İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/75 K.2025/452

Ceza Genel Kurulu 2022/75 E. , 2025/452 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 26-89 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın mağdurlar ... ve ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile…

Esas2022/75Karar2025/452Tarih5 Kasım 2025Okuma10 dk · 2.010 kelime

KÜNYE

Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2022/75
Karar No
2025/452
Karar tarihi
5 Kasım 2025
Konu
Ceza Hukuku

Karar Detayı

2.010 kelime·10 dk okuma

Ceza Genel Kurulu 2022/75 E. , 2025/452 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 26-89 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın mağdurlar ... ve ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/1-a maddesi delaletiyle 103/1, 62, 53... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezası; mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan ise 6763 sayılı Kanun ile değişik aynı Kanun'un 103/1-a maddesi delaletiyle 103/1, 103/1-son cümle, 62, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.05.2018 tarihli ve 21-245 sayılı hükümlerin sanık, sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 15.10.2018 tarih ve 3556-1572 sayı ile, ''...Sanığın eski eşi olan ...’nın CMK'nın 45/1-d maddesine göre tanıklıktan çekinme hakkının olduğu ve CMK'nın 51. maddesine göre tanıklık yapacakları durumda yemin vermekten çekinme hakkının olduğu;

tanığa bu hakları hatırlatılmadan yemini yaptırılarak dinlenilmesi sureti ile CMK'nın 45/1-b. ve 51. maddelerine aykırı davranılması, ve beyanın gerekçeye esas alınması. Tanık olarak dinlenen ...’ın ise...2004 doğumlu olup 15 yaşından küçük olduğu 5271 sayılı CMK'nun 50/1-a.

Maddesinde 'Dinlenme sırasında onbeş yaşını doldurmamış olanlar'ın yeminsiz dinlenecekleri hükmüne aykırı olarak yemin yaptırılarak beyanlarının alınması ve alınan beyanın gerekçeye esas alınması,'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmesi sonrasında yapılan yargılamada, tanıklar usulüne uygun şekilde yeniden dinlenerek, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince 17.01.2019 tarih ve 595-42 sayı ile önceki hükümler gibi sanığın müsnet suçlardan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Bu hükümlerin sanık, sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, sanık ve sanık müdafinin başvurularına binaen dosyayı inceleyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 17.05.2019 tarih ve 1714-1156 sayı ile katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin bendin hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, bu kararın da sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 07.12.2020 tarih ve 499 - 5670 sayı ile;

''...Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurelerin aşamalarda değişen çelişkili ifadeleri, sanığın önceden aralarında husumet bulunduğu yönündeki savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince 16.02.2021 tarih ve 26-89 sayı ile bozmaya direnerek önceki hükümler gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.

Direnme kararına konu hükümlerin de sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2021 tarihli ve 80602 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle dosya, CMK'nın 307. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 22.06.2021 tarihli ve 196 sayılı kararı ile kararına direnilen Yargıtay 14. Ceza Dairesinin kapatılması nedeniyle aynı karar uyarınca bu Daireye ait işlerin devredildiği Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmiş,

aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 08.12.2021 tarih ve 22816-9843 sayı ile direnme kararı yerinde görülmeyerek Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş, anılan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen çocuğun cinsel istismarı suçlarının sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle. Bölge Adliye Mahkemesinin, bir kısım tanıkların usule aykırı şekilde dinlenilerek beyanlarının gerekçeye esas alınması nedeni ile bozma kararı verip veremeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından. Sanık hakkında mağdurlar ..., ... ve ...’e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçlarından İlk Derece Mahkemesince 15.05.2018 tarih ve 21-245 sayı ile kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, sanık ve müdafii ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince 15.10.2018 tarih ve 3556-1572 sayı ile; sanığın boşandığı eşi olan tanığın CMK’nın 45... . maddelerine.

