İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2024/319 Karar: 2025/250 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2024/319 K.2025/250

Ceza Genel Kurulu 2024/319 E. , 2025/250 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 527-268 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın mağdureler...ve ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2-1. cümlesi, 103/3-c, 43, 61/7, 53 ve

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2024/319 E. , 2025/250 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 527-268 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın mağdureler...ve ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2-1. cümlesi, 103/3-c, 43, 61/7, 53 ve

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2024/319 E. , 2025/250 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 527-268 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın mağdureler...ve ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2-1. cümlesi, 103/3-c, 43, 61/7, 53 ve 63. maddeleri uyarınca iki kez 30 yıl hapis; mağdure ...'a yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan ise aynı Kanun'un 103/1-1. cümlesi, 103/3-c, 43, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.03.2021 tarihli ve 183-122 sayılı hükümlerin, katılan ... vekili ile sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince 21.09.2021 tarih ve 1531-1437 sayı ile mağdureler...ve ...'a ilişkin hükümler yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, mağdure ...'a ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun ise "...53/5 maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere verilen cezanın yarısı olan 9 yıl süre ile bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar vermiştir. Bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 03.10.2022 tarih ve 27047-8478 sayı ile; "5271 sayılı CMK'nın 178. maddesinde 'Mahkeme başkanı veya hakim, sanığın veya katılanın gösterdiği tanık veya uzman kişinin çağrılması hakkındaki dilekçeyi reddettiğinde, sanık veya katılan o kişileri mahkemeye getirebilir. Bu kişiler duruşmada dinlenir' hükmüne yer verilmiş olup, bu kapsamda ilk derece mahkemesince olayların tek tanığı konumunda bulunan ve duruşma salonunda hazır olmalarına rağmen dinlenmeyen mağdurelerin duruşmaya getirilerek, iddiaya konu hususlarla ilgili ayrıntılı şekilde dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, anılan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan ve düzeltilerek esastan reddedilmesi, " isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince 21.06.2023 tarih ve 527-268 sayı ile sanığın önceki hükümler gibi mahkûmiyetine karar verilmiştir. Bu kararın da katılan ... vekili ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 12.12.2023 tarih, 10993-8311 sayı ve oy çokluğu ile; "A. Sanık Hakkında Mağdureler ... ve ...'a Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak; olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurelerin aşamalarda değişen çelişkili beyanları, savunma, 11.01.2020 tarihli cinsel muayene raporlarında mağdurelerin anal muayenesinde fiili livata eylemini destekleyecek kesin bir patolojiye rastlanmadığı ve kızlık zarlarının duhule müsait olmadığının belirtilmesi ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın mağdurelere organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemlerinin zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması, B. Sanık Hakkında Mağdure ...'a Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın inkara dayalı savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdure ...'un aşamalarda değişen çelişkili beyanları dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiş, Daire Üyeleri ... ve ...; "Mağdurların ÇİM'de alınan samimi beyanları,adli muayene raporları,tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; mağdurların babası olan sanığın