Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2023/343 E. , 2025/397 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 25-386 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçuna yardım, suça sürüklenen çocuk hakkında ise nitelikli kasten öldürme suçundan açılan kamu davalarının birleşti
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2023/343 E. , 2025/397 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 25-386 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçuna yardım, suça sürüklenen çocuk hakkında ise nitelikli kasten öldürme suçundan açılan kamu davalarının birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesince 03.09.2015 tarih ve 331-221 sayı ile; sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-a, 39/1-2-c, 29, 62, 53... . maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, sanıklar ... ve ... yönünden ayrıca aynı Kanun’un 58/1. maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça sürüklenen çocuğun eyleminin nitelikli kasten öldürme suçuna yardımı oluşturduğu kabul edilerek aynı Kanun’un 82/1-a, 39/1-2-c, 29, 31/3, 62... /1 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve mahsuba karar verilmiştir. Hükümlerin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri ile Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 25.11.2019 tarih ve 3489-5145 sayı ile; ''...B) Sanıklar ..., ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... haklarında maktule karşı tasarlayarak kasten öldürme suçuna yardım etme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Anayasanın 1 41... sayılı CMK'nin 34, 2 30... . maddelerinde belirtilen nitelikleri taşıması gerektiği düşünülmeden, iddia, savunma ve delillerin değerlendirmesi yapılarak, olayın kabulü ile suçların her bir sanık açısından sübut, vasıf ve tahrike ilişkin hukuki nitelendirilmesinin ayrı ayrı yapılmasının zorunlu olduğu göz ardı edilerek gerekçesiz hüküm kurulması, C) 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin iptal edilen bölümleri yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesince 15.01.2021 tarih ve 25-31 sayı ile sanıklar ve sürüklenen çocuğun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir. Hükümlerin Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 30.11.2021 tarih ve 8870-14498 sayı ile; ''…Sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...'in bu şekilde maktulün öldürülmesi eylemine yardım eden sıfatıyla katıldıkları nazara alınarak TCK'nin 82/1-a, 39/2-c maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise 29.04.2022 tarih ve 25-386 sayı ile; ''…Sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun olay günü ... ve ... ile birlikte hareket ettiğine ve maktulün öldürülmesi eyleminde müşterek fail yahut yardım eden olarak katıldıklarına dair her türlü şüpheden uzak delillere ulaşılamamıştır. Şüpheli bir kısım olayların da sanıklar aleyhine yorumlanarak kasten öldürme eyleminden sorumlu tutulması da hakkaniyete uygun olmayacağı değerlendirilerek vaki şüphe sanıklar lehine takdir olunmuştur.'' şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun önceki hükümler gibi beraatlerine karar vermiştir. Hükümlerin Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2022 tarihli ve 94777 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya, CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 13.06.2023 tarih ve 11390-4141 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU Direnme kararının kapsamına göre inceleme sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürme ve bu suça yardımdan kurulan beraat hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...’e isnat edilen nitelikli kasten öldürme suçuna yardım eden olarak iştiraklerinin sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014-305 esas sayılı dosyasından; maktul ... hakkında, 09.03.2014 tarihinde inceleme dışı sanık ...’yı silahla organ kaybına sebebiyet verecek şekilde yaraladığı iddiasıyla kamu davası açıldığı, bu olayın soruşturması nedeniyle maktul ...’ın 14.03.2014 tarihinde tutuklandığı, 08.07.2014 tarihli ikinci celsede tahliye edildiği, Maktulün telefonunda yapılan inceleme raporundan; maktulün 10.07.2014 tarihinde saat 02.12’de suça sürüklenen çocuk ...’e gönderdiği mesajda; ''Yazık sana, ne yapmaya uğraşıyorsun, onların arabasına binip beni mi arıyon, onlarla gelen nasibine gelir.'', 03.11’de gönderdiği mesajda ise ''Lan sen ‘... beni rahatsız ediyor, vur onu kurtar beni!’ demedin mi?'' şeklinde ifadeler bulunduğu, Sanık ... diğer sanık ...'e 16.07.2014 tarihinde "..., ... ile birlikte şeker çözmeye gitti Edremit'e dersin." 20.07.2014 tarihinde "... var yanımda." şeklinde mesajlar gönderdiği, Sanık ...'ün telefon hattıyla inceleme dışı sanık ... ile olaydan hemen önce yapılan mesajlaşmaların silindiği, HTS kayıtlarına ilişkin inceleme raporundan; inceleme dışı sanık ...’nın sanıklardan ...’ı 21.07.2014 tarihinde saat 22.47.19’da aradığı ve 179 saniye görüştükleri, ...’nın sanık ... adına kayıtlı hatla 21.07.2014 tarihinde saat 16.01’den 23.55’e kadar dokuz arama ve mesajlaşmasının olduğu, 22.07.2014 tarihinde saat 00.10.38’de ...’ın ...’yi aradığı ve 72 saniye görüştükleri, saat 00.12.06’da ...’ın ...'yi aradığı ve 20 saniye görüştükleri, saat 00.13.08’de ...’ın ...’yi aradığı ve 164 saniye görüştükleri, 00.21.43’te ...’nin ...'ı aradığı ve 23 saniye görüştükleri, saat 00.22, 00.31, 01.04, 01.05, 01. 08... .09'da 6 kez mesajlaştıkları, Sanık ...’ün kullandığı hat ile 22.07.2014 tarihinde saat 01.13.17’de ...’yı aradığı ve 16 saniye görüştükleri, saat 01.18.48’de ...’ın ...'ı aradığı ve 30 saniye görüştükleri, saat 01.30.46’da ...’ın ...'a mesaj gönderdiği, saat 01.59.00’da ...’ın ...’ı aradığı ve 48 saniye görüştükleri, saat 02.38.26’da ...’ın ...'a mesaj gönderdiği, saat 02.39.23’te ...’ın ...’ı aradığı ve 15 saniye görüştükleri, saat 02.49.18’de ve saat 02.49.47’de ...'ın ...'a mesaj gönderdiği, saat 02.50.11’de ...’ın ...’a mesaj gönderdiği, saat 02.50.38’de ve saat 02.52.28’de ...’ın ...’a mesaj gönderdiği, saat 02.54.42’de ...’ın ...’ı aradığı ve 6 saniye görüştüğü, saat 02.55.08’de ...’ın ...’ı aradığı ve 34 saniye görüştüğü, 22.07.2014 tarihinde saat 00.23.41’de ...’ın suça sürüklenen çocuk ... ...’i aradığı ve 111 saniye görüştükleri, 22.07.2014 tarihinde saat 01.20.54’te ...’ın ...’ye mesaj gönderdiği, HTS raporunun inceleme aralığındaki 22 gün içinde tanık ...’in kullandığı hat ile inceleme dışı sanık ... arasında 3.306 arama, aranma, mesaj alıp göndermenin bulunduğu, 22.07.2014 tarihinde 5 adet mesajlaşmalarının olduğu, aynı gün saat 01.00 itibarı ile artık herhangi bir görüşmelerinin olmadığı, İnceleme dışı sanık ...’nın 22.07.2014 tarihinde saat 02.55.09’da sanıklardan ... ile yaptığı görüşmeden sonra başka bir görüşme yapmadığı, Anlaşılmaktadır. Katılan ... istinabe olunan mahkemede; maktulün babası olduğunu, olayı görmediğini, oğlunun inceleme dışı sanık ...’ı silahla yaraladığı için tutuklandığını ve olaydan 15 gün önce tahliye olduğunu, sanıklardan ..., ... ve ...’ın bu sürede maktul oğlunun peşini bırakmadıklarını sürekli takip ettiklerini ve pusuya düşürerek öldürdüklerini, Tanık ... aşamalarda benzer şekilde; inceleme dışı sanık ...’yı bir buçuk yıldır tanıdığını, ilişkileri olduğunu, maktul ... ile iki yıldır arkadaş olduklarını, 03.09.2014 tarihinde maktul ...’ın ...’ı tüfekle yaraladığını, ...’ın bacağının kesildiğini, ... ile sık sık görüştüklerini, bu görüşmeler sırasında ...’ın intikam alacağını, başına gelenin aynısını ...’a yapacağını söylediğini, 21.07.2014 tarihinde gündüz vakti ... ile telefonda görüştüğünü, olay akşamı saat 21.00 sıralarında ... Kafe’ye uğradığını, iki masa yanında maktul ... ve sanıklardan ..., ... ve ... ile tanık ...’ın olduğunu, kafeden ayrılıp yürüyerek eve gittiği sırada yanına beyaz renkli bir araçla maktul ...’ın yanaştığını, kendisini eve bırakmayı teklif ettiğini, bunun üzerine araca bindiğini, yolda giderlerken maktul ...’ın inceleme dışı sanık ... ile husumetlerinin sürdüğünü söylediğini, ...’ın kendisini eve bırakıp geri gittiğini, olay günü kesinlikle ...’ı arayıp maktulün kafede olduğunu söylemediğini, ...’a mesaj atmadığını, maktul ve yanındakilerin ...’ın evine gideceklerini de bilmediğini, Mahkemede; olay akşamı maktul ...’ın belinde tabanca gördüğünü, Tanık ... aşamalarda benzer şekilde; taksi şoförü olduğunu, olay gecesi saat 02.41 sıralarında sesinden erkek olduğunu anladığı bir kişinin telefon ederek ... Restoran'ın önüne gelmesini istediğini, belirtilen yere gittiğinde inceleme dışı sanık ...’ı iki koltuk değneğinden destek alarak kendisini beklediğini gördüğünü, ...’ın “Abi biraz bekle gelecek olan var.” demesi üzerine beklediğini, az sonra 50 yaşlarında bir erkeğin ... isimli restorandan çıkarak geldiğini ve aracın arkasına oturduğunu, yola çıktıklarını, gidecekleri yeri ...’