İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2023/489 Karar: 2025/562 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2023/489 K.2025/562

Ceza Genel Kurulu 2023/489 E. , 2025/562 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 907-1622 I. HUKUKÎ SÜREÇ Teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2, 35, 62/1, 58, 53... . maddeleri uyar

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2023/489 E. , 2025/562 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 907-1622 I. HUKUKÎ SÜREÇ Teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2, 35, 62/1, 58, 53... . maddeleri uyar

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2023/489 E. , 2025/562 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 907-1622 I. HUKUKÎ SÜREÇ Teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2, 35, 62/1, 58, 53... . maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına , hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.10.2017 tarihli ve 288-282 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince duruşma açılmadan yapılan inceleme sonucunda 17.01.2017 tarih ve 3818-39 sayı ile; İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmaya yeterli kesin delil bulunmadığı ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından beraatine, oy çokluğuyla karar verilmiş, bu hükmün de Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 12.03.2020 tarih ve 5010-1990 sayı ile; "...6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca reddine;... Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurların soruşturma evresinde alınan kolluk ifadeleri ve iddianamede yer alan hususları teyit eder nitelikteki 13.09.2016 tarihli tutanak içeriği zabıt mümzi tanıkların beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesince sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine dair kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde taraflar arasında yaşanan olaylar esnasında TCK'nın 109/1. maddesinde tanımlandığı şekilde mağdurların hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetlerinden bir an olsun yoksun bırakılmamış olmaları ve mağdur ...'ya yönelik cinsel davranışlar hususunda mağdurun soruşturma evresinde verip yargılama aşamasında reddettiği soyut iddialarından başka sanıkların atılı suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile müsnet suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıkların dosya içeriğiyle bağdaşmayan yazılı gerekçelerle beraatlerine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda, 13.07.2020 tarih ve 760-993 sayı ile sanık hakkında müsnet suç yönünden yapılan istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 18.03.2021 tarih ve 7287-2228 sayı ile; "...İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 17.01.2018 gün ve 2017/3818 Esas, 2018/39 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun kabulüyle 5271 sayılı CMK'nın 280/1. maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2017 günlü kararının kaldırılarak sanıkların atılı suçlardan beraatlerine dair kurulan hükümlerin temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 12.03.2020 gün ve 2019/5010 Esas, 2020/1990 Karar sayılı ilamıyla anılan hükümlerin bozulması karşısında, istinaf incelemesini yapan 20. Ceza Dairesinin kararıyla ilk derece mahkemesi ilamının ortadan kalktığı gözetilerek dava konusu uyuşmazlık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilecek duruşmalı yargılama neticesinde yeni hükümler kurulması gerekirken kaldırılmasına karar verilen ilk derece mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi,'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesince 31.05.2021 tarih ve 627-1196 sayı ile duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesinin kararı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanığın teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/2, 35, 62, 58, 53... . maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba, bu hükmün de sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince 03.03.2022 tarih ve 27307-1900 sayı ile "...Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdur beyanları, olay yerine gelen polis ekiplerince tanzim edilen 13.09.2016 tarihli tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanıklardan ...'in, ...’a mağdureyi kastederek 'ben bunu sinkaf edeceğim sen de edecek misin, sen git ...’i oyala ben işim bitince seni çağırırım' diyerek mağdure ...'yı kolundan tutup çekiştirmek suretiyle merdivenlere doğru götürdüğü esnada olay yerine polis memurlarının gelmesi üzerine bırakılması şeklinde sübuta eren eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi ise 04.07.2022 tarih ve 907-1622 sayı ile esas uyuşmazlık konusunda ayrıntılı teorik tartışmalara yer verdikten sonra; "Sanığın mağdureye karşı eylemini mağdure sıcağı sıcağına poliste vermiş olduğu beyanında ; '... O esnada ... geldi ve ... benden aldığı telefonu ve parayı ...'e verdi. ... gelince ... ...'in yanına gitti. ... ile başbaşa kaldığımızda bana ' birazdan hem sana hem ...e yaralar vericez, şimdiden kusura bakma, ... bana ben cezaevinde iken hiç yardım etmedi' tarzında birşeyler söyledi. Şuan hatırlayamadığım bir sürü tehditlerde bulundu. Bir süre sonra beni kast, ederek ...'a ' ben bunu s...cem şen de s...cek misin' dedi. ... da 's...cem' dedi ... 'tamam o zaman sen git ...'in başında dur oyala ben işim bitince seni çağırırım' dedi. Ben o esnada korktuğum için ağlamaya başladım, ... beni kolumdan tutup çekiştirip yakınımızda olan merdiven tarzı bir yere doğru götürürken o esnada polisler geldi ve ben elinden kurtularak polislere doğru koştum...' şeklinde anlatmıştır. Bu beyan incelendiğinde, sanık olay sırasında niyetini diğer sanık ...a mağdure de duyacak şekilde 'ben bunu s...ceğim, sende s...cekmisin, o zaman sen git ...'in başında dur oyala ben işimi bitirince seni çağırırım' şeklinde beyanda bulunarak belli etmiştir. Daha sonra belli ettiği niyetini yerine getirmek amacıyla hareket geçmiş durumu görüp ağlayan mağdurenin kolundan tutarak sözle belli ettiği niyetini yerine getirmek amacıyla yakında bulunan merdiven tarzı bir yere sürükleyerek götürürken mağdurenin indikleri taksiciden gizlice yardım istemesi onunda ayrıldıktan sonra polisi arayarak durumu bildirmesi üzerine olay yerine gelen polislerin duruma müdahale etmesi üzerine eylemini tamamlayamamıştır. Bu durumda Yargıtay Ceza Genel Kurulununda anılan içtihadında belirttiği üzere teşebbüsün ; '1- Kasıtlı bir suç işleme kararı olmalı, 2- Elverişli hareketlerle suçun doğrudan doğruya icrasına başlanmalı, 3-Failin elinde bulunmayan nedenlerle suç tamamlanamamalı ya da amaçlanan sonuç gerçekleşmemelidir.' Şeklinde belirlenen tüm şartları olayımızda gerçekleşmiştir. Sanık sözleri ile yapacağı eylemi tarif etmiş, Bu eylemi gerçekleştirmek için diğer sanık ... tan yardım talep etmiş, mağdureyi kolundan tutarak eylemini gerçekleştirmek için olay yerindeki kuytu bir yere sürükleyerek götürmeye başlamış ve fakat elinde olmayan bir sebep olan olay yerine polislerin intikal etmesi ile eylemini tamamlayamamıştır. Olayda teşebbüsün tüm yasal şartları gerçekleşmiştir. Bu durumda Dairemizin kurmuş olduğu karar yerindedir. Eski hükümde oybirliği ile direnilmesi gereklidir.'' şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2022 tarihli ve 126707 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 08.06.2023 tarih ve 15084-4048 sayı ile; "İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın;... temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. ...bozma sonrası mahkemece verilen 04.07.2022 tarihli hükümde yeni gerekçeler de gösterilmesi nedeniyle mahkeme kararının direnme olmayıp, yeni hüküm niteliği taşıdığı hükmedilen ceza miktarlarına göre duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddiyle, duruşmasız yapılan değerlendirmede dosya tetkik edildi,... ...Sanıklardan ...'in, ...’a mağdureyi kastederek “ben bunu sinkaf edeceğim sen de edecek misin, sen git ...’i oyala ben işim bitince seni çağırırım” diyerek mağdure ...'yı kolundan tutup çekiştirmek suretiyle merdivenlere doğru götürdüğü esnada olay yerine polis memurlarının gelmesi üzerine bırakması şeklinde sübuta eren eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu..." gerekçesi ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Direnmenin kapsamına göre inceleme, sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın mağdura yönelik eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu mu yoksa teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının ve Özel Dairenin bu konudaki değerlendirmesine ilişkin 08.06.2023 tarihli ve 15084-4048 sayılı tevdi kararında gerekçe ile sonuç arasında çelişki bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından; Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, sanığın eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi isabetsizliğinden Özel Dairece bozulması üzerine, dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince, ayrıntısı safahatta belirtildiği şekilde önceki hükümde yer almayan ve Özel Dairenin bozma ilamında değinilen hususlar da tartışılmak suretiyle yeni ve değişik gerekçelerle direnme kararı verildiği, Özel Dairenin ise ayrıntısına yukarıda yer verildiği üzere, direnme kararının yeni gerekçeler ihtiva etmesi nedeniyle yeni hüküm niteliği taşıdığı tespitine rağmen direnme kararının yerinde görülmediği gerekçesiyle dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verdiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A. Ön Sorun Konusuna İlişkin Açıklamalar Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak, d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak, Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme Özel Dairece mahkûmiyet hükmünün bozulmasından sonra Bölge Adliye Mahkemesinin, Yargıtay bozma ilamında yer alan hususları daha önceki kararda yer almayan gerekçelerle ayrıntılı bir biçimde tartışarak yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurması, direnme kararı niteliğinde değildir. Bu minvalde, Özel Dairece mahiyeti itibarıyla yeni hüküm teşkil ettiğinin tayin ve tespitine rağmen tevdiine karar verilen ve gerekçe ile sonuç arasında çelişkiye yol açılan dosyada, bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 04.07.2022 tarihli ve 907-1622 sayılı kararı yeni hüküm niteliğinde olduğundan ve Özel Dairenin 08.06.2023 tarihli ve 307-1622 sayılı tevdi kararında gerekçe ile sonuç arasında çelişkiye yol açıldığndan dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla