KÜNYE
Ceza Genel Kurulu 2023/483 E., 2025/236 K.·Kararı Veren
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- İtirazname No
- 2021/132994
- Yargıtay dairesi
- 10. Ceza Dairesi
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 1379-1079
Karar Metni
2.390 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ilişkin Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.04.2021 tarihli ve 58-88 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince 10.09.2021 tarih ve 1379-1079 sayı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Söz konusu hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 18.05.2023 tarih, 19455-4518 sayı ve oy çokluğuyla onanmasına karar verilmiştir.
Daire Üyesi ...; "Her ne kadar sayın çoğunluk sanık ... hakkındaki beraat hükmünün onanmasına karar vermiş ise de;
26.09.2020 tarihli olay yakalama tutanağında da görüleceği üzere her iki sanık il dışından uyuşturucu getirip satacakları yönünde bilgiler elde edilmesi,
Sanık ...'un bindiği araçtan kolluk kuvvetlerince yapılacak takibi akamete uğratmak için diğer sanık ... ile birlikte anlaşarak Sivas ili öncesinde Yıldızeli ilçesinde inmesi ve burada kendisini diğer sanık ...'nın kiralamış olduğu araç ile bekliyor olması,
Kolluk kuvvetlerince sürücülüğünü ...'nın yaptığı araç durdurulduğunda içerisinde 419 gr uyuşturucunun bulunduğu beyaz şeffaf poşetin gizli değil sanık ...'un elinde olduğu dolayısıyla sanık ...'nın da uyuşturucu maddeyi görüp bildiği hususları birlikte nazara alındığında sanık ...'nın da atılı suçtan mahkûmiyet yerine beraatine karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayım." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 01.09.2023 tarih ve 132994 sayı ile.
"26.09.2020 tarihli olay yakalama tutanağında da görüleceği üzere, her iki sanığın il dışından uyuşturucu getirip satacakları yönünde bilgiler elde edilmesi, sanık ...'ın bindiği araçtan kolluk kuvvetlerince yapılacak takibi akamete uğratmak amacıyla diğer sanık ... ile birlikte anlaşarak Sivas ili öncesinde Yıldızeli ilçesinde inmesi, burada kendisini diğer sanık ...'un kiralamış olduğu araç ile bekliyor olması,
kolluk kuvvetlerince sürücülüğünü ...'un yaptığı araç durdurulduğunda içerisinde 419 gr uyuşturucunun bulunduğu beyaz şeffaf poşetin gizli değil sanık ...'ın elinde olması ve dolayısıyla sanık ...'un da uyuşturucu maddeyi görüp bildiği hususları birlikte nazara alındığında sanık ...'un da atılı suçtan mahkûmiyeti gerekirken beraatine dair hükmün onanması hukuka aykırılık oluşturmaktadır." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 05.10.2023 tarih, 15316-8395 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU
İnceleme dışı sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
26.09.2020 tarihli olay tutanağına ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre.
Sivas İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Amirliği görevlilerince, uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların tespitine ve yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, inceleme dışı sanık ... ile sanık ...'ın, il dışından satmak amacıyla uyuşturucu madde getirecekleri bilgisinin elde edildiği, bunun üzerine konu hakkında yapılan araştırmalar neticesinde; inceleme dışı sanığın 25.09.2020 tarihinde uçak ile İstanbul'a gittiğinin, Sivas'a, İstanbul-Ankara güzergahı üzerinden ...
Turizme ait 35 ** **** plaka sayılı otobüs ile döneceğinin tespit edildiği, bunun üzerine görevlilerce 26.09.2020 tarihinde saat 14.30 sıralarında, söz konusu aracın geliş güzergahında bulunan Yıldızeli ilçesinde tertibat alındığı,
saat 14.40 sıralarında ilçeye giriş yapan yolcu otobüsünün kısa bir süre sonra durduğunun, araçtan inen inceleme dışı sanığın Yıldızeli-Sivas Karayolu üzerinde Sivas istikametine doğru yürüyüp biraz ilerideki bir akaryakıt istasyonunda park hâlinde olan ve şoför koltuğunda sanığın oturduğu 42 *** *** plaka sayılı, ... marka aracın yanında durduğunun, sanık ile selamlaştıktan sonra sağ ön koltuğa oturduğunun ve ardından aracın Sivas istikametine doğru hareket ettiğinin görülmesi üzerine, görevlilerce söz konusu aracın durdurulduğu,
polis tanıtma kartları gösterilip aracın ön kapıları açıldıktan sonra inceleme dışı sanığın elindeki beyaz renkli poşetin fark edildiği, içinde ne bulunduğu sorulduğunda inceleme dışı sanığın.
