İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/263 K.2025/487

Sanığın olası kastla öldürme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.05.2019 tarihli ve 307-144 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi…

Esas2022/263Karar2025/487Tarih19 Kasım 2025Okuma10 dk · 2.044 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2022/263 E., 2025/487 K.·Kararı Veren

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Kasım 2025
Yargıtay dairesi
1. Ceza Dairesi
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
1010-2533
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.044 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanığın olası kastla öldürme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.05.2019 tarihli ve 307-144 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 20.11.2020 tarih ve 1010-2533 sayı ile.

İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 81/1, 21/2, 53, 58, 54... . maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba, bu hükmün de sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 08.12.2021 tarih ve 10728-14799 sayı ile; "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2015 tarihli 2014/1-256 E. 2015/100 K. ve 18.10.2018 tarihli 2017/1-908 E. 2018/445 K. sayılı kararlarında;

olası kast netice ile belirli hale gelir ve fail ancak meydana gelen neticeden sorumlu tutulabilir. 'Dolus indeterminatus determinatur ab eventu' kuralı gereğince, sanığın eylemi sonucu hangi netice gerçekleşmiş ise failin bundan sorumlu olacağı yönündedir. Yani olası kast halinde netice kastı belirler kuralı geçerlidir. Gerçekleşme ihtimali bulunan neticelere teşebbüs kabul edilemez.

Olası kastla hareket edilmesi sonucunda yaralama gerçekleşmişse, yaralama ne kadar ağır olursa olsun fail olası kastla yaralamadan sorumlu olacak, eylem olası kastla öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmeyecektir.

Bu kabulün diğer bir yönü de olası kastla hareket eden birden fazla failin benzer eylemlerinde neticeden sorumlu tutulabilmeleri için neticenin hangisinin eylemi ile meydana geldiğinin mutlak suretle tespit edilmesi gerekliliğidir. 'Olası kastı netice belirler kuralı' gereğince öğreti ve uygulamada da hâkim görüş; sanığın eylemi sonucu hangi netice gerçekleşmiş ise failin ondan sorumlu olacağı yönündedir. Somut olayda, sanık ...'ın maktulü öldürdüğü açıklığa kavuşmuştur.

Yukarıda açıklanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ın maktulü olası kastla öldürme eylemine sanık ...'ın katıldığından bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; olası kastla öldürme eyleminde, oluşan neticeye göre karar verilmesi gerekmesine ve bu nevi suçlara yardımın veya iştirakin yasal zeminde mümkün görülmemesine karşın, sanık ... hakkında beraat yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi," isabetsizliğinden oy çokluğuyla, bozulmasına karar verilmiştir.

Daire Başkanı ...; sanık ...'ın olası kastla öldürme suçundan müşterek fail olarak sorumlu tutulması, istinaf mahkemesinin vermiş olduğu mahkûmiyet hükmünün de bu nedenle onanması gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.

II. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.01.2022 tarih ve 118523 sayı ile;"...... ile kardeşi arasında çıkan silahlı çatışmada, sahibi bulunduğu akaryakıt istasyonu zarar gören sanık ...'ın, olayın sorumlusu olduğunu düşündüğü ...'a duyduğu kızgınlıkla, yanına, çalışanı olan diğer sanık ...'ı da alarak kendisinin kullandığı araçla ...'un evi ve mandırasının yerini kesin olarak öğrenip olay yerine geldiklerinde, verdiği talimatla, ...'la kişisel bir husumeti bulunmayan sanık ...'ın, araç hareket halindeyken ev ve mandıraya doğru çok sayıda ateş etmesi,

eve ve hayvanların bulunduğu ahıra yapılan çok sayıdaki atışla, orada bulunması muhtemel birisinin isabet bularak ölebileceğinin öngörülebilir bir durum olması, nitekim hayvanların bulunduğu binanın açık kapısından giren merminin, o sırada hayvanların bakımıyla ilgilenen Afganistan uyruklu çoban ...'ya isabet ederek ölümüne neden olması karşısında, sanık ...'ın, asıl kastedilenin tehdit ve mala zarar vermeye yönelik olsa da, olası kastla öldürme suçu yönünden de, diğer sanıkla fikir ve irade birliği içinde hareket ederek,

eylem üzerinde mutlak bir hâkimiyet kurduğu sabit olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi kapsamında müşterek fail olarak kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Sanık ...'ın, diğer sanığın silahla ateş etme şeklindeki icra hareketleri üzerindeki katkısı, kastedilenden farklı bir sonuç meydana gelmesinde doğrudan etkili olduğundan, meydana gelen sonuçtan sorumlu olmasını gerektirir.