zincirleme şekilde mağdurlar ... ve ...'u anal yoldan organ sokmak, cinsel organını mağdurların vajinalarına sürtmek, göğüslerine ve vajinalarına dokunmak şekilde istismar ettiği, sanığın son eyleminin mağdur beyanlarına göre 2019 yılı Aralık ayında olduğu, yine sanığın zincirleme şekilde küçük kızı olan mağdur ...'u vajinasını, göğüslerini, kalçalarını okşamak, dudağından öpmek şeklinde istismar ettiği, sanığın eylemlerinin uzun yıllardır devam ettiği, sanık her ne kadar suçlamayı yargılama aşamasında inkar etmişse de soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı tarafından alınan ifadesinde ve Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusunda mağdur ...'un beyanlarının doğru olduğunu, mağdur ile bir çok kez cinsel ilişkiye girdiğini; ...'a karşı ise okşamak şeklinde eylemlerinin olduğunu beyan ettiği, mağdur ... tanık anlatımlarında geçen mağdur ...' a 'sana 100 TL vereyim son bir kez daha yapalım bir daha yapmayacağız' dediğini kabul ettiği, yine mağdurların annesi olan müşteki her ne kadar yargılama aşamasında beyanlarından geri dönmüş ise de soruşturma aşamasında alınan ifadesinde sanığın mağdurların tamamına şehvet duyguları içeren el hareketleri yaptığını, mağdurların göğüsleri ve kalçalarını okşadığını, dudaklarını öptüğünü gördüğünü beyan ettiği, mağdurların adli muayene raporlarında anal yada vajinal yoldan cinsel ilişkiye girildiğine yönelik herhangi bir saptamada bulunulamamış ise de anal yoldan cinsel ilişkinin kayganlaştırıcı bir madde ile gerçekleştirilmesi halinde ya da ilişkinin üzerinden zaman geçmiş olması halinde cinsel ilişkinin tespit edilemeyebileceğinin belirtildiği,mağdurların soruşturma aşamasında alınan beyanlarının zaman, yer ve ayrıntı içeren samimi beyanlar olduğu, örnek olarak SİR raporunda belirtildiği üzere mağdur ...’ın 'babam sabah ezanından sora gelirdi,ezan sesi duymaktan korkuyorum' şeklindeki bilişsel ve ruhsal tepkinin tespit edilmesi, mağdurların bazı okul arkadaşları ve okul... öğretmenleri olan tanıkların anlatımları ve mağdurların annesinin soruşturma aşamasında alınan beyanlarının mağdur iddialarını destekler nitelikte olduğu, yine 20/06/2023 tarihli mağdurların AGO da dinlenmesi sonucu düzenlenen adli görüşme değerlendirme raporunda; 'mağdur çocukların polise verdiği ilk ifadelerinin daha geçerli olabileceği, şu anda ezberlenmiş cümlelerle konuşuyor olduğu kanaati oluştuğu, ifade değişikliği hususunda yönlendirilmiş olabileceği düşünülmektedir' şeklindeki raporun düzenlenmiş olması, sanığın cep telefonu üzerinde yapılan incelemede silinmiş halde çok sayıda müstehcen içerikli görüntünün tespit edilmesi ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde atılı suç nedeni kurulan mahkumiyet hükümlerinin yerinde olduğu," düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 09.02.2024 tarih ve 89279 sayı ile; "... Olayın intikal şeklinin aile içi cinsel istismar olaylarında genelikle yaşanan şablona uygun olarak yakın arkadaş çevresine okulda güvendikleri bir öğretmene anlatılması şeklinde ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, mağdurelerin ve müştekinin alınan ilk ifadelerinin birbirini teyit eder nitelikte ve somut olgu ve olaylara dayandığı, mağdurelerden ...'un sosyal nceleme raporunu düzenleyen sosyolog ...'e hitaben söylediği 'babam sabah ezanından sonra gelirdi, ezan sesi duymaktan korkuyorum' sözlerinin de anlatılan olayla uyumlu bir ... durumuna işaret ettiği, mağdureler...ve ... hakkında Çocuk ve Ergen Ruh sağlığı Hastalıkları Uzmanı .... .... ... ... tarafından düzenlenen raporda yönlendirme ve kurgusal nitelik izleniminin oluşmadığının bildirildiği, nitekim mağdurlerin birbirlerine benzer ifadelerle şikayetinden vazgeçtiği ve ilk derece mahkemesince alınan beynalarında hazır bulunan adli görüşmecinin üç mağdure yönünden de ilk ifadelerinin doğru olma ihtimalinin yüksek olduğunu, mahkeme huzurunda verdikleri