İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/381 K.2016/271

Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Yağma suçundan sanıklar ... ve ...'in beraatlerine ilişkin, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.12.2008 gün ve 92-385 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine…

Esas2015/381Karar2016/271Tarih24 Mayıs 2016Okuma6 dk · 1.144 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2015/381 E., 2016/271 K.

Karar tarihi
24 Mayıs 2016
Konu
Finans Hukuku

Karar Detayı

1.144 kelime·6 dk okuma

Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Yağma suçundan sanıklar ... ve ...'in beraatlerine ilişkin, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.12.2008 gün ve 92-385 sayılı hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 13.05.2014 gün ve 19622-10244 sayı ile.

"Oluş ve dosya içeriği ile sanıklara suç atması için bir neden bulunmayan yakınanın anlatımlarına göre; sanıklar ve arkadaşlarının, sabah 07:30 sıralarında işyerine gitmekte olan yakınanın göğsüne bıçak dayayıp üzerini arayarak para ve cep telefonunu aldıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların yağma suçunu işledikleri kanıtlandığı gözetilerek 5237 sayılı TCK’nun 149/1-a,c maddesi uyarınca hükümlülükleri yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yakınanın yargılama aşamasında kısmen değiştirdiği beyanına dayanılıp yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi ise 26.11.2014 gün ve 269-620 sayı ile.

"Mahkememizce maddi gerçeğe ulaşmada olayın bütününü temsil eden, sonuca ulaşmaya elverişli, kesin kanıt ve mahkemede kesin kanaat uyandıracak somut nitelikteki müşteki beyanının kendi içinde sanıklar lehine tam bir şüphe oluşturacak biçimde çelişki içerdiği, çelişkili olduğu sonucuna varılan tek bu kanıtın başkaca somut delillerle desteklenmemesi üzerine bu delile dayalı olarak sanıkların mahkumiyetine karar verilemeyeceği, tam bir şüphe halinin oluştuğu, şüpheden de sanıkların yararlanabileceği anlaşıldığından,

sanıkların üzerilerine atılı yağma suçunu işlediklerine dair her türlü kuşkudan arınmış, kesin ve inandırıcı somut deliller elde edilemeyen olayda sanıkların ayrı ayrı beraatlarına karar verilmesi gerektiği " gerekçesiyle önceki hükmünde direnmiştir.

Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "bozma" istemli 21.04.2015 gün ve 127830 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Sanık Ramazan Karakoç ve yaş küçüklüğü sebebi ile dosyası tefrik edilen sanık Fadil Karaytu haklarında verilen beraat hükümleri temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup direnmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri ile sınırlı yapılmıştır.

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıkların eylemlerinin sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya içeriğinden.

Mağdurun sabah saatlerinde evinden çıkıp işine gitmek için Seyrantepe Parkında yürüdüğü sırada önünü 5-6 kişilik bir grubun kestiği, şahıslardan birinin büyük bir bıçağı mağdurun göğsüne dayadığı, bir diğerinin ise üzerini arayarak cep telefonunu aldığı, şahısların uzaklaşması üzerine mağdurun durumu polise bildirdiği ve cep telefonunu gasbeden şahısların eşkâlini verdiği,

bu olaydan bir ay kadar sonra sanıklar ... ve ...'in aynı suç yerinde ve benzer yöntemlerle gerçekleştirilen başka bir yağma eylemi nedeniyle yakalandıkları, eylemler arasındaki benzerlik nedeniyle karakola çağrılan mağdurun, sanık ...'i üzerini arayarak telefonu alan, sanık ...'in ise etrafını sarıp kolunu tutan kişi olarak 5 kişi içinden usule uygun şekilde teşhis ettiği, Mağdurun soruşturma evresinde, sabah saat 07:30 sularında işe gitmek için evden çıkıp Seyrantepe Parkına girdiğini, burada önünü 5-6 kişilik bir grubun kestiğini, grupta bulunan şahıslardan birinin döner bıçağına benzer bir bıçağı göğsüne dayadığını,

bir diğerinin ise üzerini arayarak içinde takılı hattı ile birlikte cep telefonunu aldığını, göğsüne bıçak dayayan şahsın doğu şiveli, siyah montlu, 170 cm boylarında; üzerini arayan şahsın 160 cm boylarında, biraz kilolu olduğunu, şahısları görünce tanıyabileceğini, diğerlerini ise etrafını sarmaladıklarından dolayı tam göremediğini;