ın tarifi ile bulduklarını, olay gecesi taksiye binenlerin üzerinde av tüfeği görmediğini, taksiden inen şahısların kendilerini daha sonra almaları hususunda bir şey söylemediklerini, Tanık ... kollukta; olay günü saat 20.00 sıralarında ağabeyi ... ve arkadaşı sanıklardan ... ile birlikte ... isimli kafede oturduklarını, bir süre sonra yanlarına sanıklardan ... ve ...’ın da geldiğini, saat 22.00 sıralarında da suça sürüklenen çocuk ...’nin yanlarına geldiğini, saat 01. 00... .00 sıralarında ismini verdiği bu arkadaşlarının yanından ayrıldığını, onların nereye gittiklerini bilmediğini, İnceleme dışı sanık ... Cumhuriyet Başsavcılığında ve sorguda; susma hakkını kullanmak istediğini, Mahkemede; suçta kullandığı tüfeği yanında getirmediğini, tüfeğin olay yerinde olduğunu, maktul olaydan önce oğlu ...’ı yaraladığı için psikolojisinin bozuk olduğunu, İnceleme dışı sanık ... kollukta; suça sürüklenen çocuk ... ile ilişkisinin olduğunu, maktul ...’ın olay tarihinden dört ay kadar önce kendisini av tüfeği ile yaraladığını, bacağının sağ diz altından kesildiğini, maktulün kendisini neden yaraladığını bilmediğini, cezaevinden çıktıktan sonra maktul ile ne telefonla ne de yüz yüze görüştüğünü; olaydan iki, üç gün önce ... ile olayın meydana geldiği yerde buluşmak için sözleştiklerini, olay gecesi saat 00.30 sıralarında babası ... ile bir ticari taksiye binerek köyden il merkezindeki ... isimli restorana geldiklerini, burası kapalı olduğu için bir saat kadar karşıdaki parkta beklediklerini, parktayken taksi memuru tanık ...’yi aradığını, yaklaşık 20 dakika sonra taksicinin geldiğini, babasının arkaya oturduğunu, olay yerine geldiklerinde taksiden indiklerini, taksicinin gittiğini, evden erkek sesi geldiğini işitince önce babası ...’nin içeriye girdiğini, kendisinin ise giriş kapısında beklediğini, silah sesi duyduğunu, babasında av tüfeği olduğunu görmediğini, üzerine gizlemiş olabileceğini, olayı görmediğini, babası ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte evden çıktıklarını, yoldan geçen bir ticari taksiye binerek köye döndüklerini, tüfeği önceden görmediğini, babasının maktulü neden vurduğunu bilmediğini, köye gelince tüfekle üç el atış yaptığını, babasının kendisine ''Sen özürlüsün, suçu sen üstlen.'' dediğini, her ne kadar kendisini teslim almaya gelen görevlilere maktulü kendisinin öldürdüğünü söylemiş ise de olayı babası ...’nin gerçekleştirdiğini, suçta kullanılan av tüfeğini teslim etmek istediğini, babasının maktulü öldüreceğini bilmediğini, olay günü ...’ı hiç görmediğini, Cumhuriyet Başsavcılığında; olay yerine varınca aslında taksi sürücüsüne beklemesini söylediklerini fakat sürücünün beklemeden gittiğini, sürücünün belki av tüfeğini görmüş olabileceğini, ... ile buluşacakları evde maktul ...’ın ne aradığını bilmediğini, Mahkemede 03.09.2015 tarihli celsede; olay yerine gitme nedenin uyuşturucu temin etmek olduğunu, olay gecesi ...’ı aradığını, ...’nin kendisine ''Paket hazır.'' demesi üzerine yola çıktığını, İfade etmişlerdir. Sanık ... soruşturma aşamasında; inceleme dışı sanık ... ile aynı köyden ve samimi arkadaş olduklarını, maktul ...’ı beş yıldır tanıdığını ve onunla da arkadaş olduğunu, yaklaşık dört ay önce ...’ın av tüfeği ile ateş ederek ...’ı yaraladığını, bu olay sırasında her ikisinin yanında olduğunu, ...’ın sağ bacağının kesildiğini, bunun üzerine ... ve ailesinin kendisine tavır aldıklarını, ... ile arkadaşlığının bittiğini, yaralama olayından sonra ... ve babası ...’nin ''Biz ...’dan şikâyetçi olmadık, zira onu öldüreceğiz!" dediklerini, maktule bu durumu söylediğinde maktulün ''Gelen nasibine gelir, silah benim belimde.'' diye cevap verdiğini, olay tarihinde saat 20.00 sıralarında ... isimli kafeye maktul ..., sanıklardan ..., ... ve tanık ... ile birlikte gittiklerini, on dakika sonra inceleme dışı sanık ...’ın kız arkadaşı tanık ...'nın da kafeye gelip başka bir masaya oturduğunu, çok geçmeden telefonunun çaldığını, arayanın ... olduğunu, ''Siz ne ayaksınız, ne yapmaya çalışıyorsunuz, ... filan bir araya gelmiş oturuyorsunuz, lan!'' dediğini, ...’a bir şey yapmadıklarını oturup çay içtiklerini söylediğini, ...’ın da ''Tamam lan tamam!'' diyerek telefonu yüzüne kapattığını, gecenin ilerlemesi ile maktul ..., sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte arabayla boş olan evine gittiklerini, aracı ...’nin kullandığını, kapının kırık olan camından elini içeri sokarak kapıyı açtığını, maktul ...’ın ... ile yatak odasına geçtiğini, araba ile gelirken ... ile tartışan maktul ...’