ifadelerin ezberletilmiş ifadeler olduğu kanaatine vardığını bildirdiği, evin geçimini sağlayan babanın tutuklanmasını müteakip bu şekilde şikayeti ve iddiayı geri alma olaylarının yaygın olduğu, mağdurelerin annesinin tanıklardan da ifadelerini değiştirmesini istediği, sanığın da müdafisi ile birlikte Cumhuriyet Savcısı huzurunda ilk ifadesinde suçlamaları kabul ettiğini beyan ettikten sonra, takip eden sorulara verdiği cevaplarda bu ... yönünden nitelikli eylemi, ... yönünden basit cinsel istismar eylemini kabul ettiği, ... yönünden ise suçlamaları kabul etmediği, ...'un adli muayenesinde tespit edilen sfinkter tonusundaki gevşekliğin de nitelikli eyleme dair anlatımları desteklediği gözetildiğinde, hem mağdurlerin birbirlerini teyit eden ve bir diğerine yönelik eylemler hakkında da tanıklık içeren, hem de annesi ...'ın bunları destekleyen ilk anlatımlarının sübut ve vasıflandırmaya esas alınması gerektiği, Bu itibarla sanığın mağdureler...ve ...'a yönelik çocuğun zincirleme nitelikli cinsel istismarı suçlarının sübutuna ve vasıflandırılmasına, mağdure ... yönünden ise atılı çocuğun zincirleme cinsel istismarı suçunun sübutuna dair ilk derece mahkemesinin kabul ve uygulamasının hukuka uygun olduğu ve bu nedenle onanması gerektiği" görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 30.04.2024 tarih, 1694-3783 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın mağdureler...ve ...’a yönelik eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu mu yoksa çocuğun basit cinsel istismarı suçunu mu oluşturduğunun ve mağdure ...’a yönelik eylemlerinin sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 10.01.2020 tarihinde... öğretmen tanık ... tarafından düzenlenen öğrenci görüşme bilgileri formuna göre; mağdure ...'un ... öğretmeni tanık ... tarafından kendisine yönlendirildiği, yaşadığı sıkıntının sorulması üzerine ağlayarak babası tarafından şiddet gördüğünü ve dokuz yaşından beri cinsel istismarına uğradığını, ilişkiye zorlandığını ve girdiğini, sanığın, ikiz kardeşi mağdure ...'a da benzer şekilde tacizde bulunduğunu, mağdure ...'a ise taciz boyutunda davrandığını, bütün yaşananları annelerinin bildiğini, korktukları için kimseye söylemediklerini, sınıf arkadaşları tanıklar ..., ..., ... ve ...'ün de durumu bildiklerini, 11.01.2020 tarihinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli adli tıp uzmanı tarafından mağdure ... hakkında düzenlenen rapora göre; genital muayenede; vulvada perinede travmatik bir bulguya rastlanmadığı, kızlık zarının anüler yapıda olduğu, eski veya yeni yırtık bulunmadığı, anatomik bütünlüğün korunduğu, hâlâ bakire olduğu, anal muayenede; anal ya da perianal bölgede fissür, ekimoz, laserasyon vs gibi herhangi bir travmatik bulguya, fiilî livata eylemini destekleyecek kesin bir patolojiye rastlanmadığı, Mağdure ... 20.02.2020 tarihli dilekçesinde; sanığın baskıcı olduğunu ve kızdığında tokat attığını, ablalarının şikâyetçi olmaları hâlinde sanığın artık kendilerine sert davranmayıp tokat atmayacağını söylediklerini, ablalarının bu teklifini kabul ettiğini, suçlamaların sonucunun böyle olacağını tahmin edemediğini, babasının baskılarından dolayı ablalarının teklifini kabul ettiğini, 20.06.2023 tarihinde düzenlenen adli görüşme değerlendirme raporunda; mağdur çocukların polise verdiği ilk ifadelerinin daha geçerli olabileceğinin, daha sonraki ifadelerini ezberlettirimiş olduğu kanaati oluştuğunun mütalaa edildiği, Anlaşılmaktadır. Mağdure...