İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/1022 K.2019/628

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 692-630

Esas2017/1022Karar2019/628Tarih24 Ekim 2019Okuma8 dk · 1.573 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2017/1022 E., 2019/628 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ekim 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.573 kelime·8 dk okuma·2 bölüm

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 692-630

Kasten yaralama suçundan sanık ...'nın TCK'nın 86/2, 86/3-e, 62 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Mersin (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 06.09.2012 tarihli ve 75-1035 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 01.07.2014 tarih ve 10317-26530 sayı ile;

"Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/1418 Esas, 2008/1137 Karar sayılı ilamıyla 5237 sayılı TCK'nın 125/1 ve 151/1. maddelerine istinaden verilen doğrudan 220 TL ve 200 TL adli para cezalarının 1412 sayılı CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin sanık mükerrir kabul edilerek hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi hükmünün tatbik edilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

6545 sayılı Kanun'un 84. maddesiyle 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrası uyarınca sulh ceza mahkemelerinin kaldırılması nedeniyle dosyanın devredildiği Mersin 18. Asliye Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 04.11.2014 tarih ve 372-134 sayı ile, sanığın TCK'nın 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.

Bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 09.09.2015 tarih ve 8079-24936 sayı ile;

"Sanığın hazırlıkta çaycı olduğunu, aylık ortalama 500 TL kazandığını, Mahkemede hurdacı olduğunu, aylık 600 TL kazandığını beyan ettiği, 02.02.2012 tarihli sanığın ekonomik sosyal durumuna ilişkin kolluk araştırma tutanağına göre de herhangi bir işte çalışmadığı, geçimini babasının sağladığı, üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkulünün olmadığının bildirilmiş olmasına göre, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edileceği belirtilmesine karşın, düzenli bir geliri olmayan sanık hakkında bir gün karşılığı 20 TL yerine, 40 TL adli para cezası belirlenerek sanığa fazla ceza tayini," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme ise 09.12.2015 tarih ve 692-630 sayı ile;

"...5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesinde en az 20 TL en fazla 100 TL olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik durumu ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilecek hükme bağlanmıştır. Yasa maddesine göre, adli para cezasının miktarı takdir edilirken sanığın yalnızca ekonomik hâlleri gözetilmeyecektir. Bozma gerekçesi ise yalnızca sanığın ekonomik hâlini esas almıştır.

Hâlbuki sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, çok sayıda suç kaydı olduğu, dolayısıyla suç işlemeye eğimli olduğu, bu hâli ile sosyal ve şahsi hâli dikkate alınarak cezaların caydırıcılık ilkesinden hareketle adli para cezasının bir gün karşılığı 20 TL değil 40 TL olarak takdir edilmiştir. Öte yandan anılan Yasa 01.06.2016 tarihinde yürürlüğe girmiş olup suç tarihi ise 06.11.2011'dir. Yani Yasa'nın çıktığı tarihten itibaren 5,5 yıl gibi bir süre sonra suç işlenmiştir.

Ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü, enflasyonist ortam ve (geçmişinde çok sayıda suç kaydı bulunan sanığın kişiliği ve sosyal durumuna göre) cezanın caydırıcılık ilkeleri dikkate alındığında hükmedilen cezanın fazla olmadığı açıktır. Nitekim anılan 52. maddenin gerekçesinde de 'Özellikle enflasyon nedeniyle Türk parasının değerinin düşmesi karşısında para cezalarını arttırmak için sık sık yapılan yasa değişiklikleri de uygulamada çeşitli sorunlara yol açmaktadır.

Bu sorunların giderilmesi için para cezasının miktarının belirlenmesinde 'memur maaş kat sayısı' veya 'yeniden değerleme oranı' gibi ölçütlerin dikkate alınması ise ceza hukuku ilkeleri ile bağdaşmamaktadır.' denilmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 1. maddesinde de suç işlenmesinin önlenmesi, ceza yasasının amaçları arasında sayılmıştır. Çok sayıda sabıkası olan sanık için verilen ceza miktarı Yasa'nın 1. maddesindeki 'suç işlenmesinin önlenmesine dair' amacına da uygundur.