ın yatak odasında ...’yi dövdüğünü, ...’yi yatak odasına gönderip kavgayı bitirmelerini söylediğini, bunun üzerine maktul ile ...’nin tekrar yanlarına oturma odasına geldiklerini, yaklaşık 45 dakika evde oturduklarını, saat 03.00 sıralarında kapının açıldığını, önce inceleme dışı sanıklardan ...’nin içeri girdiğini, ardından oğlu ...’ın koltuk değneklerinden destek alarak odaya geldiğini, ...’nin içeri girer girmez maktul ...’a küfretmeye başladığını ve yakın mesafeden tüfekle maktule 6-7 el ateş ettiğini, ...’nin daha sonra evdekilere dönerek, ''Bu olayı kimse görmedi, duymadı, yoksa hepinizi öldürürüm!'' dediğini, tehdit ederek kendilerini arabaya bindirdiğini, aracı ...’nin kullandığını, ..., ... ve kendisinin ... ile birlikte aracın arkasına geçtiklerini, ...’ın ise ön koltuğa oturduğunu, ...’ye seslenen ...’ın kendilerini hemen köye götürmesini söylediğini, yolda ...’nin tüfeğe fişek bastığını ve araçtakilere ''Beni kimse görmedi, ... yaptı!'' diyeceksiniz dediğini, ...’ın da babasının dediklerini tasdik ettiğini, ... ve ...’ın köydeki evlerine geldiklerinde ..., ..., ... ve ...’nin araçtan indiklerini, ...’nin kendisini ve ...’ı ise küfrederek yanlarından kovduğunu, bu sırada ...’ın tüfekle havaya üç el ateş ettiğini, bunu suçu kendisinin işlediği yönünde delil oluşturmak için yaptığını düşündüğünü, ...’ın aracın direksiyonuna geçerek kendisini ablasının evine bıraktığını, ...’a veya ...’ye maktulün o gece evde olduğunu haber vermediğini, kimin haber verdiğini de bilmediğini, gece saat 03.00’te av tüfeğiyle adam öldüren bir kişinin yanındaki koltuk değnekli oğluyla ticari taksi de olmaksızın olay yerinden nasıl kaçacağını bilemeyeceğini, o gece maktul ile birlikte kendi evine gitmelerini sanıklardan ...’nin önerdiğini, ...’ın babası ... ile ...’nin babasının kardeşten öte yakın olduklarını, maktul ... ile sanık ...’nin aralarının ise son zamanlarda çok iyi olduğunu, ...’nin kiraladığı aracın yaklaşık yirmi gündür köyde olduğunu, dolayısıyla evine gelen inceleme dışı sanıklar ... ve ...’nin bu aracı evin önünde görüp tanımış olabileceklerini, ... ve ...’nin çok samimi arkadaş olduklarını, Mahkemede; olay gecesi uyuşturucu, uyarıcı hap kullandıklarını, olayı hatırlamadığını, Suça sürüklenen çocuk 22.07.2014 tarihinde saat 05.56’da kollukta bilgisi alınan sıfatıyla; yaklaşık dört ay önce maktul ... ile sevgili olduklarını, inceleme dışı sanık ... ile de duygusal ilişkisinin olduğunu, maktulün iki hafta önce cezaevinden tahliye olduğunu ve kendisi ile görüşmek istediğini, maktulden çekindiği için istemediği hâlde kendisi ile görüşmeye başladığını, olay gecesi saat 02.00 sıralarında maktulün kendisini lunaparka çağırdığını, burada maktulle buluştuklarını ve sanıklardan ...’ın evine gittiklerini, maktulün kırık camdan elini sokarak kapıyı açtığını, evin boş olduğunu, eve girdikten çok kısa süre sonra inceleme dışı ...’ın koltuk değneklerinden destek alarak içeri girdiğini, elindeki av tüfeğini maktule doğrultup 7-8 el ateş ettiğini ve dışarıdaki bir ticari taksiye binerek olay yerinden uzaklaştığını, Aynı tarihte saat 16.05’te bilgi sahibi sıfatıyla verdiği ikinci ifadesinde; sabahki ifadesinin doğru olmadığını, korktuğu için o şekilde ifade verdiğini, maktul, ...'ı dört ay önce tüfekle yaraladığında ...’ı ziyarete gittiğini, ...’ın kendisine ''Bu iş burada kalmayacak, hesabı sorulacak!'' dediğini, olay akşamı telefonla ...’ı aradığını, ... ve maktulün araçla yanına geldiğini, bir süre dolaştıktan sonra herkes kendi evine gideceği sırada ilişkilerinden bahisle maktulle tartışmaya başladıklarını, ...’ın maktulü ve kendisini olayın meydana geldiği eve bıraktığını, ardından gittiğini, evde maktulle yalnız kaldıklarını, bir süre sonra dışarıdan doldur boşalt sesi işittiğini, aniden içeri giren ...'nin maktule küfrettikten sonra av tüfeği ile 7-8 el ateş ettiğini, ardından kendisine ''Kalk gidiyoruz!'' dediğini, ... ile dışarı çıktığında, evin önünde ...’ın kullandığı, çalışır durumdaki, gri renkli aracı gördüğünü, bu aracın sağ ön koltuğunda ...’ın olduğunu, ... ile arka koltuğa oturduklarını, köye, ...’ın evine gittiklerini, banyo yapıp üzerini değiştirdiğini, ...’nin kendisine olayı ...’ın yaptığı şeklinde ifade vermesini tembihlediğini ve bu yönde kendisini tehdit ettiğini, korktuğu için tembihlendiği şekilde ifade verdiğini, ifade vermeye ...’ın kullandığı araçla gittiğini, 23.07.2014 tarihinde şikâyetçi sıfatıyla kollukta; sanıklardan ...’ın kendisini telefonla arayıp ''İfadende adımı geçirme.'' diye tehdit ettiğini, ifadesini değiştirmesi için baskı yaptığını, Cumhuriyet Başsavcılığında; olay günü saat 19.00 sıralarında arkadaşları ... ve ... ile birlikte ... isimli kafeye gittiklerini, kafede maktul ...’