çocuk izlem merkezinde; babaları olan sanığın kendilerine yönelik eylemleri ile ilgili olarak mağdure ...'a "Biz ne dersek onu söyle." dediklerini, ifadelerinin mağdure ...'a anlatıldığını öğrendiklerini, ...'un kendilerini destekler şekilde ifade verdiğini, annesinin kendilerini destekleyen ifadelerde bulunmadığını, jandarmanın da "... hanım bu durumu biliyor musunuz? Hani eğer bunun aksi bir ifade verirseniz yardım ve yataklıktan sizide içeri alacaklar." dediğini, aslında çoğu sözlü ifadeyi de jandarmanın kendisinin söylediğini, çünkü o koridorda kendisinin de bulunduğunu, "Şöyle şöyle var, kızın şöyle şunları savundu." denildiğini, sanığın bir baba evladına nasıl sarılırsa o şekilde sarıldığını, Mağdure ... yargılama evresinde; ifade sırasında adli görüşmecinin sanığa isnat edilen eylemler ile ilgili olarak "Peki, bunu siz kardeşlerinizle konuşup ve kurguladınız?" şeklindeki sorusu üzerine; ikisinin de bildiğini, adli görüşmecinin "...l'a mı ?" şeklindeki sorusu üzerine; "Evet!" yanıtı verdiği, adli görüşmecinin "Peki ...?" sorusu üzerine; onun da kendisiyle konuştuğunu, böyle bir şey yapma kararı verdiklerini, annesinin bu durumdan mahkemede haberi olduğunu ve böyle ifade vereceklerini bilmediğini, mahkeme günü öğrendiğini, Mağdure ... çocuk izlem merkezinde; sanığın, cinsel organına ve göğüslerine dokunduğunu ve dudağından öptüğünü, kaç kez öptüğünü hatırlamadığını, bu eylemlerin 9-10 yaşındayken ilk kez Şanlıurfa'da başladığını, sık tekrarlanan bu eylemleri mağdureler...ve ...'un gördüklerini, hatta sanığı ittirdiklerini, yargılama evresinde; babasının çok baskıcı ve şiddete meyilli bir baba olduğunu, bu durumdan dolayı böyle bir şey yaptıklarını, önceki ifadesini hatırlamadığını, üzerinden 3 yıl geçtiğini, adli görüşmecinin "Böyle bir şey yapmaya nasıl karar verdiniz?" sorusu üzerine; ablasının arkadaşlarının böyle bir durum yaşadığını, bu durumu konuştuklarını, zaten kendisine bu durumu başta anlatmadıklarını, sonra kendisine böyle bir şey olacağını anlattıklarını, kendisinin de ayak uydurduğunu, annelerine bu durumdan bahsetmediklerini, jandarma annesini mahkemeye götürdüğünde onun haberinin olduğunu, Şikâyetçi soruşturma evresinde; ..., sanığın kızlarına cinsel istismarda bulunduğuna şahit olmadığını ancak şüphelerinin olduğunu, kızlarına yönelik şehvet içeren el kol hareketlerinin bulunduğunu, kızlarının yanına giderek göğüslerini, kalçalarını okşadığını ve dudaklarından öptüğünü gördüğünü, soruşturma evresinde o anki psikolojiyle kızlarının kendisine anlattığı şekilde bir ifade verdiğini, ayrıca "Kızlarımın memesini ellerken gördüm!" şeklinde bir şey söylemediğini, neden öyle yazıldığını bilmediğini, Beyan etmişlerdir. Sanık savcılıkta ve sorguda; hakkındaki iddiaların doğru olduğunu, suçlamaları kabul ettiğini, ...'a karşı bir eyleminin olmadığını, yaptığı eylemler karşısında mağdureleri tehdit etmediğini, yargılama evresinde ise; suçlamayı kabul etmediğini, insanın böyle bir suç işlemesi için şizofren, ruhsal açıdan problemli veya sapık olmasının gerektiğini, kendisinin böyle birisi olmadığını, hiçbir kızıyla rızalı ya da rızasız cinsel ilişkiye girmediğini, ancak daha önce ifadesi alınırken kızlarına ders olması için "İlişkiye girdim." diye bir şey söylediğini, o ifadelerini kabul etmediğini, V. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.09.2015 tarih ve 824-276; 17.12.2013 tarih ve 294-615; 20.10.2015 tarih 574-338; 22.11.2023 tarih ve 334-622 sayılı kararları başta olmak üzere, birçok kararında da açıkça belirtildiği üzere; TCK'nın "Çocukların cinsel istismarı" başlıklı 103. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit hâli, çocuğa karşı gerçekleştirilen cinsel davranışın organ ya da sair bir cisim sokulmadan vücut dokunulmazlığının ihlali şeklinde işlenmesi ve kastın da cinsel arzuları tatmin amacına yönelmesi bakımından ikinci fıkrada hüküm altına alınan nitelikli hâlinden ayrılır. İkinci fıkradaki nitelikli hâlde maddi unsur, vücuda organ ya da sair bir cisim sokulması olup failin kastının da bu tür bir eylemin gerçekleştirilmesine yönelik olması gerekmektedir. Suçun temel şeklinin aksine, ikinci fıkrada tanımlanan nitelikli hâlinin oluşabilmesi için eylemin cinsel arzularının tatmini amacına yönelik olması şart değildir. Bu itibarla, her somut olayda hangi organ veya cismin vücudun hangi bölgesine sokulmaya çalışıldığı, sokulmak istenen organ veya cisim ile içine sokulmaya çalışıldığı vücut bölgesi arasında cinsel bir bağ veya ilişki bulunup bulunmadığı, yapılan davranışın objektif olarak cinsel özgürlüğü ihlal edici nitelik taşıyıp taşımadığı, mağdurun cinsel özgürlüğünün suçun temel şekline göre daha ağır bir biçimde ihlal edilip edilmediği belirlenmeli ve sonucuna göre uygulama yapılmalıdır. Öte yandan amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmının gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir (YCGK, 11.6.2013 tarihli ve 36-294 sayılı). B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Derece Mahkemelerince sanığın öz kızları olan mağdurelerden...ve ...’a yönelik zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, mağdure ...’a ise zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediği kabul edilen olayda; ... öğretmeni olan tanık ...’ın mağdure ...’un ruh hâlindeki değişikliği fark etmesi üzerine kendisine anlatılanlar doğrultusunda mağdureler...ve ...’u ... öğretmen tanık ...’ya yönlendirmesiyle olayın hayatın olağan akışına uygun bir şekilde adli mercilere intikal ettirilmesi, 20.06.2023 tarihli adli görüşme değerlendirme raporunda, yargılama evresindeki ezberletilmiş anlatımlarına kıyasla daha geçerli olduğu belirtilen Çocuk İzlem Merkezindeki ayrıntılı ifadelerinde, mağdureler...ve ...’un, sanığın anal yoldan organ sokmak suretiyle kendilerini cinsel yönden istismar ettiğini birbirleriyle tutarlı şekilde dile getirmeleri, çocuk ve ergen ruh sağlığı hastalıkları uzmanı tarafından düzenlenen 10.01.2020 tarihli raporlarda bu ifadelere itibar edilebileceğine yer verilmesi, mağdurların maruz kaldıkları istismar eylemlerini daha önce anlattıkları tanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın beyanlarının mağdurelerin iddialarıyla örtüşmesi, mağdurelerin annesi olan şikâyetçi ...’in de soruşturma evresinde kızlarının anlatımlarından ve sanığın davranışlarından inceleme konusu cinsel istismar eylemlerinin gerçekleştiğinden şüphelendiğini belirtmesi, sanığın soruşturma evresindeki savunmalarında; mağdure ...’a yönelik organ sokmayı da içeren çok sayıda istismar eyleminde bulunduğunu kabul ederken mağdure ...’a karşı organ sokma boyutuna varmayan cinsel davranışlarda bulunduğu konusunda kısmi ikrarda bulunması, her ne kadar farklı hastanelerde görevli adli tıp uzmanlarınca mağdureler...ve ...’un muayenelerinde fiilî livata bulgularına rastlanmadığı mütalaa edilmiş ise de aynı raporlarda eylem gerçekleşmesine rağmen belli hâllerde fiilî livata bulgularının görülmeyebileceğine ve bu ihtimalin dışlanmaması gerektiğine yer verilmesi, mağdure ...’un Çocuk İzlem Merkezindeki detaylı ifadesinde sanığın cinsel organına ve göğüslerine dokunup dudağından öpmek suretiyle kendisine yönelik cinsel istismarda bulunduğunu ve bu eylemleri sık sık tekrarladığını öne sürmesi ile bu ifadeye itibar edilebileceğine dair raporlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın mağdureler...ve ...’a yönelik eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun ve mağdure ...’a yönelik eylemlerinin sabit olduğunun kabulü gerekmektedir. Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi; mağdure...yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddi, Çoğunluk görüşüne katılmayan yedi Ceza Genel Kurulu Üyesi; mağdure ... yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddi, Gerektiği düşünceleriyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 9. Ceza Dairesince 12.12.2023 tarih ve 10993-8311 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3- Sanığın tutukluluk hâlinin DEVAMINA, 4- Dosyanın, uygulamanın denetlenmesi için Özel Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2025 tarihinde yapılan müzakerede mağdureler...ve ... yönünden oy çokluğuyla, mağdure ... yönünden oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla