İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/491 K.2014/400

Sanık N.. D.. hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüsten açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın 5237 sayılı TCK’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15…

Esas2014/491Karar2014/400Tarih23 Eylül 2014Okuma4 dk · 898 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/491 E., 2014/400 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Eylül 2014
Mahkemesi
SİİRT Ağır Ceza
Günü
24.04.2013
Sayısı
104-128
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

898 kelime·4 dk okuma

Sanık N.. D.. hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüsten açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın 5237 sayılı TCK’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Siirt Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.03.2008 gün ve 218-101 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 25.02.2013 gün ve 10788-1367 sayı ile;

"Temyiz kapsamına göre sanık Nezir hakkında mağdur Necmettin'i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesinde;

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunma koşullarının varlığına, haksız tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,

Oluşa ve dosya içeriğine göre; mağdur Necmettin ile sanık Nezir'in akraba olup aynı köyde ikamet ettikleri, olay tarihinde mağdur Necmettin'in yanında akrabası Enver ile birlikte hayvanları otlattıkları sırada, hayvanların sanık Nezir'in ekili tarlasına zarar verdikleri, olay yerine gelen Nezir ile mağdur arasında tartışma çıktığı, bu sırada mağdurun annesi Kudret ile kardeşi Alaattin'in de evlerine yakın olan olay yerine geldikleri, tarafların karşılıklı olarak küfürleştikleri,

mağdur ve yanındakilerin sanık Nezir'e saldırıp yaralamaları üzerine sanık Nezir'in üzerinde taşıdığı bıçak ile mağdur Necmettin'i sol kol iç yüzde ven yaralanmasına, sağ memenin üç cm altında hemotoraksa neden olacak ve hayati tehlikeye sebebiyet verecek şekilde toplam üç bıçak darbesiyle yaraladığı, sanığa engel olmak isteyen mağdurun kardeşi Alaattin ile annesi Kudret'i de sanığın yaraladığı, olay yerine gelen köylüler tarafından kavganın aralandığı olayda;

Suçta kullanılan silahın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, yaraların yerleri, sayısı ve niteliği dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ancak engel sebep nedeniyle eylemini tamamlayamadığı anlaşıldığı halde, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine, suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönüyle kazanılmış hakkın korunması suretiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 24.04.2013 gün ve 104-128 sayı ile; önceki hükümde direndiğini belirtmiş, ancak herhangi bir hüküm kurmamıştır.

Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2014 gün ve 260299 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; eylemin vasıflandırılmasına ilişkin ise de, önceki hükümde direnilmesine karar vermekle yetinen yerel mahkemenin, hüküm fıkrasını yeniden kurma zorunluluğu bulunup bulunmadığı hususu, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak ele alınıp değerlendirilmelidir.

İncelenen dosya kapsamından; Özel Daire bozma kararından sonra yargılama yapan yerel mahkemece; "Her ne kadar mahkememizin 2006/218 esas ve 2008/101 karar sayılı ilamı ile sanığın müştekiye yönelik eyleminin kasten yaralama olduğundan bahis ile kurulan hüküm Yargıtay 1. CD’nin 2008/10788 esas ve 2013/1367 karar sayılı ilamı ile suçun hukuki vasıflandırılmasında hataya düşülmesinden bahis ile bozulmuş ise de mahkememizin karar yerinde gösterilen gerekçeleri ve ulaştığı kanaat yerinde görülmekle önceki kararda direnilmesine" şeklinde karar verilmekle yetinildiği, hem kısa kararda, hem de gerekçeli kararda hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.

Yargıtayın tereddütsüz uygulamalarına göre; bir hüküm, bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, yerel mahkemelerce direnme kararı verilirken, 5271 sayılı CMK’nun 230, 231 ve 232. maddelerine uygun yeni bir hüküm kurulması zorunlu olup, aksi hal 1412 sayılı CMUK’nun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 308. maddesi uyarınca mutlak hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere, CMK’nun 230 ve 232. maddeleri uyarınca, aynı kanunun 223. maddesine göre verilen hükmün ne olduğu hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmeli, bozulmakla tamamen ortadan kalkan ve infaz yeteneğini yitiren önceki hükme atıf yapılmasıyla yetinilmemeli, kesinleştiği takdirde başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hüküm verilmelidir. Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.02.2014 gün ve 2-99, 29.09.2009 gün ve 125-207, 01.04.2008 gün ve 42-69 ile 12.05.1998 gün ve 104-171 sayılı kararları da aynı mahiyettedir.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Yerel mahkemece, belirtilen ilkeler doğrultusunda işlem yapılmayıp, bozulmakla ortadan kalkan eski hükümde direnilmesine karar verildikten sonra, 5271 sayılı CMK’nun 230 ve 232. maddeleri uyarınca verilen kararın ne olduğu, hükümde bulunması zorunlu olan "sonuç (hüküm)" kısmı eksik bırakılmak suretiyle uygulama yapılması usul ve kanuna aykırıdır.

Diğer taraftan, hükmün aleyhe bozulması halinde 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 326. maddesi uyarınca sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunludur. Böylece sanığa bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkanı tanınmalıdır. Bu hüküm, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanmakta olup, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.

Somut olayda hüküm suç vasfı yönüyle sanık aleyhinde bozulduğu halde bozmadan sonra yapılan yargılamada sanık ve müdafii çağırılıp bozma kararına karşı diyecekleri sorulmadan, anılan kanunun 326. maddesi hükmüne aykırı olarak karar verilmesi de usul ve kanuna aykırıdır.

Bu itibarla, diğer yönleri incelenmeyen yerel mahkeme direnme hükmünün öncelikle belirlenen bu usuli nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2013 gün ve 104-128 sayılı direnme kararının, sanık ve müdafiine aleyhe bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmaması ile usul ve kanuna uygun olarak hüküm kurulmaması isabetsizliklerinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİNE, 23.09.2014 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/491, K. 2014/400, 23 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/491
Karar No
2014/400
Tarih
23 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/494 K.2014/14605
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/495 K.2014/14600
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/515 K.2014/20703
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/517 K.2014/26307
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/525 K.2014/15424
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/532 K.2014/15426

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.