Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2023/281 E. , 2025/182 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2015/56214 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın, katılan mağdur ... ...'e (...) yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğ
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2023/281 E. , 2025/182 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2015/56214 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın, katılan mağdur ... ...'e (...) yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine ilişkin Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.12.2014 tarihli ve 283-387 sayılı hükmün sanık müdafii ile katılan mağdur vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 05.07.2022 tarih, 3643-7475 sayı ve "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan 'Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.' biçimindeki düzenleme nazara alınarak kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettirip beraatine karar verilen sanık yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi," şeklindeki gerekçe ile; hüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3000 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettiren sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.10.2022 tarih ve 56214 sayı ile; "...Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ... ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçları nedeniyle TCK'nın 103/1, 103/6, 43 ve 103/1 maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılması için açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda; sanığın Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2014 gün ve 2012/283 Esas, 2014/387 Karar sayılı kararı ile mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle TCK'nın 103/1-b, 43/1 62, 53 maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve hak yoksunluğu ile cezalandırılmasına, mağdur ... ...'e yönelik eylemi nedeniyle ise beraatine karar verildiği somut olayda her iki eylemin tek dosyada dava konusu yapıldığı, bir suçtan beraat etse de diğer suçtan verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay 9. Ceza Dairesince suç vasfına yönelik bozulduğu, sanık hakkında her iki suçtan da beraat hükmü verilmediğinden beraat ettiği bir suç yönünden vekalet ücretine müstakilen hükmedilemeyeceği, bozulan mahkûmiyet hükmü yönünden yerel mahkemece beraat kararı verilmesi hâlinde vekâlet ücretine de hükmedilmesi gerektiği," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 02.03.2023 tarih ve 13346-1064 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve anılan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU İtirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkında katılan mağdur ... ...'e (...) yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; aynı dosyada yapılan yargılamalar sonucunda, sanığın farklı mağdurlara yönelik eylemleri sebebiyle aynı suçtan mahkûmiyetine ve beraatine karar verilmesi durumunda, beraat hükmünden dolayı kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; 30.12.2014 havale tarihli süre tutum dilekçesinde yalnızca mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiği anlaşılan sanık müdafiinin beraat hükmüne yönelik vekâlet ücretiyle sınırlı olarak yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın katılan mağdur ... ...'e (...) yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine ve inceleme dışı katılan mağdur ...'ya yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan ise TCK'nın 103/1-b, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin 29.12.2014 tarihli ve 283-387 sayılı hükümlerin katılan mağdurlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edildiği kabul edilerek dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 05.07.2022 tarih ve 3643-7475 sayı ile; mahkûmiyet hükmünün sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına, beraat hükmünün ise vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiği, Yapılan yargılamanın 29.12.2014 tarihli karar oturumuna sanık ve müdafisi ile katılan mağdur vekilinin geldikleri, Yerel Mahkemece kurulan beraat ve mahkûmiyet hükümlerinin sanık ile müdafisinin ve katılan mağdur vekilinin yüzüne karşı tefhim edildiği, katılan mağdur vekilinin hükümleri 05.01.2015 tarihinde temyiz ettiği, "Müvekkil hakkında kurulan 29.12.2014 gününde verilen mahkûmiyet kararı usule, esasa ve hukuka kesin olarak aykırı olduğundan salt mağdurlarınve tanıklarının çelişkili ve her aşamada farklılık içeren beyanları karşısında müvekkilin beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyete karar verilmiş olması nedenleri ile temyiz ediyoruz. Diğer temyiz gerekçelerimizi gerekçeli karar tarafımıza tebliğ edildiğinde sunacağız. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/283 E. sayılı dosyasından 29.12.2014 gününde hukuka kesin aykırı olarak verilen kararın bozulması gereği için müvekkil saygılarımızla arz ederiz." şeklinde açıklamalar içeren 30.12.2014 havale tarihli süre tutum dilekçesiyle yalnızca mahkûmiyet hükmünü temyiz eden sanık müdafiinin, gerekçeli kararın 13.01.2015 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine verdiği 25.02.2015 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz gerekçelerine ilaveten beraat hükmünü de vekâlet ücreti verilmesi gerektiğinden bahisle temyiz ettiği, Anlaşılmaktadır. V. GEREKÇE Olağan kanun yollarından olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için bir temyiz davası açılmış olmalıdır. Temyiz davasının açılabilmesi için de, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 310. maddesine göre iki şartın varlığı gereklidir. Bunlardan ilki süre şartıdır. CMUK'un 310. maddesinde, genel kural olarak tarafların temyiz isteğinde bulunabilecekleri süre hükmün tefhiminden, tefhim edilmemişse tebliğinden başlamak üzere bir hafta olarak belirlenmiştir. Temyiz süresi bahse konu maddenin 3. fıkrasındaki istisnai durum hariç olmak üzere, hükmün açıklanması sırasında hazır bulunanlar yönünden bu tarihte, yokluklarında hüküm verilenler yönünden ise gerekçeli kararın tebliği tarihinde başlar. Temyiz davasının açılabilmesi için gerekli ikinci şart ise istek şartıdır. Yargılama hukukunun temel prensiplerinden olan "Davasız yargılama olmaz." ilkesine uygun olarak temyiz davası kendiliğinden açılmaz, bu konuda bir isteğin bulunması gereklidir. CMUK'un 305. maddesinin 1. fıkrası ile bu kuraldan uzaklaşılmış ve bazı ağır mahkûmiyetlerde istek şartından sanık lehine vazgeçilerek, temyiz incelemesinin kendiliğinden yapılması kabul edilmiş ise de on beş yıl ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezalara ilişkin hükümler dışında kalan kararlarda, süre ve istek şartlarına uygun temyiz davası açılmamışsa hükmün Yargıtayca incelenmesi mümkün değildir. CMUK’un, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 310. maddesinde, temyiz isteminin yüze karşı verilen kararlarda hükmün tefhiminden itibaren bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla olacağı, bu takdirde, beyanın tutanağa geçirilerek hâkime tasdik ettirileceği, yoklukta verilen kararlarda ise temyiz süresinin tebliğle başlayacağı belirtilmiştir. Ayrıntılarına Ceza Genel Kurulunun 04.06.1984 tarihli ve 2-196 sayılı kararında yer verildiği üzere, ilgili kişinin yüzüne karşı verilen bir hükme yönelik yasal temyiz süresi, tefhimle birlikte başlamakta olup sonradan yapılan karar tebliği, temyiz süresini yeniden başlatmayacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık ve müdafisinin yüzüne karşı verilen 29.12.2014 tarihli beraat hükmüne yönelik olarak sanık müdafiinin 30.12.2014 havale tarihli süre tutum dilekçesiyle yalnızca mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinde bulunduktan sonra 25.02.2015 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesiyle beraat hükmüne yönelik de vekâlet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin taleple sınırlı olarak yapılan temyiz başvurusunun tefhim ile başlayan bir haftalık temyiz süresinden sonra yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüne, Özel Dairenin düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına, sanık müdafiinin kanuni süreden sonra gerçekleşen temyiz talebinin CMUK’un, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 310 ve 317. maddeleri uyarınca reddine ve beraat hükmünün Özel Dairenin yaptığı inceleme ve verdiği kararla sınırlı olarak onanmasına karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının DEĞİŞİK GEREKÇEYLE KABULÜNE, 2- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.07.2022 tarihli ve 3643-7475 sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA, 3- Sanık müdafiinin kanuni süreden sonra gerçekleşen temyiz talebinin CMUK’un, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 310 ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE, 4- Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2014 tarihli ve 283-387 sayılı beraat hükmünün Özel Dairenin yaptığı inceleme ve verdiği kararla sınırlı olarak ONANMASINA, 5- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.