Bütün bu yönleriyle, olay bazında, sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yollamasıyla TCK'nın 81, 21/2, 53, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması yönündeki Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında bir isabetsizlik olmadığı," görüşüyle itiraz yoluna başvurulmuştur.

CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 05.04.2022 tarih, 794-2592 sayı ve oy çokluğu ile; itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.

III. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU

İnceleme dışı sanık ... hakkında olası kastla öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, Özel Dairece temyiz isteminin esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme; sanık hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın maktule yönelik gerçekleşen olası kastla öldürme suçuna müşterek fail olarak iştirak etmesinin mümkün olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

IV. OLAY VE OLGULAR

İncelenen dosya kapsamından;

Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığının 28.04.2018 tarihli raporuna göre; maktulün, boğazına isabet eden ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanmasından kaynaklanan iç ve dış kanama sonucu öldüğü,

Ankara Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen 03.05.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; 9 mm çapındaki fişeklere ait on adet kovanın, çap ve tiplerine uygun tek bir ateşli silah ile atıldığı,

27.04.2018 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre; sanığa ait aracın bagaj kısmında iki adet, arka koltuk üzerinde ise bir adet olmak üzere toplam üç adet 9 mm çapında kovan bulunduğu, araç sol ön kapı cebinde 24 adet kutu içerisinde 9 mm çaplı mermi görüldüğü,

MOBESE kayıtlarına göre; 06 VRL ** plaka sayılı aracın olay yerine bir defa gittiği ve daha sonra Kırıkkale istikametine devam ettiği,

Anlaşılmaktadır.

İnceleme dışı sanık ...; maktulü tanımadığını, Keskin ilçesi, ... köyüne, sanığa ait 06 VRL ** plaka sayılı araç ile birlikte gittiklerini, amaçlarının yaşanan silahlı çatışma nedeniyle inceleme dışı mağdur ... ile konuşmak olduğunu, yolda karşılaştıkları tanık ...'dan inceleme dışı mağdur ...'un yakalandığını öğrenmeleri üzerine Keskin ilçe merkezinde bulunan sanığa ait petrol istasyonuna döndüklerini, daha sonra kendisinin sanıktan habersiz bir şekilde sanığın aracıyla inceleme dışı mağdur ...'un evine tekrar gittiğini, petrol istasyonuna zarar vermesi nedeniyle inceleme dışı mağdur ...'un mandırasına zarar vermek istediğini, olay yerinde kimseyi görmediğini, bir şarjör mermiyi mandıra duvarına doğru sıktığını, daha sonra benzinliğe döndüğünü ancak sanığa bu olaydan bahsetmediğini,

Tanık ....

Keskin ilçesi, ... köyünde ... ...'a ait mandırada çoban olarak çalıştığını, olay günü saat 06.20 sıralarında köyün Keskin istikameti giriş yönünden evin önüne beyaz renkli jeep türü 06 rakam grubu ile başlayan içerisinde iki erkek şahıs bulunduğu bir aracın geldiğini, yolcu koltuğunda oturan şahsın araçtan inip kendisini polis olarak tanıttıktan sonra inceleme dışı mağdur ...'un evini sorduğunu, kendisinin polis kimliklerini görmek istemesi üzerine şahısların kimlik göstermeyip sorular sormaya devam ettiklerini, cevap vermemesi üzerine Keskin ilçe merkezine doğru gittiklerini,

daha sonra saat 09.00 sıralarında evine yakın yerde bulunan ... ...'ın babaannesi ...'ın inceleme dışı mağdur ...'un mandırasında çobanlık yapan maktulün öldürüldüğünü kendisine söylediğini, olay yerinin 10 km uzaklıkta olması sebebiyle silah sesi duymadığını,

Tanık ...; inceleme dışı mağdur ... ile ... ...'ın oğulları olduğunu, olay günü saat 07.30 sıralarında plakasını göremediği beyaz renkli jeep tarzı yüksek bir aracın yakınında durduğunu ve yolcu koltuğunda oturan kişinin kendisini polis olarak tanıtarak inceleme dışı mağdur ...'un evini aradıklarını söylediğini, kendisinin inceleme dışı mağdur ...'un evini gösterdiğini ancak Keskin'de oturduğunu belirttiğini ve Keskin'deki evinin adresini tarif ettiğini, daha sonra aynı aracı ... Petrol istasyonu'nda gördüğünü,

Tanık ... ...; olay günü saat 07.30 sıralarında mandıraya 40-50 metre uzaklıkta Keskin istikametinde bulunan inceleme dışı mağdur ...'a ait mandıra civarından 5-6 el silah sesi duyduğunu, sesin geldiği yöne baktığında inceleme dışı mağdur ...'un mandırası önünde Keskin ilçesi yönüne doğru olan seyir hâlindeki beyaz aracı gördüğünü, muhtemelen araçtan ateş edildiğini, daha sonra inceleme dışı mağdur ...'un mandırada çoban olarak çalışan maktulün mandırasından çıkarak 6-7 metre sonra yere düştüğünü gördüğünü,

İfade etmişlerdir.