Sonuç itibarıyla anılan Yasa'nın 52. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren suçun 5,5 yıl sonra işlenmiş olmasına göre ülkemizdeki enflasyonist ortam, paranın alım gücü, ülkenin ekonomik koşulları, cezaların caydırıcılık ilkesi, suç işlenmesinin önlenmesinin ceza yasasının amaçları arasında olması,

Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği gibi 'adli para cezasının kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edileceği' tespitine göre yalnızca kişinin ekonomik durumunun gözetilmeyeceği hususu, Yasa'da da bunun açıkça belirtilmiş olması ve daha da önemlisi yargılamayı yapan sanıkla yüz yüze kalan delilleri kürsüde bizzat takdir eden hâkimin takdir yetkisi hususları dikkate alındığında Mahkememizin önceki hükmü usul,

yasa ve dosya içeriğine uygun olduğundan yüksek Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmek durumunda kalınmıştır." gerekçesiyle bozmaya direnerek sanığın önceki hüküm gibi 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

Direnme kararına konu bu hükmün de sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2016 tarihli ve 23752 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 204-601 sayı ile; 6763 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 14.09.2017 tarih ve 490-10899 sayı ile; direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Kasten yaralama suçunun sübutuna ilişkin bir uyuşmazlık ve bu kabulde dosya içeriği itibarıyla herhangi bir isabetsizlik bulunmayan somut olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; Yerel Mahkemece TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, adli para cezasının bir gün karşılığının 40 TL olarak takdir edilmesinin isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

Sanığın sosyal ve mali durumuna ilişkin 02.02.2012 tarihli tutanakta; sanığın tutanak tarihi itibarıyla cezaevinde bulunduğu, cezaevine girmeden önce ailesi ile birlikte yaşadığı, bekâr olduğu, herhangi bir işte çalışmadığı, geçimini babasının sağladığı, babasının emekli, annesinin ev hanımı, genel durumunun normal olduğu, üzerine kayıtlı menkul veya gayrimenkul bulunmadığının belirtildiği,

Kolluk tarafından düzenlenen 10.11.2011 tarihli şüpheli bilgi alma tutanağının “mesleği, ekonomik durumu” ile ilgili kısmında; “çaycı-500 TL” ibarelerine yer verildiği,

Mahkemece sanığın savunmasının alındığı 07.05.2012 tarihli duruşma tutanağında, sanığın evli ve 1 çocuklu olduğunu, hurdacılık yaptığını ve aylık ortalama 600 TL kazandığını beyan ettiğinin belirtildiği,

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılarak alınan güncel nüfus kayıt örneğinde, sanığın evli ve çocuklu olduğuna dair bilgiler bulunmadığı,

Anlaşılmaktadır.

5237 sayılı TCK'nın “adli para cezası” başlıklı 52. maddesinin ikinci fıkrasında;

“En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

Adli para cezasının bir gün karşılığı miktarın, kişinin ekonomik durumu ve diğer şahsi hâllerinin göz önünde bulundurulmak suretiyle tespit edilmesi gerektiği, anılan Kanun’un 52. maddesinin gerekçesinde; "Hâlen yürürlükte olan ve Hükûmet Tasarında da muhafaza edilen, para cezası sistemi, cezadan beklenen amaçları gerçekleştirmekten uzak kalmaktadır. Özellikle enflasyon nedeniyle Türk parasının değerinin düşmesi karşısında, para cezalarını artırmak için sık sık yapılan kanun değişikleri de, uygulamada çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Bu sorunların giderilmesi için para cezasının miktarının belirlenmesinde 'memur maaş katsayısı' veya 'yeniden değerleme oranı' gibi ölçütlerin dikkate alınması ise, ceza hukuku ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Suç işleyen kişinin ekonomik durumu dikkate alınmadan hükmolunan para cezası, eşitlik ilkesine aykırı sonuçlar doğurmaktadır. Ödeme gücü olan kişi üzerinde etkisi olmayan, ödeme gücü olmayanı ise sonuçta yine infaz kurumuna gönderilmesini sonuçlayan bu sistemden vazgeçilerek; gün para cezası olarak adlandırılan ve günümüzde Almanya, Avusturya, Polonya, İsveç, Finlandiya, Danimarka ve hatta, Fransa gibi bir çok ülkede uygulanan sisteme geçilmiştir.