ı gördüğünü, ...’ın kendisini zorla masaya oturttuğunu, ... ve ...’ın ayrılıp gittiklerini, maktulün yanında sanıklardan ..., ... ve ... ile tanıklar ... ve ...’ın ağabeyi ... olduğunu, maktulün kendisine ''Biz bu gece uyuşturucu ortamı yapacağız, bize katıl.'' dediğini, maktulün teklifi üzerine ...’ın evine gittiklerini, eve gidince maktulün kendisini dövmeye kalktığını, ancak evdekilerin maktule engel olduklarını, tekrar uyuşturucu haplardan içtiklerini, uyuşturucunun tesiri altına girdiklerini, maktulün bir ara sigara almak için evden çıkıp geri geldiğini, kapı açılma sesi işittiklerini, içeri bir erkeğin girdiğini, halüsinasyon gördüğünü zannettiğini, 7-8 el silah sesi işittiğini, ateş eden şahsın ''Kalk gidiyoruz.'' demesi üzerine dışarı çıktıklarını, inceleme dışı sanık ...’ı dışarıda beklerken gördüğünü, ateş eden şahsın ''Binin arabaya!'' demesi üzerine, hep birlikte ...’nin aracına bindiklerini, köye varınca ... ve ...’ın araçtan indiklerini, ..., ... ve maktulü vuran şahısla birlikte bir eve gittiklerini, evde yüzünü yıkadığını, ...’nin kullandığı araçla Balıkesir il merkezine gittiğini, korktuğu ve uyuşturucunun tesiri altında olduğu için karakolda farklı ifade verdiğini, ne maktul ...’la, ne de sanıklardan ... ile sevgili olduğunu, maktulün ...’ı kendisi yüzünden vurduğu söylentisinin doğru olmadığını, öldürme olayına iştirak etmediğini, Mahkemede; olay gecesi maktulün kendisine zorla uyuşturucu hap içirdiğini, uyuşturucunun tesiri altında olduğu için her şeyi hatırlayamadığını, o gün maktulün üzerinde veya ...’ın evinde tüfek görmediğini, Sanık ... 22.07.2014 tarihinde kollukta bilgi sahibi sıfatıyla; olay hakkında bilgi sahibi olmadığını, Kollukta 25.07.2014 tarihinde şüpheli sıfatıyla; maktulün öldürülmesi olayı ile ilgili ifade vermeyeceğini, susma hakkını kullanmak istediğini, Cumhuriyet Başsavcılığında; sanıklardan ...’nin kiraladığı araçla olay günü saat 12.00 sıralarında ... köyünden il merkezine geldiklerini, şehirde ...’den ayrılarak kendi işlerini hallettiğini, akşamüstüne doğru ...’nin kendisini telefonla aradığını ve ... isimli kafeye çağırdığını, kafede sanıklardan ... ve ... ile maktul ...’ın yanı sıra arkadaşları tanık ... ve ağabeyi ...’ın da bulunduğunu, tanık ...’nın ise karşılarındaki başka bir masaya oturduğunu, yaklaşık 45 dakika sonra suça sürüklenen çocuk ...’nin kendisini gizli bir numaradan aradığını, ...’yi kafeye çağırdığını, gecenin ilerlemesi ile ...’nin kullandığı araca binerek ...’ın evine doğru yola çıktıklarını, araçta ..., ... ve maktul ...’ın da bulunduğunu, ... ve maktul ...’ın tartışmaya başladıklarını hatta ...’ın araçtayken ...’ye vurduğunu, ...’ın evine geldiklerinde hep birlikte içeri girdiklerini, ... ile maktulün yatak odasına geçtiklerini, burada on dakika kadar kaldıklarını, içeriden kavga sesleri geldiğini, ...’ın uyarısı ile kavga etmeyi kesip yanlarına geldiklerini, bu esnada önde ..., ardında babası ...’nin bulundukları eve girdiklerini, ...’nin elinde bir av tüfeği olduğunu, bu tüfeği maktule doğrultarak ateş etmeye başladığını, korkup dışarı kaçtığını, ardından ..., ..., ... ile ... ve ...’nin de evden çıktıklarını, ...’nin demesi üzerine araca bindiğini, birlikte köye gittiklerini, ...’nin alkollü gibi bir hâli olduğunu, ...’ın köyde oturmadığı hâlde neden köye geldiğini bilmediğini, o gece telefonunu ..., ..., ... ve maktul ...’ın da kullandığını, ...’nin kontörü olmadığı için, ...’nin telefonunun şarjı bittiği için, ...’ın ise telefonu bozuk olduğu için kendi telefonuyla görüşme yaptıklarını, ... ve ...’nin maktulün o sırada evde yanlarında olduğunu nasıl öğrendiklerini bilemediğini ancak ...’nın haber vermiş olabileceğini, ... ve ... ile bir samimiyetinin olmadığını, sadece aynı köyden olduklarını, işlenen cinayete yardım etmediğini, Mahkemede; olayın meydana geldiği eve ilk kez gittiğini, oraya niye gittiklerini arkadaşlarına sorduğunda, uyuşturucu kullanmak için gittiklerini söylediklerini, o saatte köye dönecek araç bulamayacağı için mecburen yanlarında kaldığını, cep telefonunu sanıklardan ...’nin alıp kullandığını, maktulün bulunduğu yeri tanık ...’nın ...’a söylediğini düşündüğünü, Sanık ... 23.07.2014 tarihinde kollukta bilgi veren sıfatıyla; sanıklardan ... yanında olduğu hâlde 21.07.2014 tarihinde saat 22.00 sıralarında önceden kiraladığı araçla il merkezine geldiğini, maktul ...’