"Uyuşturucu madde var." diyerek poşeti görevlilere teslim ettiği, görevlilerce poşetin içi kontrol edildiğinde; daralı ağırlığı 438 gram gelen suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, görevlilerce söz konusu madde muhafaza altına alındıktan sonra sanık ile inceleme dışı sanığın üst yoklamalarının yapılıp üzerlerindeki cep telefonlarına el konulduğu,
konu ve gerçekleştirilen işlemler hakkında bilgilendirilen Cumhuriyet savcısının, 42 *** *** plaka sayılı araçta arama yapılması talimatına ve bu kapsamda Yıldızeli Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Yıldızeli Sulh Ceza Hakimliğinin 26.09.2020 tarihli ve 183 sayılı arama kararına istinaden araçta yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, Cumhuriyet savcısının talimatı uyarınca sanık ile inceleme dışı sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan işlem gerçekleştirildiği,
Kayseri Polis Kriminal Laboratuvarının 19.10.2020 tarihli raporuna göre; ele geçirilen net 423 gram ağırlığındaki yeşil renkli maddenin, uyuşturucu maddelerden sentetik kannabinoidler grubunda yer alan MDMB-4EN-PINACA(5CI-ADB-A) etken maddesi içerdiği, Kolluk tarafından düzenlenen 08.12.2020 tarihli tutanağa göre; Yıldızeli Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.09.2020 tarihli ve 184 sayılı kararına istinaden CMK’nın 134. maddesi uyarınca, sanık ile inceleme dışı sanığın üst aramalarında ele geçirilen ... marka cep telefonları ile bunlara takılı bulunan sim kartlar üzerinde yapılan incelemede, herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, Anlaşılmaktadır.
İnceleme dışı sanık ... soruşturma evresinde.
Sivas il merkezinde ikamet ettiğini, uzun yıllardır uyuşturucu madde kullandığını, kullanmak için uyuşturucu madde satın almak amacıyla 25.09.2020 tarihinde uçakla İstanbul'a gittiğini, burada açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahıstan, 5000 TL karşılığında suç konusu uyuşturucu maddeyi satın aldığını, aynı gün Sivas'a dönmek için İstanbul'dan hareket eden yolcu otobüsüne bindiğini, 26.09.2020 tarihinde Yıldızeli ilçesinde otobüsten indiğini, burada kendisini aracı ile beklemekte olan sanığın karşıladığını, sanık ile birlikte Sıcak Çermik olarak bilinen yere gitmek için araca bindiği sırada polislere yakalandığını,
üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığını soran görevlilere "Var." şeklinde cevap verip suç konusu uyuşturucu maddeyi teslim ettiğini, sanığın suç konusu uyuşturucu maddeden haberdar olmadığını, sanığın söz konusu madde ile herhangi bir ilgi ve irtibatının bulunmadığını,
Mahkemede.
İstanbul'un fiyat yönünden Sivas'a göre daha uygun olması nedeniyle kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın almak için İstanbul'a gittiğini, suç konusu uyuşturucu maddeyi Bağcılar'da, açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahıstan 4500 TL karşılığında satın aldığını, aynı gün İstanbul'dan Sivas'a hareket eden yolcu otobüse bindiğini, 26.09.2020 tarihinde aracın Yıldızeli'ne yaklaştığı sırada, Sivas il merkezi girişinde oluşturulan uygulama noktasında yakalamamak amacıyla, telefon ile aradığı sanığa.
"Yanımda sana söz verdiğim köpek var. Beni köpekle otobüse almıyorlar, inmem gerekiyor. Gelip beni alırsan köpeği sana vereceğim. Mecbur beni alman lazım, Sıcak Çermiğe gel." dediğini, sanığın Sıcak Çermik adlı yeri bilmediğini söylemesi üzerine, birkaç adres daha tarif ettiğini, söz konusu yerleri de bilmediğini belirten sanığa.
"Madem öyle, Yıldızeli’ne gel, beni oradan al." dediğini, sanığın olumlu cevap vermesi üzerine Yıldızeli'nde otobüsten indiğini, bu esnada sanığın kendisini, akaryakıt istasyonunda park hâlinde bulunan aracın içinde beklediğini, söz konusu araca yaklaştığı sırada görevlilerin kendisi durdurduğunu, üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığını soran polislere, İstanbul’dan satın aldığı suç konusu uyuşturucu maddeyi teslim ettiğini, sanığın söz konusu maddeden haberdar olmadığını,
İfade etmiştir.
