İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2024/248 Karar: 2025/557 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2024/248 K.2025/557

Ceza Genel Kurulu 2024/248 E. , 2025/557 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2020/77944 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 905-1044 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a, 62, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ceza

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2024/248 E. , 2025/557 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2020/77944 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 905-1044 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a, 62, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ceza

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2024/248 E. , 2025/557 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2020/77944 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 905-1044 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a, 62, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 30.10.2018 tarihli ve 11-504 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince 10.06.2020 tarih ve 905-1044 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, bu kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 25.01.2024 tarih, 4737-1224 sayı ve oy çokluğu ile; "...Mağdur ...'in cep telefonu üzerindeki zilyetliğinin kesin olarak sonlanmadığı ve sanık da mağdur ...'in yanında olduğundan cep telefonu üzerinde kesin bir zilyetlik tesis etmeden yakalandığından sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde tamamlanmış yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyeleri ... ve ...; hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 28.03.2024 tarih ve 77944 sayı ile; "...Olay günü sanığın mağdurlar ... ve ...'in yanlarına gelerek mağdurlardan para istediği, mağdurların ‘para yok’ demeleri üzerine sanığın cebinden bıçak çıkartarak mağdurların ara sokağa girmelerini istediği, mağdurların da korkarak ara sokağa girdikleri, burada sanığın mağdurların üzerilerini aradığı, para bulamayınca mağdur ...'in Sony Xperia Z1 marka cep telefonunu aldığı, mağdur ...'in de nüfus cüzdanını aldığı, Nokia marka cep telefonunu da almaya çalıştığı sırada mağdur ...'in kaçması nedeniyle cep telefonunu alamadığı ancak cep telefonunun arka kapağının sanığın elinde kaldığı, mağdur ...'in kaçması üzerine sanığın bu defa bıçağı mağdur ...'in boğazına dayadığı ve mağdur ...'in cep telefonundan mağdur ...'i aradığı, para getirmediği takdirde ...'in boğazını keseceğini söylediği ve mağdur ...'in gelmesini beklediği, ...'in polise haber vermesi üzerine sanığın kolluk görevlilerince mağdur ...'in yanında yakalandığı ve mağdur ...'in suça konu cep telefonunun sanıktan ele geçirildiği olayda, cep telefonunun alınmasıyla suçun tamamlandığı," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 18.04.2024 tarih, 2033-5183 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU VE KAPSAMI İtirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkında mağdur ...'e karşı nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen nitelikli yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR Olay günü saat 18.00 sıralarında, mağdur ile inceleme dışı mağdur ...'in birlikte yürüdükleri sırada sanığın yanlarına gelerek para istediği, mağdur ve ...’in paralarının olmadığını söylemeleri üzerine sanığın cebinden bıçak çıkartarak ara sokağa girmelerini istediği, mağdur ile ...’in korkarak ara sokağa girmeleri üzerine sanığın üstlerini aradığı ve para bulamaması üzerine mağdurun cep telefonunu aldığı, ...’in de cep telefonunu almak istediği sırada ...'in olay yerinden kaçtığı, bunun üzerine sanığın bıçağı mağdurun boğazına dayayarak mağdurun cep telefonundan ...’i aradığı ve para getirmesini, aksi hâlde mağdurun boğazını keseceğini söylediği, ...’in ise durumu kolluk görevlilerine bildirmesi üzerine sanığın kolluk görevlilerince mağdurun yanında yakalandığı ve sorulması üzerine cebinde bulunan suça konu cep telefonunu polislere teslim ettiği kabul edilen olayda; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında tamamlanmış nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince; mağdurun cep telefonu üzerindeki zilyetliğinin kesin olarak sona ermemesi ve sanığın cep telefonu üzerinde kesin bir zilyetlik tesis edemeden yakalanması nedeniyle eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle bozulduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise cep telefonun alınmasıyla nitelikli yağma suçunun tamamlandığı görüşüyle itiraz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır. V. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ihtilaf; malvarlığına karşı işlenen bir suç olması itibarıyla aynı hırsızlıkta olduğu gibi yağma suçunda da suç konusu taşınır malın sanığın hakimiyet alanına sokulması anına kadar gerçekleştirilen icra hareketlerinin teşebbüs aşamasında kalmış sayılmasının mümkün olup olmadığı ile ilgilidir. Yapısı itibarıyla yağma, teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı teslim alamadığı hâllerde, yağma suçu teşebbüs aşamasında kalmış sayılır. Bu hususta doktrin ve uygulamada bir ihtilaf yoktur. Ancak Özel Dairenin düşüncesi şu sebeplerle mümkün ve isabetli görülmemiştir: a. Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz (TCK madde 42). Esas itibarıyla birden fazla bağımsız suçun, unsur veya ağırlaştırıcı neden ilişkisine dayanılarak normatif/hükmi bir nitelik izafe edilmek suretiyle hukuken tek fiil, dolayısıyla tek suç sayıldığı bu suç tipinin kendine özgü, bileşenlerinden tamamen farklı ve yeni, bağımsız bir suç olarak ortaya konduğu açıktır. Bu hâliyle diğer usul ve/veya maddi ceza hukuku nomları ile olan ilişkilerinin de bu kimliği üzerinden değerlendirilmesi ve belirlenmesi gerekir. Netice itibarıyla mürekkep suç içinde erimiş olan bileşen suçlar hakkında belirlenen ilke ve uygulamaların, mutlak bir kabul ve kıyasla mürekkep suç yönünden de tatbikinin her zaman isabetli sonuç vermeyeceği bilinmelidir. TCK'nın 148. maddesinde düzenlenen yağma suçu da tehdit veya cebir ile hırsızlık suçlarından mürekkep bir bileşik suçtur (CGK'nın 01.03.2016 tarihli ve 2014/263 E. - 2016/107 K. sayılı kararı). Her ne kadar hırsızlık suçu ile birlikte TCK'da Onunucu Bölüm'deki "Malvarlığına Karşı Suçlar" kapsamında yer almakta ise de gerek hukuken koruduğu değer(ler) gerekse suçun unsurları yönünden hırsızlıktan farklı bir suç olduğu hususu tartışmadan varestedir. b. Bu cümleden olarak, hırsızlık suçunda olduğu gibi malvarlığına karşı işlendiğinde ve hukuken mülkiyet/zilyetlik hakkını koruduğunda kuşku bulunmayan yağma suçunun, bununla birlikte kendisini oluşturan diğer suçların korudukları kişi hürriyeti ve vücut dokunulmazlığı gibi değerleri de koruduğu açıktır. Cebir veya tehdidin etkisiyle mağdurun malı teslim etmesi veya alınmasına karşı koyamaması hâlinde mülkiyet/zilyetlik hakkından bağımsız olarak mağdurun kişi hürriyeti ve vücut dokunulmazlığı hakkının ihlali, yani bileşen/araç suç tamamlanmış olacaktır. Yağma suçu araç hareketler (bileşen bazı suçlar) bakımından kişiye, amacı bakımından ise zilyetlik ve mülkiyete yönelik bir saldırıdır (Mahmut Koca - İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, s. 671). c. Madde gerekçesinde de vurgulandığı üzere yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Görüldüğü gibi korunan hukuki değerlerden de hareketle suçun unsurları ile tamamlanıp tamamlanmadığı hususu sanık değil ve fakat mağdur merkezli olarak belirlenmiştir. Böylece suçun tamamlanıp tamamlanmadığı yönünden belirleyici kriterin, suç konusu taşınır malın sanığın hakimiyet alanına sokulup sokulmaması değil, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelip gelmemesi olduğu anlaşılmaktadır. Keza, "Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak" şeklinde tanımlanan hırsızlık bakımından suçun tamamlanmış sayılmasının, yarar sağlamak saikine atfen uygulamada geliştirilen, yarar sağlamanın asgari zorunluluğu bağlamında failin malı egemenlik alanına sokması şartına bağlanması, anılan suça özgü, istisnai bir durumdur. Bu kriterin kıyasen yağma suçu yönünden de uygulanmasına hukuki bir dayanak olmadığı gibi istikrar kazanmış uygulamaların değiştirilmesini gerektirir haklı bir neden de görülmemiştir. Malın teslim edilmesi veya alınması ise suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle failin malı alıp kaçarken yakalanması hâlinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir (Nur Centel - Hamide Zafer - Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt:1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405-406). Madde gerekçesinde verilen örneğe göre de, evin içindeki eşyayı alıp kapıdan çıkarken mal sahibi ile karşılaşan hırsız, ona karşı cebir veya tehdit kullanacak olursa, yağma suçu oluşur. Ceza Genel Kurulunun 01.03.2016 tarihli ve 263 -1 07... .04.2023 tarihli ve 64-204 sayılı kararlarında da aynı sonuçlara ulaşılmıştır. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Sanığın bıçak göstermek suretiyle mağdurun üzerini arayıp cep telefonunu alması üzerine tipe uygun hareketle yağma suçundaki malın alınması unsurunun gerçekleşmesi ve mağdurun mal üzerindeki tasarruf olanağının ortadan kalkması nedeniyle müsnet yağma suçunun tamamlandığı, sonrasında sanığın kolluk görevlilerince mağdurun yanında yakalanarak cebinde bulunan suça konu cep telefonunu polislere teslim etmesinin eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığını göstermeyeceği kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25.01.2024 tarihli ve 4737-1224 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, uygulamanın denetlenmesi amacıyla Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla