İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2015/904 K.2016/232

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık ...'in beraatine ilişkin, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ...-... sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ...-... sayı ile;

Esas2015/904Karar2016/232Tarih3 Mayıs 2016Okuma6 dk · 1.200 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2015/904 E., 2016/232 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mayıs 2016
Mahkemesi
... Asliye Ceza
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.200 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık ...'in beraatine ilişkin, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ...-... sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ...-... sayı ile;

"Fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193/son maddesine yanlış anlam verilmek suretiyle sanığın sorgusu yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise ... gün ve ...–... sayı ile;

"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesi; suç yalnız adli para cezasını veya adli para cezası ile birlikte müsadereyi gerektirmesi durumunda sanık savunması alınmadan mahkumiyet kararı verilebileceğini öngörmüş. Keza CMK'nun 193/2. maddesi; sanık hakkında toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varıldığında sorgusu yapılmamış olsa da davanın bitirilebileceği şeklinde düzenlenmiş.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında sanığın ifadesi alınmadan davanın bitirilebileceği kabul edilmiştir. Örnek vermek gerekirse D. J. Harrıs - M. O.

Boyle - C.Warbrick in Low of the European Convention on Human Rights 1995 sayfa 205 de 'Duruşmaya ilişkin etkili bir tebligat devlet tarafından yapılamamış olmakla birlikte, tebligatın yapılması için yeterince gayret gösterilmiş ise gıyapta yargılama yapılması mümkündür.' demek suretiyle devletin pozitif yükümlülüğünün sınırlarını ortaya koymuştur.

Yargıcın bir hukuk kuralını özü ve sözüyle uygularken ona anlam vermek üzere yani ne anlama geldiğini belirtmek üzere yaptığı en önemli işlem yorumdur. Yorum; yasama organı, yargı makamları ve bilimsel kurumlar tarafından yapılır. Yorum; supjektif, objektif, karma ve serbest olarak yapılabilir. Mantıksal yorum; bir kuralın yorumunda bir mantık ağı içinde kanunun sistematiğine göre içinde bulunduğu yer ve diğer maddeler ile bağlantısı dikkate alınarak yapılır.

Yargıç, özellikle kuralın sözünü eksiksiz biçimde yorumlayacak, bu şekilde yasaya anlam kazandırırken, yalnızca o maddeyi değil, yasanın diğer maddelerini de dikkate alacak, yasanın tümüne egemen olan temel ilkeler doğrultusunda kuralın anlamını tespit edecektir. Yasanın sözü, onun yazılış biçiminden, kaleme alınırken kullanılan sözcüklerden ve onların sözlük anlamından çıkarılan anlamdır.

Olaya uygulanacak bir maddenin, yasada yalnızca açık biçimde yazılı olduğu durumlarda değil, böyle bir kuralı yasanın özünden çıkarılabildiği durumlarda da olaya uygulanacaktır. Bu açıklamalar ışığında 5271 Sayılı CMK hükümleri yorumlandığında; beraat kararının gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılacak.

Diğer taraftan mahkememizin 04/12/2013 tarihli kararın gerekçesinde açıklandığı üzere sanığın yakalama kararı çıkarılmak suretiyle savunmasının alınması yoluna gidildiğinde sonuç kararın beraat olacağı bilindiğinden CMK'nın 141 ve devamı maddeleri uyarınca tazminat davası açılması muhtemeldir. Sanığın tazminat davası açmasa dahi yakalama kararı sonucu mağdur olacağı kesindir.

Sanık hakkında dava açılmasına delil olarak gösterilen 05/01/2013 tarihli tutanakta kullanılan elektriğin sayaçtan geçtiği belirtildiğinden, karşılıksız yararlanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı bilindiğinden yukarda açıklanan gerekçe ışığında mahkememizin 04/12/2013 tarihli beraat kararının gerekçesi yerinde görülmüştür.” gerekçesi ile ilk hükümde direnilmesine karar vermiştir.

Bu hükmün de katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2015 gün ve 337228 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sorgusu yapılmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesinin mümkün olup olamayacağının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, yerel mahkeme direnme kararının eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı hususunun önsorun olarak ele alınması gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;

a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,

c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,

d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.

İncelenen dosya kapsamından;

Özel Dairece ilk hükmün.

"Fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193/son maddesine yanlış anlam verilmek suretiyle sanığın sorgusu yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasından sonra, yerel mahkemece sanığın beyanının alınması için çağrı kağıdı tebliğ edilerek bozma kararının gereğinin yerine getirilmeye çalışıldığı,

tebligatın bila ikmal iadesi üzerine bu kez önceki kararda yer almayan. "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195 maddesi; suç yalnız adli para cezasını veya adli para cezası ile birlikte müsadereyi gerektirmesi durumunda sanık savunması alınmadan mahkumiyet kararı verilebileceğini öngörmüş.

Keza CMK'nun 193/2 maddesi; sanık hakkında toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varıldığında sorgusu yapılmamış olsa da davanın bitirilebileceği şeklinde düzenlenmiş. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında sanığın ifadesi alınmadan davanın bitirilebileceği kabul edilmiştir. Örnek vermek gerekirse D. J. Harrıs - M. O.

Boyle - C.Warbrick in Low of the European Convention on Human Rights 1995 sayfa 205 de 'Duruşmaya ilişkin etkili bir tebligat devlet tarafından yapılamamış olmakla birlikte, tebligatın yapılması için yeterince gayret gösterilmiş ise gıyapta yargılama yapılması mümkündür.' demek suretiyle devletin pozitif yükümlülüğünün sınırlarını ortaya koymuştur...sanığın yakalama kararı çıkarılmak suretiyle savunmasının alınması yoluna gidildiğinde sonuç kararın beraat olacağı bilindiğinden CMK 141 ve devamı maddeleri uyarınca tazminat davası açılması muhtemeldir.

Sanığın tazminat davası açmasa dahi yakalama kararı sonucu mağdur olacağı kesindir." şeklindeki yeni ve değişik gerekçeyle direnerek sanığın ilk hükümdeki gibi beraatine karar verilmiştir.

Bu itibarla, Özel Daire denetiminden geçmemiş bulunan bu yeni hükmün doğrudan ve ilk kez Ceza Genel Kurulu tarafından ele alınması mümkün görülmediğinden, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Genel Kurul Üyesi ...; "Sanık hakkında abonelik sözleşmesi feshedilmesine rağmen yeni sözleşme imzalamadan meskeninde elektrik kullanmaya devam ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında mahkemece kullanılan elektriğin sayaçtan geçtiğinin dosyadaki kaçak tespit tutanağından anlaşılması, sayaca müdahale edildiğine dair bir iddia ve şüphenin bulunmadığı gibi bu yönde dosyada bilimsel-teknik ve hukuki hiç bir delil bulunmadığından davetiyeye rağmen duruşmaya katılmayan sanığın savunması gerekli görülmeyerek CMK'nın 193/2. maddesi uyarınca savunmasını tespitinden vazgeçilerek yokluğunda beraat kararı verilmiştir.

Yüksek 2. Ceza Dairesi 'fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delil takdiri gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılmadan beraat kararı verilemeyeceği' gerekçesi ile bu hükmü bozmuştur

Yerleşik içtihatlara ve yerel mahkeme uygulamalarına göre, sayaçta bir suiistimal yok ise tüketim miktarının belirlenmesini engellemeyen abonesiz kullanımdan dolayı TCK'nın 163/3. maddesinde tanımlanan suç oluşmamaktadır. Mahkemenin buna dayanarak beraat kararı vermesi nedeniyle CMK'nın 193/2. maddesinin koşullarının oluşmadığı ileri sürülemez. Ancak delil toplanmasında eksiklik ya da delil değerlendirmesinde isabetsizlik varsa sanığın sorgusu alınmadan verilen beraat kararı bozulabilecektir.

Kaldı ki; sayın çoğunluk, yerel mahkemenin direnme hükmünü Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca 'yeni hüküm' niteliğinde görmüş ise de; mahkemelerin verdikleri hükümlerin temyiz incelemesinde (usul yönünden) bozulması olasılığını dikkate alarak bozma kararına karşı kullanabilecek gerekçe yazması beklenemez.

Yerel mahkemenin beraat gerekçesi de değişmemiştir. Yeni bir hukuki gerekçe ve maddi olguya dayanılmamış, sadece bozma kararının usul ve yasaya aykırılığı yani CMK'nın 193/2. maddesinin uygulama koşullarının varlığı açıklanmıştır. Bu nedenle sayın çoğunluğun farklı gerekçeye dayalı 'yeni hüküm' yönündekini değerlendirmesine katılmak mümkün olmamıştır" düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; ... Asliye Mahkemesince verilen ... gün ve ...–... sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2016 tarihinde yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/904, K. 2016/232, 3 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2015/904
Karar No
2016/232
Tarih
3 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/907 K.2016/4016
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/911 K.2016/8977
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/915 K.2016/7458
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/917 K.2016/4865
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/919 K.2016/5098
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/920 K.2016/8763

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.