Sanık; maktulü tanımadığını, inceleme dışı mağdur ... ile ... ...'ı uzaktan tanıdığını, olay günü yanında çalışan inceleme dışı sanık ... ile birlikte saat 07.00 sıralarında konuşmak amacıyla inceleme dışı mağdur ...'un ikametinin bulunduğu ... köyüne, kullanmakta olduğu 06 VRL ** plaka sayılı araçla gittiklerini, köydeki bazı kişilerin inceleme dışı mağdur ...'un köyde olmadığını, Keskin ilçe merkezinde bulunan mandırada olabileceğini söylediklerini, daha sonra Keskin ilçesi, Bozkurt Mahallesinde bulunan mandıraya gittiklerini, tanık ... ile konuştuklarında inceleme dışı mağdur ...'un yakalandığını öğrendiklerini,

mandıra etrafını araçla kontrol ettiklerini, kimseyi görmediklerini, hiçbir yere ya da kişiye ateş etmeden petrol istasyonuna döndüklerini, inceleme dışı sanık ...'ın ailesini ziyaret etmek için 06 VRL ** plaka sayılı aracını aldığını, bir süre sonra döndüğünü, daha sonra kollukta inceleme dışı sanık ...'ın kendi bilgisi ve rızası dışında inceleme dışı mağdur ...'un mandırasına gittiğini ve korkutmak amacıyla ateş ettiğini öğrendiğini savunmuştur.

V. GEREKÇE

A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar

Ayrıntıları Yüksek Genel Kurulun 22.04.2025 tarihli ve 196-1 81... .04.2025 tarihli ve 173-166 sayılı kararlarında açıklandığı üzere;

Esas itibarıyla bir kişi tarafından da işlenmesi mümkün olan bir suçun, çoğu kez neticeyi garanti altına alma adına birden faza müşterek failler tarafından icra edildiği iştirak durumunda, gerek irade (iştirak iradesi) gerekse icra (hareket) bakımından, aynı neticeye yönelen illi ve fonksiyonel, yek diğerini tamamlayan hareketlerin bütünsel, adeta tek suçu oluşturan tek külli bir fiil olma mahiyeti vardır. İştirakin söz konusu olduğu hâllerde, fail çoksa da suç tektir. Her müşterek fail, illi ve fonksiyonel/müessir katkısı nedeniyle tek haksızlığın bütününden, haksızlığın tamamının gerektirdiği kadar sorumludur, katkısı kadar değil.

Kanunun kabul ettiği suç teorine göre haksızlık fiil ve neticeyi birlikte kapsadığı hâlde, sorumluluğun neden sadece netice üzerinden belirlenmesi gerektiği sorusuna, a priori kabullere dayanan önermeler dışında hukuken tatmin edici bir cevap vermek zordur.

Hâlbuki kastın, failin hareketi gerçekleştirdiği esnada (da) bulunması gerektiği, fiilin neticeden bağımsız olarak bir haksızlık ifade ettiği ve bu hâliyle teşebbüsten dolayı cezalandırılabilirliği tartışmadan varestedir.

Müşterek faillikten bahsedebilmek için fiil üzerinde hakimiyet yanında "suçu birlikte işleme iradesi"nin de mevcudiyeti gerekir. Müşterek faillerden birinin kararlaştırılan suçtan başka bir suçu veya kararlaştırılan suçun nitelikli veya ağır şeklini gerçekleştirmesi halinde, diğer müşterek faillerin gerçekleşeceğini (en azından) tahmin ettikleri, hesaba kattıkları, öngördükleri ve gerçekleşmesine katlandıkları bu neticelerden de sorumlu tutulacakları konusunda müstakar uygulamada tereddüt yoktur.

