İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/4 K.2014/230

Günü ; 22.03.2013 Sayısı : 21-128

Esas2014/4Karar2014/230Tarih6 Mayıs 2014Okuma5 dk · 957 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/4 E., 2014/230 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2014
Mahkemesi
ADANA 5. Ağır Ceza
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

957 kelime·5 dk okuma

Günü ; 22.03.2013 Sayısı : 21-128

Davacı R.. S..'ın haksız tutuklanma sonucu uğramış olduğu zararlar nedeniyle 5.000 Lira maddi ve 10.000 Lira manevi tazminatın kanuni faizi ile birlikte davalı M.. H..nden tahsili talebine yönelik davanın süresinde açılmadığından bahisle reddine ilişkin, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.02.2012 gün ve 267 - 82 sayılı hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 06.12.2012 gün ve 27375 - 26414 sayı ile;

“...Kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edildiğinin dosya içeriğinden anlaşılmaması karşısında, 5320 sayılı Kanunun 6. maddesi ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 gün ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı da göz önüne alınarak, davanın süresinde açıldığının kabulü ile yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 22.03.2013 gün ve 21 - 128 sayı ile;

“...Toplanan delilere ve tüm dosya içeriğine göre.

Davacı-sanık hakkında, yasa dışı örgüt üyesi olmak suçundan TCK'nun 168/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesinde kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 20.12.1993 tarih ve 1993/370 sayılı karar ile; davacı-sanığın beraatine karar verildiği, suçun yaptırımının TCK'nun 168/2. maddesinde 10-15 yıl arası olarak belirlendiği, bu dava için 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 104/2. maddeleri gereğince öngörülen uzamış zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, suç tarihinin 29.10.1990-23.11.1990 arası olduğu,

23.11.2005 tarihi itibarıyla davacı-sanık hakkındaki bu kamu davası halen derdest ise zamanaşımı nedeni ile tamamen ortadan kaldırılması gerektiği, davacı-sanık ve vekili tarafından, bu davanın halen derdest imiş gibi kendilerine beraate ilişkin kararın tebliğ edilmediği ve işbu tazminat davasının süresinde açıldığı ileri sürülmüş ise de, tazminat davasının 20.05.2011 tarihinde açıldığı, söz konusu ceza davası derdest olsa dahi ortadan kaldırılması gereken süreden 6 yıl sonra bu tazminat davasının açıldığı,

beraat kararının verildiği tarihin üzerinden 18 yıl gibi çok uzun bir sürenin geçtiği, yaşamın olağan akışı ve zamanaşımı hükümleri ile 765 sayılı TCK'nun 44 ile 5237 sayılı TCK'nun 4/1. maddelerindeki 'Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz' temel düzenlemesi de dikkate alındığında, davacı-sanık ve vekili tarafından ileri sürülen hususların geçerli bir mazeret olarak kabul göremeyeceği, dolayısı ile işbu tazminat davasının süresinden sonra açıldığının kabulü gerektiği,

Davacının mahkum olduğu Malatya 1 Nolu DGM dosyasından ceza almış olması nedeni ile, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine başvurarak, tazminat talep ettiği dosyadan beraat ettiğini bildirerek mahsup talep ettiği, dolayısıyla beraat kararını öğrendiği, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi de 07.06.2007 tarih 2007/84 D. İş sayılı kararla mahsup şartı oluşmadığından red kararı verdiği, dolayısı ile davacının dilekçe tarihi olan 2007 yılında beraat ettiğini öğrenmiş olduğu, oysa davacının bu davayı bu tarihten çok sonra 28.04.2011 tarihinde açtığı anlaşıldığından, mahkememizin 17.02.2012 tarih 2011/267esas ve 2012/82 sayılı kararında direnilmesi ile davacının davasının reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır....” gerekçeleriyle direnerek, ilk hükümdeki gibi karar vermiştir.

Bu hükmün de davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.12.2013 gün ve 169369 sayılı “onama” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; 466 sayılı Kanun hükümleri uyarınca açılan tazminat davasının süresinde açılıp açılmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; öncelikle yerel mahkeme kararının yeni hüküm olup olmadığı hususunun Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak ele alınması gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Silahlı örgüt üyesi olmak suçundan 25.11.1990 tarihinde göz altına alınarak 06.12.1990 günü tutuklanan davacının 06.05.1991 tarihinde salıverildiği, Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesince 20.12.1993 gün ve 3-370 sayı ile yokluğunda ve Cumhuriyet savcısının mütalaasına uygun şeklinde beraatine karar verildiği, ilam örneğinde kesinleşme şerhi olmadığı gibi kesinleşmiş beraat kararının sanığa tebliğine ilişkin bir tebligat parçasının dosya kapsamında bulunmadığı, haksız tutuklama ve yakalama nedeniyle tazminat davasının 20.05.2011 tarihinde açıldığı,

Bozmadan sonra yapılan yargılamada dosya kapsamına alındığı anlaşılan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2007 tarihli kararına göre, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.205 gün ve 97-249 sayılı kararı ile silahlı örgüt mensubu olmak ve örgüte yardım etmek suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına hükümlü bulunan R..

S..'ın, beraat ettiği Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesinin 20.12.1993 gün ve 3-370 sayılı yargılama dosyasında tutuklu kaldığı sürelerin, infazına devam ettiği ilamdan mahsup edilmesi talebinde bulunduğu, mahkemece infazına devam edilen ilamdaki suç tarihinin 15.04.2003, beraat kararının hükümlü yönünden kesinleşme tarihinin 28.12.1993 olmasına göre yasal şartları bulunmadığından talebin reddine karar verildiği,sözü edilen kararda beraat hükmünün sanık yönünden 28.12.1993 tarihinde kesinleştiğinin yazılı olduğu ve mahsup talebinin reddine ilişkin kararın talep sahibine tebliğinin de kararlaştırıldığı,

Yerel mahkemece direnme hükmü kurulurken, mahsup talebinden bahsedilerek davacının beraat hükmünün kesinleştiğinden 2007 yılında haberinin olduğu ve bu nedenle tazminat davasının süresinde olmadığı gerekçesinin açıklandığı,

Anlaşılmaktadır.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen ısrar kararı verilmiş olsa dahi; a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,

c) Bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni kanıtlara dayanmak,

d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.

İnceleme konusu olayda, ilk hükmün Özel Dairece bozulması üzerine yerel mahkemece direnme kararı verildiği belirtilmiş ise de, yerel mahkemece davacının 2007 yılında Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinden mahsup talebinde bulunması nedeniyle beraat kararının kesinleştiğini 2007 yılında öğrendiği, buna göre de davanın süresinde olmadığı belirtilerek ve karar örneği de dosya kapsamına alınmak suretiyle yeni bir hüküm kurulmuştur.

Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın incelenmek üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.03.2013 gün ve 21 - 128 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2014 günü yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/4, K. 2014/230, 6 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/4
Karar No
2014/230
Tarih
6 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/5 K.2014/12554
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/5 K.2014/6809
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/5 K.2014/17034
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/5 K.2014/11423
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/5 K.2014/4075
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/6 K.2014/12555

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.