilen önceki hüküm beraat dahi olsa sanıktan aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan direnme kararı verilemeyeceği yönünde bulunmaktadır.

Öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nun 150/3. maddesinde, üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada, şüpheli veya sanığın müdafisinin bulunmaması halinde talebi aranmaksızın kendisine müdafii atanacağı hüküm altına alınmış iken, 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 150. maddesinde değişiklik yapılarak bu zorunluluk, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara şamil kılınmış,

bu şekilde daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezası gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu müdafi atanması sistemi, alt sınırı 5 yıldan daha fazla hapis cezası gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırılmıştır.

5271 sayılı CMK'nun “Duruşmada hazır bulunacaklar” başlıklı 188. maddesinin birinci fıkrası “Duruşmada, hükme katılacak hâkimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt kâtibinin ve Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin hazır bulunması şarttır” şeklinde düzenlenmiş olup, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin karar duruşması da dahil tüm duruşmalarda hazır bulunması şarttır.

1412 sayılı CMUK’nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 308. maddesinin 5. fıkrası ile 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nun hukuka kesin aykırılık hallerini düzenleyen 289. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması durumunda da hukuka kesin aykırılık hali bulunduğu kabul edilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında ön sorunlara ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;

Yerel mahkeme hükmünün Özel Daire tarafından aleyhine bozulması nedeniyle bozmaya karşı sanıklar Y.. K.., G.. E.., İ.. Y.., C.. Y.. ve C.. A..'in beyanının alınması gerektiğinin gözetilmemesi ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren nitelikli yağma suçundan yargılanan sanıklar O.. G.. ve C.. Y.. müdafileri hazır olmaksızın duruşma yapılarak hükmün tefhim edilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, saptanan bu usuli nedenlerden dolayı direnmeye konu tüm sanıklar yönünden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2012 gün ve 225-321 sayılı direnme hükmünün, aleyhe olan bozmaya karşı sanıklar Y.. K.., G.. E.., İ.. Y.., C.. Y.. ve C.. A..'in beyanları alınmadan ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren nitelikli yağma suçundan yargılanan sanıklar O.. G.. ve C.. Y..'ın da müdafileri hazır bulunmaksızın duruşma yapılıp direnme hükmü kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin direnmeye konu tüm sanıklar yönünden BOZULMASINA, 2-Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2015 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/773, K. 2015/284, 15 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2013/773
Karar No
2015/284
Tarih
15 Eylül 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/823 K.2015/278
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/828 K.2015/293
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/873 K.2015/42987
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/905 K.2015/42588
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/979 K.2015/19314
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/988 K.2015/42589

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.