İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/581 K.2018/525

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 18-180 Tehdit suçundan sanık ...'nun beraatine ilişkin İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.06.2011 tarihli ve 202-444 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz…

Esas2017/581Karar2018/525Tarih13 Kasım 2018Okuma8 dk · 1.549 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2017/581 E., 2018/525 K.

Karar tarihi
13 Kasım 2018
Konu
Finans Hukuku

Karar Detayı

1.549 kelime·8 dk okuma

Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 18-180 Tehdit suçundan sanık ...'nun beraatine ilişkin İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.06.2011 tarihli ve 202-444 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 25.12.2013 tarih ve 21188-21024 sayı ile; "...Sanığın, katılanın aracına zarar verilmeden hemen önce katılanı cep telefonundan arayarak,

evine neden icra gönderdiğini sorması ve akabinde katılanın aracına zarar verildiğini fark ederek sanığı cep telefonuyla aradığında yine karşılık olarak ‘ölmediğine şükret’ şeklinde sözler söylemesi, bu ifadesini de mahkeme huzurunda kabul etmesi karşısında, sanığın eyleminin sübuta erdiği gözetilmeden, yüklenen suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi," isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme ise 01.04.2014 tarih ve 18-180 sayı ile; "...Olayda telefonla sanık müştekiyi arayarak dava konusu sözleri sarfetmiş değildir. Aksine müşteki aracında meydana gelen zararın sanık tarafından meydana getirildiğini düşünerek aramış ve zararı kendisinin yapıp yapmadığını sorduğunda, daha önce aralarında husumet bulunması ve başkalarının da canını yaktığını düşünerek başına daha kötü olaylar da gelebileceğini kastederek ‘ölmediğine şükret’ sözünü sarf etmiştir.

Bu sözü öldürmediğime şükret şeklinde anlamak mümkün değildir. Ya da bir kişiye bu şekilde davranırsan başına ölüm dahi kötü şeyler gelir diye söz sarf etmek, sadece sözlerin lafzı itibariyle tehdit olarak algılamak da mümkün değildir.

Bir sözün tehdit suçu olup olmadığının her ne kadar objektif olarak değerlendirilmesi gerekirse de, iki kişi arasındaki bir sözün tehdit olup olmayacağını değerlendirirken iki kişi arasındaki husumetin, ilişkinin veya konumlarının da değerlendirilmesi ve suç kastının bulunup bulunmadığının buna göre tespiti gerekmektedir.

Bu bağlamda sanığın sözü sarf ettiği sıradaki saik ve psikolojik durumu dikkate alındığında daha önce müştekinin kendisine zarar verdiğini düşünmekte olup yine kendisi gibi birçok kişiye zarar verdiğini ve üzdüğünü düşünmektedir.

Bu nedenle müştekinin başına bu şekilde bir olayın gelmesinin gayet olağan olduğunu belirtmek ve bunu etkili bir şekilde dile getirmek amacıyla müştekiye telefonda ‘ölmediğine şükret’ şeklinde söylemesinin tehdit olarak değerlendirilmesi mahkememizce mümkün görülmediğinden sanığın beraatine ve bu gerekçelerle bozma ilamına direnilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle ilk hükümde direnmiştir.

Direnme kararına konu bu hükmün de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2014 tarih ve 171490 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 316-484 sayı ile.

6763 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 15. Ceza Dairesince 17.04.2017 tarih ve 3880-9354 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen düşme kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, direnmenin kapsamına göre inceleme, sanık hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı tehdit suçunun yasal unsurları ile sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık hakkında, aralarında önceye dayalı husumet bulunan ve olay günü park hâlinde olan aracına zarar verilmesi nedeniyle kendisini telefonla arayan mağduru “Sen ölmediğine dua et” diyerek tehdit ettiği iddiasıyla kamu davası açıldığı, 05.03.2011 tarihinde kolluk tarafından düzenlenen olay yeri görgü ve tespit tutanağında;

olay günü saat 11.00 sıralarında otoda ızrar olduğunun bildirilmesi üzerine polis ekibinin olay yerine gittiği, .... sayılı adresin önünde park halinde bulunan ....plakalı aracın arka camı ile sağ ön camının, sağ ve sol ön farlarının, sağ ve sol dikiz aynalarının ve sol arka aynanın kırık, arka tamponun sol kısmının çizik, sol arka aynanın boyasının kalkık, aracın içinde ve dışında cam parçalarının olduğu bilgilerine yer verildiği, Anlaşılmıştır.

