Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2024/237 E. , 2025/318 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2022/82724 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1670-933 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2024/237 E. , 2025/318 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2022/82724 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1670-933 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-d, 168/3, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.09.2020 tarihli ve 15-264 sayılı hükümlerin, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 22.04.2022 tarih ve 1670-933 sayı ile; kasten yaralama suçuna ilişkin istinaf başvurusunun reddine, nitelikli yağma suçuna ilişkin ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu kararın, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince 04.03.2024 tarih, 6356-2960 sayı ve oy çokluğu ile; "Yağma suçunun unsuru niteliğindeki basit kasten yaralama suçu açısından; sanık hakkında ilk derece mahkemesinde üst soya karşı basit kasten yaralama suçundan verilen adli para cezası kaldırılarak sanık hakkında her iki suç yönünden kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede: ...Sanığın olay günü saat 10.00 sularında müşterek konutlarında bulundukları sırada annesi olan mağdur ...'dan 50,00 TL para istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine mağdur ...'ın sol koluna yumruk attığı, kendisine müdahale eden babası olan mağdur ...'un başına yumruk atarak onu da basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ve ardından mağdur ...'ın üzerinde bulunan 50,00 TL parayı alarak evden ayrıldığı olayda; sanığın, olayların başından beri özgülediği kastı doğrultusunda mağdur ...'a karşı geliştirdiği eylem ve söylemini bir aşamada engellemeye kalkan mağdur ...'a yönelik fiilinin de mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçunun unsurunu oluşturduğu düşünülmeden, sanık hakkında nitelikli yağma suçunun yanında ayrıca kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyesi ... ise "İnceleme sonucu Heyet tarafından varılan bozma kararına katılmakla birlikte Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kesinleşen ve temyize getirilmeyen, temyiz edilse dahi inceleme yapılamayacak bir kararın kaldırılması olanaklı değildir. İlk derece mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemesi dairelerinin kesin olarak verdikleri kararlara karşı gidilebilecek yollar yasada belirtilmiştir. Bunlar dışında, Yargıtay Dairelerinin kesinleşmiş kararları kaldırarak inceleme yapabileceğine ilişkin yasal bir dayanak yoktur. Burada yapılması gereken, temyiz kapsamında katılanlara yönelik eylemlerin tek bir yağma suçunu oluşturacağı kabulüyle bozma kararı verip kesinleşen kısımla ilgili diğer yasa yollarına gidilmesini sağlamaktır. Kesinleşen veya yasanın başka denetim yolları belirlediği durumlarda yetkisiz yargı makamının bu tür kararları kaldırması yetki aşımı olacaktır." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 03.04.2024 tarih ve 82724 sayı ile; "...Sanık hakkındaki yaralama suçuna ilişkin verilen hükmün istinafa tabi olmadığından CMK'nun 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve bu hükmün de temyize tabi olmadığı itiraz yasa yoluna tabi olduğu hâlde yaralama suçuna ilişkin hükmün de incelenerek bozulmasına karar verilmesinin yerinde olmadığı," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 29.04.2024 tarih ve 2127-5286 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU VE KAPSAMI İtirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen karar ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında doğrudan hükmolunan 3.000 TL adli para cezasının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bu hükmün istinafı mümkün olmadığından istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece kasten yaralamanın yağma suçunun unsuru niteliğinde olduğundan bahisle bozulmasına karar verildiği dosyada; Özel Dairece kasten yaralama suçuna ilişkin temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağının belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesince 22.09.2020 tarih ve 15-264 sayı ile; sanığın, kasten yaralama suçundan TCK’nın 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-d, 168/3, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verildiği, Hükümlerin sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 22.04.2022 tarih ve 1670-933 sayı ile; doğrudan hükmolunan 3.000 TL adli para cezasının istinafı mümkün olmadığından kasten yaralama suçuna ilişkin istinaf başvurusunun reddine; nitelikli yağma suçuna ilişkin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verildiği, Bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince 04.03.2024 tarih, 6356-2960 sayı ve oy çokluğu ile; "Yağma suçunun unsuru niteliğindeki basit kasten yaralama suçu açısından; sanık hakkında ilk derece mahkemesinde üst soya karşı basit kasten yaralama suçundan verilen adli para cezası kaldırılarak sanık hakkında her iki suç yönünden kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede: 1. Sanığın olay günü saat 10.00 sularında müşterek konutlarında bulundukları sırada annesi olan mağdur ...'dan 50,00 TL para istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine mağdur ...'ın sol koluna yumruk attığı, kendisine müdahale eden babası olan mağdur ...'un başına yumruk atarak onu da basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ve ardından mağdur ...'ın üzerinde bulunan 50,00 TL parayı alarak evden ayrıldığı olayda; sanığın, olayların başından beri özgülediği kastı doğrultusunda mağdur ...'a karşı geliştirdiği eylem ve söylemini bir aşamada engellemeye kalkan mağdur ...'a yönelik fiilinin de mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçunun unsurunu oluşturduğu düşünülmeden, sanık hakkında nitelikli yağma suçunun yanında ayrıca kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Sanığın olayın en başından özgülediği kastı ve suça konu paranın miktarı dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması," isabetsizliklerinden, nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile kasten yaralama suçundan kurulan hükmün de bozulduğu, Kasten yaralama suçuna ilişkin ret kararının kesin karar niteliğinde olduğundan bahisle 22.04.2022 tarihinde kesinleştirildiği, Anlaşılmaktadır. V. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar CMK'nın "Temyiz" başlıklı 286. maddesi; "(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak; a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları, b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları, c) Sulh ceza mahkemesinin görevine giren suçlarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, d) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin suç niteliğini değiştirmeyen bölge adliye mahkemesi kararları, e) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararlarını değiştirmeyen bölge adliye mahkemesi kararları, f) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen beraat kararları ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, g) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine veya istinaf başvurusunun reddine dair kararlar, h) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları, Temyiz edilemez." şeklinde düzenlenmiş iken; 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 78. maddesiyle ikinci fıkranın (d) bendinde yer alan "suç niteliğini değiştirmeyen" ibaresi "her türlü" şeklinde değiştirilmiş; (f) bendinde yer alan "bölge adliye mahkemesince verilen beraat kararları ile" ibaresi metinden çıkarılmış, aynı fıkranın (c), (e) ve (g) bentleri ise; "c) İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları" "e) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları" "g) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar" şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklikler sonrasında, CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi "Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları", aynı fıkranın (f) bendi ise "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları " hâlini almıştır. 05.08.2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle, CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasına (b) bendinden sonra gelmek üzere "c) Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar," bendi eklenmiş, diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi sonucunda CMK'nın 286. maddesi; "(1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak; a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları, b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları, c) (Ek: 20/7/2017 - 7035/20 md) Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, d) (Değişik: 18/6/2014 - 6545/78 md.) İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, f) (Değişik: 18/6/2014 - 6545/78 md) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, h) (Değişik: 18/6/2014 - 6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, i) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları, Temyiz edilemez." şeklinde hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 71-118 sayılı kararıyla CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş, söz konusu bu iptal hükmü 15.02.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine doğan yasal boşluk ise, 28.02.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle giderilmiş, iptal gerekçesi doğrultusunda yeniden düzenlenen CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi; "İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları " şeklindeki son hâlini almıştır. Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte, ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı olağan kanun yolu olarak CMK'nın 272. maddesi uyarınca istinaf yoluna, istinaf üzerine verilen bölge adliyesi mahkemesi hükümlerine karşı olağan kanun yolu olarak da CMK'nın 286. maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulabilecektir. Kural bu olmakla birlikte, ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlerden hangilerine karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı CMK'nın 272. maddesinin üçüncü fıkrasında, istinaf üzerine bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen hükümlerden hangilerine karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı da CMK'nın 286. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında sayılmak suretiyle kuralın istisnaları gösterilmiştir. CMK'nın "Dosya üzerinde ön inceleme" başlıklı 279. maddesi; "(1) Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda; a) Bölge adliye mahkemesinin yetkili olmadığının anlaşılması hâlinde dosyanın yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, b) Bölge adliye mahkemesine başvurunun süresi içinde yapılmadığının, incelenmesi istenen kararın bölge adliye mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının, başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması hâlinde istinaf başvurusunun reddine, Karar verilir." şeklinde düzenlenmiş iken; 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 76. maddesiyle düzenlemenin son kısmına "Bu kararlar itiraza tabidir." cümlesi eklenmiştir. Ceza yargılamasında kanun yolu, tarafların istemlerine göre değil, yasanın sistematiği ve normları dikkate alınarak belirlenmelidir. İstinaf başvurusunun reddine dair verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolu CMK'nın 279. maddesinde hiçbir istisnaya yer verilmeksizin açıkça itiraz olarak belirtilmiş olmakla, Kanun'un öngörmediği bir istisnayı yargı kararları ile oluşturmak, suçun niteliği veya sübuta yönelik başvuruların, kanun yolunu temyiz olarak değiştireceğini kabul etmek olanaksızdır. B. Hukuki Değerlendirme Kasten yaralama suçundan kurulan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın temyiz edilemeyecek kararlardan olması, söz konusu karara yönelik başvurulabilecek kanun yolunun CMK'nın 279. maddesinde hiçbir istisnaya yer verilmeksizin itiraz olarak belirtilmesi, CMK'nın ve Kanun’un öngörmediği bir istisnayı yargı kararları ile oluşturmanın mümkün olmaması karşısında, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın Özel Dairece incelenemeyeceği, kasten yaralama eyleminin nitelikli yağma suçunun unsuru niteliğinde olduğu tespitinin sadece eleştiri konusu yapılabileceği kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozma kararının, münhasıran kasten yaralama suçuna ilişkin kısmının kaldırılması gerekmekte ise de; gerek bozma kararında gerekse genel kurula gönderme kararında, kaldırılan kasten yaralama suçuna konu fiilin kül hâlinde temyiz incelemesine tabi tutulduğunun belirtilmesi ve anlaşılması karşısında, sorunun hükmün tamamına sirayet etmesi ve kasten yaralama suçuna ilişkin hükmün kaldırılmaması hâlinin, temyize konu suç yönünden sonuca müessir olup olmadığına ilişkin takdir ve değerlendirmenin Özel Daireye ait olması nedeniyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04.03.2024 tarihli ve 6356-2960 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3- Nitelikli yağma suçunun unsuru niteliğinde olan kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik Özel Dairece inceleme yapılamayacağı sonucuna ulaşılması karşısında, kasten yaralama suçuna ilişkin kurulan hüküm göz önünde bulundurulmaksızın nitelikli yağma suçu yönünden yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosyanın, Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.