ın telefonla araması üzerine kendisi ile buluştuğunu, birlikte vakit geçirdiklerini, ardından ... isimli kafeye gittiklerini, burada ..., ..., tanık ... ve ...’ın ağabeyi ...’ı gördüğünü, bu esnada ...’nin kendisini telefonla aradığını, bir süre araçla gezdiklerini, ardından ...’la birlikte köye döndüklerini, maktulün nasıl öldürüldüğünü bilmediğini, 25.07.2014 tarihinde kollukta şüpheli sıfatıyla; maktulü 5-6 aydır tanıdığını, son bir haftada ise iyice samimi olduklarını, her gün, gece 03.00’lere kadar birlikte gezdiklerini, olay akşamı saat 21.00 sıralarında önceden kiraladığı araçla yanında köylüsü sanık ... olduğu hâlde il merkezine geldiklerini, burada ...'dan ayrıldığını, ...’ın kendisini araması üzerine buluştuklarını, yemek yediklerini, ardından ... isimli kafeye gittiklerini, burada aynı zamanda köylüleri olan sanıklar ..., ... ile tanık ... ve ağabeyi ...’ın da bulunduğunu, oturup konuşmaya başladıklarını, suça sürüklenen çocuk ...’nin kendisini telefonla aradığını, bir süre birlikte dolaştıklarını, ardından kullandığı araçla ...’ın evine gittiklerini, araçta ..., ..., maktul ... ve ...’nin de olduğunu, eve vardıklarında maktul ile ...’nin yatak odasına gittiklerini, kendisinin ise ... ve ... ile birlikte oturma odasında kaldığını, yatak odasında maktulün ...’yi dövmeye başladığını, yanlarına giderek kavgayı ayırdığını, saat 03.00 sıralarında kapının dışından doldur boşalt sesi geldiğini, ...’a birini bekleyip beklemediğini sorduğunu, elinde av tüfeği ile ...’nin içeri girdiğini, küfrederek maktule ... etmeye başladığını, ...’ın ise babasının arkasında koltuk değneklerine dayanarak ayakta durduğunu, maktulün bedeninin, isabet eden iri saçmalarla parça parça olduğunu, ...’nin tüfeği kendilerine doğrultup ''Çıkın lan dışarıya!'' diye bağırdığını, ...’nin demesi ile kilitli olan aracının kapılarını açtığını, şoför koltuğuna kendisinin oturduğunu, sağ ön koltuğa ...’ın, arkaya ise ..., ... ve ...’nin oturduklarını, ...’ın talimatıyla köye doğru yola çıktığını, yolda ...’nin kendilerini tehdit ederek olayı ...’ın gerçekleştirdiğini söylemelerini istediğini, köye vardıklarında ...’ın isteği üzerine, kendisinin ..., ... ve ... ile birlikte araçtan indiğini, aracının direksiyonuna geçen ...’ın ...’la birlikte yanlarından uzaklaştığını, bu arada ...’ın tüfeği tişörtü ile sildikten sonra havaya üç el ateş ettiğini, birlikte ...’ın dedesine ait eve girdiklerini, ...’nin üzeri kan içinde olduğundan üzerini değiştirip yıkandığını, ...’ın eşinin giysilerinden giydiğini, ...’a telefon ederek aracı istediğini, kısa süre sonra gelen ...’dan aracını geri aldığını, yanına ...’yi de alarak il merkezine gittiğini, ...’yi karakolda indirdiğini, ardından köye dönerek ... ve ...’nin yanına gittiğini, olay gecesi telefonunun şarjı bittiği için telefonunu kullanamadığını, maktulün olay gecesi yanlarında olduğunu, sanıklar ... ve ...’ye kimin haber verdiğini bilmediğini, tanık ...’nın haber vermiş olabileceğini, öldürme olayıyla ilgisinin bulunmadığını, Mahkemede; olay günü uyarıcı hap kullandıklarını, olayın detaylarını hatırlamadığını, evin girişinde av tüfeği görmediğini, olay gecesi inceleme dışı sanıklardan ... ile çok sayıda telefon görüşmesi yaptığını, ...’ın sürekli kendisine maktulün nerede olduğunu sorduğunu, ancak maktulün yanlarında olduğunu ...’a söylemediğini, kimin söylediğini de bilmediğini, o gece telefonunun şarjı bittiği için ...’a ait telefon vasıtasıyla ...'la görüştüğünü, Savunmuşlardır. IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Doktrinde Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Görüşler Bir kişi tarafından işlenmesi mümkün olan bir suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi halinde sorumluluk statüleri suça iştirak hükümlerine göre belirlenecektir. 765 sayılı TCK'da suça asli ve fer'i iştirak ayrımı yapılmakta iken 5237 sayılı TCK'da suça iştirak şekilleri faillik ve şeriklik olarak düzenlenmiştir. İhtilafın özünü oluşturan ve azmettirmenin yanı sıra şerikliğin bir türünü oluşturan yardım etme ile ilgili olarak ayrıntıları Yüksek Genel Kurulun 16.04.2025 tarihli ve 427-168, 08.01.2025 tarihli ve 503-2 ile 15.01.2025 tarihli ve 531-21 sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında belirtildiği üzere; Bir suçun işlenişine yardım niteliğindeki fiillerle katılanlar, bu iştirakleri nedeniyle yardım eden olarak sorumlu tutulacaklardır. Yardım eden, hareketleriyle failin suç tipini gerçekleştirmesini teşvik etmekte ve kolaylaştırmaktadır (Baumann/Weber/Midsch