15 yaşından küçük diğer tanığın ise aynı Kanun'un 50/1-a maddesine aykırı biçimde dinlenilerek beyanlarının gerekçeye esas alınması isabetsizliğinden, aynı Kanun'un 280/1-d ve 289/1-e-h-i maddeleri gereğince bozulmasına karar verildiği, bu kararı müteakip mahallinde bozma gereklerinin yerine getirilip hüküm tesis edildiği, bu hükmün de istinaf ve temyiz incelemelerine konu edildiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A.

Ön Soruna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 490-197 sayı ile 17.09.2025 tarihli ve 242-343 sayılı kararlarında açıklandığı üzere. Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır.

Buna göre istinaf mahkemeleri ancak şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesi hükmünde, CMK'nın 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması.

Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kat'i surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır.

Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisi bulunmamakta, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu anlaşılmaktadır. Yüksek Ceza Genel Kurulunun belirtilen kararlarında ayrıntısına yer verilen hukuki düzenlemeler ve değerlendirmeler karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır.

Buna rağmen uygulamada, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları veregeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir.

CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün olamayacaktır.

Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması gündeme gelmektedir.

Bölge adliye mahkemesi ceza daireleri kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vererek, dava dosyasını ilk hükmün devretme etkisiyle görevi esasen sona eren ilk derece mahkemesine yeniden göndermektedir. Oysa CMK'nın 3. maddesine göre mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.

Aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca da "Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür." Bölge adliye mahkemelerinin CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar haricinde, görev sınırlarının aşılması suretiyle verdikleri, kanuni dayanağı bulunmayan bozma kararları ile bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemelerince görevli olmadıkları hâlde tesis edilen hükümlerin,

görev sınırlarının aşılması ve görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz/hukuki değerden yoksun addolunmaları" gerekir.

Keza, hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olmaları nedeniyle ve fakat münhasıran işin esasını çözen hüküm ve/veya kanun yolu mercii sıfatıyla denetleme kararı bağlamında hükümsüz/hukuki değerden yoksun addolunan iş bu karar ve hükmün konu olduğu, kanun yolu silsilesinde verilen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile Özel Daire kararlarının da doğurdukları hukuki sonuçlar bakımından aynı mahiyette oldukları kabul edilmelidir.

Aksi hâlde CMK'nın 280. maddesinin emredici gerekleri gözetilmediğinden henüz hukuka uygun bir denetime tabi tutulduğu söylenemeyen ilk derece mahkemesinin ilk hükmünün, bozma kararları ile ortadan kalktığı sonucuna ulaşılacaktır.

Şu hâle göre, kanun yolu silsilesinin usul hukukuna uygun seyrini teminen; dava dosyasının, ilk derece mahkemesince verilen ilk hüküm ile ilgili olarak, gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir. B.

Hukuki Nitelendirme: Sanığın mağdurlar ... ve ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/1-a maddesi delaletiyle 103/1, 62, 53.... Maddeleri; mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 6763 sayılı Kanun ile değişik aynı Kanun'un 103/1-a maddesi delaletiyle 103/1, 103/1-son cümle, 62, 53... . maddeleri uyarınca mahkûmiyetine ilişkin Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.05.2018 tarihli ve 21-245 sayılı hükümlerin sanık,

sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 15.10.2018 tarih ve 3556-1572 sayı ile "...Sanığın eski eşi olan ...’nın CMK'nın 45/1-d maddesine göre tanıklıktan çekinme hakkının olduğu ve CMK'nın 51. maddesine göre tanıklık yapacakları durumda yemin vermekten çekinme hakkının olduğu; tanığa bu hakları hatırlatılmadan yemini yaptırılarak dinlenilmesi sureti ile CMK'nın 45/1-b. ve 51. maddelerine aykırı davranılması, ve beyanın gerekçeye esas alınması.

Tanık olarak dinlenen ...’ın ise...2004 doğumlu olup 15 yaşından küçük olduğu 5271 sayılı CMK'nun 50/1-a.