Mağdur ... kollukta; oturduğu apartmanda yöneticilik ve kooperatif başkanlığı yaptığını, saat 10.00 sıralarında evinin önünde park halindeki aracının ön ve arka camları ile aynalarının taşla kırıldığını, taşın da aracın içinde olduğunu görerek polisi aradığını, bu olay ile ilgili olarak aynı apartmanda oturan sanıktan şüphelendiğini, kooperatif üyeliğinden istifa eden sanığın mahkemece tahliyesine karar verildiğini, ayrıca kira ve avukatlık ücreti için sanık hakkında icra takibi başlatıldığını, bu nedenle kendisine husumeti bulunan sanığın sabah 08.30 sıralarında cep telefonu ile arayıp “İcrayı sen mi gönderdin eve” diye sorduğunu,

kendisinin de “Avukat göndermiştir” dediğini, bunun üzerine sanığın telefonu kapattığını, aracın hâlini görünce sanığı arayıp “Niçin aracımın camlarını kırdın” diye sorduğunda sanığın “Sen ölmediğine dua et” dediğini, Mahkemede ek olarak; kooperatifle ilgili işlemlerinden dolayı olay günü sabah sanığa haciz geldiğini, bunun üzerine kendisini arayan sanığın “Sen göreceksin” diyerek telefonu kapattığını, daha sonra evden çıkmak için hazırlık yaparken balkondan baktığında sanığı ve eşini otoparkın arkasından gelirken gördüğünü, İfade etmiştir.

Sanık ... kollukta; oturduğu daireyi yapan kooperatifin üyesi iken bir yıl önce zorla istifa ettirildiğini, kendisini daireden çıkarmak için dava açıldığını ve icra takibi yapıldığını, ancak kendisinin kooperatiften 102.000 TL alacağı olduğunu, parası verilmediği için de daireyi tahliye etmediğini, bundan dolayı kooperatif başkanı olan mağdur ile aralarında husumet bulunduğunu ve mağdurun parasını vermemek için bu yola başvurduğunu, olay günü saat 08.30 sıralarında Eşrefpaşa’daki iş yerinde bulunduğu sırada cep telefonundan mağduru aradığını, “Bana yine icra göndermişsin, ne icrası bu” diye sorduğunu, mağdurun “Benim haberim yok” dediğini,

kendisinin de “Gelen evrakta ismin yazıyor” diyerek telefonu kapattığını, saat 10.00 sıralarında bu defa mağdurun kendisini aradığını ve “Vicdansız benim arabanın camlarını niye kırdın” dediğini, kendisinin de “Benim bilgim yok, iftira etme, kim bilir kimin canını yaktın ki bu işi yapmış, iyi ki öldürmemişler” dediğini ve telefonu kapattığını, bu kelimeyi kendisine karşı kullanmadığını, lafın gelişi söylediğini, Mahkemede ek olarak;

mağdurun aracına zarar verildiği sırada yağhanelerde çalıştığını, buna ilişkin şahitlerinin de bulunduğunu, mağdur arayıp aracına zarar verdiğini söyleyince mağdurun kendisi ile arasında olan olaylara benzer şekilde birçok kişi ile husumeti olduğu, hatta daha önce birkaç olayda araya girdiği aklına gelince “Ölmediğine dua et” dediğini, ancak bunu tehdit amacıyla söylemediğini, olayın kızgınlığı ile söylediğini, Savunmuştur.

Tehdit suçu 5237 sayılı TCK’nın 106. maddesinde; “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(2) Tehdidin; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlüğü’ne göre, “gözdağı verme” anlamına gelen tehdit, bir kimsenin bir zarara veya kötülüğe uğratılacağının bildirilmesidir. Bu bildirimin sözlü olması mümkün olduğu gibi başka yollarla ve bu bağlamda davranışlar yoluyla da yapılması mümkündür.