Nihayet olası kastla işlenen öldürme ve yaralama (tali) neticesine müşterek faillerden kimin fiilinin neden olduğunun belirlenemediği hâllerde, hiç birinin sorumlu tutulamayacağının kabul edilmesi halinde faillerin olası kastla işledikleri fiilin haksızlığı ortadan kalkmamış ve ihlal edilen hak yerine kaldırılamamış olmaktadır.

Vakıa, olası kast hâlinde iştirak hükümlerinin uygulanamayacağına dair doktrinde de hukuki temelleri sağlam bir görüş serdedilmiş değildir. Bilakis, olası kastla işlenen suçlarda müşterek faillerin ne şekilde sorumlu tutulacağı, doktrinde tartışma konusu olmuş bir husus değildir. Gerek Türk gerek Alman doktrininde müşterek faillerin doğrudan kastla hareket edebilecekleri gibi bazılarının doğrudan bazılarının olası veya hepsinin de belli neticeler bakımından olası kastla hareket edebilecekleri ve bu hâlde de müşterek failliğin bulunacağı tereddütsüz kabul edilmektedir (Mahmut Koca, Yargıtay Ceza Dairesi Kararlarının Değerlendirilmesi Sempozyumu, 2022, s. 103 vd).

Şu hâle göre kural olarak;

aa. Olası kastla işlenen suçlarda da iştirak hükümlerinin uygulanabileceği,

bb. Müşterek faillerin doğrudan kast kapsamında kalan netice(ler) bakımından müştereken sorumlu oldukları durumlarda, her biri yönünden ayrı ayrı şartları oluşmuş olmak koşuluyla öngörülüp katlandıkları tali netice yönünden de olası kastla sorumlulukları cihetine gidilebileceği kabul edilmelidir.

B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme

İnceleme dışı mağdur ... ile kardeşi ... arasında 26.04.2018 tarihinde Keskin ilçe merkezinde yaşanan silahlı çatışmada isabet eden mermiler nedeniyle sanığın sahibi olduğu petrol istasyonunun hasar gördüğü, olaydan haberdar olan sanığın, çalışanı olan inceleme dışı sanık ...'ı da yanına alarak 27.04.2018 tarihinde kendisine ait sevk ve idaresindeki araçla olaydan sorumlu tuttuğu ...'un ikamet ettiği ... köyüne gittikleri, yolda gördükleri tanıklar ... ve ...'a kendilerini polis olarak tanıtıp ...'un evinin ve mandırasının bulunduğu yeri tespit ettikleri, saat 07.30'da mandıraların bulunduğu bölgeye geldikleri,

burada rastladıkları tanıklar ... ve ...'dan da adresi teyit ettikleri, böylece ...'un evinin ve mandırasının bulunduğu yere yaklaştıklarında, aracın sağ ön koltuğunda oturan ...'ın seyir hâlindeki araçtan ele geçirilemeyen tabancayla ...'un evine ve mandırasına doğru on el ateş etmesi nedeniyle mandıra içinde hayvanların bakımıyla ilgilenen maktulün sağ köprücük kemiği bölgesinden aldığı bir isabetle yaralandığı ve mandıranın açık kapısından çıktıktan sonra yola doğru 8,5 metre yürüyüp yere yığıldığı,

mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanmalarından gelişen iç ve dış kanama sonucu olay yerinde öldüğü hususunda Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında ihtilaf bulunmayan olayda;

Sahibi olduğu petrol istasyonuna zarar verilmesi nedeniyle itibarının zedelendiğini düşünen sanık ile çalışanı olan inceleme dışı sanık ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde fiili icra ettikleri olayda; ...'un evinin ve mandırasının kurşunlaması fiili üzerinde müşterek hakimiyet kurduklarında kuşku bulunmadığına göre, bu müşterek fiilin sebep olduğu, öngörüp katlandıkları tali neticeden de iştirak hükümleri çerçevesinde sorumlu tutulmaları lazım gelir.

Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanığın maktule yönelik gerçekleşen olası kastla öldürme suçuna müşterek fail olarak iştirak etmesinin mümkün olmadığına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.12.2021 tarihli ve 10728-14799 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, suç vasfının tayini ve uygulamanın denetlenmesi amacıyla Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/263, K. 2025/487, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. İtiraz Sebepleri
  5. III. Uyuşmazlığın Kapsamı Ve Konusu
  6. IV. Olay Ve Olgular
  7. V. Gerekçe
  8. A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar
  9. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2022/263
Karar No
2025/487
Tarih
19 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/273 K.2025/14794
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/273 K.2025/26026
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/278 K.2025/13390
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/284 K.2025/11926
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/286 K.2025/7626
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/295 K.2025/14433

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.