kovuşturma evresinde ise oluşu benzer şekilde anlatarak şahısların telefonu yanında ayrıca sigara ve 3 Lira parasını da aldıklarını, karakolda şahısları kendisini gasp edenler olarak teşhis ettiğini, ancak daha sonra kendisini gasp edenlerin o şahıslar olup olmadığından emin olmadığını, huzurda bulunan sanıkların da aradan uzun süre geçmesi nedeniyle kendisini gasp edenler olup olmadıklarını hatırlamadığını, ancak karakolda teşhis ettiği şahısların sanıklar olduğunu belirttiği, Sanıkların aşamalarda, suçu işlemediklerini ve suç yerinde olmadıklarını savunup bu kapsamda sanık ...'nun kollukta evde olduğunu, savcılıkta işte olduğunu,

sorgu ve duruşmada ise benzer şekilde diğer sanığın çalıştığı iş yerine yardım amaçlı gittiğini; diğer sanık ...'in ise kolluk ve savcılıkta, işte olduğunu, sorgu ve duruşmada da benzer anlatımlarda bulunup ayrıca diğer sanıkla uyumlu şekilde sanık ...'in de yardım için yanında olduğunu beyan ettikleri, Anlaşılmaktadır.

5237 sayılı TCK'nun 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir.

Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur.

Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştirece- ğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. Nitekim TCK'nun 148. maddesinin gerekçesinde de.

"Hırsızlık suçunda olduğu gibi yağma suçunda da, taşınır malın alınmasıyla ilgili olarak zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.

Ancak hırsızlık suçundan farklı olarak, bu suçun oluşabilmesi için, mağdurun rızasının, cebir veya tehdit kullanılarak ortadan kaldırılması gerekir" açıklaması yapılmış, gerekçede yağma suçu ile hırsızlık suçunun ortak yönleri ile aralarındaki farklara değinilmiş, böylece dolaylı olarak yağma suçunda da hırsızlık suçunda olduğu gibi faydalanma amacıya hareket edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

765 sayılı TCK’nda “gasp” olarak adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur.

İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır. Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan, birden çok hukuki değeri korumaktadır.

Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir. Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde.

Sanıklara iftira etmesi için herhangi bir neden bulunmayan mağdurun oluşa ilişkin aşamalardaki tutarlı anlatımları ve eylemden hemen sonra kolluğa müracaat ederek faillerin eşkallerini verip görünce tanıyabileceğini de belirttikten sonra usule uygun şekilde yaptırılan teşhiste sanıkları gerçekleştirdikleri eylemleri de tarif ederek tereddütsüz biçimde teşhis etmesi nazara alındığında sanıklara yüklenen yağma suçunun sabit olduğu kabul edilmelidir.

Bu itibarla, isabetli bulunmayan yerel mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan Genel Kurulu Başkanı.

"Sanıkların aşamalarda suçu işlemedikleri yönündeki istikrarlı savunmaları, mağdurun yapılan teşhis işlemine ilişkin çelişkili beyanları, suça konu eşya ile suçun işlenmesinde kullanılan bıçağın ele geçirilememiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların yağma suçunu işledikleri şüphe boyutunda kaldığından yerel mahkeme direnme hükmünün onanması gerektiği" düşüncesiyle, On Genel Kurul Üyesi de benzer düşüncelerle karşıoy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle. 1- İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2014 gün ve 269-620 sayılı direnme hükmünün, sanıklar ... ve ...'in üzerlerine atılı yağma suçunun sabit olduğunun gözetilmemesi isabetsizliğlinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2016 tarihinde yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

İlgili Makaleler

  • CGK (Ceza Genel Kurulu) KararlarıYargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2015/381
Karar No
2016/271
Tarih
24 Mayıs 2016
Konu
Finans Hukuku

İlgili Rehberler

  • MASAK & Hesap Bloke Savunması
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep

İlgili Kararlar

  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/380 K.2019/632
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/379 K.2015/177
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/377 K.2017/4
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/364 K.2017/6
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/349 K.2017/23
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/331 K.2017/30

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.