Bu nedenle tehdit suçu; söz, yazı, resim, şekil veya işaret ile de işlenebilecek bir suç olup önemli olan gerçekleştirileceği belirtilen haksızlığın mağdurun bilgisine ulaştırılmasıdır. (M. Emin Artuk, A. Gökcen, A. Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Turhan Kitabevi, Ankara, 6. Bası, s. 100).

Tehdidin, mağdurun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli olması yeterli olup, saldırının kişinin veya başkasının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına, belirli bir ağırlıkta olmak kaydıyla malvarlığına veya bunlar dışındaki sair bir kötülüğe yönelik olması gereklidir. Suçun oluşabilmesi için mağdurun iç huzurunun bozulup bozulmadığının veya korkup korkmadığının ayrıca araştırılmasına gerek yoktur.

Önemli olan failin tehdidi oluşturan fiili “korkutmak amacıyla” yapmış olmasıdır. (Majno, Ceza Kanunu Şerhi, Sevinç Matbaası, Ankara 1978, C. II, s. 127. A. Pulat Gözübüyük, Mukayeseli Türk Ceza Kanunu, 5. Bası, C. II, s. 517 ve 873) Tehdit suçuyla korunan hukuki yarar 5237 sayılı TCK’nın 106. maddesinin gerekçesinde; “tehdidin koruduğu hukukî değer, kişilerin huzur ve sükûnudur; böylece kişilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesi engellenmektedir.

Bu nedenle, söz konusu madde ile insanın kendisine özgü sulh ve sükûnuna karşı işlenen saldırılar cezalandırılmış olmaktadır. Fakat, tehdidin bu maddeyle korumak istediği esas değer, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir” şeklinde açıklanmıştır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde.

Sanığın, mağdurun yöneticisi olduğu kooperatifin üyesi iken alacak-borç anlaşmazlığından dolayı üyelikten ayrıldığı ve bu nedenle mağdurla aralarında husumet bulunduğu, kooperatife borcu nedeniyle aleyhinde icra takibi yapılması üzerine olay günü saat 08.30 sıralarında telefon ile mağduru arayan sanığın “İcrayı sen mi gönderdin eve” diye sorduğu, mağdurun da “Avukat göndermiştir” dediği,

bu görüşmeden sonra aynı gün saat 10.00 sıralarında evinin önünde park halindeki aracına zarar verilmiş olduğunu gören mağdurun, sanıktan şüphelenerek telefonla sanığı aradığı ve “benim arabanın camlarını niye kırdın” diye sorduğunda, sanığın “Benim bilgim yok, iftira etme, kim bilir kimin canını yaktın ki bu işi yapmış, ölmediğine dua et” diyerek tehdit ettiği iddia olunan olayda; tüm dosya kapsamına göre sanığın, mağdurun başkalarıyla da husumetinin olması nedeniyle tehdit suçunun konusunu oluşturduğu iddia edilen sözleri söylediği ve tehdit kastının bulunmadığı yönündeki aksi ispatlanamayan savunması,

sanığın daha önce gerçekleşmiş bir olaya istinaden söylediği sözlerin taraflar arasındaki konuşmanın gelişimi göz önüne alındığında, mağduru korkutmak amacı taşımadığı, geçmişe yönelik yorum ve değerlendirme amacıyla söylenen sözler olduğu, ileride gerçekleşmesi muhtemel olan bir saldırı niteliğinde tehdit içeren sözler olmadığı anlaşıldığından, tehdit suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilmelidir.

Bu itibarla, Yerel Mahkeme hükmündeki direnme gerekçesi isabetli olduğundan beraat hükmünün onanmasına karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle. 1- İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2014 tarihli ve 18-180 sayılı direnme kararına konu olan beraat hükmünün ONANMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 13.11.2018 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

  • CGK (Ceza Genel Kurulu) KararlarıYargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2017/581
Karar No
2018/525
Tarih
13 Kasım 2018
Konu
Finans Hukuku

İlgili Rehberler

  • MASAK & Hesap Bloke Savunması
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep

İlgili Kararlar

  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/566 K.2017/317
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/564 K.2019/717
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/550 K.2019/574
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/549 K.2020/55
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/548 K.2019/1
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/544 K.2022/123

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.