İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/561 K.2015/243

Görevi kötüye kullanmak suçundan sanık R.. Y..’ın beraatine ilişkin, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.01.2012 gün ve 67-89 sayılı hükmün katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince…

Esas2014/561Karar2015/243Tarih23 Haziran 2015Okuma5 dk · 946 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/561 E., 2015/243 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Haziran 2015
Tebliğname
2014/266002
Mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 3. Ağır Ceza
Günü
25.03.2014
Sayısı
97-72
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

946 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Görevi kötüye kullanmak suçundan sanık R.. Y..’ın beraatine ilişkin, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.01.2012 gün ve 67-89 sayılı hükmün katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesince 14.01.2014 gün ve 12946-378 sayı ile;

“İstanbul Barosuna bağlı olarak avukatlık yapan sanığın, katılan ve annesinin Danıştay 13. Dairesinde açtıkları davalarda verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna başvurmak üzere, dosyada örneği bulunan Beyoğlu 8. Noterliğince düzenlenmiş 03.03.2008 tarih ve 4614 yevmiye sayılı vekaletname ile vekilliklerini üstlendiği, avukatlık sözleşmesinin yazılı olmasının zorunlu olmadığı, 2.000 TL verildikten sonra istenen makbuzu düzenlemenin kendisi ve yanında çalışanların yetkisi dahilinde bulunmasına rağmen tanzim edilmediği,

azledildiği 04.03.2009 tarihine kadar karar düzeltme talebi ile ilgili herhangi bir işlem yapmadığı gibi, vekalet ücreti olarak aldığı parayı da katılana iade etmediği, katılan ile annesinin beyanlarının tanıklar C..

Y.., Ş...r ve N...'nun ifadeleri ile desteklendiği anlaşılmakla kişi mağduriyetine yol açan eyleminde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun tüm unsurları ile oluştuğu gözetilmeden dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı biçimde beraet kararı verilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi ise 25.03.2014 gün ve 97-72 sayı ile;

“Sanık avukat Reşide hakkında vekaletname çıkarıp 2.000 TL'sı vekalet ücreti aldıktan sonra avukatlık görevini ihmal ederek katılanı zarara uğrattığı iddiası ile dava açılması üzerine mahkememizce yapılan yargılamada, katılanların anne kız N... ve F..

K.. oldukları, İmar Bankasından alacaklarını tahsil etmek için Danıştay'da açtıkları davanın reddedilmesi üzerine yargılamanın yenilenmesi yolunda talepte bulunmalarını isteyerek dava dosyasının suretini ve Beyoğlu 8. Noterliğinden çıkardıkları ortak vekaletnameyi sanığa verdikleri, sanığın yaptığı inceleme neticesi dosya içinde gördüğü ibraname ve taahhütname ile katılanların tüm haklarından vazgeçtiklerini, karşılığında bir miktar para aldıklarını ve açılmış davalardan vazgeçeceklerini, başkaca dava açmayacaklarını taahhüt ettiklerini,

dava açması halinde taahhüdün ihlali nedeniyle cezai şart ödenmesinin söz konusu olacağını ve bu dava ile istenilen amaca varılamayacağını gördüğü, o sebeple de katılanların vekaletini üstlenmeyeceğini kendilerine bildirdiği, vekalet ilişkisinin kurulması için tek başına vekaletname çıkarılmasının yetmeyeceği, bunun avukat tarafından da kabul edilmesi gerektiği, avukatın dava dosyasını iade etmekle vekilliği kabul etmediğini açıkça bildirdiği,

bu durumda kurulmuş bir vekalet ilişkisinden söz edilemeyeceği, katılan taraf vekalet ücreti olarak 2.000 TL'sı ödediklerini söylemiş iseler de buna ilişkin bir makbuz ibraz edemedikleri, medeni kanun ve borçlar kanunun paralel düzenlemelerine göre ödenen bir paranın yakın akrabalık ve yaygın adet halleri dışında makbuz ile ispatlanmasının gerektiği, katılanların elinde verdikleri parayı ispata yarayan bir makbuzun bulunmadığı, iddia edenin iddiasını ispatla mükellef olmasının bir hukuk kaidesi olması karşısında ispat yükünü ters çevirecek bir düzenlemenin de olmadığı, somut olayda sanığın parayı almadığının ispatı ile yükümlü olmadığı,

katılan tarafın parayı verdiklerini belge ile ispatlaması gerektiği, böyle bir belgenin olmayışı karşısında katılan tarafın para verdiklerinin kabulünün hukukun temel ilkelerine aykırı olacağı, ceza usul hukukunda kuralın sanığın suçu işlediğinin somut deliller ile ortaya konulup şüpheye mahal vermeyecek derecede kanıtlanması halinde mahkumiyetin söz konusu olabileceği, ortada şüpheli durum var ise, şüpheden sanığın yararlanacağı ve ayrıca sanığın suçsuz olduğunu ispatlama mecburiyetinin bulunmadığı,

sanıktan suçsuzluğunu ispatlanamamasının beklenemeyeceği, zira aksi hareketin hukukun temel ilkelerine aykırılık teşkil edeceği, somut olayda sanığın savunmamsının aksine mahkumiyetini gerektirir bir eylemin tespit edilemediği, katılan tarafın soyut iddiası dışında mahkumiyet için bir somut delil bulunmadığı, salt katılan tanıkları olarak dinlenen Naile Fatma Kuyucu ve Şakir Özdemir'in beyanlarının sanığın mahkumiyeti için yeterli olamayacağı, zira ceza hukukunda tanık delilinin takdiri deliller içerisinde yer aldığı,

tanık beyanlarının kesin delil olarak söz konusu olamayacağı, şüphenin olduğu yerde mahkumiyet kararının verilemeyeceği" gerekçesiyle önceki hükümde direndiğini belirtmiş, ancak herhangi bir hüküm kurmamıştır.

Bu hükmün de katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C.Başsavcılığının 17.09.2014 gün ve 266002 sayılı “onama” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, önceki hükümde direnilmesine karar vermekle yetinen yerel mahkemenin, hüküm fıkrasını yeniden kurma zorunluluğu bulunup bulunmadığı hususu, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak öncelikle ele alınıp değerlendirilmelidir.

İncelenen dosya kapsamından;

Yerel mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılamada ilk hükümde direnilmesine karar verildiği ancak önceki hükme atıf yapılmasıyla yetinilerek, hem kısa kararda hem de gerekçeli kararda yeni bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.

Yargıtay’ın istikrarlı uygulamalarına göre; bir hüküm bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, yerel mahkemelerce direnme kararı verilirken, 5271 sayılı CMK’nun 230, 231 ve 232. maddelerine uygun yeni bir hüküm kurulması zorunlu olup, aksi hâl 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 308. maddesi uyarınca mutlak hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere, CMK’nun 230 ve 232. maddeleri uyarınca, aynı kanunun 223. maddesine göre verilen hükmün ne olduğu hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmeli, bozulmakla tamamen ortadan kalkan ve infaz yeteneğini yitiren önceki hükme atıf yapılmasıyla yetinilmemeli, kesinleştiği takdirde başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hüküm verilmelidir. Nitekim, Ceza Genel Kurulunun 12.05.1998 gün 104-171, 01.04.2008 gün 42-69 ile 29.09.2009 gün 125-207 sayılı ve 04.11.2014 gün 648-477 sayılı kararlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Yerel mahkemece, belirtilen ilkeler doğrultusunda işlem yapılmamış, bozulmakla ortadan kalkan önceki hükümde direnilmesine karar verildikten sonra, 5271 sayılı CMK’nun 230 ve 232. maddeleri uyarınca verilen kararın ne olduğu ve hükümde bulunması zorunlu olan“sonuç (hüküm)” kısmı eksik bırakılmıştır.

Bu itibarla, sair yönleri incelenmeyen direnme hükmünün belirtilen bu usulü nedenle bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1- İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.03.2014 gün ve 97-72 sayılı direnme hükmünün, usul ve kanuna uygun olarak direnme hükmü kurulmaması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2015 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/561, K. 2015/243, 23 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/561
Karar No
2015/243
Tarih
23 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/567 K.2015/8912
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/568 K.2015/8913
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/568 K.2015/244
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/570 K.2015/7402
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/661 K.2015/7442
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/662 K.2015/7279

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.