Sanık soruşturma evresinde. Sivas il merkezinde ikamet ettiğini, uyuşturucu madde kullandığını, inceleme dışı sanığın arkadaşı olduğunu, 25.09.2020 tarihinde telefon ile kendisini arayan inceleme dışı sanığın. "İstanbul’dayım, yarın Sivas’ta olacağım.
Araban var ise beni Yıldızeli’nden alır mısın?" dediğini, inceleme dışı sanığa, "26.09.2020 tarihinde nişanlımın kuzenine nişan yapılacak, bu nedenle araç kiraladım, seni alabilirim." şeklinde cevap verdiğini, 26.09.2020 tarihinde saat 11.30 sıralarında telefon ile kendisini arayan inceleme dışı sanığın, Yıldızeli'ne yaklaştığını söyleyip kendisini karşılamasını istediğini, bunun üzerine kiralamış olduğu 42 *** *** plaka sayılı araç ile Sivas'tan hareket edip Yıldızeli'ne gittiğini, burada Sivas-Yıldızeli Karayolunun Sivas yönüne dönüp biraz ilerideki akaryakıt istasyonuna aracı park ettiğini,
ardından telefon ile inceleme dışı sanığı arayıp akaryakıt istasyonunda beklediğini söylediğini, bir süre sonra Yıldızeli’nden Sivas istikametine doğru ilerleyen bir yolcu otobüsünün yavaşlayıp durduğunu, araçtan inen inceleme dışı sanığın akaryakıt istasyonuna doğru yürümeye başladığını, inceleme dışı sanığın park araca yaklaştığı sırada görevlilerin gelip kimlik kartlarını gösterdiklerini, kendisine ve inceleme dışı sanığa üzerlerinde suç unsuru bulunup bulunmadığını sorduklarını, bunun üzerine inceleme dışı sanığın.
"Elimdeki poşetin içinde İstanbul’dan aldığım bonzai var." diyerek poşeti görevlilere teslim ettiğini, inceleme dışı sanığın İstanbul’dan uyuşturucu madde getirdiğini bilmediğini, inceleme dışı sanığın verdiği yanıt üzerine uyuşturucu maddeden haberdar olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini,
Kovuşturma evresinde; olay tarihinde inceleme dışı sanığın telefon ile kendisini arayıp "Yıldızeli'nin başı ile Sıcak Çermik arasında bir yerde köpek var. Onu almaya gideceğiz. Beni köpek ile otobüse kabul etmiyorlar, beni almaya gel." dediğini, bunun üzerine inceleme dışı sanığı karşılamak amacıyla kiralamış olduğu araçla Yıldızeli'ne gittiğini, söz konusu aracı nişanlısının kuzeninin nişanı gitmek için önceki bir tarihte kiraladığını, inceleme dışı sanığın İstanbul'dan uyuşturucu madde getirdiğine dair herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, Savunmuştur.
V. GEREKÇE
A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Görüşler
Anayasa'nın 138/1. ve CMK'nın 217/1. maddeleri ile Anayasa'nın 38. ve AİHS'nin 6/2. maddeleri sarahatine göre ispat hukuku bakımından vicdani kanaat esasını benimseyen Ceza muhakememizin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır.
Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, s. 139) maddi sorunu çözecektir.
Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir.
Vicdani kanaate ulaşılması, isnat olunan fiilin ispatlandığı anlamına gelir. Bu nedenle, vicdani kanaat hukuki sorunla değil, maddi sorunla ilgili bir kavramdır ve vicdani kanaate ulaşacak makam da maddi uyuşmazlığı çözmeye yetkili derece mahkemeleridir. Hukuki sorunun çözümünde vicdani kanaat ölçütü kullanılamaz. Çünkü; hukuki sorunun doğru çözümü, maddi olaya uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru bulunması ve doğru yorumlanması ile ilgilidir.
Vicdani ispat sisteminde hâkimler, hür vicdanlarına göre hüküm verirler. Her türlü delil aracı, kural olarak kullanılabilir ve bunlar serbestçe değerlendirilir. Ancak bu serbestliğin sınırını yine hukuk belirler. Nitekim, Anayasa'nın 138/1. maddesine göre hâkim, vicdani kanaatini oluştururken, Anayasa'nın, kanunların ve hukukun çizdiği çerçevede kalmak zorundadır. Delil araçlarının ne zaman ve kimler tarafından ikame edilebileceği, bunların muhakemede tabi tutulacakları işlemler, delil aracı ikame taleplerinin hangi şartlarda ret olunabileceği, çelişme yönteminin nasıl hayata geçirileceği, delil aracı yasaklarının neler olduğu gibi konular hukuk tarafından düzenlenir (Feyzioğlu, Syf. 357).
Kural olarak delillerle doğrudan temas kurmayan ve öğrenme yargılaması yapamayan Yargıtayın, hukuka uygun olarak elde edilen delilleri takdir etme ve bu suretle ilk derece mahkemelerinin vicdani kanaatini denetleme, aslında olayın nasıl cereyan ettiğini ortaya koyma imkanı bulunmamaktadır.
Ancak hükmün gerekçesini esas alarak, bu delillerle varılan sonucun/kabul edilen maddi vakıanın, akıl yürütme/mantık kurallarına, genel hayat tecrübelerine ve bilimsel kaidelere uygun olup olmadığını denetleyebileceğinde de kuşku yoktur. 288. maddenin Hükûmet Tasarısı'ndaki gerekçesinde bu duruma: "Delillerin yanlış değerlendirilmesi, kuralların yorumunu ve eylemin gerçek niteliğinin saptanmasını etkilediğinde elbetteki hukuka aykırılık oluşturur." denilerek işaret edilmiştir.
Uygulama da bu şekilde istikrar kazanmıştır. Doktrinde Yenisey aynı düşünceyi. "Bir hukuk normu olmayan fizik ve mantık kuralları ve tecrübe kaidesi, bir hukuk normu gibi ele alınarak bunlara aykırı olan vicdani kanaatin denetlenmesine imkan sağlamaktadır." (Feridun Yenisey, İstinafta Maddi Ve Hukuki Mesele Denetimi, Dr. Silvia Tellenbach'a Armağan, Seçkin Yayınları, s. 1282) diyerek benimsendiğini ifade etmiştir.
Çünkü; sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır.
Ceza yargılamasında kanıt serbestliği ilkesi başlığı altında toplayabileceğimiz temel prensiplere göre; a) Herşeyin kanıt olabileceği (hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş), b) İlgililerin kanıt ileri sürebilecekleri, c) Hâkimin kendiliğinden kanıt araştırabileceği, (hatta zorunlu olarak araştırması gerektiği), d) Kanıt ileri sürmede zaman kısıtlaması olamayacağı, e) Kanıtlama külfetinin sanığa yüklenemeyeceği, f) Kanıt değerlendirmede hâkimi bağlayan üstün kanıtın söz konusu olmayıp hâkimin tüm kanıtları serbestçe değerlendirebileceği, (vicdani kanaat) ceza yargılamasının temel ilkeleridir. Bu ilkelerin birinden dahi vazgeçmek, ceza yargılamasının temel ilke ve yapısına aykırı davranmak anlamını taşır (YCGK, 08.04.1991 tarihli ve 81-111 sayılı).
Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir.
Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir.
Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir.
Toplanan delillerin bir kısmının gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir (YCGK, 11.6.2013 tarihli ve 36-294 sayılı).
Şu hâlde, sanığa isnat edilen fiilin sanık tarafından icra edildiğinin kabulü için, gerekçeli ve muhtemel şüphenin tamamen yenilmesi gerekir. Zira kabili te'lif olmayan şüphe ile gerçeğin yan yana mevcudiyeti ile vicdani kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kuralları bakımından mümkün olduğu söylenemez.
B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme
Sanığın üzerinde ve kullandığı araçta yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmemiştir. Olay tutanağına göre suç konusu uyuşturucu madde inceleme dışı sanığın elindeki poşette bulunmuştur. Sanık ile inceleme dışı sanığın cep telefonlarında ve bunlara takılı olan sim kartlar üzerinde yapılan incelemede; sanığın suç konusu uyuşturucu madde ile ilgi ve irtibatını gösteren herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır.
Hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü Özel Dairece onanan inceleme dışı sanık; uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu, İstanbul'dan Sivas'a uyuşturucu madde getirdiğine ve elindeki poşette uyuşturucu madde bulunduğuna dair sanığın herhangi bir bilgisinin olmadığını belirtmiştir.
Sanık da tüm aşamalarda; suç konusu uyuşturucu madde ile ilgi ve irtibatının olmadığını ve inceleme dışı sanıktan ele geçirilmesi üzerine bu maddeden haberdar olduğunu ileri sürmüştür.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması ve sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği yönünde vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı anlaşılmakta, in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince İlk Derece Mahkemesince ispat edilemeyen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanığın beraatine karar verilmesinin isabetli olduğu kabul edilmiştir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
VI. KARAR
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/483, K. 2025/236, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama