İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/660 K.2017/557

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Günü : 16.12.2010 Sayısı : 19-1620 Tehdit suçundan sanık ...'ın TCK'nun 106/1-2. cümle, 43, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 600 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin…

Esas2014/660Karar2017/557Tarih19 Aralık 2017Okuma7 dk · 1.404 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2014/660 E., 2017/557 K.

Karar tarihi
19 Aralık 2017
Konu
Finans Hukuku

Karar Detayı

1.404 kelime·7 dk okuma

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Günü : 16.12.2010 Sayısı : 19-1620 Tehdit suçundan sanık ...'ın TCK'nun 106/1-2. cümle, 43, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 600 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Şanlıurfa (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 16.12.2010 gün ve 19-1620 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 04.12.2013 gün ve 16043-30718 sayı ile.

"Tehdit suçunun özelliğinin, kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin, tehdit edenin iradesine bağlı olmasını gerektirmesi ve sanığın, şikâyetçi polis memurlarına sarfettiği, '...hepinizi sürdürürüm...' sözünün, sanığın iradesine bağlı olmayan bir eylemi içermesi karşısında, suçun unsurları itibarıyla oluşmayacağı gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçe ile mahkûmiyet kararı verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 13.02.2014 gün ve 341564 sayı ile; “...Polis memurları olan şikâyetçiler.... ve ...'in Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğüne bağlı olarak çalıştıkları, olay günü yanlarından geçen plakasız motosikleti durdurdukları, şikâyetçi....'nın sanık ... ve inceleme dışı sanık ...'dan kimliklerini ve motosikletin tescil belgesini istemesi üzerine, inceleme dışı sanık ...'ın şikâyetçilere hakaret ettiği, Şikâyetçi....'nın inceleme dışı sanık ...'ı hakaret etmemesi konusunda uyarması üzerine,

sanık ...'in 'Siz kim oluyorsunuz, burası Urfa, burada bizim sözümüz geçer, hepinizi sürdürürüm' diyerek tehdit ettiği, sanık ... ile inceleme dışı sanık ...'ın şikâyetçiler tarafından ekip aracına binmeye davet edilmelerine rağmen bunu kabul etmedikleri, şikâyetçilerin de zor kullanarak sanık ... ile inceleme dışı sanık ...'ı ekip arabasına bindirdikleri olayda; sanık ...'in sarf ettiği sözlerin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı niteliğinde olmadığı, ancak tehdidin, mağdurların görev yaptığı yerden başka bir yere atanmasına yönelik olduğu,

kendi rızası dışında bir başka bölgeye tayin edilmenin kişiyi endişeye sevk etmeye yeterli olduğu, bu durumun da mağdurların iç huzurunun bozulmasına sebebiyet verebilecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından sanığın eyleminin, TCK'nun 106/1-2. cümlesinde yer alan 'sair kötülük' kapsamında bulunduğu kabul edilmelidir.

Özel Dairece tehdit suçundan verilen bozma kararındaki 'tehdit edenin iradesine bağlı olmasını gerektirmesi ve sanığın, şikâyetçi polis memurlarına sarfettiği, '...hepinizi sürdürürüm...' sözünün, sanığın iradesine bağlı olmayan bir eylemi içermesi karşısında' şeklindeki gerekçenin yasal ve yeterli olmadığı, sanığın sarf ettiği sözlerin kişiyi endişelendirmeye elverişli olduğu, sanığın atama işlemini gerçekleştirme gücüne sahip olup olmadığının herhangi bir öneminin bulunmadığı ve sanık hakkında suçun yasal unsurlarının gerçekleştiği" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.

5271 sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesince, 18.09.2014 gün ve 7369-26302 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Sanık ... ve inceleme dışı sanık ...