Maddesinde 'Dinlenme sırasında onbeş yaşını doldurmamış olanlar'ın yeminsiz dinlenecekleri hükmüne aykırı olarak yemin yaptırılarak beyanlarının alınması ve alınan beyanın gerekçeye esas alınması," gerekçesiyle bozulması üzerine Mersin 5. Ağı4r Ceza Mahkemesince bozma gereği yerine getirilerek 17.01.2019 tarih ve 595-42 sayı ile sanığın önceki hükümler gibi mahkûmiyetine dair verilen hükümlere yönelik sanık, sanık müdafii,

katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmasını müteakip Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 17.05.2019 tarih ve 1714-1156 sayı ile katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin bendin hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın sanık müdafii ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 07.12.2020 tarih ve 499-5670 sayı ile hükümlerin bozulduğu,

Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince 16.02.2021 tarih ve 26-89 sayı ile bozmaya direnilerek önceki hükümler gibi sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, direnme kararına konu bu hükümlerin de sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesiyle Yargıtay 9. Ceza Dairesince 08.12.2021 tarih ve 22816-9843 sayı ile yerinde görülmeyen direnme kararının Ceza Genel Kuruluna gönderildiği anlaşılan dosyada.

Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, tanıkların dinlenme usulüne ve söz konusu ifadelerinin hükme esas alınmasına ilişkin olarak tespit ettiği aykırılıkların CMK'nın 289. maddesinin 1. fıkrasının (e), (h) ve (i) bentleri kapsamında kalmaması ve ıslah edilebilir nitelikte olmaları nedeniyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar veremeyeceği kabul edilmelidir. Yapılan açıklamalara ve ulaşılan bu sonuca göre de.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince verilen 15.10.2018 tarihli ve 3556-1572 sayılı bozma kararı ile bu karara istinaden yeniden tesis edilen Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 595-92 sayılı hükümlerinin ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 17.05.2019 tarihli ve 1714-1156 sayılı kararının "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz", Özel Dairenin,

iş bu nitelikteki karar (ve hükümleri) konu edinen 07.12.2020 tarih ve 499-5670 sayılı bozma ve 08.12.2021 tarih ve 22816-9843 sayılı yerinde görülmeyen direnme kararının Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine dair kararlarının "hukuki değerden yoksun" sayılmalarına, İsabetsiz bulunan Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 26-89 sayılı direnme hükmünün bozulmasına, Dava dosyasının, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.05.2018 tarihli ve 21-245 sayılı hükümlerle ilgili olarak,

gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılması için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle.

1- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince verilen 15.10.2018 tarihli ve 3556-1572 sayılı bozma kararı ile bu karara istinaden yeniden tesis edilen Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 595-92 sayılı hükümlerinin ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 17.05.2019 tarihli ve 1714-1156 ayılı kararının "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz", Özel Dairenin,

iş bu nitelikteki kararı (ve hükümleri) konu edinen 07.12.2020 tarih ve 499-5670 sayılı bozma ve 08.12.2021 tarih ve 22816-9843 sayılı yerinde görülmeyen direnme kararının Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine dair kararlarının "hukuki değerden yoksun" sayılmalarına, 2- İsabetsiz bulunan Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 26-89 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin, "Mahkemece verilen 15.05.2018 tarihli ve 21-245 sayılı hükümlerle ilgili olarak,

CMK'nın 280/2. maddesinin emredici hükümleri doğrultusunda Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince istinaf incelemesi yapılıp işin doğrudan muktezaya bağlanmasında zorunluluk bulunması" gerekçesiyle diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 3- Dava dosyasının, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.05.2018 tarihli ve 21-245 sayılı hükümlerle ilgili olarak, gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılması için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

4- Dava dosyasının, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

  • CGK (Ceza Genel Kurulu) KararlarıYargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2022/75
Karar No
2025/452
Tarih
5 Kasım 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/74 K.2023/263
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/73 K.2025/386
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/71 K.2025/173
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/70 K.2025/24
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/69 K.2022/673
  • Ceza Genel Kurulu — Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/66 K.2022/210

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.