Gün para cezası sisteminin temel amacı, para cezasının kişinin ödeme gücüne göre belirlenmesi yoluyla, suç işleyen zengin ile fakir arasındaki eşitsizliği gidermektir. Bunun yanında sistem, uygulaması basit, etkili, saydam ve para cezasından güdülen amaçları yerine getirebilecek özelliktedir...." şeklindeki açıklamayla belirtilmiştir.

Bu düzenlemeye göre kanun koyucu, verilen cezadan beklenen etkinin oluşturulabilmesi için adli para cezasının belirlenmesinde kişinin ekonomik gücünün önemli olduğunu vurgulamış, bununla birlikte belirtilen soyut çerçeve içerisinde bir gün karşılığı miktarı takdir etme yetkisini yargılamayı yapan hâkime vermiştir.

Hâkim bu tespiti yaparken, kolluk güçlerince belirlenen somut verileri göz önünde bulundurmalı, ancak rapordaki subjektif değerlendirmeler ile de bağlı olmamalıdır.

Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Sanığın sosyal ve mali durumuna ilişkin 02.02.2012 tarihli tutanakta, sanığın araştırma tarihi itibarıyla herhangi bir işte çalışmadığı, bekâr olan sanığın ailesiyle birlikte yaşadığı ve geçiminin babası tarafından sağlandığı, üzerine kayıtlı menkul veya gayrimenkul mal bulunmadığının tespit edildiği, sanığın Kollukta çaycı olduğunu ve aylık ortalama 500 TL kazandığını, Mahkemede ise hurdacı olduğunu ve aylık ortalama 600 TL kazandığını beyan ettiği göz önüne alındığında;

sanığın ekonomik durumunun, beyanından ve yapılan araştırmadan daha iyi olduğuna ilişkin herhangi bir tespite yer verilmeden ve 20 eşit taksitle ödenmesi hâlinde bile 300 TL olan aylık taksitlerin sanığın ekonomik durumuna göre fazla miktarda olduğu da gözetilmeden, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine rağmen "geçmişinde çok sayıda suç kaydı bulunan sanığın kişiliği ve sosyal durumu ile cezanın caydırıcılık ilkeleri" şeklindeki çelişkili ve "ülkedeki enflasyonist ortam ve ekonomik koşullar, paranın alım gücü" gibi yasal olmayan gerekçelerle doğrudan verilen adli para cezasının,

bir gün karşılığı miktarının alt sınırdan uzaklaşılarak 40 TL olarak belirlenmesinde isabet bulunmamaktadır.

Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün, doğrudan verilen adli para cezasının bir gün karşılığı miktarının, sanığın ekonomik ve şahsi hâlleri ile uyumlu olmayacak şekilde 40 TL’den belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yerel Mahkemece TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, adli para cezasının bir gün karşılığının 40 TL olarak takdir edilmesinin isabetli olduğu görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; 1. Mersin 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 692-630 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün, doğrudan verilen adli para cezasının bir gün karşılığı miktarının, sanığın ekonomik ve şahsi hâlleri ile uyumlu olmayacak şekilde 40 TL’den belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2. Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 24.10.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/1022, K. 2019/628, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2017/1022
Karar No
2019/628
Tarih
24 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/1023 K.2019/629
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/1030 K.2019/9296
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/1032 K.2019/9348
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/1035 K.2019/9243
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/1036 K.2019/9299
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/1042 K.2019/4590

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.