Kaplan hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup, itirazın kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından. Olay yakalama tutanağında. 13.10.2007 günü saat 23.00 sıralarında sanık ... ve inceleme dışı sanık ...'ın plakasız motosikletle seyir halinde olduklarının görülmesi üzerine polis memurları olan şikâyetçiler tarafından durdurularak kimliklerinin ve motosikletin tescil belgesinin istendiği,

inceleme dışı sanık ...’ın, şikâyetçilere motosikleti gösterip, "alın motosiklet sizin olsun, motosikleti a... sokun, size kimlik ve tescil belgesi vermeyeceğim, o... çocukları’ diyerek hakaret ettiği, sanığın ise ‘siz kim oluyorsunuz, burası Urfa, burada bizim sözümüz geçer, hepinizi sürdürürüm, o... çocukları" şeklinde sözler sarf ettiği bilgilerine yer verildiği, Adli muayene raporuna göre sanığın 1.67 promil alkollü olduğu, Anlaşılmaktadır.

Şikâyetçiler ... ve ... kollukta; devriye görevi yaptıkları sırada durdurdukları plakasız motosikletin sürücüsü inceleme dışı sanık ... ve sanık ...'ten, motosikletin tescil belgeleri ile kimliklerini istediklerini, inceleme dışı sanık ...’ın kendilerine hakaret ettiğini, sanığın ise "siz kim oluyorsunuz, burası Urfa, burada bizim sözümüz geçer, hepinizi sürdürürüm..." şeklinde sözler söylediğini, şikâyetçi olduklarını, Tanık ... aşamalarda;

polis memuru olduğunu, durdurdukları motosiklette yolcu olan sanıktan kimliğini istediklerinde sanığın şikâyetçilere hitaben "siz kim oluyorsunuz, burası Urfa, burada bizim sözümüz geçer, hepinizi sürdürürüm..." dediğini, İnceleme dışı sanık ... aşamalarda; sanık ile birlikte alkol aldıklarını, motosikletle gezerken polis memurları tarafından durdurulduklarını, şikâyetçilere yönelik bir eylemlerinin olmadığını, İfade etmişlerdir.

Sanık ...; inceleme dışı sanık ... ile birlikte alkol aldıklarını, motosiklet ile gezerken polis memurları tarafından durdurulduklarını, şikâyetçilere yönelik bir eylemlerinin olmadığını savunmuştur. Tehdit suçu 5237 sayılı TCK'nun 106. maddesinde; “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(2) Tehdidin; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir” şeklinde düzenlenmiştir. Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlüğü’ne göre, “gözdağı verme” anlamına gelen tehdit, bir kimseye bir zarara veya kötülüğe uğratılacağının bildirilmesidir. Bu bildirimin sözlü olması mümkün olduğu gibi başka yollarla ve bu bağlamda davranışlar yoluyla da yapılması mümkündür.

Bu nedenle tehdit suçu, söz, yazı, resim, şekil veya işaret ile de işlenebilecek bir suç olup önemli olan gerçekleştirileceği belirtilen haksızlığın mağdurun bilgisine ulaştırılmasıdır. (M.Emin Artuk, A.Gökcen, A.Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Turhan Kitabevi, Ankara, 6. Bası, s.100).

Tehdidin, mağdurun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli olması yeterli olup, saldırının kişinin veya başkasının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına, belirli bir ağırlıkta olmak kaydıyla mal varlığına veya bunlar dışındaki sair bir kötülüğe yönelik olması gereklidir. Suçun oluşabilmesi için mağdurun iç huzurunun bozulup bozulmadığının veya mağdurun bundan korkup korkmadığının ayrıca araştırılmasına gerek yoktur.

Önemli olan failin, tehdidi oluşturan fiili “korkutmak amacıyla” yapmış olmasıdır. (MAJNO, C.II, s.127. A.Pulat Gözübüyük, Mukayeseli Türk Ceza Kanunu, 5. Bası, C.II, s.517 ve 873) 5237 sayılı TCK’nun 106. maddesinin gerekçesinde de. “Tehdidin koruduğu hukukî değer, kişilerin huzur ve sükûnudur; böylece kişilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesi engellenmektedir.

Bu nedenle, söz konusu madde ile insanın kendisine özgü sulh ve sükûnuna karşı işlenen saldırılar cezalandırılmış olmaktadır. Fakat tehdidin bu maddeyle korumak istediği esas değer, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir... Tehdidin özelliği, kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin, tehdit edenin iradesine bağlı olmasıdır. Tehdit konusu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi, gerçekten veya en azından görünüş itibarıyla failin takdirine bağlıdır.

Fakat bu, kötülüğün mutlaka tehdit eden tarafından gerçekleştirileceği anlamına gelmez; bir üçüncü kişi vasıtasıyla bu kötülüğün gerçekleştirileceğinin bildirilmesi ile de, tehditte bulunulabilir. Suçun oluşması bakımından tehdit konusu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir. Tehdidin objektif olarak ciddî bir mahiyet arzetmesi gerekir.

Yani, istenilenin yerine getirilmemesi hâlinde tehdit konusu kötülüğün gerçekleşeceği ihtimali objektif olarak mevcut olmalıdır. Sarfedilen sözler, gerçekleştirilen davranış muhatap alınan kişi üzerinde ciddî bir korku yaratma açısından sonuç almaya elverişli, yeterli ve uygun değilse, tehdidin oluştuğu ileri sürülemez.

Failin söz ve davranışlarının muhatabı üzerinde ciddî şekilde korku ve endişe yaratacak uygunluk ve yeterlilik içerip içermediğinin her somut olayda araştırılması gerekir. Objektif olarak ciddî bir mahiyet arzeden tehdidin somut olayda muhatabı üzerinde etkili olması şart değildir. Kişi, fail, objektif olarak ciddî bir mahiyet arzeden söz ve davranışlarla mağduru tehdit etmek istemiş olmasına rağmen; mağdur bu söz ve davranışları ciddiye almamış olabilir.

Bu durumda tehdit yine gerçekleşmiştir. Tehdidin gerçekleşip gerçekleşmemesi, muhatabı üzerinde etkili olup olmamasına bağlı tutulmamalıdır. Failin de kendisinin tehdit konusu tecavüzü gerçekleştirebilecek imkân ve iktidara sahip olduğu kanaatini karşı tarafta uyandırdığını bilmesi gerekir. Mağdurda bu kanaat uyandırıldıktan sonra, failin tehdit konusu tecavüzü gerçekleştirebilecek imkan ve iktidara gerçekte sahip olmamasının bir önemi yoktur.

Mağdur tehdit konusu tecavüzün ciddî olduğuna hile kullanılmak suretiyle inandırılmış olabilir. Fakat, batıl inançlara dayanılarak bir kötülüğe maruz bırakılabileceği beyanıyla, bir kimse tehdit edilmiş olmaz...” açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde. 13.10.2007 günü saat 23.00 sıralarında sanık ve inceleme dışı sanık ...'ın plakasız motosikletle seyir halinde olduklarının görülmesi üzerine polis memurları olan şikâyetçiler tarafından durduruldukları, kimlikleri ve motosikletin tescil belgesi istendiğinde, sanığın "siz kim oluyorsunuz, burası Urfa, burada bizim sözümüz geçer, hepinizi sürdürürüm" şeklinde sözler sarf ettiği olayda;

alkollü olan sanığın, kendilerini durduran şikâyetçilere anlık olarak söylediği “...hepinizi sürdürürüm...” şeklindeki sözün, somut olayın özelliklerine göre şikâyetçilerin iç huzurunu bozmaya veya onlarda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli bulunmaması karşısında, tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmelidir.

Bu itibarla, Özel Daire bozma kararı isabetli olup, haklı nedene dayanmayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

  • CGK (Ceza Genel Kurulu) KararlarıYargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2014/660
Karar No
2017/557
Tarih
19 Aralık 2017
Konu
Finans Hukuku

İlgili Rehberler

  • MASAK & Hesap Bloke Savunması
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep

İlgili Kararlar

  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/659 K.2017/432
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/645 K.2015/498
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/632 K.2015/501
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/629 K.2015/515
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/598 K.2017/31
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2014/597 K.2016/452

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.