s. 31 P.1, atfen Mahmut Koca/İlhan Üzülmez Türk Ceza Kanunu, Genel Hükümler, 15. Baskı s. 506). Faillik ve azmettirme olarak nitelendirilmeyen her türlü katkı, yardım etme kapsamında değerlendirilebilir. Yardım etme, yardım edenin suç tipinin icrası üzerinde bizzat hâkimiyet kurmaması yönüyle faillikten ayrılmaktadır (Kühl, s. 20, P. 211, atfen Koca/Üzülmez, s. 506). Bu şeriklik türünün ilk şartını, yardım niteliğindeki hareketlerin gerçekleştirilmesi oluşturmaktadır (Jescheck/Weigend s. 691, atfen Koca/Üzülmez, s. 507). Suç tipinin gerçekleştirilmesini mümkün kılan, kolaylaştıran, yoğunlaştıran veya garantileyen fiiller yardım niteliğindeki katkıyı belirtir (Kindhauser, s. 27, P. 5, atfen Koca/Üzülmez, s. 507). Kanun koyucu yardım şekillerini, TCK'nın 39. maddesinin 2. fıkrasında göstermiştir. Bir suçun işlenişine gerçekleştirilebilecek maddi yardımlar; "suçun işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak" ve "suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak"tan ibarettir. Manevi yardım şekilleri ise; "suç işlemeye teşvik etmek" ve "suç işleme kararını kuvvetlendirmek", "fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek" ve "suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek"ten oluşmaktadır (Koca/Üzülmez, s. 507-508). Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Zira yardım etmeyi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hâkimiyetinin bulunmamasıdır. Öte yandan amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmının gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir (YCGK, 11.6.2013 tarihli ve 36-294 sayılı). B. Hukuki Değerlendirme Maktul ...’ın olay tarihinden yaklaşık dört ay önce 09.03.2014 tarihinde inceleme dışı sanık ...’yı av tüfeği ile ateş ederek yaraladığı, bu yaralanma nedeniyle ...’ın sağ bacağının diz altından kesildiği, maktul ...'ın silahla kasten yaralama suçundan 14.03.2014 tarihinde tutuklandığı, inceleme dışı sanıklar ... ve babası ...’nin maktulden intikam alacaklarını ve onu öldüreceklerini sanıklar ve suça sürüklenen çocuğa çeşitli ortamlarda dile getirdikleri, ...’ın bu olay nedeniyle maktulden şikâyetçi olmadığı, maktulün olay tarihinden iki hafta önce 08.07.2014 tarihinde tahliye edildiği, dosya kapsamına göre ... ile çok yakın dost olan sanık ...'nin, tahliyesinden hemen sonra maktul ile samimiyet kurarak yakın arkadaş gibi davranmaya başladığı, olay tarihine yakın bir zamanda kiraladığı araçla gezerek gece geç saatlere kadar maktulle birlikte vakit geçirdiği, bu süre içerisinde maktulün gittiği ve bulunduğu yerlere ilişkin diğer sanık ...'a mesajlar gönderdiği, olay günü, akşam saatlerinde bir kafede sanıklar ..., ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile maktulün bir araya geldikleri, bu saatten olay anına kadar geçen süre zarfında inceleme dışı sanık ... ile sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... arasında yoğun görüşme ve mesajlaşmaların bulunduğu, saat 00.49'da ... köyünden taksi çağırarak Balıkesir il merkezine gelen inceleme dışı sanıklardan ...'nin, yanında oğlu ... olduğu hâlde maktulün bulunduğunu haber aldığı, sanıklardan ...'ın kaldığı bu evde sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun huzurlarında av tüfeğiyle yakın mesafeden defalarca ateş ederek maktulü öldürdüğü, ...'ın olaydan önceki son görüşmesini saat 02.59’da sanık ...’la yaptığı, baz istasyonu bilgilerine göre ...’ın bu görüşme sırasında olay yerine 250-300 metre mesafede olduğu, olayın ardından sanık ...'nin kiraladığı ve sürücüsü olduğu araca binen suça sürüklenen çocuk ... ile sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin hep birlikte ...'ın köyü olan ...'a gittikleri, ...'nin burada kanlı kıyafetlerini değiştirdiği, ... ve ...'ın tembihlediği şekilde olayı ...'ın işlediği yönünde ifade vermek için ...'nin kullandığı araçla Balıkesir il merkezindeki polis merkezine gittiği ve önceden kararlaştırıldığı şekilde ifade verdiği, sanık ...’nin mahkemedeki savunmasında, olay gecesi kendisini defalarca telefonla arayan ...’ın maktulün yerini sorup öğrenmek istediğini ancak ...’a maktulün yerini söylemediğini ileri sürdüğü, sanık ...’ın ise olay gecesi telefonunu ..., ... ve ...’nin yanı sıra maktulün de kullandıklarını savunduğu, inceleme dışı sanık ...'ın Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 03.09.2015 tarihli 10. celsesinde; ''O evde ... ... ile her hafta buluşuyorduk. O gece ...’ı aradım, bana ‘Paket hazır.’ deyince yola çıktım.'' şeklinde beyanda bulunduğu, sanık ...'nin telefonunda maktulün bulunduğu yerleri diğer sanık ...'a bildirdiği bazı mesajların yer aldığı, sanık ...'ın olaydan hemen önce ...'a gönderdiği ve ...'an aldığı mesajların telefondan silindiğinin ilgili tespit tutanaklarında bildirildiği, maktulün suça sürüklenen çocuk ...'ye olaydan birkaç gün önce ''Yazık sana, ne yapmaya uğraşıyorsun, onların arabasına binip beni mi arıyon, onlarla gelen nasibine gelir.'' şeklinde mesaj gönderdiği, ...'ın tanık ... ile son görüşmesinin olaydan yaklaşık iki saat önce saat 01.12'de olduğu, ...'nın maktulün nerede olduğunu bilmediği gibi maktulün bulunduğu yeri ...'a da bildirmediğini ifade ettiği anlaşılan dosyada; Sanık ...'nin, en yakın arkadaşı inceleme dışı sanık ...'ı silahla yaralayıp sakat bırakan ... ile olaydan iki hafta önce gerçekleşen tahliyesinden hemen sonra yakınlık kurup maktul ile gece yarılarına kadar vakit geçirmesi, maktulün bulunduğu ve gittiği yerleri ...'ın köylüsü de olan diğer sanık ...'a bildirmesi, bu durumun maktulün babası katılan ... tarafından, sanıkların olaydan önce maktulün peşinden hiç ayrılmadıkları şeklinde mahkemede ifade edilmiş olması, yine maktulün olaydan bir hafta kadar önce sürüklenen çocuk ...'ye, sanıkları kastederek gönderdiği ''Yazık sana, ne yapmaya uğraşıyorsun, onların arabasına binip beni mi arıyon, onlarla gelen nasibine gelir.'' şeklindeki mesaj içeriği, olay gecesi sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun bir kafede maktul ile buluşmuş olmaları, buluşma saatinden 03.00 sıralarındaki olay anına kadar geçen süre zarfında inceleme dış sanık ... ile sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... arasında bazıları çok sayıda görüşme ve mesajlaşmaların bulunması, ...'nin bu görüşmeler sırasında ...'ın maktulün yerini ısrarla öğrenmek istediğini ancak söylemediğine ilişkin savunmasına karşın inceleme dışı sanık ...'ın 03.09.2015 tarihli 10. celsede; ''O gece ...’ı aradım, bana ‘Paket hazır.’ deyince yola çıktım.'' şeklindeki tevilli anlatımı, olayın sanıklardan ...'ın olay gecesi ailesinin bulunmadığı evinde gerçekleşmesi, olaydan sonra tüm sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun ... ve ... ile birlikte ...'ın köyüne gitmeleri, ...'nin olaydan iki saat sonra 05.00 sıralarında polis merkezine giderek tembihlendiği şekilde olayı ... gerçekleştirdiği yönünde gerçeğe aykırı ifade vermesi, sanıkların, maktulün yerini tanık ...'nın söylemiş olabileceğine ilişkin iddialarının ise ...'ın ... ile son görüşmesinin olaydan yaklaşık iki saat önce saat 01.12'de meydana gelmesi ve ...'ın sanıklardan ...'a ait hat ile olaydan hemen öncesine tekabül edecek şekilde saat 02.55'e kadar yoğun şekilde görüşmeye devam etmesi sebebiyle inandırıcı olmaması hususları birlikte değerlendirdiğinde; sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...’in sübut bulan ve nitelikli kasten öldürme suçuna iştirak iradesi göstererek suçun işleneceği yeri ayarlamak, olay gecesi maktulün bulunduğu bu yeri inceleme dışı sanıklara bildirmek, suçun işlenişi sırasında da inceleme dışı sanıkların yanında yer alarak maktule karşı maddi üstünlük kurmalarını sağlamak suretiyle birlikte gerçekleştirdikleri eylemlerinin TCK'nın 39/2-c maddesi uyarınca suçun işlenmesinden önce ve işlenmesi sırasında maddi ve manevi yardımda bulunmak suretiyle suçun icrasının kolaylaştırılması kapsamında kaldığı, bu nedenle maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla iştirakten sorumlu tutulmaları gerektiği kabul edilmelidir. Bu itibarla Yerel Mahkeme direnme kararına konu hükümlerinin; sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...’e isnat edilen nitelikli kasten öldürme suçuna yardım eden olarak iştirak ettiklerinin sabit olduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...’e isnat edilen nitelikli kasten öldürme suçuna yardım eden olarak iştiraklerinin sabit olmadığı düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Sanıklar ..., ..., ... ile suça sürüklenen çocuk ...’e isnat edilen nitelikli kasten öldürme suçuna yardım eden olarak iştirakleri sabit olduğundan direnme kararının İSABETLİ OLMADIĞINA, 2- Bu nedenle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2022 tarihli ve 25-386 sayılı hükümlerinin; sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...’in nitelikli kasten öldürme suçuna yardım eden olarak iştirak ettiklerinin sabit olduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 3- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.